Sigorta tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/18596 E. 2013/16632 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
poliçe özel şartı↗ tazmin talebi↗ özel dava şartı↗ muafiyet↗ teminat kapsamı↗ sigorta sözleşmesi↗ yenileme↗ sigorta poliçesi↗ teminat↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma, toplanan deliller, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında düzenlenen sağlık sigorta poliçe ve şartnamesi uyarınca,davacının rahatsızlığının bekleme süreli rahatsızlıklardan olduğu sabit olmakla birlikte, sigorta sözleşmesinin amacı da göz önünde bulundurulduğunda, sigortalının, hayati fonksiyonlarını etkileyecek rahatsızlığının tedavisinin acilen yapılması gerektiği hallerde sürenin dolmasını beklemesinin kendisinden beklenemeyeceği gibi sürenin dolmasını beklemenin hukuken ve ahlaken korunabilir bir davranış da olmadığı, davacının bekleme süresinin dolmasına 20 gün kala ameliyat olması durumunun acil olarak değerlendirilmesi gerektiği, zaten bilirkişilerin de bu yönde rapor verdikleri, kaldı ki davalının bu hastalığın daha önceden olduğu yönünde bir beyan ve iddiasının da bulunmadığı, poliçenin düzenlenmesinden sonra muafiyet süresinin dolmasına çok az kala gerçekleşen rahatsızlığın poliçe kapsamı içinde olduğunun kabulü gerektiği, 6102 sayılı TTK'nın bekleme süresi öngörülen sigorta sözleşmelerinde bekleme süresinin üst sınırının Hazine Müsteşarlığı'nca veya Müsteşarlığın uygun göreceği bir kurum tarafından belirleneceği hükmünü düzenleyen 1516. maddesi de dikkate alındığında, poliçe özel şartlarının yasanın genel esprisine ve düzenlenen yasal mevzuat karşısında sigortalının haklı olduğu halde korunması yolundaki genel hukuk anlayışına aykırı olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, sağlık sigorta poliçesi kapsamında sigorta bedelinin tazmini talebine ilişkin olup, mahkemece bilirkişi raporu alındıktan sonra yazılı olduğu şekilde karar verilmiştir.
Oysa, Sağlık Sigortası Sözleşmesinin “İstisnalar” başlıklı 5'inci maddesinin “Standart Bekleme Süreli Durumlar” başlıklı 2. bölümünde bekleme süresi olan durumların sigorta sözleşmesinin yenileme koşullarına göre tekrarlanarak sürdürülmesi ve sigortacı tarafından özel istisna konulmaması halinde sigortalının kayıt tarihinden itibaren 12 ay süre ile teminat kapsamı dışında tutulduğu bildirilmiş ve aynı maddede disk hernileri için 12 aylık bekleme süresi öngörülmüş olduğu ve yine davacının rahatsızlığının aynı sözleşme uyarınca kapsam dışı olmayan ani bir hastalık veya bedensel yaralanma sonucunda ortaya çıkan ve dolayısıyla geciktirilmesi mümkün olmayacak tıbbi veya cerrahi bakım gerektiren, önemli bir tıbbi sorun olduğuna dair haklı bir tıbbi görüşe yol açan ve daha sonra hastaneye yatırılsın veya yatırılmasın, bir hastanenin acil servisinde hizmet almayı gerektiren sağlık durumu olarak tanımlanan “acil durum”kavramına da girmediği anlaşılmıştır. Buna göre, bu maddede sebep ne olursa olsun, davacının rahatsızlığının da içerisinde yer aldığı disk hernileri için 12 aylık bekleme süresi öngörüldüğünden bu süre zarfında oluşacak tüm hastalıklar teminat dışıdır. Bu durumda Sigorta Sözleşmesinin 5. maddesine yanlış anlam verilerek, yazılı gerekçe ile hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/12657 E. 2012/3651 K.
Ortak:teminat kapsamı · teminat
İncelediğiniz karardaOysa, Sağlık Sigortası Sözleşmesinin “İstisnalar” başlıklı 5'inci maddesinin “Standart Bekleme Süreli Durumlar” başlıklı 2. bölümünde bekleme süresi olan durumların «sigorta sözleşmesinin» «yenileme» koşullarına göre tekrarlanarak sürdürülmesi ve sigortacı tarafından özel istisna konulmaması halinde sigortalının kayıt tarihinden itibaren 12 ay süre ile «teminat kapsamı» dışında tutulduğu bildirilmiş ve aynı maddede disk hernileri için 12 aylık bekleme süresi öngörülmüş olduğu ve yine davacının rahatsızlığının aynı sözleşme uyarınc …
Buna göre, bu maddede sebep ne olursa olsun, davacının rahatsızlığının da içerisinde yer aldığı disk hernileri için 12 aylık bekleme süresi öngörüldüğünden bu süre zarfında oluşacak tüm hastalıklar «teminat» dışıdır.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davacının poliçe başvuru formunda herhangi bir hastalığından bahsetmediği, göz hastalıkları tedavisinin «teminat kapsamında» bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, sağlık sigortasından kaynaklanmakta olup, uyuşmazlık davacının dava konusu göz rahatsızlığının ne zaman başladığı, sigorta başvuru formunun düzenlendiği tarihte anılan hastalığının bulunup bulunmadığı, hastalığın «teminat kapsamında» olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Mahkemece, davacının sigorta başvuru formunda göz rahatsızlığından bahsetmediği, hastalığın «teminat» dışında olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, davacı taraf hastalığına ilişkin olarak ilk defa Batman’da özel bir hastanede tedavi gördüğünü, poliçenin ilk olarak 02.10.2006 tarihinde tanzim edildiğini, rahatsızlığının ise 01.12.2006 tarihinde ortaya çıktığını, yine davalının tedavi «masraflarını» ödememe gerekçesi olarak gösterdiği provizyon formunda hastane personelinin hatalı olarak hastalığın geçmişini 3 yıl olarak belirttiğini, ancak sonradan itirazı üz …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:dosya masrafı · eksik inceleme
Benzer bu karardaMahkemece, davacının sigorta başvuru formunda göz rahatsızlığından bahsetmediği, hastalığın «teminat» dışında olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, davacı taraf hastalığına ilişkin olarak ilk defa Batman’da özel bir hastanede tedavi gördüğünü, poliçenin ilk olarak 02.10.2006 tarihinde tanzim edildiğini, rahatsızlığının ise 01.12.2006 tarihinde ortaya çıktığını, yine davalının tedavi «masraflarını» ödememe gerekçesi olarak gösterdiği provizyon formunda hastane personelinin hatalı olarak hastalığın geçmişini 3 yıl olarak belirttiğini, ancak sonradan itirazı üz …
Bu itibarla mahkemece, yukarıda anılan belgeler getirtilip, gerektiğinde uzman bilirkişiden rapor alınıp, neticesine göre bir karar vermek gerekirken, «eksik incelemeyle» yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/6808 E. 2013/21534 K.
Ortak:sigorta poliçesi · teminat · Sigorta tazminatı
İncelediğiniz karardaDava, sağlık «sigorta poliçesi» kapsamında sigorta bedelinin «tazmini talebine» ilişkin olup, mahkemece bilirkişi raporu alındıktan sonra yazılı olduğu şekilde karar verilmiştir.
Oysa, Sağlık Sigortası Sözleşmesinin “İstisnalar” başlıklı 5'inci maddesinin “Standart Bekleme Süreli Durumlar” başlıklı 2. bölümünde bekleme süresi olan durumların «sigorta sözleşmesinin» «yenileme» koşullarına göre tekrarlanarak sürdürülmesi ve sigortacı tarafından özel istisna konulmaması halinde sigortalının kayıt tarihinden itibaren 12 ay süre ile «teminat kapsamı» dışında tutulduğu bildirilmiş ve aynı maddede disk hernileri için 12 aylık bekleme süresi öngörülmüş olduğu ve yine davacının rahatsızlığının aynı sözleşme uyarınc …
Buna göre, bu maddede sebep ne olursa olsun, davacının rahatsızlığının da içerisinde yer aldığı disk hernileri için 12 aylık bekleme süresi öngörüldüğünden bu süre zarfında oluşacak tüm hastalıklar «teminat» dışıdır.
Benzer bu kararda… la Bozukluğu" rahatsızlığının, sağlık sigortası başlangıç tarihinden önce sigortalıda mevcut olan bir rahatsızlıktan kaynaklandığı, davacının bu rahatsızlığa dayalı «maddi tazminat» talebinin Sağlık Sigortası Genel Şartları'nın 14. maddesi gereğince poliçe «teminatı» dışında kaldığı, davacının poliçe teminatı içinde de olmayan manevi tazminat isteminin de yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmişti 1-Dava, sağlık «sigorta poliçesinden» kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:uygun illiyet bağı · illiyet bağı · maddi tazminat · eksik inceleme · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaBu durumda, öncelikle davacının ilk ve «son» rahatsızlıkları da gözetilerek, bu rahatsızlıklar arasında «uygun illiyet bağının» olup olmadığı, davacının 7 yıl önceki rahatsızlığının tekrar nüksedip etmeyeceği, ilk rahatsızlığın son rahatsızlığa etki edip etmeyeceği hususlarına ilişkin olarak, dosyaya yansıyan rahatsızlık türü de dikkate alınmak suretiyle alanında uzman üç kişilik hekim bilirkişilerden oluşacak bir heyetten rapor alınmadan «eksik incelemeye» dayalı hüküm tesisi isabetli değildir.
Ayrıca, bilirkişi raporunda davacının ilk rahatsızlığı ile «son» rahatsızlığı arasında «illiyet bağı» bulunup bulunmadığı hususu da ortaya konulmamıştır.
… la Bozukluğu" rahatsızlığının, sağlık sigortası başlangıç tarihinden önce sigortalıda mevcut olan bir rahatsızlıktan kaynaklandığı, davacının bu rahatsızlığa dayalı «maddi tazminat» talebinin Sağlık Sigortası Genel Şartları'nın 14. maddesi gereğince poliçe «teminatı» dışında kaldığı, davacının poliçe teminatı içinde de olmayan manevi tazminat isteminin de yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/7725 E. 2011/174 K.
Ortak:sigorta sözleşmesi · sigorta poliçesi
İncelediğiniz kararda… taraflar arasında düzenlenen sağlık sigorta poliçe ve şartnamesi uyarınca,davacının rahatsızlığının bekleme süreli rahatsızlıklardan olduğu sabit olmakla birlikte, «sigorta sözleşmesinin» amacı da göz önünde bulundurulduğunda, sigortalının, hayati fonksiyonlarını etkileyecek rahatsızlığının tedavisinin acilen yapılması gerektiği hallerde sürenin dolmasını beklemesinin kendisinden beklenemeyeceği gibi sürenin dolmasını beklemenin hukuken ve ahlaken korunabilir bir davranış da olmadığı, davacının bekleme süresinin dolmasına 20 gün kala ameliyat olması durumunun acil olarak değerlendirilmesi gerektiği, zaten bilirkişilerin de bu yönde rapor verdikleri, kaldı ki davalının bu hastalığın daha önceden olduğu yönünde bir beyan ve iddiasının da bulunmadığı, poliçenin düzenlenmesinden sonra «muafiyet» süresinin dolmasına çok az kala gerçekleşen rahatsızlığın poliçe kapsamı içinde olduğunun kabulü gerektiği, 6102 sayılı TTK'nın bekleme süresi öngörülen sigorta sözleşmelerinde bekleme süresinin üst sınırının Hazine Müsteşarlığı'nca veya Müsteşarlığın uygun göreceği bir kurum tarafından belirleneceği hükmünü düzenleyen 1516. maddesi de dikkate alındığında, «poliçe özel şartlarının» yasanın genel esprisine ve düzenlenen yasal mevzuat karşısında sigortalının haklı olduğu halde korunması yolundaki genel hukuk anlayışına aykırı olduğu gerekçesi i …
Dava, sağlık «sigorta poliçesi» kapsamında sigorta bedelinin «tazmini talebine» ilişkin olup, mahkemece bilirkişi raporu alındıktan sonra yazılı olduğu şekilde karar verilmiştir.
Oysa, Sağlık Sigortası Sözleşmesinin “İstisnalar” başlıklı 5'inci maddesinin “Standart Bekleme Süreli Durumlar” başlıklı 2. bölümünde bekleme süresi olan durumların «sigorta sözleşmesinin» «yenileme» koşullarına göre tekrarlanarak sürdürülmesi ve sigortacı tarafından özel istisna konulmaması halinde sigortalının kayıt tarihinden itibaren 12 ay süre ile «teminat kapsamı» dışında tutulduğu bildirilmiş ve aynı maddede disk hernileri için 12 aylık bekleme süresi öngörülmüş olduğu ve yine davacının rahatsızlığının aynı sözleşme uyarınc …
Benzer bu karardaDava, sağlık «sigorta poliçesine» dayalı olarak açılan, «sigorta sözleşmesinin» haksız feshinin iptali ve tazminat istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:beyan yükümlülüğü · illiyet bağı · şikayet · eksik inceleme
Benzer bu kararda… yapılırken kendisine sorulan prostat büyümesi sorusuna hayır yanıtını vermiş olmakla, prostat büyümesi ile, yargılama konusu tedaviye neden olan hastalığı arasında «illiyet bağı» olup olmadığı belirlenerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece, uyulmasına karar verilen bozma ilamı doğrultusunda yapılan araştırma sonucu, davacının sözleşmenin kuruluş aşamasında «beyan yükümlülüğünü» yerine getirdiği, poliçe öncesindeki rahatsızlığının mevcut rahatsızlığından tamamen bağımsız olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davanın kabulüne ilişkin verilen ilk karar «eksik inceleme» gerekçesiyle Dairemizce bozulmuş ve uyuşmazlığın çözümü için tespit edilmesi gereken hususlar açıkça ortaya konmuştur.
Hükme esas alınan bilirkişi raporunda yalnızca, davacının1999 yılında kullandığı 1 kutu Hytin 5 mg tablet ile ilgili değerlendirme yapılmış, bozma ilamında işaret edilen 2000 ve 2001 yıllarındaki tetkikler ile, davacının 2004 yılında tedavi için hastaneye başvururken «şikayetlerinin» iki yıldan beri devam ettiğine ilişkin beyanı üzerinde durulmamıştır.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/4122 E. 2013/4457 K.
Ortak:tazmin talebi · teminat kapsamı · sigorta sözleşmesi · sigorta poliçesi · teminat · Sigorta tazminatı
İncelediğiniz karardaOysa, Sağlık Sigortası Sözleşmesinin “İstisnalar” başlıklı 5'inci maddesinin “Standart Bekleme Süreli Durumlar” başlıklı 2. bölümünde bekleme süresi olan durumların «sigorta sözleşmesinin» «yenileme» koşullarına göre tekrarlanarak sürdürülmesi ve sigortacı tarafından özel istisna konulmaması halinde sigortalının kayıt tarihinden itibaren 12 ay süre ile «teminat kapsamı» dışında tutulduğu bildirilmiş ve aynı maddede disk hernileri için 12 aylık bekleme süresi öngörülmüş olduğu ve yine davacının rahatsızlığının aynı sözleşme uyarınc …
Dava, sağlık «sigorta poliçesi» kapsamında sigorta bedelinin «tazmini talebine» ilişkin olup, mahkemece bilirkişi raporu alındıktan sonra yazılı olduğu şekilde karar verilmiştir.
… taraflar arasında düzenlenen sağlık sigorta poliçe ve şartnamesi uyarınca,davacının rahatsızlığının bekleme süreli rahatsızlıklardan olduğu sabit olmakla birlikte, «sigorta sözleşmesinin» amacı da göz önünde bulundurulduğunda, sigortalının, hayati fonksiyonlarını etkileyecek rahatsızlığının tedavisinin acilen yapılması gerektiği hallerde sürenin dolmasını beklemesinin kendisinden beklenemeyeceği gibi sürenin dolmasını beklemenin hukuken ve ahlaken korunabilir bir davranış da olmadığı, davacının bekleme süresinin dolmasına 20 gün kala ameliyat olması durumunun acil olarak değerlendirilmesi gerektiği, zaten bilirkişilerin de bu yönde rapor verdikleri, kaldı ki davalının bu hastalığın daha önceden olduğu yönünde bir beyan ve iddiasının da bulunmadığı, poliçenin düzenlenmesinden sonra «muafiyet» süresinin dolmasına çok az kala gerçekleşen rahatsızlığın poliçe kapsamı içinde olduğunun kabulü gerektiği, 6102 sayılı TTK'nın bekleme süresi öngörülen sigorta sözleşmelerinde bekleme süresinin üst sınırının Hazine Müsteşarlığı'nca veya Müsteşarlığın uygun göreceği bir kurum tarafından belirleneceği hükmünü düzenleyen 1516. maddesi de dikkate alındığında, «poliçe özel şartlarının» yasanın genel esprisine ve düzenlenen yasal mevzuat karşısında sigortalının haklı olduğu halde korunması yolundaki genel hukuk anlayışına aykırı olduğu gerekçesi i …
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davalı tarafından sağlık «sigorta poliçesi» ile «sigorta teminatına» alınan davacının kayak yaparken geçirdiği kaza sonucu dizinden yaralandığı, davalı sigorta şirketinin «sigorta sözleşmesi» genel ve özel şartları çerçevesinde tazminat ödeme sorumluluğunun bulunduğu, davacının talep edebileceği tazminat miktarının 5.622,50 TL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dava, sağlık «sigorta poliçesi» kapsamında sigorta bedelinin «tazmini talebine» ilişkin olup, mahkemece bilirkişi raporu alındıktan sonra yazılı olduğu şekilde karar verilmiştir.
Ancak, davalı sigorta şirketi davacının rahatsızlığının «sigorta teminatı kapsamında» olmadığını savunmuş, mahkemece alınan bilirkişi raporunda davacının geçirmiş olduğu operasyona ilişkin hastalığın sözleşme öncesi kronik bir hastalıkla herhangi bir bağının bulunmaması nedeniyle teminat kapsamında olduğu bildirilmiş ve mahkemece de bu rapora itibar edilerek hüküm kurulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sigorta teminatı kapsamı · sigorta teminatı
Benzer bu karardaAncak, davalı sigorta şirketi davacının rahatsızlığının «sigorta teminatı kapsamında» olmadığını savunmuş, mahkemece alınan bilirkişi raporunda davacının geçirmiş olduğu operasyona ilişkin hastalığın sözleşme öncesi kronik bir hastalıkla herhangi bir bağının bulunmaması nedeniyle teminat kapsamında olduğu bildirilmiş ve mahkemece de bu rapora itibar edilerek hüküm kurulmuştur.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davalı tarafından sağlık «sigorta poliçesi» ile «sigorta teminatına» alınan davacının kayak yaparken geçirdiği kaza sonucu dizinden yaralandığı, davalı sigorta şirketinin «sigorta sözleşmesi» genel ve özel şartları çerçevesinde tazminat ödeme sorumluluğunun bulunduğu, davacının talep edebileceği tazminat miktarının 5.622,50 TL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/18596 E. , 2013/16632 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 38. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 17.09.2012 tarih ve 2011/123-2012/199 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili,müvekkilinin davalı sigorta şirketi ile 14/01/2008 tarihinde "Sağlığım Garantide" isimli 1 yıllık poliçe imzaladığını ve 24/12/2008 tarihinde rahatsızlanarak başvurduğu Alman Hastanesinde ertesi gün ameliyata alındığını, ameliyattan önce davalı şirketin birlikte çalıştığı Med-Net A.Ş.'ne provizyon sorulduğunu, şirket tarafından provizyon isteğinin hastalığın bekleme süreli istisnalar kapsamında olduğu gerekçesi ile red edildiğini, hastalığın aniden ortaya çıkması ve acil olması sebebiyle müvekkilinin ameliyat edildiğini, ameliyatını gerçekleştiren doktorun da bu doğrultuda rapor verdiğini, müvekkilinin ameliyat sonrası fatura edilen tedavi masraflarını ödeyip, bu masrafları davalıdan talep ettiğinde, davalının bekleme süreli hastalıklar gerekçesi ile provizyon talebini reddettiğini ve hastane masraflarını ödemediğini, işbu sebeplerle sigortaca ödenmeyen ameliyat ve hastane masraflarının, sigorta poliçe kapsamı dahilinde olduğunun tespiti ile müvekkili tarafından ödenen 12.813,52 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili,taraflar arasında düzenlenen poliçenin bekleme süresi öngördüğünü ve Ferdi Sağlık Sigorta Sözleşmesinin "istisnalar" başlıklı 5. Maddesinin 2. Bölümünde standart bekleme süreli durumların açıklandığını ve burada sigortalının kayıt tarihinden itibaren 12 aylık süre ile teminat kapsamı dışında tutulduğunun hüküm altına alındığını, buna rağmen davacının buna uymayarak ameliyat olduğunu, ameliyat tarihi itibariyle davacının sigortayı yenileyip yenilemeyeceğinin belirli olmadığını, davacının acilen ameliyat olması gerekmesinin bekleme süresini ortadan kaldırmayacağını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan deliller, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında düzenlenen sağlık sigorta poliçe ve şartnamesi uyarınca,davacının rahatsızlığının bekleme süreli rahatsızlıklardan olduğu sabit olmakla birlikte, sigorta sözleşmesinin amacı da göz önünde bulundurulduğunda, sigortalının, hayati fonksiyonlarını etkileyecek rahatsızlığının tedavisinin acilen yapılması gerektiği hallerde sürenin dolmasını beklemesinin kendisinden beklenemeyeceği gibi sürenin dolmasını beklemenin hukuken ve ahlaken korunabilir bir davranış da olmadığı, davacının bekleme süresinin dolmasına 20 gün kala ameliyat olması durumunun acil olarak değerlendirilmesi gerektiği, zaten bilirkişilerin de bu yönde rapor verdikleri, kaldı ki davalının bu hastalığın daha önceden olduğu yönünde bir beyan ve iddiasının da bulunmadığı, poliçenin düzenlenmesinden sonra muafiyet süresinin dolmasına çok az kala gerçekleşen rahatsızlığın poliçe kapsamı içinde olduğunun kabulü gerektiği, 6102 sayılı TTK'nın bekleme süresi öngörülen sigorta sözleşmelerinde bekleme süresinin üst sınırının Hazine Müsteşarlığı'nca veya Müsteşarlığın uygun göreceği bir kurum tarafından belirleneceği hükmünü düzenleyen 1516.
maddesi de dikkate alındığında, poliçe özel şartlarının yasanın genel esprisine ve düzenlenen yasal mevzuat karşısında sigortalının haklı olduğu halde korunması yolundaki genel hukuk anlayışına aykırı olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, sağlık sigorta poliçesi kapsamında sigorta bedelinin tazmini talebine ilişkin olup, mahkemece bilirkişi raporu alındıktan sonra yazılı olduğu şekilde karar verilmiştir.
Oysa, Sağlık Sigortası Sözleşmesinin “İstisnalar” başlıklı 5'inci maddesinin “Standart Bekleme Süreli Durumlar” başlıklı 2. bölümünde bekleme süresi olan durumların sigorta sözleşmesinin yenileme koşullarına göre tekrarlanarak sürdürülmesi ve sigortacı tarafından özel istisna konulmaması halinde sigortalının kayıt tarihinden itibaren 12 ay süre ile teminat kapsamı dışında tutulduğu bildirilmiş ve aynı maddede disk hernileri için 12 aylık bekleme süresi öngörülmüş olduğu ve yine davacının rahatsızlığının aynı sözleşme uyarınca kapsam dışı olmayan ani bir hastalık veya bedensel yaralanma sonucunda ortaya çıkan ve dolayısıyla geciktirilmesi mümkün olmayacak tıbbi veya cerrahi bakım gerektiren, önemli bir tıbbi sorun olduğuna dair haklı bir tıbbi görüşe yol açan ve daha sonra hastaneye yatırılsın veya yatırılmasın, bir hastanenin acil servisinde hizmet almayı gerektiren sağlık durumu olarak tanımlanan “acil durum”kavramına da girmediği anlaşılmıştır.
Buna göre, bu maddede sebep ne olursa olsun, davacının rahatsızlığının da içerisinde yer aldığı disk hernileri için 12 aylık bekleme süresi öngörüldüğünden bu süre zarfında oluşacak tüm hastalıklar teminat dışıdır. Bu durumda Sigorta Sözleşmesinin 5. maddesine yanlış anlam verilerek, yazılı gerekçe ile hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 25.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1041806000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz