6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Haksız rekabet | Marka tecavüzü | İpotek feshi | Alacak

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/3822 E. 2014/8022 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ipoteğin fekki rekabet yasağı takas vekalet ücreti takdiri sözleşmenin feshi bayilik sözleşmesi oy yasağı marka hakkına tecavüz ıslah harç taşıyan ilan haksız rekabet vekalet ücreti karar verilmesine yer olmadığına teminat

Atıf yapılan mevzuat: HUMK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; asıl dava yönünden sözleşmenin feshinin haklı veya haksız olmasına bakılmaksızın davacıya ait tüplerin davalı tarafından iadesinin gerektiği, ancak yargılama sırasında bütün tüplerin iade edildiği, bu yöndeki istemin konusuz kaldığı gerekçesiyle bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, davacıya ait olan ve davalının elinden bulunan bilgisayar programının davacıya iadesine, birleşen 2002/318 Esas sayılı dava yönünden; davalının sözleşmenin feshinden önce, davalının davacıya ait tüpleri aynı iş kolunda faaliyet gösteren başka firmaların tüpleri ile takas ettiğini ceza yargılaması sırasında kabul ettiği, davacının bayisi iken kullandığı telefon numaralarını rakip firmaya verdiği, sözleşmenin feshinden sonra sözleşmede bulunan rekabet yasağı kuralını aşmak amacıyla kendi sigortalı işçilerine kurdurduğu şirkete, kendi girişimleri sonucu BP bayiliğini aldığı, daha sonra da şirketin davacının oğlu ve gelinine devrini sağladığı, davalının bu eylemlerinin sözleşme hükümlerine aykırı olduğu, bu nedenle sözleşmenin feshinin haklı bulunduğu, davalının, sözleşmenin feshinden sonra, davacının bayisi olmadığı halde, davacıya ait markayı taşıyan orijinal tüpleri işyerinde bulundurduğu, davalının bu eyleminin haksız rekabet ve davacının marka hakkına tecavüz oluşturduğu, gerekçesiyle davanın kabulü ile davalının eyleminin haksız rekabet ve markaya tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, tecavüzün durdurulmasına ve hükmün ilanına, birleşen 2002/647 Esas sayılı dava yönünden, davalıya ait tüplerin iade edilmiş olduğu, davacının davalıdan 461,24 TL alacağının bulunduğu gerekçesiyle anılan miktarın davalıdan tahsiline, teminat mektuplarının davacıya iadesine ve ipoteğin fekkine, birleşen 2002/354 Esas sayılı dava yönünden de davalıya ait tüplerin tamamının iade edildiğinden davacı tarafından davalıya ödenen depozito bedellerinin iadesinin gerektiği gerekçesiyle 12.475,45 TL’nin davalıdan tahsiline dair tesis edilen karar, asıl dava ve birleşen 2002/318 esas sayılı davada davalı vekilinin temyizi üzerine, Dairemizce ilamda belirtilen nedenlerle bozulmuştur.

Asıl dava ve birleşen 2002/318 Esas sayılı davada davalı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.

1-Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, asıl ve birleşen 2002/318 esas sayılı davada davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve HUMK.nun 440 ncı maddesinde sayılan hallerden hiç birisini ihtiva etmeyen diğer karar düzeltme istemlerinin reddi gerekmiştir.

2-Asıl ve birleşen davalar, haksız rekabetin tespiti, önlenmesi, bayilik sözleşmesinin feshine dayalı alacak, sözleşme uyarınca verilen tüplerin iadesi ve diğer fer'i taleplere ilişkindir.

Asıl davada davacı vekili, davalıya verdiğini ileri sürdüğü 7.687 adet tüpün iadesine, olmadığı takdirde bedeli 64.501.00 TL tutarın tahsiline karar verilmesini istemiş, dava harcını düşük miktar üzerinden yatırmıştır. Davalı, tüplerin iade edildiğini savunmuş, davacı bir kısım tüplerin dava açıldıktan sonra iade edildiğini kabul ederek mahkemece verilen süre sonrasında ıslah isteminde bulunarak ve iade edilmeyen tüplerin bedelinin 14.015.00 TL olduğunu bildirerek dava harcını bu tutar üzerinden ikmal etmiştir. Yargılama sırasında tüplerin iadesi tamamlanmış, yazılı şekilde bu istemin konusunun kalmadığı gerekçesiyle karar verilmesine yer olmadığı yönünde asıl davada hüküm kurulmuştur. Mahkemece, harçlandırılmayan ve dava dilekçesinde iade edilmesi istenen tüplerin bedeli olarak açıklanan 64.501.00 TL üzerinden davacı yararına vekalet ücreti tayin edilmiştir. Ancak, davacı bu miktar bakımından dava harcı yatırmadığı gibi ıslah isteminde bulunarak davasının 14.015 .00 TL üzerinden değerlendirilmesini istemiş, bu miktar bakımından harç yatırmıştır. O halde, harç yatırılan miktar bakımından davacı yararına vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması da doğru görülmemiş, kararın bu yönüyle de asıl davada davalı yararına bozulması gerekmiştir.

Bu durum karşısında, asıl ve birleşen davada davalı vekilinin vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile yukarıda açıklanan nedenlerle de kararın bozulması gerekirken yazılı şekilde bozulmuş olduğundan, anılan davalı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 08.07.2013 Tarih, 2012/15328 Esas-2013/14436 Karar sayılı bozma kararına yukarıda açıklanan nedenlerin (3) numaralı bent şeklinde ekleme yapılarak bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Haksız rekabet | Marka tecavüzü | İpotek feshi | Alacak 🔁 aynen tekrar

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/15382 E. 2013/14436 K.

    Ortak: · Haksız rekabet | Marka tecavüzü, İpotek feshi | Alacak

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Haksız Rekabetin Tespiti ve Men'i

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/9220 E. 2016/4217 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Haksız Rekabetin Tespiti ve Men'i

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/9476 E. 2011/2063 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2014/3822 E.  ,  2014/8022 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada ...1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 05/06/2012 gün ve 2006/247-2012/240 sayılı kararı bozan Daire’nin 08/07/2013 gün ve 2012/15382-2013/14436 sayılı kararı aleyhinde asıl dava ve birleşen 2002/318 Esas sayılı davada davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş olmakla, tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:

Davacı vekili, asıl davada, müvekkilinin bayisi olan davalı ile aralarındaki bayilik sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini ancak davalının müvekkiline ait olan LPG tüplerini ve müvekkiline ait ticari sırları içeren bilgisayar programını iade etmediğini ileri sürerek 7.687 adet tüpün iadesini, olmadığı takdirde belirtilen miktardaki tüpün bedeli olan 64.501,00 TL’nin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş; birleşen 2002/318 Esas sayılı davada, davalının müvekkilinin bayisi olmamasına rağmen, müvekkiline ait Aygaz markasının tanınmışlığından faydalanmak amacıyla, müvekkilinin markasını taşıyan LPG tüplerini ticari amaçla elinde bulundurmasının haksız rekabet ve marka hakkına tecavüz teşkil ettiğini ileri sürerek haksız rekabetin ve markaya tecavüzün tespitini, durdurulmasını, hüküm özetinin ilanını talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, asıl davada bayilik sözleşmesinin davalı tarafından haksız feshedildiğini, davacıya ait olan tüplerin çoğunun davacıya iade edildiğini, yargılama sonucunda iadesi gereken tüp olduğu sonucuna ulaşılırsa bunun da iade edileceğini, birleşen davada; müvekkilinin deposunda bulunan davacıya ait tüplerin, ticari amaçla bulundurulmadığını, davacı tarafından bayilik sözleşmesinin feshi ile birlikte tüplerin iadesinin istendiğini, bunun için müvekkilinin müşterilerden tüpleri toplamaya başladığını ve topladıklarını da depoda muhafaza ettiğini, depodaki tüpler belli sayıya ulaşınca da davacıya peyder pey teslim ettiğini, sözleşmenin feshinden sonra satış yapmadığını, haksız rekabet ve markaya tecavüzün söz konusu olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

Birleşen 2002/354 Esas sayılı davada, davacı vekili, müvekkilinin davalının bayisi iken sözleşmenin davalı tarafından haksız olarak feshedildiğini, asıl davada tüplerin iadesinin ancak müvekkili tarafından ödenen depozito bedellerinin ödenmesi suretiyle mümkün olduğunu ileri sürerek 14.675,45 TL depozito bedelinin faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş; birleşen 2002/647 sayılı davada da bayilik sözleşmesinin davalı tarafından haksız fesh edildiğini, sözleşmenin teminatı olarak müvekkilinin 219 ada 15 parsel sayılı taşınmaz üzerinde 10.000 TL bedelli ipotek tesis ettiğini, ayrıca toplam 15.500 bedelli 3 adet teminat mektubu verdiğini, davalı tarafından gönderilen hesap ekstresine göre 461,24 TL alacaklı olduğunu ileri sürerek ipoteğin fekkini, teminat mektuplarının iadesini ve 461,24 TL alacağın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.

Birleşen 2002/354 Esas sayılı ve 2002/647 Esas sayılı davalarda davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; asıl dava yönünden sözleşmenin feshinin haklı veya haksız olmasına bakılmaksızın davacıya ait tüplerin davalı tarafından iadesinin gerektiği, ancak yargılama sırasında bütün tüplerin iade edildiği, bu yöndeki istemin konusuz kaldığı gerekçesiyle bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, davacıya ait olan ve davalının elinden bulunan bilgisayar programının davacıya iadesine, birleşen 2002/318 Esas sayılı dava yönünden; davalının sözleşmenin feshinden önce, davalının davacıya ait tüpleri aynı iş kolunda faaliyet gösteren başka firmaların tüpleri ile takas ettiğini ceza yargılaması sırasında kabul ettiği, davacının bayisi iken kullandığı telefon numaralarını rakip firmaya verdiği, sözleşmenin feshinden sonra sözleşmede bulunan rekabet yasağı kuralını aşmak amacıyla kendi sigortalı işçilerine kurdurduğu şirkete, kendi girişimleri sonucu BP bayiliğini aldığı, daha sonra da şirketin davacının oğlu ve gelinine devrini sağladığı, davalının bu eylemlerinin sözleşme hükümlerine aykırı olduğu, bu nedenle sözleşmenin feshinin haklı bulunduğu, davalının, sözleşmenin feshinden sonra, davacının bayisi olmadığı halde, davacıya ait markayı taşıyan orijinal tüpleri işyerinde bulundurduğu, davalının bu eyleminin haksız rekabet ve davacının marka hakkına tecavüz oluşturduğu, gerekçesiyle davanın kabulü ile davalının eyleminin haksız rekabet ve markaya tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, tecavüzün durdurulmasına ve hükmün ilanına, birleşen 2002/647 Esas sayılı dava yönünden, davalıya ait tüplerin iade edilmiş olduğu, davacının davalıdan 461,24 TL alacağının bulunduğu gerekçesiyle anılan miktarın davalıdan tahsiline, teminat mektuplarının davacıya iadesine ve ipoteğin fekkine, birleşen 2002/354 Esas sayılı dava yönünden de davalıya ait tüplerin tamamının iade edildiğinden davacı tarafından davalıya ödenen depozito bedellerinin iadesinin gerektiği gerekçesiyle 12.475,45 TL’nin davalıdan tahsiline dair tesis edilen karar, asıl dava ve birleşen 2002/318 esas sayılı davada davalı vekilinin temyizi üzerine, Dairemizce ilamda belirtilen nedenlerle bozulmuştur.

Asıl dava ve birleşen 2002/318 Esas sayılı davada davalı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.

1-Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, asıl ve birleşen 2002/318 esas sayılı davada davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve HUMK.nun 440 ncı maddesinde sayılan hallerden hiç birisini ihtiva etmeyen diğer karar düzeltme istemlerinin reddi gerekmiştir.

2-Asıl ve birleşen davalar, haksız rekabetin tespiti, önlenmesi, bayilik sözleşmesinin feshine dayalı alacak, sözleşme uyarınca verilen tüplerin iadesi ve diğer fer'i taleplere ilişkindir.

Asıl davada davacı vekili, davalıya verdiğini ileri sürdüğü 7.687 adet tüpün iadesine, olmadığı takdirde bedeli 64.501.00 TL tutarın tahsiline karar verilmesini istemiş, dava harcını düşük miktar üzerinden yatırmıştır. Davalı, tüplerin iade edildiğini savunmuş, davacı bir kısım tüplerin dava açıldıktan sonra iade edildiğini kabul ederek mahkemece verilen süre sonrasında ıslah isteminde bulunarak ve iade edilmeyen tüplerin bedelinin 14.015.00 TL olduğunu bildirerek dava harcını bu tutar üzerinden ikmal etmiştir. Yargılama sırasında tüplerin iadesi tamamlanmış, yazılı şekilde bu istemin konusunun kalmadığı gerekçesiyle karar verilmesine yer olmadığı yönünde asıl davada hüküm kurulmuştur. Mahkemece, harçlandırılmayan ve dava dilekçesinde iade edilmesi istenen tüplerin bedeli olarak açıklanan 64.501.00 TL üzerinden davacı yararına vekalet ücreti tayin edilmiştir.

Ancak, davacı bu miktar bakımından dava harcı yatırmadığı gibi ıslah isteminde bulunarak davasının 14.015 .00 TL üzerinden değerlendirilmesini istemiş, bu miktar bakımından harç yatırmıştır. O halde, harç yatırılan miktar bakımından davacı yararına vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması da doğru görülmemiş, kararın bu yönüyle de asıl davada davalı yararına bozulması gerekmiştir.

Bu durum karşısında, asıl ve birleşen davada davalı vekilinin vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile yukarıda açıklanan nedenlerle de kararın bozulması gerekirken yazılı şekilde bozulmuş olduğundan, anılan davalı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 08.07.2013 Tarih, 2012/15328 Esas-2013/14436 Karar sayılı bozma kararına yukarıda açıklanan nedenlerin (3) numaralı bent şeklinde ekleme yapılarak bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle asıl ve birleşen 2002/318 esas sayılı davada davalı vekilinin diğer karar düzeltme istemlerinin reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle karar düzeltme isteminin kabulü ile yukarıda (2) nolu bentte açıklanan bozma nedeninin Dairemizin 08.07.2013 Tarih, 2012/15328 Esas 2013/14436 Karar sayılı kararına (3) numaralı bozma bendi olarak eklenmesi suretiyle BOZULMASINA, ödediği karar düzeltme peşin harcın isteği halinde karar düzeltme isteyene iadesine, 29/04/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/365509100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.