6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Kabul edilebilir yanılgı

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/18242 E. 2013/16899 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Haksız rekabet

Usul tespitleri

Dava şartı
dava şartı

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kabul edilebilir yanılgı aaüt eş rızası tazminat davası pasif husumet anonim şirket haksız rekabet vekalet ücreti temsil husumet

Atıf yapılan mevzuat: TTK — TTK 56TTK 58

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

11. Hukuk Dairesi         2012/18242 E.  ,  2013/16899 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ

Taraflar arasında görülen davada İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 06/06/2012 tarih ve 2012/14-2012/126 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkili şirketin 1996 yılından beri Çimstone markası altında Türkiyede ilk kez kuvars esaslı kompoze taş üretmeye başladığını, davalı... İnşaat Sanayi ve Tic. A.Ş’ de kuvars esaslı kompoze taş üretmeye ve bu taşı kullanarak 2010 yılında mutfak ve banyo tezgahları zemin ve cephe kaplama malzemesi imalatı yapmaya başladığını, 2010 yılında davacı şirkette çalışan işçilerin çeşitli bahanelerle işten ayrılarak çok kısa bir süre sonra davalı iş yerinde çalışmaya başladıklarını, davalının iyi niyetli olmadığı gibi TTK. 20/2 maddesi gereği basirestli davranmadığını ve TTK 56. maddesinde belirtildiği şekilde haksız rekabete neden olduğunu ileri sürerek, davalının haksız rekabetinin hükmen tespiti ile 50.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davacının iddia ettiği marka ve fabrikanın dava dışı... Yüzey Tasarımları San ve Tic. A.Ş.'ye ait olup müvekkilinden ayrı müstakil bir şirket olduğunu bu nedenle müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir .

Mahkemece; iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; bir davada taraf değişikliğinin ancak karşı tarafın açık rızası ile mümkün olduğu, sözkonusu davada davalı yanın rıza göstermediği, davacının işten çıkarak davalı şirkette çalışmaya başladığını belirttiği işçiler aleyhine açtığı alacak davasında işçilerin çalıştıkları iş yerini açık bir şekilde belirttikleri ve bunun da dava dışı... Yüzey Tasarımları A.Ş olduğunun davacı yanca bilindiği ve bilinebilir bir durum olduğu ve davacının yanılgısının kabul edilebilir bir yanılgı olmadığı, davalı... İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin davada taraf sıfatı bulunmadığı gerekçesiyle, pasif husumet nedeniyle davanın reddine, davalı taraf kendini vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan Av. Asg. Ücret Tarifesi gereğince 1.200 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiştir.

Karar, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.

1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.

2- Davalı vekilinin temyiz itirazına gelince yukarıda yazılı özetten de anlaşılacağı üzere davacı işbu davada 6762 sayılı TTK 58. maddesine uygun şekilde davalı eyleminin haksız olup olmadığının tespitini ve ayrıca aynı yasa maddesinin (e) fıkrası uyarınca manevi tazminata hükmedilmesini istemiştir. Buna göre davacının talebinin iki farklı hususa ilişen bir objektif dava birleşmesi niteliğinde olduğunun kabulü gerekir. Objektif dava birleşmesinde her ne kadar talepler tek bir dava dilekçesi ile ileri sürülebilirse de her bir talep bakımından bağımsız bir davanın varlığı gözden kaçırılmamalıdır.Mahkemece bu esaslar dairesinde ve karar tarihinde cari AAÜT’nin 10. maddesi gereğince reddedilen 50.000.00 TL tutarındaki manevi tazminat davası bakımından da davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, davalı vekilinin bu yöne ilişkin temyiz itirazının kabulü ile kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

Usul yönünden süz:
  • Kabul edilebilir yanılgı

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/2597 E. 2014/6581 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Kabul edilebilir yanılgı

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/1588 E. 2015/6803 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2012/18242 E.  ,  2013/16899 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ

SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ

Taraflar arasında görülen davada İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 06/06/2012 tarih ve 2012/14-2012/126 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkili şirketin 1996 yılından beri Çimstone markası altında Türkiyede ilk kez kuvars esaslı kompoze taş üretmeye başladığını, davalı... İnşaat Sanayi ve Tic. A.Ş’ de kuvars esaslı kompoze taş üretmeye ve bu taşı kullanarak 2010 yılında mutfak ve banyo tezgahları zemin ve cephe kaplama malzemesi imalatı yapmaya başladığını, 2010 yılında davacı şirkette çalışan işçilerin çeşitli bahanelerle işten ayrılarak çok kısa bir süre sonra davalı iş yerinde çalışmaya başladıklarını, davalının iyi niyetli olmadığı gibi TTK. 20/2 maddesi gereği basirestli davranmadığını ve TTK 56. maddesinde belirtildiği şekilde haksız rekabete neden olduğunu ileri sürerek, davalının haksız rekabetinin hükmen tespiti ile 50.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davacının iddia ettiği marka ve fabrikanın dava dışı... Yüzey Tasarımları San ve Tic. A.Ş.'ye ait olup müvekkilinden ayrı müstakil bir şirket olduğunu bu nedenle müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir .

Mahkemece; iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; bir davada taraf değişikliğinin ancak karşı tarafın açık rızası ile mümkün olduğu, sözkonusu davada davalı yanın rıza göstermediği, davacının işten çıkarak davalı şirkette çalışmaya başladığını belirttiği işçiler aleyhine açtığı alacak davasında işçilerin çalıştıkları iş yerini açık bir şekilde belirttikleri ve bunun da dava dışı... Yüzey Tasarımları A.Ş olduğunun davacı yanca bilindiği ve bilinebilir bir durum olduğu ve davacının yanılgısının kabul edilebilir bir yanılgı olmadığı, davalı... İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin davada taraf sıfatı bulunmadığı gerekçesiyle, pasif husumet nedeniyle davanın reddine, davalı taraf kendini vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan Av.

Asg. Ücret Tarifesi gereğince 1.200 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiştir.

Karar, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.

1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.

2- Davalı vekilinin temyiz itirazına gelince yukarıda yazılı özetten de anlaşılacağı üzere davacı işbu davada 6762 sayılı TTK 58. maddesine uygun şekilde davalı eyleminin haksız olup olmadığının tespitini ve ayrıca aynı yasa maddesinin (e) fıkrası uyarınca manevi tazminata hükmedilmesini istemiştir. Buna göre davacının talebinin iki farklı hususa ilişen bir objektif dava birleşmesi niteliğinde olduğunun kabulü gerekir. Objektif dava birleşmesinde her ne kadar talepler tek bir dava dilekçesi ile ileri sürülebilirse de her bir talep bakımından bağımsız bir davanın varlığı gözden kaçırılmamalıdır.Mahkemece bu esaslar dairesinde ve karar tarihinde cari AAÜT’nin 10. maddesi gereğince reddedilen 50.000.00 TL tutarındaki manevi tazminat davası bakımından da davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, davalı vekilinin bu yöne ilişkin temyiz itirazının kabulü ile kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) no’lu bentte açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) no’lu bentte açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 03,15 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 26.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1042315700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.