6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Alacak

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/10141 E. 2013/14458 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Usul tespitleri

Görevli mahkeme
görev/görevsizlik
Yetkili mahkeme
yetki/yetkisizlik

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
mevduat sözleşmesi hmk 331/1 tüketici kredisi yargılama gideri görevsizlik kararı kredi sözleşmesi yetkisizlik kararı vekalet ücreti ibraz görevli mahkeme

Atıf yapılan mevzuat: HMK — HMK 331

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki alacağın kredili mevduat sözleşmesinden kaynaklandığı, 4077 Sayılı yasaya tabi olmadığı, mahkemenin görevli bulunmadığı gerekçesiyle, dava dilekçesinin görev yönünden reddine, dosyanın İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

1- Dava, kredi borcundan kaynaklanan alacak istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda anılan gerekçelerle dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmiştir. Oysa, davacı taraf davalı borçlu ve kefillere 10.11.1998 tarihinde tüketici kredisi sözleşmesiyle 3.995,62 TL, yine aynı tarihli kredili mevduat hesap sözleşmesiyle 2.500 TL banka kredisi verdiğini, borcun ödenmemesi üzerine hesabın kat edildiği belirtmiş ve buna ilişkin olarak kredi sözleşmesi ibraz etmiş, anılan sözleşmenin 1. maddesinde ise davalılara tüketici kredisi açılması için anlaşmaya varıldığı belirtilmiştir. Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun'un 10. maddesinde tüketici kredilerine ilişkin düzenleme yapılmış, 23. maddede ise bu kanunun uygulamasından çıkan ihtilafların Tüketici Mahkemelerinde görüleceği belirtilmiş olup, bu durumda davacı tarafça talep edilen 10.11.1998 tarihli tüketici kredisine yönelik istem yönünden Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun'un 10 ve 23. maddelerindeki düzenleme karşısında mahkemenin davaya bakmaya görevli olduğu nazara alınarak uyuşmazlığın esasına girilmek gerekirken görevsizlik kararı verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.

2- Öte yandan, karar tarihinde yürürlükte olan HMK’nun 331/2. maddesi “Görevsizlik, yetkisizlik veya gönderme kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi halinde, yargılama giderlerine o mahkeme hükmeder“ hükmünü haiz olup, mahkemece anılan kanun maddesine aykırı olarak davalı ... lehine vekalet ücretine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/6622 E. 2013/5299 K.

    Ortak: · görev/görevsizlik

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/16683 E. 2012/19105 K.

    Ortak: · görev/görevsizlik · Alacak

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/10139 E. 2013/14411 K.

    Ortak: · görev/görevsizlik · yetki/yetkisizlik · Alacak

    Sonuç: 🔶 iki emsal

1 benzer karar daha
  • İhtiyati haciz

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/3123 E. 2013/5209 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2013/10141 E.  ,  2013/14458 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ TÜKETİCİ MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1. Tüketici Mahkemesi’nce verilen 01/12/2011 tarih ve 2009/524-2011/1114 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, davalı ...'ın borçlusu, diğer davalıların müşterek borçlu ve müteselsil kefili olduğu 10.11.1998 tarihli tüketici kredisi sözleşmesiyle 3.995,62 TL, kredili mevduat sözleşmesi uyarınca da 2.500 TL kredi kullandırıldığını, borcun ödenmemesi nedeniyle hesabın kat edildiğini ileri sürerek, 50.576,90 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı ... vekili, banka personelinin usulsüz olarak kredi sözleşmesi tanzim ettiğini, borçları bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

Diğer davalılar davaya cevap vermemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki alacağın kredili mevduat sözleşmesinden kaynaklandığı, 4077 Sayılı yasaya tabi olmadığı, mahkemenin görevli bulunmadığı gerekçesiyle, dava dilekçesinin görev yönünden reddine, dosyanın İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

1- Dava, kredi borcundan kaynaklanan alacak istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda anılan gerekçelerle dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmiştir. Oysa, davacı taraf davalı borçlu ve kefillere 10.11.1998 tarihinde tüketici kredisi sözleşmesiyle 3.995,62 TL, yine aynı tarihli kredili mevduat hesap sözleşmesiyle 2.500 TL banka kredisi verdiğini, borcun ödenmemesi üzerine hesabın kat edildiği belirtmiş ve buna ilişkin olarak kredi sözleşmesi ibraz etmiş, anılan sözleşmenin 1. maddesinde ise davalılara tüketici kredisi açılması için anlaşmaya varıldığı belirtilmiştir. Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun'un 10. maddesinde tüketici kredilerine ilişkin düzenleme yapılmış, 23.

maddede ise bu kanunun uygulamasından çıkan ihtilafların Tüketici Mahkemelerinde görüleceği belirtilmiş olup, bu durumda davacı tarafça talep edilen 10.11.1998 tarihli tüketici kredisine yönelik istem yönünden Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun'un 10 ve 23. maddelerindeki düzenleme karşısında mahkemenin davaya bakmaya görevli olduğu nazara alınarak uyuşmazlığın esasına girilmek gerekirken görevsizlik kararı verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.

2- Öte yandan, karar tarihinde yürürlükte olan HMK’nun 331/2. maddesi “Görevsizlik, yetkisizlik veya gönderme kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi halinde, yargılama giderlerine o mahkeme hükmeder“ hükmünü haiz olup, mahkemece anılan kanun maddesine aykırı olarak davalı ... lehine vekalet ücretine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 08.07.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1042320500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.