Sigorta
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/7725 E. 2011/174 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
beyan yükümlülüğü↗ illiyet bağı↗ şikayet↗ sigorta sözleşmesi↗ sigorta poliçesi↗ eksik inceleme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, davanın kabulüne ilişkin verilen karar, Dairemizce, davacı sigortalının yargılama konusu ameliyat ve tedavi giderlerine neden olan prostat rahatsızlığının önceki rahatsızlıklarından tamamen bağımsız bir hastalık olup olmadığının net olarak belirlenmesi gerektiği, mahkemece, yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınmak sureti ile, davacının sözleşme yapılırken kendisine sorulan prostat büyümesi sorusuna hayır yanıtını vermiş olmakla, prostat büyümesi ile, yargılama konusu tedaviye neden olan hastalığı arasında illiyet bağı olup olmadığı belirlenerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece, uyulmasına karar verilen bozma ilamı doğrultusunda yapılan araştırma sonucu, davacının sözleşmenin kuruluş aşamasında beyan yükümlülüğünü yerine getirdiği, poliçe öncesindeki rahatsızlığının mevcut rahatsızlığından tamamen bağımsız olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz emiştir.
Dava, sağlık sigorta poliçesine dayalı olarak açılan, sigorta sözleşmesinin haksız feshinin iptali ve tazminat istemine ilişkindir. Davanın kabulüne ilişkin verilen ilk karar eksik inceleme gerekçesiyle Dairemizce bozulmuş ve uyuşmazlığın çözümü için tespit edilmesi gereken hususlar açıkça ortaya konmuştur. Yerel mahkemece bozma kararına uyulduğu belirtilerek alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak, alınan rapor hüküm kurmak için gerekli hususları aydınlatmadığı gibi mahkeme gerekçesinde de yeterli açıklama yapılmamıştır. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda yalnızca, davacının1999 yılında kullandığı 1 kutu Hytin 5 mg tablet ile ilgili değerlendirme yapılmış, bozma ilamında işaret edilen 2000 ve 2001 yıllarındaki tetkikler ile, davacının 2004 yılında tedavi için hastaneye başvururken şikayetlerinin iki yıldan beri devam ettiğine ilişkin beyanı üzerinde durulmamıştır.
Bu durumda mahkemece, uyulan bozma ilamına göre, yargılama konusu giderlerin yapılmasına neden olan prostat hastalığının bozma ilamında belirtilen rahatsızlıklardın tamamen bağımsız olup olmadığının kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi gerektiğinden, bozma ilamında işaret edilen tüm rahatsızlıklar ile davacının dava konusu hastalık üzerine başvurduğu hastanede hastalığının iki yıldan beri devam ettiğine ilişkin beyanı üzerinde durularak, davalı vekilinin ciddi itirazlarını da karşılayacak ek rapor alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yetersiz bilirkişi raporuna dayalı yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/12657 E. 2012/3651 K.
Ortak:eksik inceleme · Sigorta
İncelediğiniz karardaDavanın kabulüne ilişkin verilen ilk karar «eksik inceleme» gerekçesiyle Dairemizce bozulmuş ve uyuşmazlığın çözümü için tespit edilmesi gereken hususlar açıkça ortaya konmuştur.
Benzer bu karardaBu itibarla mahkemece, yukarıda anılan belgeler getirtilip, gerektiğinde uzman bilirkişiden rapor alınıp, neticesine göre bir karar vermek gerekirken, «eksik incelemeyle» yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:teminat kapsamı · dosya masrafı · teminat
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davacının poliçe başvuru formunda herhangi bir hastalığından bahsetmediği, göz hastalıkları tedavisinin «teminat kapsamında» bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, sağlık sigortasından kaynaklanmakta olup, uyuşmazlık davacının dava konusu göz rahatsızlığının ne zaman başladığı, sigorta başvuru formunun düzenlendiği tarihte anılan hastalığının bulunup bulunmadığı, hastalığın «teminat kapsamında» olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Mahkemece, davacının sigorta başvuru formunda göz rahatsızlığından bahsetmediği, hastalığın «teminat» dışında olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, davacı taraf hastalığına ilişkin olarak ilk defa Batman’da özel bir hastanede tedavi gördüğünü, poliçenin ilk olarak 02.10.2006 tarihinde tanzim edildiğini, rahatsızlığının ise 01.12.2006 tarihinde ortaya çıktığını, yine davalının tedavi «masraflarını» ödememe gerekçesi olarak gösterdiği provizyon formunda hastane personelinin hatalı olarak hastalığın geçmişini 3 yıl olarak belirttiğini, ancak sonradan itirazı üz …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/9209 E. 2014/17248 K.
Ortak:sigorta sözleşmesi · sigorta poliçesi · eksik inceleme
İncelediğiniz karardaDava, sağlık «sigorta poliçesine» dayalı olarak açılan, «sigorta sözleşmesinin» haksız feshinin iptali ve tazminat istemine ilişkindir.
Davanın kabulüne ilişkin verilen ilk karar «eksik inceleme» gerekçesiyle Dairemizce bozulmuş ve uyuşmazlığın çözümü için tespit edilmesi gereken hususlar açıkça ortaya konmuştur.
Benzer bu karardaMahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde «sigorta ettirenin» «sigorta sözleşmesinin» eki teklifnamede ciddi bir hastalık geçirilip geçirilmediği sorusuna "hayır" yanıtını verdiği, sözleşme devam ederken rahatsızlandığı, davalının sigorta ettirenin hastalığını «riziko» gerçekleştikten sonra öğrendiği ancak «cayma hakkını» kullanmadığı gerekçesiyle davacının yaptığı sağlık giderleri toplamı 3.244,00 TL'nin ödeme tarihi olan 06/10/2006 tarihinden işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; davacının manevi tazminat talebinin ise, TMK'nın 24.maddesi ve 818 sayılı BK'nın 47 ve 49. maddelerinde belirtilen …
Davalı savunmasında, «rizikonun» gizlenen hastalığa bağlı olarak ortaya çıktığını, davacının doğru bilgi verme yükümlülüğünü yerine getirmemesi nedeniyle talebe konu hastalığın «sigorta teminatı kapsamı» içinde olmadığını savunduğuna göre, mahkemece; davalının ileri sürdüğü kanıtlar arasında yer alan, sigortalının tedavi belgelerinin Nisa ve Amerikan hastanelerinden getirtilerek ve bunların ilişkin bulunduğu tarihler de gözetilerek, davacı sigortalının rizikonun meydana gelmesine neden olan hastalığının ne zaman ortaya çıktığı ve poliçe düzenlenmesinden önce var olup olmadığı hususlarında, aralarında tıp alanında uzman doktor bilirkişinin de bulunacağı bilirkişi kurulundan görüş sorularak, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde «eksik inceleme» ile hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:mal sigortası · cayma hakkı · sigorta teminatı kapsamı · hayat sigortası · sigorta teminatı · sigorta ettiren · teminat kapsamı · riziko
Benzer bu karardaDavalı savunmasında, «rizikonun» gizlenen hastalığa bağlı olarak ortaya çıktığını, davacının doğru bilgi verme yükümlülüğünü yerine getirmemesi nedeniyle talebe konu hastalığın «sigorta teminatı kapsamı» içinde olmadığını savunduğuna göre, mahkemece; davalının ileri sürdüğü kanıtlar arasında yer alan, sigortalının tedavi belgelerinin Nisa ve Amerikan hastanelerinden getirtilerek ve bunların ilişkin bulunduğu tarihler de gözetilerek, davacı sigortalının rizikonun meydana gelmesine neden olan hastalığının ne zaman ortaya çıktığı ve poliçe düzenlenmesinden önce var olup olmadığı hususlarında, aralarında tıp alanında uzman doktor bilirkişinin de bulunacağı bilirkişi kurulundan görüş sorularak, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde «eksik inceleme» ile hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde «sigorta ettirenin» «sigorta sözleşmesinin» eki teklifnamede ciddi bir hastalık geçirilip geçirilmediği sorusuna "hayır" yanıtını verdiği, sözleşme devam ederken rahatsızlandığı, davalının sigorta ettirenin hastalığını «riziko» gerçekleştikten sonra öğrendiği ancak «cayma hakkını» kullanmadığı gerekçesiyle davacının yaptığı sağlık giderleri toplamı 3.244,00 TL'nin ödeme tarihi olan 06/10/2006 tarihinden işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; davacının manevi tazminat talebinin ise, TMK'nın 24.maddesi ve 818 sayılı BK'nın 47 ve 49. maddelerinde belirtilen …
Sigorta sözleşmesinin kurulmasında doğru bilgi verme yükümlülüğü ile ilgili TTK.nun 1290. maddesi hükmü «mal sigortalarına» ilişkin olmakla birlikte, yerleşmiş Yargıtay uygulaması ile «hayat sigortalarında» da uygulanmakta olup, esasen bu yükümlülük Poliçe Genel Şartları'nda sözleşme hükmü haline getirilmiş bulunmaktadır.
Mahkemece «maddi tazminata» ilişkin dava kabul edilmiş ise de; somut olayda «sigorta ettiren», sigortalının Sigorta Teklifnamesi'nin Sağlık Beyanı Bölümündeki sağlığı ile ilgili bir sorunu bulunup bulunmadığı sorusuna "hayır" yanıtını vermiş; daha sonra, sözleşme devam ederken rahatsızlığı nedeniyle, Medicana Bahçelievler Hastanesine başvurmuş ve kendisine Ülser Kolit ve Gis kanaması teşhisi konmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/6808 E. 2013/21534 K.
Ortak:illiyet bağı · sigorta poliçesi · eksik inceleme
İncelediğiniz kararda… yapılırken kendisine sorulan prostat büyümesi sorusuna hayır yanıtını vermiş olmakla, prostat büyümesi ile, yargılama konusu tedaviye neden olan hastalığı arasında «illiyet bağı» olup olmadığı belirlenerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece, uyulmasına karar verilen bozma ilamı doğrultusunda yapılan araştırma sonucu, davacının sözleşmenin kuruluş aşamasında «beyan yükümlülüğünü» yerine getirdiği, poliçe öncesindeki rahatsızlığının mevcut rahatsızlığından tamamen bağımsız olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dava, sağlık «sigorta poliçesine» dayalı olarak açılan, «sigorta sözleşmesinin» haksız feshinin iptali ve tazminat istemine ilişkindir.
Davanın kabulüne ilişkin verilen ilk karar «eksik inceleme» gerekçesiyle Dairemizce bozulmuş ve uyuşmazlığın çözümü için tespit edilmesi gereken hususlar açıkça ortaya konmuştur.
Benzer bu karardaBu durumda, öncelikle davacının ilk ve «son» rahatsızlıkları da gözetilerek, bu rahatsızlıklar arasında «uygun illiyet bağının» olup olmadığı, davacının 7 yıl önceki rahatsızlığının tekrar nüksedip etmeyeceği, ilk rahatsızlığın son rahatsızlığa etki edip etmeyeceği hususlarına ilişkin olarak, dosyaya yansıyan rahatsızlık türü de dikkate alınmak suretiyle alanında uzman üç kişilik hekim bilirkişilerden oluşacak bir heyetten rapor alınmadan «eksik incelemeye» dayalı hüküm tesisi isabetli değildir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmişti 1-Dava, sağlık «sigorta poliçesinden» kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Ayrıca, bilirkişi raporunda davacının ilk rahatsızlığı ile «son» rahatsızlığı arasında «illiyet bağı» bulunup bulunmadığı hususu da ortaya konulmamıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:uygun illiyet bağı · maddi tazminat · teminat · i̇i̇k 72/son
Benzer bu kararda… la Bozukluğu" rahatsızlığının, sağlık sigortası başlangıç tarihinden önce sigortalıda mevcut olan bir rahatsızlıktan kaynaklandığı, davacının bu rahatsızlığa dayalı «maddi tazminat» talebinin Sağlık Sigortası Genel Şartları'nın 14. maddesi gereğince poliçe «teminatı» dışında kaldığı, davacının poliçe teminatı içinde de olmayan manevi tazminat isteminin de yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bu durumda, öncelikle davacının ilk ve «son» rahatsızlıkları da gözetilerek, bu rahatsızlıklar arasında «uygun illiyet bağının» olup olmadığı, davacının 7 yıl önceki rahatsızlığının tekrar nüksedip etmeyeceği, ilk rahatsızlığın son rahatsızlığa etki edip etmeyeceği hususlarına ilişkin olarak, dosyaya yansıyan rahatsızlık türü de dikkate alınmak suretiyle alanında uzman üç kişilik hekim bilirkişilerden oluşacak bir heyetten rapor alınmadan «eksik incelemeye» dayalı hüküm tesisi isabetli değildir.
Ayrıca, bilirkişi raporunda davacının ilk rahatsızlığı ile «son» rahatsızlığı arasında «illiyet bağı» bulunup bulunmadığı hususu da ortaya konulmamıştır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2009/7725 E. , 2011/174 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 26.03.2009 tarih ve 2008/143-2009/152 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı tarafından Pusula Sağlık Sigorta Poliçesi ile sigortalandığını ancak geçirdiği prostata ameliyatından kaynaklanan tedavi masraflarının davalı tarafından poliçenin iptal edildiği gerekçesi ile ödenmediğini ileri sürerek, poliçenin iptaline ilişkin kararın geçersiz sayılmasına ve 6.200,00 YTL tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, sigortalının poliçenin düzenlenmesi sırasından doğru ihbar yükümlülüğünü yerine getirmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne ilişkin verilen karar, Dairemizce, davacı sigortalının yargılama konusu ameliyat ve tedavi giderlerine neden olan prostat rahatsızlığının önceki rahatsızlıklarından tamamen bağımsız bir hastalık olup olmadığının net olarak belirlenmesi gerektiği, mahkemece, yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınmak sureti ile, davacının sözleşme yapılırken kendisine sorulan prostat büyümesi sorusuna hayır yanıtını vermiş olmakla, prostat büyümesi ile, yargılama konusu tedaviye neden olan hastalığı arasında illiyet bağı olup olmadığı belirlenerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece, uyulmasına karar verilen bozma ilamı doğrultusunda yapılan araştırma sonucu, davacının sözleşmenin kuruluş aşamasında beyan yükümlülüğünü yerine getirdiği, poliçe öncesindeki rahatsızlığının mevcut rahatsızlığından tamamen bağımsız olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz emiştir.
Dava, sağlık sigorta poliçesine dayalı olarak açılan, sigorta sözleşmesinin haksız feshinin iptali ve tazminat istemine ilişkindir. Davanın kabulüne ilişkin verilen ilk karar eksik inceleme gerekçesiyle Dairemizce bozulmuş ve uyuşmazlığın çözümü için tespit edilmesi gereken hususlar açıkça ortaya konmuştur. Yerel mahkemece bozma kararına uyulduğu belirtilerek alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak, alınan rapor hüküm kurmak için gerekli hususları aydınlatmadığı gibi mahkeme gerekçesinde de yeterli açıklama yapılmamıştır. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda yalnızca, davacının1999 yılında kullandığı 1 kutu Hytin 5 mg tablet ile ilgili değerlendirme yapılmış, bozma ilamında işaret edilen 2000 ve 2001 yıllarındaki tetkikler ile, davacının 2004 yılında tedavi için hastaneye başvururken şikayetlerinin iki yıldan beri devam ettiğine ilişkin beyanı üzerinde durulmamıştır.
Bu durumda mahkemece, uyulan bozma ilamına göre, yargılama konusu giderlerin yapılmasına neden olan prostat hastalığının bozma ilamında belirtilen rahatsızlıklardın tamamen bağımsız olup olmadığının kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi gerektiğinden, bozma ilamında işaret edilen tüm rahatsızlıklar ile davacının dava konusu hastalık üzerine başvurduğu hastanede hastalığının iki yıldan beri devam ettiğine ilişkin beyanı üzerinde durularak, davalı vekilinin ciddi itirazlarını da karşılayacak ek rapor alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yetersiz bilirkişi raporuna dayalı yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 17.01.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1009201600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz