Maddi ve Manevi Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/13663 E. 2012/4351 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
zorunlu mali sorumluluk sigortası↗ mali sorumluluk sigortası↗ sorumluluk sigortası↗ tazminat davası↗ maddi tazminat↗ sigorta poliçesi↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, Dairemizi bozma ilamından sonra yapılan yargılama sonucu iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre davalı ...'e ait ve onun kullanımındaki traktör römorku ile muris ...'ın ölümüne sebebiyet verildiği, dava konusu kazanın meydana geldiği yer itibariyle davalı ... şirketinin düzenlediği zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi kapsamında kaldığı, kazada davalı ...'in % 25 oranında kusurlu bulunduğu gerekçesiyle, maddi tazminat isteminin kabulüne, manevi tazminat davası temyiz edilmeyerek kesinleştiğinden bu hususta yeniden bir hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı, davalı ... şirketi vekili temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, mümeyyiz davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Ancak, Dairemizin mahkemece uyulan bozma ilamında da belirtildiği üzere zorunlu sigorta, 2918 sayılı Kanun'un 91.maddesi uyarınca işletenlerin aynı Yasa'nın 85. maddesinde öngörülen mali sorumluluğunu üstlendiğinden, zorunlu sigortanın sorumluluğuna gidilebilmesi için kazanın Yasa'nın 2. maddesinde belirtilen ve karayolu sayılan alanlarda meydana gelmesi gerekir. Karayolu veya karayolu sayılan yerler dışında meydana gelen kazalarda sorumluluk, 2918 sayılı Kanuna göre değil, Borçlar Kanunu'nun genel hükümleri gereğince belirleneceğinden zorunlu sigortanın sorumluluğu sözkonusu olamaz. Mahkemece, polis memuru bilirkişiden alınan bilirkişi raporuna göre hüküm kurulmuş ise de rapor içeriğinden bilirkişinin uzman olmadığı anlaşılmaktadır. Bu itibarla, mahkemece kazanın meydana geldiği yerin tarla mı yoksa karayolu sayılan bir mahal mi olduğu uzman bilirkişi vasıtasıyla yeniden tespit edilerek sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekirken, yetersiz bilirkişi raporu esas alınarak hüküm tesisi doğru olmamış, bu nedenle de hükmün mümeyyiz davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/13663 E. , 2012/4351 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Polatlı 2.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 30.03.2010 tarih ve 2009/351 - 2010/146 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinin müşterek murisi olan ...'ın davalı ...'in kullandığı traktör ile yaptığı kaza sonucu öldüğünü, davalı ... şirketinin sözkonusu aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğunu, müvekkillerinin meydana gelen ölüm olayı nedeni ile maddi ve manevi zarara uğradıklarını ileri sürerek, davacıların hepsi için toplam 20.000 TL manevi ve yargılama sırasında yapılan ıslah sonucu 13.678,67 TL maddi tazminatın faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, müvekkilinin kazanın meydana gelmesinde hiçbir kusurunun bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı ... şirketi vekili, davaya konu kazanın tarlada meydana gelmiş olması nedeniyle oluşan zararın Karayolları Trafik Kanunu uyarınca kaza yeri bakımından trafik sigortası teminatı dışında kaldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, Dairemizi bozma ilamından sonra yapılan yargılama sonucu iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre davalı ...'e ait ve onun kullanımındaki traktör römorku ile muris ...'ın ölümüne sebebiyet verildiği, dava konusu kazanın meydana geldiği yer itibariyle davalı ... şirketinin düzenlediği zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi kapsamında kaldığı, kazada davalı ...'in % 25 oranında kusurlu bulunduğu gerekçesiyle, maddi tazminat isteminin kabulüne, manevi tazminat davası temyiz edilmeyerek kesinleştiğinden bu hususta yeniden bir hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı, davalı ... şirketi vekili temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, mümeyyiz davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Ancak, Dairemizin mahkemece uyulan bozma ilamında da belirtildiği üzere zorunlu sigorta, 2918 sayılı Kanun'un 91.maddesi uyarınca işletenlerin aynı Yasa'nın 85. maddesinde öngörülen mali sorumluluğunu üstlendiğinden, zorunlu sigortanın sorumluluğuna gidilebilmesi için kazanın Yasa'nın 2. maddesinde belirtilen ve karayolu sayılan alanlarda meydana gelmesi gerekir. Karayolu veya karayolu sayılan yerler dışında meydana gelen kazalarda sorumluluk, 2918 sayılı Kanuna göre değil, Borçlar Kanunu'nun genel hükümleri gereğince belirleneceğinden zorunlu sigortanın sorumluluğu sözkonusu olamaz. Mahkemece, polis memuru bilirkişiden alınan bilirkişi raporuna göre hüküm kurulmuş ise de rapor içeriğinden bilirkişinin uzman olmadığı anlaşılmaktadır.
Bu itibarla, mahkemece kazanın meydana geldiği yerin tarla mı yoksa karayolu sayılan bir mahal mi olduğu uzman bilirkişi vasıtasıyla yeniden tespit edilerek sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekirken, yetersiz bilirkişi raporu esas alınarak hüküm tesisi doğru olmamış, bu nedenle de hükmün mümeyyiz davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle mümeyyiz davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle mümeyyiz davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün temyiz eden mümeyyiz davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 21.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1049350200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz