İtirazın iptali | Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/5883 E. 2024/3560 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Görevli mahkeme
- görev/görevsizlik
- Zamanaşımı
- 1 yıllık
- Hak düşürücü süre
- {'var': True, 'sure': 'bir yıllık', 'kanun': None}
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
fiili taşıyan↗ demuraj↗ sözleşmenin ihlali↗ itirazın iptali davası↗ navlun↗ tahkim↗ zamanaşımı def'i↗ muacceliyet↗ icra takibine itiraz↗ taşıma sözleşmesi↗ istinaf incelemesi↗ kazanılmış hak↗ def'i↗ iptal davası↗ hak düşürücü süre↗ işlemiş faiz↗ usulden reddi↗ ihbar↗ hukuki yarar↗ ihtarname↗ asıl alacak↗ icra inkar tazminatı↗ taşıyan↗ inkar tazminatı↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ yükleten (shipper)↗ zamanaşımı↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 19.10.2016 tarihli ve 2015/1493 E., 2016/1026 K. sayılı kararı ile; charter sözleşmesine dayalı sürestarya ücretine ilişkin alacağın, davacının davalıya keşide ettiği 07.03.2013 tarihli ihtarname ile muaccel hale geldiği, ancak dava konusu icra takibinin 6102 sayılı Kanun'un 1246 ncı maddesinde öngörülen 1 yıllık zamanaşımı süresinin dolmasından sonra 14.03.2014 tarihinde başlatıldığı gerekçesi ile; süresinde açılmayan davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 08.07.2020 tarih ve 2020/699 E., 2020/613 K. sayılı kararı ile; icra takip tarihi itibariyle dava dışı şirkete henüz ödeme yapılmadığından davacının alacaklı sıfatının bulunmadığı, dolayısıyla rücuen alacağa ilişkin takip yapılmasının mümkün olmadığı gerekçesi ile davacı tarafın istinaf isteminin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın usulden reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1.Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Dairemizin 01.03.2022 tarih, 2020/7145 E. ve 2022/1372 K sayılı kararı ile; hem taraflar arasında hem de dava dışı fiili taşıyan ile akdedilen taşıma sözleşmelerinde yükleme zamanının ve demuraj ücretinin açık olarak belirlendiği sabit olup, davacının söz konusu sözleşmede belirlenen yükleme zamanından sonraki bir tarihte emtiayı yüklettiği, bu nedenle sözleşmedeki yükleme zamanına dair maddenin ihlal edildiği iddiası ile gerek sözleşmeyle kendisine tanınan haklar bakımından gerekse de sözleşme dışı istemlere ilişkin haklara dayalı olarak takip talebinde bulunduğu, sözleşmenin ihlal edilmesi nedeniyle davalı yandan söz konusu taleplerde bulunabileceğinden davacının alacaklı sıfatının bulunduğu, bu durumda mahkemece davanın itirazin iptali davası olduğu gözetilerek davacının alacağının takip tarihi itibariyle muaccel olup olmadığı, sonrasında davalının zamanaşımı def’inin yerinde olup olmadığı üzerinde durularak, zamanaşımı def'i ile ilgili bir sonuca varılıp bu iddianın da kabul görmemesi halinde, işin esasına girilerek taraf delilleri çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu işaret edilerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının yükün geç yüklenmesinden doğan sürastarya (demoraj) bedeli yönünden alacağın 6102 sayılı Kanun'un 1155 inci maddesi gereğince davalıya keşide edilen ihtarname ile 07.03.2013 tarihinde muaccel hale geldiği ve aynı Kanun'un 1246 ncı maddesi gereğince 1 yıllık zamanaşımı süresi dolduktan sonra icra takibi başlatıldığı gerekçesi ile zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; alacağın zamanaşımına uğramadığını, sürastarya alacağının ancak seferin tamamlanması ile muaccel ve belirlenebilir hale geleceğini, ihtarnamenin alacağı muaccel hale getirmeyeceğini, taşıyanın edimini yerine getirmeden dava açılması durumunda davanın hukuki yarar yokluğundan reddinin gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, deniz yolu ile taşıma sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/7145 E. 2022/1372 K.
Ortak:fiili taşıyan · demuraj · sözleşmenin ihlali · itirazın iptali davası · navlun · muacceliyet · zamanaşımı def'i · taşıma sözleşmesi · hak düşürücü süre · zamanaşımı 1 yıllık
İncelediğiniz kararda2.Dairemizin 01.03.2022 tarih, 2020/7145 E. ve 2022/1372 K sayılı kararı ile; hem taraflar arasında hem de dava dışı «fiili taşıyan» ile akdedilen «taşıma sözleşmelerinde» yükleme zamanının ve «demuraj» ücretinin açık olarak belirlendiği sabit olup, davacının söz konusu sözleşmede belirlenen yükleme zamanından sonraki bir tarihte emtiayı yüklettiği, bu nedenle sözleşmedeki yükleme zamanına dair maddenin ihlal edildiği iddiası ile gerek sözleşmeyle kendisine tanınan haklar bakımından gerekse de sözleşme dışı istemlere ilişkin haklara dayalı olarak takip talebinde bulunduğu, «sözleşmenin ihlal» edilmesi nedeniyle davalı yandan söz konusu taleplerde bulunabileceğinden davacının alacaklı sıfatının bulunduğu, bu durumda mahkemece davanın «itirazin iptali davası» olduğu gözetilerek davacının alacağının takip tarihi itibariyle «muaccel» olup olmadığı, sonrasında davalının «zamanaşımı def»’inin yerinde olup olmadığı üzerinde durularak, zamanaşımı def'i ile ilgili bir sonuca varılıp bu iddianın da kabul görmemesi halinde, işin esasına girilerek taraf …
… 2015/1493 E., 2016/1026 K. sayılı kararı ile; charter sözleşmesine dayalı sürestarya ücretine ilişkin alacağın, davacının davalıya keşide ettiği 07.03.2013 tarihli «ihtarname» ile «muaccel» hale geldiği, ancak dava konusu icra takibinin 6102 sayılı Kanun'un 1246 ncı maddesinde öngörülen 1 yıllık «zamanaşımı» süresinin dolmasından sonra 14.03.2014 tarihinde başlatıldığı gerekçesi ile; süresinde açılmayan davanın reddine karar verilmiştir.
… ile; davacının yükün geç yüklenmesinden doğan sürastarya (demoraj) bedeli yönünden alacağın 6102 sayılı Kanun'un 1155 inci maddesi gereğince davalıya keşide edilen «ihtarname» ile 07.03.2013 tarihinde «muaccel» hale geldiği ve aynı Kanun'un 1246 ncı maddesi gereğince 1 yıllık «zamanaşımı» süresi dolduktan sonra icra takibi başlatıldığı gerekçesi ile zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaİlk derece mahkemesi, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, davanın taraflar arasında yapılmış olan «taşıma sözleşmesi» ve bu sözleşme kapsamında belirtilen BIMCO (Heavy Lift Voyage Charter Party - Ağır yük yolculuk çarteri sözleşmesi) kapsamında taşınan yükün geç yüklenmesinden dolayı açılan sürestarya bedeli tahsiline ilişkin takibe «itirazın iptali davası» olduğu, «navlun sözleşmelerinden» veya «konşimentodan» veya onun düzenlenmesinden doğan bütün alacakların 1 yılda «zamanaşımına» uğrayacağı ve bu sürenin alacağın «muaccel» olmasıyla başlayacağı, charter sözleşmesine dayalı sürestarya ücretine ilişkin olan davacı alacağının, taşımanın sona erdiği yani sürestarya alacağının doğduğu tar …
Ancak, hem taraflar arasında akdedilen «taşıma sözleşmesi» hem de davadışı «fiili taşıyan» ile akdedilen taşıma sözleşmesi incelendiğinde, sözleşmede yükleme zamanının ve «demuraj» ücretinin açık olarak belirlendiği sabit olup, davacının söz konusu sözleşmede belirlenen yükleme zamanından sonraki bir tarihte emtiayı yüklettiği, bu nedenle söz …
Bu durumda mahkemece davanın «itirazin iptali davası» olduğu gözetilerek davacının alacağının takip tarihi itibariyle «muaccel» olup olmadığı, sonrasında davalının «zamanaşımı def»’inin yerinde olup olmadığı üzerinde durularak, zamanaşımı def'i ile ilgili bir sonuca varılıp bu iddianın da kabul görmemesi halinde, işin esasına girilerek taraf …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:navlun sözleşmesi · konşimento · rücuen alacak
