Rücuen Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/10784 E. 2013/13338 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
servis sözleşmesi↗ işleten sıfatı↗ taşıyan sıfatı↗ resmi şekil↗ kusursuz sorumluluk↗ halefiyet↗ rücu hakkı↗ satış sözleşmesi↗ mirasçılık↗ taşıma sözleşmesi↗ rücu↗ uyuşmazlık konusu↗ geçersizlik↗ ıslah↗ taşıyan↗ dosya masrafı↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; davalılardan Hasan'ın aracın trafikte maliki gözükse de 20.09.2001 tarihli harici satış sözleşmesi, davacı ile Halil arasında imzalanan servis sözleşmesi ile işletenin davalı ... olduğunun sübut bulması karşısında zarardan sorumlu olmadığı, davacı ile işleten ... arasında işçi taşıma sözleşmesi imzalandığı, bu suretle Halil'in davacının ödediği tazminattan işleten ve sözleşme hükmü gereğince sorumlu olduğu, davalı sürücüyü %50 oranında kusurlu bulan bilirkişi raporuna istinaden, zarardan davalı ...’ın da sorumlu olduğu gerekçesiyle, davalı ... hakkındaki davanın reddine, davalılar İrfan ve Halil'den 8.000,00 TL. tazminatın 28/05/2008 tarihinden itibaren, 27.000,00 TL. tazminatın ıslah tarihi olan 05/01/2012 tarihinden itibaren faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili ile davalılar ... ve ... temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılar ... ile ...'ın tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davacı vekilinin temyizine gelince; davalılardan ... dava dışı işçinin vefat ettiği aracın malikidir. Davacı şirket ile adı geçen davalı arasında taşıma sözleşmesi bulunmasa da, 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununun 85. maddesi hükümleri uyarınca araç malikinin kazada vefat edenin mirasçılarına karşı haksız eylemden doğan kusursuz sorumluluğu bulunduğundan mirasçılara ödeme yapan davacı şirketin de halefiyet yoluyla davalı araç maliki ...'e rücu hakkı bulunmaktadır. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununun 20. maddesi hükmü uyarınca araç mülkiyetinin devri resmi şekilde yapılmadıkça geçersiz olup hukuki sonuç doğurmaz. Öte yandan ... tarafından aracın teslim edildiği ...'a işleten sıfatının uzun süreli kira akdi ve benzeri yollarla devredildiği, bir başka deyişle söz konusu aracın tüm bakım ve masraflarının uzun süreli olarak taşıma akdinin tarafı olan ... tarafından üstlenilip davalılardan ...'ın taşıyan sıfatı yanında 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununun 85. maddesi uyarınca işleten sıfatına haiz olduğu hususu kanıtlanamadığına göre uyuşmazlık konusu tazminattan davalı araç maliki ...'in de sorumlu olduğunun kabulü gerekirken, yazılı gerekçeyle bu davalı hakkındaki davanın reddi doğru görülmemiş, kararın temyiz eden davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Taşıma sözleşmesinden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat | Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/10737 E. 2018/2751 K.
Ortak:taşıma sözleşmesi
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; davalılardan Hasan'ın aracın trafikte maliki gözükse de 20.09.2001 tarihli harici «satış sözleşmesi», davacı ile Halil arasında imzalanan «servis sözleşmesi» ile işletenin davalı ... olduğunun sübut bulması karşısında zarardan sorumlu olmadığı, davacı ile işleten ... arasında işçi «taşıma sözleşmesi» imzalandığı, bu suretle Halil'in davacının ödediği tazminattan işleten ve sözleşme hükmü gereğince sorumlu olduğu, davalı sürücüyü %50 oranında kusurlu bulan bilirkişi raporuna istinaden, zarardan davalı ...’ın da sorumlu olduğu gerekçesiyle, davalı ... hakkındaki davanın reddine, davalılar İrfan ve Halil'den 8.000,00 TL. tazminatın 28/05/2008 tarihinden itibaren, 27.000,00 TL. tazminatın «ıslah» tarihi olan 05/01/2012 tarihinden itibaren faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Davacı şirket ile adı geçen davalı arasında «taşıma sözleşmesi» bulunmasa da, 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununun 85. maddesi hükümleri uyarınca araç malikinin kazada vefat edenin «mirasçılarına» karşı haksız eylemden doğan «kusursuz sorumluluğu» bulunduğundan mirasçılara ödeme yapan davacı şirketin de «halefiyet» yoluyla davalı araç maliki ...'e «rücu hakkı» bulunmaktadır.
Benzer bu karardaDava, «taşıma sözleşmesine» dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup davacı, pekmez emtiasının davalı tarafından taşınması esnasında «zayi» olduğunu ileri sürmüş, davalı ise taraflar arasında taşıma sözleşmesinin bulunmadığını, davacının, dava dışı ...
Bu durumda mahkemece, tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilerek aralarında bir taşıma ilişkisinin kurulup kurulmadığının tespiti, taraflar arasında bir «taşıma sözleşmesinin» bulunması halinde 6102 sayılı TTK'nin taşıma işlerine ilişkin 850 vd. maddeleri uyarınca davalının sorumluluğunun değerlendirilmesi, sözleşmenin kurulmadığının anlaşılması halinde ise taşıma esnasında meydana gelen hasardan davalının işleten olarak sorumlu olmayacağının gözetilmesi ile ulaşılacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile davanın «haksız fiile» dayalı tazminat istemine ilişkin olduğu kabul edilerek davalının Karayolları Trafik Kanununun 85. maddesi uyarınca işleten olarak sorumlu tutulması doğru olmamış, …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:zayi · haksız fiil · maddi tazminat · kusur
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava dışı sürücünün tam «kusuru» ile meydana gelen kaza sonucu davalı adına kayıtlı araçla taşınan emtianın zarar gördüğü, Karayolları Trafik Kanununun 85. maddesi uyarınca kusuru olmasa bile işletenin meydana gelen zarardan sorumlu olduğu, manevi tazminat şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle «maddi tazminat» talebinin kabulüne, manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
Dava, «taşıma sözleşmesine» dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup davacı, pekmez emtiasının davalı tarafından taşınması esnasında «zayi» olduğunu ileri sürmüş, davalı ise taraflar arasında taşıma sözleşmesinin bulunmadığını, davacının, dava dışı ...
Bu durumda mahkemece, tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilerek aralarında bir taşıma ilişkisinin kurulup kurulmadığının tespiti, taraflar arasında bir «taşıma sözleşmesinin» bulunması halinde 6102 sayılı TTK'nin taşıma işlerine ilişkin 850 vd. maddeleri uyarınca davalının sorumluluğunun değerlendirilmesi, sözleşmenin kurulmadığının anlaşılması halinde ise taşıma esnasında meydana gelen hasardan davalının işleten olarak sorumlu olmayacağının gözetilmesi ile ulaşılacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile davanın «haksız fiile» dayalı tazminat istemine ilişkin olduğu kabul edilerek davalının Karayolları Trafik Kanununun 85. maddesi uyarınca işleten olarak sorumlu tutulması doğru olmamış, …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/13663 E. 2012/4351 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:zorunlu mali sorumluluk sigortası · mali sorumluluk sigortası · sorumluluk sigortası · tazminat davası · maddi tazminat · sigorta poliçesi
Benzer bu kararda… un kullanımındaki traktör römorku ile muris ...'ın ölümüne sebebiyet verildiği, dava konusu kazanın meydana geldiği yer itibariyle davalı ... şirketinin düzenlediği «zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi» kapsamında kaldığı, kazada davalı ...'in % 25 oranında kusurlu bulunduğu gerekçesiyle, «maddi tazminat» isteminin kabulüne, manevi «tazminat davası» temyiz edilmeyerek kesinleştiğinden bu hususta yeniden bir hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/8871 E. 2013/23121 K.
Ortak:işleten sıfatı · rücu · teslim
İncelediğiniz karardaÖte yandan ... tarafından aracın «teslim» edildiği ...'a «işleten sıfatının» uzun süreli kira akdi ve benzeri yollarla devredildiği, bir başka deyişle söz konusu aracın tüm bakım ve «masraflarının» uzun süreli olarak taşıma akdinin tarafı olan ... tarafından üstlenilip davalılardan ...'ın «taşıyan sıfatı» yanında 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununun 85. maddesi uyarınca işleten sıfatına haiz olduğu hususu kanıtlanamadığına göre «uyuşmazlık konusu» tazminattan davalı araç maliki ...'in de sorumlu olduğunun kabulü gerekirken, yazılı gerekçeyle bu davalı hakkındaki davanın reddi doğru görülmemiş, kararın temyiz …
Davacı şirket ile adı geçen davalı arasında «taşıma sözleşmesi» bulunmasa da, 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununun 85. maddesi hükümleri uyarınca araç malikinin kazada vefat edenin «mirasçılarına» karşı haksız eylemden doğan «kusursuz sorumluluğu» bulunduğundan mirasçılara ödeme yapan davacı şirketin de «halefiyet» yoluyla davalı araç maliki ...'e «rücu hakkı» bulunmaktadır.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; davalı ... şirketinden «poliçe limiti» dahilinde alacağın bir bölümünün tahsil edildiği, bu suretle davalı ... sigorta şirketi yönünden davanın konusuz kaldığı, davacı ... şirketine sigortalı araca vukuu bulan trafik kazasında «hasar» veren...plakalı aracın olay tarihinde davalı ... adına kayıtlı olduğu, ancak davalının bu aracını kaza tarihinden önce satılmak üzere otomobil alım satımı işi ile iştigal eden şirkete bıraktığı, satışla ilgili vekaletname verdiği, bu vekaletin verildiği vekil tarafından aracın kaza sırasında sürücüsü olan ve vefat eden ...'e satılarak «teslim» edildiği,böylece davalı ...'in kaza tarihi itibariyle «işleten sıfatının» kalmadığı gerekçesiyle, davalı ...Ş. aleyhine açılan «davanın konusu» kalmadığından reddine, davalı ... aleyhine açılan davanın reddine karar verilmiştir.
… den şirkete bıraktığı, satışla ilgili vekaletname verdiği, bu vekaletin verildiği vekil tarafından aracın kaza sırasında sürücüsü olan ve vefat eden ...'e satılarak «teslim» edildiği, böylece davalı ...'in kaza tarihi itibariyle «işleten sıfatının» kalmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, «nakliyat emtia sigorta poliçesiyle» sigortalı bulunan mal zararının karşılanmasından sonra 6762 Sayılı TTK.nın 1301. maddesi gereği trafik kazasına sebebiyet veren karşı taraf araç işleteni ile zorunlu mali mesuliyet sigortacısı aleyhine açılan «rücu» davasıdır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:poliçe limiti · nakliyat emtia sigortası · davanın konusu · üçüncü kişi · sigorta poliçesi · hasar
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; davalı ... şirketinden «poliçe limiti» dahilinde alacağın bir bölümünün tahsil edildiği, bu suretle davalı ... sigorta şirketi yönünden davanın konusuz kaldığı, davacı ... şirketine sigortalı araca vukuu bulan trafik kazasında «hasar» veren...plakalı aracın olay tarihinde davalı ... adına kayıtlı olduğu, ancak davalının bu aracını kaza tarihinden önce satılmak üzere otomobil alım satımı işi ile iştigal eden şirkete bıraktığı, satışla ilgili vekaletname verdiği, bu vekaletin verildiği vekil tarafından aracın kaza sırasında sürücüsü olan ve vefat eden ...'e satılarak «teslim» edildiği,böylece davalı ...'in kaza tarihi itibariyle «işleten sıfatının» kalmadığı gerekçesiyle, davalı ...Ş. aleyhine açılan «davanın konusu» kalmadığından reddine, davalı ... aleyhine açılan davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, «nakliyat emtia sigorta poliçesiyle» sigortalı bulunan mal zararının karşılanmasından sonra 6762 Sayılı TTK.nın 1301. maddesi gereği trafik kazasına sebebiyet veren karşı taraf araç işleteni ile zorunlu mali mesuliyet sigortacısı aleyhine açılan «rücu» davasıdır.
Bu suretle, davalı ...'in sadece «üçüncü kişiye» satış yapılmasını sağlayan vekalet vermesi davalıyı aracın işleteni olmaktan çıkarmayacağından mahkemece davanın bu gerekçeyle reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın temyiz eden davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/10784 E. , 2013/13338 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Eskişehir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 01/03/2012 tarih ve 2009/226-2012/107 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ile davalı ... ve ... vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalılardan ...’ın müvekkili ile olan 01.01.2003 tarihli sözleşmesi uyarınca yaptığı işçi taşıması sırasında meydana gelen trafik kazasında müvekkilinin sigortalı işçisi...in vefat ettiğini, işçinin mirasçılarının Ankara 1. İş Mahkemesinde açtıkları dava sonunda davacının tazminat ödemeye mahkum edildiğini, davacının ölenin mirasçılarına 28.05.2008 tarihinde 35.000 TL ödediğini, aralarındaki taşıma sözleşmesi hükümlerine göre sorumluluğun davalı ...’e ait olduğunu, araç maliki ve sürücüsü olan davalıların da sorumluluklarının bulunduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin talep hakkı saklı kalmak üzere 8.000 TL tazminatın temerrüt faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Islah dilekçesiyle talebini 35.000 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı ..., nakliyeci firmada şoför olarak çalıştığı sırada yaptığı kazadan dolayı Mihalıççık Asliye Ceza Mahkemesinin kararıyla kusurlu bulunmayarak beraat ettiğini, ayrıca nakliyeci ile davacı arasında imzalanan sözleşmede tüm sorumluluğu nakliyecinin üstlendiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı ..., davacının İş Mahkemesinde görülen davayı kendisine ihbar etmediğini, ölenin mirasçılarından Beypazarı Noterliğinden ibraname aldığını, davacının ödediği tazminatın trafik kazasına ilişkin bulunmadığını, ölenin işvereni olması sebebiyle ödemek zorunda olduğu tazminat olduğunu, dolayısıyla aralarındaki protokol dışında kaldığını, kaza yapan aracın sahibi ve işleticisi olmadığını, sürücü İrfan’ın kaza tarihinde davacı emrinde çalıştığını savunmuştur.
Davalı ... vekili, müvekkilinin kaza yapan aracı 20.09.2001 tarihli harici satış sözleşmesi ile davalı ...’e sattığını, aracın işleticisinin ve davacıyla taşıma sözleşmesi yapanın Halil olduğunu, müvekkiline husumet tevcih edilemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; davalılardan Hasan'ın aracın trafikte maliki gözükse de 20.09.2001 tarihli harici satış sözleşmesi, davacı ile Halil arasında imzalanan servis sözleşmesi ile işletenin davalı ... olduğunun sübut bulması karşısında zarardan sorumlu olmadığı, davacı ile işleten ... arasında işçi taşıma sözleşmesi imzalandığı, bu suretle Halil'in davacının ödediği tazminattan işleten ve sözleşme hükmü gereğince sorumlu olduğu, davalı sürücüyü %50 oranında kusurlu bulan bilirkişi raporuna istinaden, zarardan davalı ...’ın da sorumlu olduğu gerekçesiyle, davalı ... hakkındaki davanın reddine, davalılar İrfan ve Halil'den 8.000,00 TL. tazminatın 28/05/2008 tarihinden itibaren, 27.000,00 TL.
tazminatın ıslah tarihi olan 05/01/2012 tarihinden itibaren faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili ile davalılar ... ve ... temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılar ... ile ...'ın tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davacı vekilinin temyizine gelince; davalılardan ... dava dışı işçinin vefat ettiği aracın malikidir. Davacı şirket ile adı geçen davalı arasında taşıma sözleşmesi bulunmasa da, 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununun 85. maddesi hükümleri uyarınca araç malikinin kazada vefat edenin mirasçılarına karşı haksız eylemden doğan kusursuz sorumluluğu bulunduğundan mirasçılara ödeme yapan davacı şirketin de halefiyet yoluyla davalı araç maliki ...'e rücu hakkı bulunmaktadır. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununun 20. maddesi hükmü uyarınca araç mülkiyetinin devri resmi şekilde yapılmadıkça geçersiz olup hukuki sonuç doğurmaz. Öte yandan ... tarafından aracın teslim edildiği ...'a işleten sıfatının uzun süreli kira akdi ve benzeri yollarla devredildiği, bir başka deyişle söz konusu aracın tüm bakım ve masraflarının uzun süreli olarak taşıma akdinin tarafı olan ...
tarafından üstlenilip davalılardan ...'ın taşıyan sıfatı yanında 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununun 85. maddesi uyarınca işleten sıfatına haiz olduğu hususu kanıtlanamadığına göre uyuşmazlık konusu tazminattan davalı araç maliki ...'in de sorumlu olduğunun kabulü gerekirken, yazılı gerekçeyle bu davalı hakkındaki davanın reddi doğru görülmemiş, kararın temyiz eden davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar ... ile ...'ın temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte yazılı nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2.369,65 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı ...'dan alınmasına, aşağıda yazılı bakiye 1.800,05 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı ...'dan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 26/06/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1042472900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz