6102TTK Türk Ticaret Kanunu

İtirazın iptali | Alacak

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/5883 E. 2024/3560 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Deniz ticareti

Usul tespitleri

Görevli mahkeme
görev/görevsizlik
Zamanaşımı
1 yıllık
Hak düşürücü süre
{'var': True, 'sure': 'bir yıllık', 'kanun': None}
Dava şartı
dava şartı

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
fiili taşıyan demuraj sözleşmenin ihlali itirazın iptali davası navlun tahkim zamanaşımı def'i muacceliyet icra takibine itiraz taşıma sözleşmesi istinaf incelemesi kazanılmış hak def'i iptal davası hak düşürücü süre işlemiş faiz usulden reddi ihbar hukuki yarar ihtarname asıl alacak icra inkar tazminatı taşıyan inkar tazminatı ilk derece kararının kaldırılması yükleten (shipper) zamanaşımı istinaf yoluna başvurulabilirlik görevli mahkeme

Atıf yapılan mevzuat: HMK · TTK — TTK 1155TTK 1246

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 19.10.2016 tarihli ve 2015/1493 E., 2016/1026 K. sayılı kararı ile; charter sözleşmesine dayalı sürestarya ücretine ilişkin alacağın, davacının davalıya keşide ettiği 07.03.2013 tarihli ihtarname ile muaccel hale geldiği, ancak dava konusu icra takibinin 6102 sayılı Kanun'un 1246 ncı maddesinde öngörülen 1 yıllık zamanaşımı süresinin dolmasından sonra 14.03.2014 tarihinde başlatıldığı gerekçesi ile; süresinde açılmayan davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin 08.07.2020 tarih ve 2020/699 E., 2020/613 K. sayılı kararı ile; icra takip tarihi itibariyle dava dışı şirkete henüz ödeme yapılmadığından davacının alacaklı sıfatının bulunmadığı, dolayısıyla rücuen alacağa ilişkin takip yapılmasının mümkün olmadığı gerekçesi ile davacı tarafın istinaf isteminin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın usulden reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

1.Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Dairemizin 01.03.2022 tarih, 2020/7145 E. ve 2022/1372 K sayılı kararı ile; hem taraflar arasında hem de dava dışı fiili taşıyan ile akdedilen taşıma sözleşmelerinde yükleme zamanının ve demuraj ücretinin açık olarak belirlendiği sabit olup, davacının söz konusu sözleşmede belirlenen yükleme zamanından sonraki bir tarihte emtiayı yüklettiği, bu nedenle sözleşmedeki yükleme zamanına dair maddenin ihlal edildiği iddiası ile gerek sözleşmeyle kendisine tanınan haklar bakımından gerekse de sözleşme dışı istemlere ilişkin haklara dayalı olarak takip talebinde bulunduğu, sözleşmenin ihlal edilmesi nedeniyle davalı yandan söz konusu taleplerde bulunabileceğinden davacının alacaklı sıfatının bulunduğu, bu durumda mahkemece davanın itirazin iptali davası olduğu gözetilerek davacının alacağının takip tarihi itibariyle muaccel olup olmadığı, sonrasında davalının zamanaşımı def’inin yerinde olup olmadığı üzerinde durularak, zamanaşımı def'i ile ilgili bir sonuca varılıp bu iddianın da kabul görmemesi halinde, işin esasına girilerek taraf delilleri çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu işaret edilerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının yükün geç yüklenmesinden doğan sürastarya (demoraj) bedeli yönünden alacağın 6102 sayılı Kanun'un 1155 inci maddesi gereğince davalıya keşide edilen ihtarname ile 07.03.2013 tarihinde muaccel hale geldiği ve aynı Kanun'un 1246 ncı maddesi gereğince 1 yıllık zamanaşımı süresi dolduktan sonra icra takibi başlatıldığı gerekçesi ile zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; alacağın zamanaşımına uğramadığını, sürastarya alacağının ancak seferin tamamlanması ile muaccel ve belirlenebilir hale geleceğini, ihtarnamenin alacağı muaccel hale getirmeyeceğini, taşıyanın edimini yerine getirmeden dava açılması durumunda davanın hukuki yarar yokluğundan reddinin gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, deniz yolu ile taşıma sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

3. Değerlendirme

1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • İtirazın iptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/7145 E. 2022/1372 K.

    Ortak: · hak düşürücü süre · zamanaşımı 1 yıllık

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • İtirazın iptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/2755 E. 2020/184 K.

    Ortak: · zamanaşımı 1 yıllık

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/11981 E. 2013/11869 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

1 benzer karar daha
  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/1001 E. 2015/6101 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2023/5883 E.  ,  2024/3560 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi

SAYISI 2022/1129 Esas, 2023/1323 Karar

HÜKÜM

Davanın reddine

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen alacak davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirket tarafından, üretici firması Çin'de bulunan davalı şirkete ait 4 adet vincin Çin Gaolan Limanından İzmir Alsancak Limanına taşınması için imzalanan taşıma sözleşmesinde, BIMCO'nun standart sözleşmelerinden olan Heavy Lift Voyage Charter Party (Ağır yük yolculuk çarteri sözleşmesi) şartlarının geçerli olacağının kabul edildiğini, navlun ücretinin davalı tarafından ödendiğini, müvekkili şirketin asıl taşıyan olup, dava dışı taşıyan ... firması ile yolculuk çarteri sözleşmesi imzaladığını, taşıma işinin anılan firmanın gemisi ile gerçekleştirildiğini, söz konusu taşımada yüklemenin 17-20.02.2013 tarihleri arasında tamamlanacağının planlanmasına ve bu bağlamda davalı şirkete geminin 17.02.2013 tarihinde 00:01'de yüklemeye hazır olduğunun bildirilmesine rağmen yükletenin hazır olmaması nedeniyle beklendiğini, taşımada yükleme için starya süresinin 96 saat olarak belirlenmesine karşın yüklemenin yaklaşık 12 gün geç başladığını ve taşıma nedeniyle sürestarya ücretinin oluştuğunu, yükleme starya süresi içinde tamamlanmadığından sözleşmeye göre müvekkilinin 239.361,11 USD (20.000,00 USD/beher gün) sürestarya ücretine hak kazandığını, geminin varış limanına geç ulaşması nedeniyle diğer yüklerin ilgililerine toplamda 200.000,00 USD ödeme yükümlülüğünün doğduğunu, dava dışı taşıyan ...

tarafından tahkim yoluyla talep edilen, 180.000,00 USD'nin adı geçen firmaya 21.10.2014 tarihinde ödendiğini, 25.02.2013 tarihli ihtarname ile durumun bildirildiğini, sonrasında başlatılan takibe davalı tarafından haksız yere itiraz edildiğini ileri sürerek, davalının icra takibine itirazı haksız olduğundan şimdilik 180.000,00 USD asıl alacak ve ödeme gününden itibaren BİMCO şartlarına göre aylık %1,5 üzerinden hesaplanan 37.814,00 USD işlemiş faiz olmak üzere toplam 217.814,00 USD üzerinden itirazın iptali ile takibin devamına ve %20 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; görevli mahkemenin Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, itirazın iptali için gerekli olan bir yıllık hak düşürücü sürenin dolduğunu, .... Ltd Şti.'nin %51'lik büyük pay sahibi olarak vinç üretiminde ve taşıma işinde iş ortağı olduğunu, bu şirkete karşı davanın açılması gerektiğini, geminin limana yanaşmadan hazırlık ihbarı verilmesinin hukuka uygun olmadığını ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 154 üncü maddesine göre sürestarya alacağının doğmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 19.10.2016 tarihli ve 2015/1493 E., 2016/1026 K. sayılı kararı ile; charter sözleşmesine dayalı sürestarya ücretine ilişkin alacağın, davacının davalıya keşide ettiği 07.03.2013 tarihli ihtarname ile muaccel hale geldiği, ancak dava konusu icra takibinin 6102 sayılı Kanun'un 1246 ncı maddesinde öngörülen 1 yıllık zamanaşımı süresinin dolmasından sonra 14.03.2014 tarihinde başlatıldığı gerekçesi ile; süresinde açılmayan davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin 08.07.2020 tarih ve 2020/699 E., 2020/613 K. sayılı kararı ile; icra takip tarihi itibariyle dava dışı şirkete henüz ödeme yapılmadığından davacının alacaklı sıfatının bulunmadığı, dolayısıyla rücuen alacağa ilişkin takip yapılmasının mümkün olmadığı gerekçesi ile davacı tarafın istinaf isteminin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın usulden reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

1.Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Dairemizin 01.03.2022 tarih, 2020/7145 E. ve 2022/1372 K sayılı kararı ile; hem taraflar arasında hem de dava dışı fiili taşıyan ile akdedilen taşıma sözleşmelerinde yükleme zamanının ve demuraj ücretinin açık olarak belirlendiği sabit olup, davacının söz konusu sözleşmede belirlenen yükleme zamanından sonraki bir tarihte emtiayı yüklettiği, bu nedenle sözleşmedeki yükleme zamanına dair maddenin ihlal edildiği iddiası ile gerek sözleşmeyle kendisine tanınan haklar bakımından gerekse de sözleşme dışı istemlere ilişkin haklara dayalı olarak takip talebinde bulunduğu, sözleşmenin ihlal edilmesi nedeniyle davalı yandan söz konusu taleplerde bulunabileceğinden davacının alacaklı sıfatının bulunduğu, bu durumda mahkemece davanın itirazin iptali davası olduğu gözetilerek davacının alacağının takip tarihi itibariyle muaccel olup olmadığı, sonrasında davalının zamanaşımı def’inin yerinde olup olmadığı üzerinde durularak, zamanaşımı def'i ile ilgili bir sonuca varılıp bu iddianın da kabul görmemesi halinde, işin esasına girilerek taraf delilleri çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu işaret edilerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının yükün geç yüklenmesinden doğan sürastarya (demoraj) bedeli yönünden alacağın 6102 sayılı Kanun'un 1155 inci maddesi gereğince davalıya keşide edilen ihtarname ile 07.03.2013 tarihinde muaccel hale geldiği ve aynı Kanun'un 1246 ncı maddesi gereğince 1 yıllık zamanaşımı süresi dolduktan sonra icra takibi başlatıldığı gerekçesi ile zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; alacağın zamanaşımına uğramadığını, sürastarya alacağının ancak seferin tamamlanması ile muaccel ve belirlenebilir hale geleceğini, ihtarnamenin alacağı muaccel hale getirmeyeceğini, taşıyanın edimini yerine getirmeden dava açılması durumunda davanın hukuki yarar yokluğundan reddinin gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, deniz yolu ile taşıma sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

3. Değerlendirme

1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

06.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1043255100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.