Benzer bu karardaİlk derece mahkemesi, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, davanın taraflar arasında yapılmış olan «taşıma sözleşmesi» ve bu sözleşme kapsamında belirtilen BIMCO (Heavy Lift Voyage Charter Party - Ağır yük yolculuk çarteri sözleşmesi) kapsamında taşınan yükün geç yüklenmesinden dolayı açılan sürestarya bedeli tahsiline ilişkin takibe «itirazın iptali davası» olduğu, «navlun sözleşmelerinden» veya «konşimentodan» veya onun düzenlenmesinden doğan bütün alacakların 1 yılda «zamanaşımına» uğrayacağı ve bu sürenin alacağın «muaccel» olmasıyla başlayacağı, charter sözleşmesine dayalı sürestarya ücretine ilişkin olan davacı alacağının, taşımanın sona erdiği yani sürestarya alacağının doğduğu tar …
… m dosya kapsamına göre, itirazın iptali davaları, takibe sıkı sıkıya bağlı davalar olduğu, davacının icra takip tarihi itibariyle henüz ödemediği ve talep etmediği, «rücuen alacak» talebinin «itirazın iptali davası» ile dinlenilme olanağının bulunmadığı, somut olayda rücuan tazmini istenen alacağın, davacı tarafından dava dışı «fiili taşıyana» yapılan 180.000.00 USD ödeme, 14/03/2014 tarihinde başlatılan takip tarihinden sonra, dava tarihinden önce 21/10/2014 tarihinde yapıldığı, itirazın iptali davasında takip tarihi itibarıyla alacaklı sıfatını taşımak gerektiği, icra takip tarihi itibariyle henüz ödeme yapılmadığı ve davacının takip tarihi itibariyle alacaklı sıfatının bulunmadığı gerekçesiyle davacı tarafın istinaf isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davacının davasının «usulden reddine» karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/2755 E. 2020/184 K.
Ortak:demuraj · itirazın iptali davası · navlun · muacceliyet · taşıma sözleşmesi · iptal davası · usulden reddi · ihtarname · zamanaşımı 1 yıllık
İncelediğiniz kararda2.Dairemizin 01.03.2022 tarih, 2020/7145 E. ve 2022/1372 K sayılı kararı ile; hem taraflar arasında hem de dava dışı «fiili taşıyan» ile akdedilen «taşıma sözleşmelerinde» yükleme zamanının ve «demuraj» ücretinin açık olarak belirlendiği sabit olup, davacının söz konusu sözleşmede belirlenen yükleme zamanından sonraki bir tarihte emtiayı yüklettiği, bu nedenle sözleşmedeki yükleme zamanına dair maddenin ihlal edildiği iddiası ile gerek sözleşmeyle kendisine tanınan haklar bakımından gerekse de sözleşme dışı istemlere ilişkin haklara dayalı olarak takip talebinde bulunduğu, «sözleşmenin ihlal» edilmesi nedeniyle davalı yandan söz konusu taleplerde bulunabileceğinden davacının alacaklı sıfatının bulunduğu, bu durumda mahkemece davanın «itirazin iptali davası» olduğu gözetilerek davacının alacağının takip tarihi itibariyle «muaccel» olup olmadığı, sonrasında davalının «zamanaşımı def»’inin yerinde olup olmadığı üzerinde durularak, zamanaşımı def'i ile ilgili bir sonuca varılıp bu iddianın da kabul görmemesi halinde, işin esasına girilerek taraf …
… 2015/1493 E., 2016/1026 K. sayılı kararı ile; charter sözleşmesine dayalı sürestarya ücretine ilişkin alacağın, davacının davalıya keşide ettiği 07.03.2013 tarihli «ihtarname» ile «muaccel» hale geldiği, ancak dava konusu icra takibinin 6102 sayılı Kanun'un 1246 ncı maddesinde öngörülen 1 yıllık «zamanaşımı» süresinin dolmasından sonra 14.03.2014 tarihinde başlatıldığı gerekçesi ile; süresinde açılmayan davanın reddine karar verilmiştir.
… ile; davacının yükün geç yüklenmesinden doğan sürastarya (demoraj) bedeli yönünden alacağın 6102 sayılı Kanun'un 1155 inci maddesi gereğince davalıya keşide edilen «ihtarname» ile 07.03.2013 tarihinde «muaccel» hale geldiği ve aynı Kanun'un 1246 ncı maddesi gereğince 1 yıllık «zamanaşımı» süresi dolduktan sonra icra takibi başlatıldığı gerekçesi ile zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaİlk Derece Mahkemesince, davanın taraflar arasında yapılmış olan «taşıma sözleşmesi» ve bu sözleşme kapsamında belirtilen BIMCO (Heavy Lift Voyage Charter Party - Ağır yük yolculuk çarteri sözleşmesi) kapsamında taşınan yükün geç yüklenmesinden dolayı açılan sürestarya bedeli tahsiline ilişkin takibe «itirazın iptali davası» olduğu, «navlun sözleşmelerinden» veya «konşimentodan» veya onun düzenlenmesinden doğan bütün alacakların 1 yılda «zamanaşımına» uğrayacağı ve bu sürenin alacağın «muaccel» olmasıyla başlayacağı düzenlendiği, charter sözleşmesine dayalı sürestarya ücretine ilişkin olan davacı alacağının, taşımanın sona erdiği yani sürestarya alacağının doğduğu tarih olan davacının davalıya keşide ettiği «ihtarname» ile 07.03.2013 tarihinde muaccel olduğu, ancak dava konusu icra takibinin 6102 sayılı TTK'nın 1246. maddesinde öngörülen 1 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu tarihten sonra 14/03/2014 tarihinde başlatıldığı, bu durumda zamanaşımına uğrayan davanın reddine karar verilmiş; karara karşı davacı vekili «istinaf yoluna başvurmuştur».
Bölge Adliye Mahkemesi tarafından, davacının takipte borcun «sebebini» 20/03/2013 tarihli «navlun sözleşmesinden» kaynaklı alacak olarak gösterdiği, dava dilekçesinde ise, sürestarya («demuraj») ücreti, geminin varış limanına geç ulaşması nedeniyle diğer yüklerin ilgililerine ve gemi mürettebatına fazla çalışması nedeniyle ödeme yükümlülüğü altına girdiğini belirterek, bu 3 kalem yönünden alacak talebinde bulunduğu, «itirazın iptali davalarının» takibe sıkı sıkıya bağlı olduğu, takip tarihi itibariyle dava dışı firmaya ödeme yapılmadığından takibe dayalı olarak açılan itirazın iptali davasında bu ödemenin «rücuen tazmini» isteminde bulunulamayacağı, ilk derece mahkemesince takip tarihi itibariyle kanunda öngörülen 1 yıllık «zamanaşımı» süresi dolduktan sonra açılan davanın zamanaşımı süresinin dolmuş olması sebebiyle reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesi ile davacının …
1-Dava, deniz yolu ile «taşıma sözleşmesinden» kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:usulden red · rücuen tazmin · navlun sözleşmesi · konşimento · istinaf başvurusunun reddi · dava sebebi
Benzer bu karardaBölge Adliye Mahkemesi tarafından, davacının takipte borcun «sebebini» 20/03/2013 tarihli «navlun sözleşmesinden» kaynaklı alacak olarak gösterdiği, dava dilekçesinde ise, sürestarya («demuraj») ücreti, geminin varış limanına geç ulaşması nedeniyle diğer yüklerin ilgililerine ve gemi mürettebatına fazla çalışması nedeniyle ödeme yükümlülüğü altına girdiğini belirterek, bu 3 kalem yönünden alacak talebinde bulunduğu, «itirazın iptali davalarının» takibe sıkı sıkıya bağlı olduğu, takip tarihi itibariyle dava dışı firmaya ödeme yapılmadığından takibe dayalı olarak açılan itirazın iptali davasında bu ödemenin «rücuen tazmini» isteminde bulunulamayacağı, ilk derece mahkemesince takip tarihi itibariyle kanunda öngörülen 1 yıllık «zamanaşımı» süresi dolduktan sonra açılan davanın zamanaşımı süresinin dolmuş olması sebebiyle reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesi ile davacının …
İlk Derece Mahkemesince, davanın taraflar arasında yapılmış olan «taşıma sözleşmesi» ve bu sözleşme kapsamında belirtilen BIMCO (Heavy Lift Voyage Charter Party - Ağır yük yolculuk çarteri sözleşmesi) kapsamında taşınan yükün geç yüklenmesinden dolayı açılan sürestarya bedeli tahsiline ilişkin takibe «itirazın iptali davası» olduğu, «navlun sözleşmelerinden» veya «konşimentodan» veya onun düzenlenmesinden doğan bütün alacakların 1 yılda «zamanaşımına» uğrayacağı ve bu sürenin alacağın «muaccel» olmasıyla başlayacağı düzenlendiği, charter sözleşmesine dayalı sürestarya ücretine ilişkin olan davacı alacağının, taşımanın sona erdiği yani sürestarya alacağının doğduğu tarih olan davacının davalıya keşide ettiği «ihtarname» ile 07.03.2013 tarihinde muaccel olduğu, ancak dava konusu icra takibinin 6102 sayılı TTK'nın 1246. maddesinde öngörülen 1 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu tarihten sonra 14/03/2014 tarihinde başlatıldığı, bu durumda zamanaşımına uğrayan davanın reddine karar verilmiş; karara karşı davacı vekili «istinaf yoluna başvurmuştur».
Bir davada «usulden red» sebepleri var ise davanın «usulden reddine» karar verilmekle yetinilmesi gerekir.
Bu bakımdan Bölge Adliye Mahkemesi tarafından usul ve esasa ilişkin gerekçelere birlikte yer verilerek «istinaf başvurusunun reddi» doğru olmamıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/11981 E. 2013/11869 K.
Ortak:taşıma sözleşmesi
İncelediğiniz kararda2.Dairemizin 01.03.2022 tarih, 2020/7145 E. ve 2022/1372 K sayılı kararı ile; hem taraflar arasında hem de dava dışı «fiili taşıyan» ile akdedilen «taşıma sözleşmelerinde» yükleme zamanının ve «demuraj» ücretinin açık olarak belirlendiği sabit olup, davacının söz konusu sözleşmede belirlenen yükleme zamanından sonraki bir tarihte emtiayı yüklettiği, bu nedenle sözleşmedeki yükleme zamanına dair maddenin ihlal edildiği iddiası ile gerek sözleşmeyle kendisine tanınan haklar bakımından gerekse de sözleşme dışı istemlere ilişkin haklara dayalı olarak takip talebinde bulunduğu, «sözleşmenin ihlal» edilmesi nedeniyle davalı yandan söz konusu taleplerde bulunabileceğinden davacının alacaklı sıfatının bulunduğu, bu durumda mahkemece davanın «itirazin iptali davası» olduğu gözetilerek davacının alacağının takip tarihi itibariyle «muaccel» olup olmadığı, sonrasında davalının «zamanaşımı def»’inin yerinde olup olmadığı üzerinde durularak, zamanaşımı def'i ile ilgili bir sonuca varılıp bu iddianın da kabul görmemesi halinde, işin esasına girilerek taraf …
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, deniz yolu ile «taşıma sözleşmesinden» kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaDava, «deniz taşıma sözleşmelerinden doğan» sürestarya alacağının tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece gemilerin limana varış ve ayrılış tarihlerinin tespitinde davalının ve kaptanın imzasını taşımayan time sheet belgelerini esas alan bilirkişi raporuna dayalı olarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:deniz taşıma sözleşmesi · sözleşmeden doğan dava · temerrüt
Benzer bu karardaDava, «deniz taşıma sözleşmelerinden doğan» sürestarya alacağının tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece gemilerin limana varış ve ayrılış tarihlerinin tespitinde davalının ve kaptanın imzasını taşımayan time sheet belgelerini esas alan bilirkişi raporuna dayalı olarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
… alacağının bulunduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, Berkay N isimli geminin tahliye limanındaki sürestarya bedeli olan 18.750,00 dolar alacağın 17/06/2010 «temerrüt» tarihinden itibaren, Halil N gemisinin yükleme sırasındaki sürestarya bedeli olan 21.525,00 dolar alacağın 17/06/2010 tarihindeki temerrüt tarihinden itibaren ve H …
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/1001 E. 2015/6101 K.
Ortak:taşıma sözleşmesi · ihbar
İncelediğiniz kararda2.Dairemizin 01.03.2022 tarih, 2020/7145 E. ve 2022/1372 K sayılı kararı ile; hem taraflar arasında hem de dava dışı «fiili taşıyan» ile akdedilen «taşıma sözleşmelerinde» yükleme zamanının ve «demuraj» ücretinin açık olarak belirlendiği sabit olup, davacının söz konusu sözleşmede belirlenen yükleme zamanından sonraki bir tarihte emtiayı yüklettiği, bu nedenle sözleşmedeki yükleme zamanına dair maddenin ihlal edildiği iddiası ile gerek sözleşmeyle kendisine tanınan haklar bakımından gerekse de sözleşme dışı istemlere ilişkin haklara dayalı olarak takip talebinde bulunduğu, «sözleşmenin ihlal» edilmesi nedeniyle davalı yandan söz konusu taleplerde bulunabileceğinden davacının alacaklı sıfatının bulunduğu, bu durumda mahkemece davanın «itirazin iptali davası» olduğu gözetilerek davacının alacağının takip tarihi itibariyle «muaccel» olup olmadığı, sonrasında davalının «zamanaşımı def»’inin yerinde olup olmadığı üzerinde durularak, zamanaşımı def'i ile ilgili bir sonuca varılıp bu iddianın da kabul görmemesi halinde, işin esasına girilerek taraf …
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, deniz yolu ile «taşıma sözleşmesinden» kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Benzer bu kararda… imanı'ndan Bingazi Limanı'na, M/V... isimli geminin ise Bartın Limanı'ndan Khoms Limanı'na davalıya ait yükün taşınmasını üstlendiği,... gemisi tahliyesinde 12 saat «ihbarı» dışında bütün «ihbar yükümlülüklerine» uyulduğu ancak, çarter sözleşmesinde anbar kapaklarının açılması ve kapanmasıyla ilgili istisna olduğu, geminin tipi ve özellikleri dikkate alındığında toplam 3 sa …
2- Dava, «deniz taşıma sözleşmelerinden doğan» sürastarya alacağının tahsili istemine ilişkin olup, yukarıda özetlenen gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:deniz taşıma sözleşmesi · kesinleşen hüküm kısmı · ihbar yükümlülüğü · müktesep hak · sözleşmeden doğan dava
Benzer bu kararda2- Dava, «deniz taşıma sözleşmelerinden doğan» sürastarya alacağının tahsili istemine ilişkin olup, yukarıda özetlenen gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
… ürastarya bedeli olarak da 21.525,00 USD'nin davalıdan tahsiline karar verilmiş olup, davacı tarafça temyiz edilmeyen işbu kararın temyiz kapsamının dışında kalarak «kesinleşen kısmı» ve bu suretle karşı taraf lehine oluşan usuli «müktesep hak» göz önünde bulundurulmaksızın ... isimli geminin tahliye limanındaki sürastarya bedeli olarak 20.250,00 USD ve... isimli geminin yükleme limanındaki sürastarya bed …
… imanı'ndan Bingazi Limanı'na, M/V... isimli geminin ise Bartın Limanı'ndan Khoms Limanı'na davalıya ait yükün taşınmasını üstlendiği,... gemisi tahliyesinde 12 saat «ihbarı» dışında bütün «ihbar yükümlülüklerine» uyulduğu ancak, çarter sözleşmesinde anbar kapaklarının açılması ve kapanmasıyla ilgili istisna olduğu, geminin tipi ve özellikleri dikkate alındığında toplam 3 sa …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/5883 E. , 2024/3560 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
SAYISI 2022/1129 Esas, 2023/1323 Karar
HÜKÜM
Davanın reddine
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen alacak davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirket tarafından, üretici firması Çin'de bulunan davalı şirkete ait 4 adet vincin Çin Gaolan Limanından İzmir Alsancak Limanına taşınması için imzalanan taşıma sözleşmesinde, BIMCO'nun standart sözleşmelerinden olan Heavy Lift Voyage Charter Party (Ağır yük yolculuk çarteri sözleşmesi) şartlarının geçerli olacağının kabul edildiğini, navlun ücretinin davalı tarafından ödendiğini, müvekkili şirketin asıl taşıyan olup, dava dışı taşıyan ... firması ile yolculuk çarteri sözleşmesi imzaladığını, taşıma işinin anılan firmanın gemisi ile gerçekleştirildiğini, söz konusu taşımada yüklemenin 17-20.02.2013 tarihleri arasında tamamlanacağının planlanmasına ve bu bağlamda davalı şirkete geminin 17.02.2013 tarihinde 00:01'de yüklemeye hazır olduğunun bildirilmesine rağmen yükletenin hazır olmaması nedeniyle beklendiğini, taşımada yükleme için starya süresinin 96 saat olarak belirlenmesine karşın yüklemenin yaklaşık 12 gün geç başladığını ve taşıma nedeniyle sürestarya ücretinin oluştuğunu, yükleme starya süresi içinde tamamlanmadığından sözleşmeye göre müvekkilinin 239.361,11 USD (20.000,00 USD/beher gün) sürestarya ücretine hak kazandığını, geminin varış limanına geç ulaşması nedeniyle diğer yüklerin ilgililerine toplamda 200.000,00 USD ödeme yükümlülüğünün doğduğunu, dava dışı taşıyan ...
tarafından tahkim yoluyla talep edilen, 180.000,00 USD'nin adı geçen firmaya 21.10.2014 tarihinde ödendiğini, 25.02.2013 tarihli ihtarname ile durumun bildirildiğini, sonrasında başlatılan takibe davalı tarafından haksız yere itiraz edildiğini ileri sürerek, davalının icra takibine itirazı haksız olduğundan şimdilik 180.000,00 USD asıl alacak ve ödeme gününden itibaren BİMCO şartlarına göre aylık %1,5 üzerinden hesaplanan 37.814,00 USD işlemiş faiz olmak üzere toplam 217.814,00 USD üzerinden itirazın iptali ile takibin devamına ve %20 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; görevli mahkemenin Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, itirazın iptali için gerekli olan bir yıllık hak düşürücü sürenin dolduğunu, .... Ltd Şti.'nin %51'lik büyük pay sahibi olarak vinç üretiminde ve taşıma işinde iş ortağı olduğunu, bu şirkete karşı davanın açılması gerektiğini, geminin limana yanaşmadan hazırlık ihbarı verilmesinin hukuka uygun olmadığını ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 154 üncü maddesine göre sürestarya alacağının doğmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 19.10.2016 tarihli ve 2015/1493 E., 2016/1026 K. sayılı kararı ile; charter sözleşmesine dayalı sürestarya ücretine ilişkin alacağın, davacının davalıya keşide ettiği 07.03.2013 tarihli ihtarname ile muaccel hale geldiği, ancak dava konusu icra takibinin 6102 sayılı Kanun'un 1246 ncı maddesinde öngörülen 1 yıllık zamanaşımı süresinin dolmasından sonra 14.03.2014 tarihinde başlatıldığı gerekçesi ile; süresinde açılmayan davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 08.07.2020 tarih ve 2020/699 E., 2020/613 K. sayılı kararı ile; icra takip tarihi itibariyle dava dışı şirkete henüz ödeme yapılmadığından davacının alacaklı sıfatının bulunmadığı, dolayısıyla rücuen alacağa ilişkin takip yapılmasının mümkün olmadığı gerekçesi ile davacı tarafın istinaf isteminin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın usulden reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1.Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Dairemizin 01.03.2022 tarih, 2020/7145 E. ve 2022/1372 K sayılı kararı ile; hem taraflar arasında hem de dava dışı fiili taşıyan ile akdedilen taşıma sözleşmelerinde yükleme zamanının ve demuraj ücretinin açık olarak belirlendiği sabit olup, davacının söz konusu sözleşmede belirlenen yükleme zamanından sonraki bir tarihte emtiayı yüklettiği, bu nedenle sözleşmedeki yükleme zamanına dair maddenin ihlal edildiği iddiası ile gerek sözleşmeyle kendisine tanınan haklar bakımından gerekse de sözleşme dışı istemlere ilişkin haklara dayalı olarak takip talebinde bulunduğu, sözleşmenin ihlal edilmesi nedeniyle davalı yandan söz konusu taleplerde bulunabileceğinden davacının alacaklı sıfatının bulunduğu, bu durumda mahkemece davanın itirazin iptali davası olduğu gözetilerek davacının alacağının takip tarihi itibariyle muaccel olup olmadığı, sonrasında davalının zamanaşımı def’inin yerinde olup olmadığı üzerinde durularak, zamanaşımı def'i ile ilgili bir sonuca varılıp bu iddianın da kabul görmemesi halinde, işin esasına girilerek taraf delilleri çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu işaret edilerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının yükün geç yüklenmesinden doğan sürastarya (demoraj) bedeli yönünden alacağın 6102 sayılı Kanun'un 1155 inci maddesi gereğince davalıya keşide edilen ihtarname ile 07.03.2013 tarihinde muaccel hale geldiği ve aynı Kanun'un 1246 ncı maddesi gereğince 1 yıllık zamanaşımı süresi dolduktan sonra icra takibi başlatıldığı gerekçesi ile zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; alacağın zamanaşımına uğramadığını, sürastarya alacağının ancak seferin tamamlanması ile muaccel ve belirlenebilir hale geleceğini, ihtarnamenin alacağı muaccel hale getirmeyeceğini, taşıyanın edimini yerine getirmeden dava açılması durumunda davanın hukuki yarar yokluğundan reddinin gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, deniz yolu ile taşıma sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
06.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1043255100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz