İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/11569 E. 2013/13054 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
donatanın sorumluluğu↗ donatan↗ husumet ehliyeti↗ komisyon↗ taraf ehliyeti↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, geminin donatanının Seli 1 Shipping Company olduğu, 6762 Sayılı TTK'nın 119. maddesi uyarınca acentaya karşı doğrudan dava açılamayacağı, gemi yöneticisinin donatanın sorumluluğu esaslarına tabi olması için, aralarındaki ilişkinin gerekenin dışına çıkması, yönticinin donatan gibi hareket etmesi ve ona ait yetkileri kullanması gerektiği, işbu davanın davalıya yöneltilmesine dayanak teşkil edecek delil bulunmadığı, davalıya husumet yöneltilemeyeceği, davanın esastan incelenmesinde dahi komisyon oranının aralarındaki önceki ilişkide %1 olarak uygulandığı, uyuşmazlığın dinlenme kabiliyeti olmadığı gerekçesiyle, davanın husumetten reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Davacı taraf, gemilere yük bulma konusunda aracılık faaliyetinde bulunduğunu, davalının %1,25 oranında belirlenen komisyon ücretini ödemediğini ileri sürerek işbu davayı açmış olup, mahkemece hüküm fıkrasında davanın husumetten reddine karar verilmiştir. Oysa, davalı taraf cevap dilekçesinde davacı ile aralarında yazılı sözleşmeye dayanmayan önceden kuralları belirlenmiş çalışma ilişkisi bulunduğunu, taraflar arasındaki anlaşmaya göre komisyon oranının %1 olarak belirlendiğini, bu miktar üzerinden ödenmesi gereken toplam tutarın 58.229 USD olduğunu, ancak 56.902,60 USD ödendiğini, bakiye komisyon oranının davacının iddia ettiği gibi 15.860 USD değil, %1 üzerinden sadece 1.326,40 USD olduğunu belirterek akti ilişkiyi ve husumeti kabul etmiş olup, artık bu durumda davalının husumet ehliyetinin bulunmadığından bahsetmek mümkün değildir.
Bu itibarla, mahkemece işin esasına girilerek, taraflar arasındaki komisyon oranı belirlenerek neticesine göre bir karar vermek gerekirken, yanılgılı değerlendirmelerle davanın husumetten reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/2970 E. 2015/9764 K.
Ortak:donatan · husumet ehliyeti · taraf ehliyeti · husumet · dava şartı
İncelediğiniz kararda… cevap dilekçesinde davacı ile aralarında yazılı sözleşmeye dayanmayan önceden kuralları belirlenmiş çalışma ilişkisi bulunduğunu, taraflar arasındaki anlaşmaya göre «komisyon» oranının %1 olarak belirlendiğini, bu miktar üzerinden ödenmesi gereken toplam tutarın 58.229 USD olduğunu, ancak 56.902,60 USD ödendiğini, bakiye komisyon oranının davacının iddia ettiği gibi 15.860 USD değil, %1 üzerinden sadece 1.326,40 USD olduğunu belirterek akti ilişkiyi ve «husumeti» kabul etmiş olup, artık bu durumda davalının «husumet ehliyetinin» bulunmadığından bahsetmek mümkün değildir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, geminin «donatanının» Seli 1 Shipping Company olduğu, 6762 Sayılı TTK'nın 119. maddesi uyarınca acentaya karşı doğrudan dava açılamayacağı, gemi yöneticisinin «donatanın sorumluluğu» esaslarına tabi olması için, aralarındaki ilişkinin gerekenin dışına çıkması, yönticinin donatan gibi hareket etmesi ve ona ait yetkileri kullanması gerektiği, işbu davanın davalıya yöneltilmesine dayanak teşkil edecek delil bulunmadığı, davalıya «husumet» yöneltilemeyeceği, davanın esastan incelenmesinde dahi «komisyon» oranının aralarındaki önceki ilişkide %1 olarak uygulandığı, uyuşmazlığın dinlenme kabiliyeti olmadığı gerekçesiyle, davanın husumetten reddine karar verilmiştir.
Davacı taraf, gemilere yük bulma konusunda aracılık faaliyetinde bulunduğunu, davalının %1,25 oranında belirlenen «komisyon» ücretini ödemediğini ileri sürerek işbu davayı açmış olup, mahkemece hüküm fıkrasında davanın «husumetten» reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaA.Ş. yönünden «pasif husumet ehliyeti» yokluğu sebebiyle reddine dair verilen kararın davacı vekillince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda iddia, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davanın davalı «donatan» yönünden geçerli bir icra takibi bulunmaması sebebiyle dava «şartı yokluğundan» reddine, davalı T.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:pasif husumet ehliyeti · dava şartı yokluğu · pasif husumet
Benzer bu karardaA.Ş. yönünden «pasif husumet ehliyeti» yokluğu sebebiyle reddine dair verilen kararın davacı vekillince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda iddia, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davanın davalı «donatan» yönünden geçerli bir icra takibi bulunmaması sebebiyle dava «şartı yokluğundan» reddine, davalı T.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/1747 E. 2017/873 K.
Ortak:donatan · husumet · dava şartı
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, geminin «donatanının» Seli 1 Shipping Company olduğu, 6762 Sayılı TTK'nın 119. maddesi uyarınca acentaya karşı doğrudan dava açılamayacağı, gemi yöneticisinin «donatanın sorumluluğu» esaslarına tabi olması için, aralarındaki ilişkinin gerekenin dışına çıkması, yönticinin donatan gibi hareket etmesi ve ona ait yetkileri kullanması gerektiği, işbu davanın davalıya yöneltilmesine dayanak teşkil edecek delil bulunmadığı, davalıya «husumet» yöneltilemeyeceği, davanın esastan incelenmesinde dahi «komisyon» oranının aralarındaki önceki ilişkide %1 olarak uygulandığı, uyuşmazlığın dinlenme kabiliyeti olmadığı gerekçesiyle, davanın husumetten reddine karar verilmiştir.
Davacı taraf, gemilere yük bulma konusunda aracılık faaliyetinde bulunduğunu, davalının %1,25 oranında belirlenen «komisyon» ücretini ödemediğini ileri sürerek işbu davayı açmış olup, mahkemece hüküm fıkrasında davanın «husumetten» reddine karar verilmiştir.
… cevap dilekçesinde davacı ile aralarında yazılı sözleşmeye dayanmayan önceden kuralları belirlenmiş çalışma ilişkisi bulunduğunu, taraflar arasındaki anlaşmaya göre «komisyon» oranının %1 olarak belirlendiğini, bu miktar üzerinden ödenmesi gereken toplam tutarın 58.229 USD olduğunu, ancak 56.902,60 USD ödendiğini, bakiye komisyon oranının davacının iddia ettiği gibi 15.860 USD değil, %1 üzerinden sadece 1.326,40 USD olduğunu belirterek akti ilişkiyi ve «husumeti» kabul etmiş olup, artık bu durumda davalının «husumet ehliyetinin» bulunmadığından bahsetmek mümkün değildir.
Benzer bu karardaDolayısıyla dava konusu alacağın «gemi alacağı» olmadığı, alacak gemiyi takip etmediğinden iş bu davanın gemi ve «donatan» hasım gösterilerek açılamayacağı, şirketinin geminin halen donatanı olmadığı, bu nedenle davanın doğrudan donatan sıfatı belirtmeksizin şirketi aleyhine açılması gerektiği mahkemenin de kabulünde olduğuna ve açıklandığı üzere adı geçen şirket davalı gösterildiğine göre, davada «husumetin» şirketine yöneltildiği anlaşıldığından adı geçen davalı asile veya tespiti halinde doğru «acentesine» dava «dilekçesinin tebliğini» sağlamak suretiyle davaya devam olunup, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, şirketi aleyhine doğrudan değil gemi donatanı sıfatıyla dava açılmış olması nedeniyle yani sırf davalı olarakgemisi donatanı ibaresi kullanıldıktan sonra şirketinin yazılmış olması sebebiyle «husumet yokluğu» nedeniyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak, dosya kapsamına göre, yapılan araştırmada cevap veren «acentenin» eski malik şirketinin acentesi olmadığının anlaşıldığı, davacı «ihtiyati haciz» kararı sonrası «teminatın» cevap veren «acente» tarafından şirketinin acentesi olarak yatırıldığı hususuna dayanmış ise de yeni malikin ihtiyati haciz kararı sonrası dosyada taraf olan. şirketi adına teminat yatırmasının seferden men edilen geminin sefere çıkarılması için atılan bir adım olduğu, söz konusu alacağın «gemi alacağı» olmadığı, bu durumda eldeki davaya konu alacak gemiyi takip etmediğinden iş bu davanın gemi hasım gösterilerek açılamayacağı, davacının gemi ve geminin «donatanı» olduğunu iddia ettiği . şirketi aleyhine dava açtığı, ancak Bana Shipping Inc. şirketinin geminin donatanı olmadığı, bu nedenle davanın doğrudan donatan sıfatı kar …
2- Dava, geçmiş dönemlere ait mali mesuliyet «sigorta prim alacağının» tahsili ile gemi üzerinde «kanuni rehin hakkı» tesisi istemine ilişkindir. şirketi davada davalı gösterilmiş olup, adı geçen şirkete geminin «donatanı» olduğu belirtilmek suretiyle dava açılmasıyla doğrudan dava açılması arasında bir fark bulunmamaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sigorta prim alacağı · gemi alacağı · prim alacağı · kanuni rehin hakkı · rehin hakkı · dava dilekçesinin tebliği · acente · rehin
Benzer bu kararda2- Dava, geçmiş dönemlere ait mali mesuliyet «sigorta prim alacağının» tahsili ile gemi üzerinde «kanuni rehin hakkı» tesisi istemine ilişkindir. şirketi davada davalı gösterilmiş olup, adı geçen şirkete geminin «donatanı» olduğu belirtilmek suretiyle dava açılmasıyla doğrudan dava açılması arasında bir fark bulunmamaktadır.
Mahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak, dosya kapsamına göre, yapılan araştırmada cevap veren «acentenin» eski malik şirketinin acentesi olmadığının anlaşıldığı, davacı «ihtiyati haciz» kararı sonrası «teminatın» cevap veren «acente» tarafından şirketinin acentesi olarak yatırıldığı hususuna dayanmış ise de yeni malikin ihtiyati haciz kararı sonrası dosyada taraf olan. şirketi adına teminat yatırmasının seferden men edilen geminin sefere çıkarılması için atılan bir adım olduğu, söz konusu alacağın «gemi alacağı» olmadığı, bu durumda eldeki davaya konu alacak gemiyi takip etmediğinden iş bu davanın gemi hasım gösterilerek açılamayacağı, davacının gemi ve geminin «donatanı» olduğunu iddia ettiği . şirketi aleyhine dava açtığı, ancak Bana Shipping Inc. şirketinin geminin donatanı olmadığı, bu nedenle davanın doğrudan donatan sıfatı kar …
Dolayısıyla dava konusu alacağın «gemi alacağı» olmadığı, alacak gemiyi takip etmediğinden iş bu davanın gemi ve «donatan» hasım gösterilerek açılamayacağı, şirketinin geminin halen donatanı olmadığı, bu nedenle davanın doğrudan donatan sıfatı belirtmeksizin şirketi aleyhine açılması gerektiği mahkemenin de kabulünde olduğuna ve açıklandığı üzere adı geçen şirket davalı gösterildiğine göre, davada «husumetin» şirketine yöneltildiği anlaşıldığından adı geçen davalı asile veya tespiti halinde doğru «acentesine» dava «dilekçesinin tebliğini» sağlamak suretiyle davaya devam olunup, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, şirketi aleyhine doğrudan değil gemi donatanı sıfatıyla dava açılmış olması nedeniyle yani sırf davalı olarakgemisi donatanı ibaresi kullanıldıktan sonra şirketinin yazılmış olması sebebiyle «husumet yokluğu» nedeniyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/10842 E. 2010/1454 K.
Ortak:donatan · husumet · dava şartı
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, geminin «donatanının» Seli 1 Shipping Company olduğu, 6762 Sayılı TTK'nın 119. maddesi uyarınca acentaya karşı doğrudan dava açılamayacağı, gemi yöneticisinin «donatanın sorumluluğu» esaslarına tabi olması için, aralarındaki ilişkinin gerekenin dışına çıkması, yönticinin donatan gibi hareket etmesi ve ona ait yetkileri kullanması gerektiği, işbu davanın davalıya yöneltilmesine dayanak teşkil edecek delil bulunmadığı, davalıya «husumet» yöneltilemeyeceği, davanın esastan incelenmesinde dahi «komisyon» oranının aralarındaki önceki ilişkide %1 olarak uygulandığı, uyuşmazlığın dinlenme kabiliyeti olmadığı gerekçesiyle, davanın husumetten reddine karar verilmiştir.
Davacı taraf, gemilere yük bulma konusunda aracılık faaliyetinde bulunduğunu, davalının %1,25 oranında belirlenen «komisyon» ücretini ödemediğini ileri sürerek işbu davayı açmış olup, mahkemece hüküm fıkrasında davanın «husumetten» reddine karar verilmiştir.
… cevap dilekçesinde davacı ile aralarında yazılı sözleşmeye dayanmayan önceden kuralları belirlenmiş çalışma ilişkisi bulunduğunu, taraflar arasındaki anlaşmaya göre «komisyon» oranının %1 olarak belirlendiğini, bu miktar üzerinden ödenmesi gereken toplam tutarın 58.229 USD olduğunu, ancak 56.902,60 USD ödendiğini, bakiye komisyon oranının davacının iddia ettiği gibi 15.860 USD değil, %1 üzerinden sadece 1.326,40 USD olduğunu belirterek akti ilişkiyi ve «husumeti» kabul etmiş olup, artık bu durumda davalının «husumet ehliyetinin» bulunmadığından bahsetmek mümkün değildir.
Benzer bu karardaBu itibarla, mahkemece, davaya konu taşımanın yapıldığı «geminin sicil» «kaydının» getirtilerek, «donatanın» kim olduğunun ve gerektiğinde mümeyyiz davalı «acentenin» de «defter» ve kayıtları üzerinde inceleme yapılmak suretiyle «pasif husumetin» belirlenerek oluşacak sonuca göre bir hüküm verilmesi gerekirken «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı ... hakkındaki davanın «pasif husumet yokluğundan» reddine, diğer davalı hakkındaki davanın kısmen kabulü ile 37.057,68 YTL’nın «temerrüt faizi» ile birlikte bu davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı «donatanın» «acentesi» vekili temyiz etmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:gemi sicili · rücu davası · sıfat yokluğu · nakliyat sigortası · acente · aktif husumet · pasif husumet yokluğu · sigorta sözleşmesi
Benzer bu karardaSomut olayda, davacı vekili, müvekkiline «nakliyat sigorta sözleşmesi» ile sigortalı emtianın taşınması sırasında hasarlandığı ve «hasar» bedelinin müvekkilince sigortalısına ödendiğini ileri sürerek, TTK’nın 1301. maddesi hükmüne göre zarar sorumlusu olduğu gerekçesi ile M/V GRİEND gemisi «donatanı» olduğunu iddia ettiği ANCORA SHİPPİNG BV firması hakkında işbu davayı açmış, donatanın «temsilcisi» sıfatıyla «acente» vekili davanın reddini istemiştir.
1- Dava, «nakliyat sigorta sözleşmesine» dayalı «rücuen tazminat» istemine ilişkindir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı ... hakkındaki davanın «pasif husumet yokluğundan» reddine, diğer davalı hakkındaki davanın kısmen kabulü ile 37.057,68 YTL’nın «temerrüt faizi» ile birlikte bu davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Davanın taraflarına göre de, «aktif husumet» (davacı sıfatı) ve «pasif husumet» (davalı sıfatı) şeklinde ayrıma tabi tutulmaktadır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/11569 E. , 2013/13054 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 51. Asliye Ticaret (İstanbul Denizcilik İhtisas) Mahkemesi’nce verilen 21.04.2011 tarih ve 2009/267-2011/139 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 21.06.2013 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin gemilere yük bulma konusunda aracılık faaliyeti yaptığını, davalının donatanı olduğu M/V Seli 1 isimli geminin dört ayrı bağlantısının kendileri tarafından gerçekleştirildiğini, komisyon miktarının %1,25 olarak belirlendiğini, bakiye 15.860 USD miktarın ödenmediğini, yapılan takibe haksız olarak itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptalini ve icra inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, aralarındaki komisyonun %1 olarak kararlaştırıldığını, cari hesap sonucu bakiye komisyon ödemesinin davacının idida ettiği gibi 15.860 USD değil, 1.326, 40 USD olduğunu, davacının fatura kesip tebliğ ettirmesi sonrası bu miktarda davalıyı cari hesap borçlusu haline getireceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, geminin donatanının Seli 1 Shipping Company olduğu, 6762 Sayılı TTK'nın 119. maddesi uyarınca acentaya karşı doğrudan dava açılamayacağı, gemi yöneticisinin donatanın sorumluluğu esaslarına tabi olması için, aralarındaki ilişkinin gerekenin dışına çıkması, yönticinin donatan gibi hareket etmesi ve ona ait yetkileri kullanması gerektiği, işbu davanın davalıya yöneltilmesine dayanak teşkil edecek delil bulunmadığı, davalıya husumet yöneltilemeyeceği, davanın esastan incelenmesinde dahi komisyon oranının aralarındaki önceki ilişkide %1 olarak uygulandığı, uyuşmazlığın dinlenme kabiliyeti olmadığı gerekçesiyle, davanın husumetten reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Davacı taraf, gemilere yük bulma konusunda aracılık faaliyetinde bulunduğunu, davalının %1,25 oranında belirlenen komisyon ücretini ödemediğini ileri sürerek işbu davayı açmış olup, mahkemece hüküm fıkrasında davanın husumetten reddine karar verilmiştir. Oysa, davalı taraf cevap dilekçesinde davacı ile aralarında yazılı sözleşmeye dayanmayan önceden kuralları belirlenmiş çalışma ilişkisi bulunduğunu, taraflar arasındaki anlaşmaya göre komisyon oranının %1 olarak belirlendiğini, bu miktar üzerinden ödenmesi gereken toplam tutarın 58.229 USD olduğunu, ancak 56.902,60 USD ödendiğini, bakiye komisyon oranının davacının iddia ettiği gibi 15.860 USD değil, %1 üzerinden sadece 1.326,40 USD olduğunu belirterek akti ilişkiyi ve husumeti kabul etmiş olup, artık bu durumda davalının husumet ehliyetinin bulunmadığından bahsetmek mümkün değildir.
Bu itibarla, mahkemece işin esasına girilerek, taraflar arasındaki komisyon oranı belirlenerek neticesine göre bir karar vermek gerekirken, yanılgılı değerlendirmelerle davanın husumetten reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın anılan taraf yararına BOZULMASINA, takdir olunan 990,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 21.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1041786500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz