Şirket müdürünün azli
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/9829 E. 2013/14203 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
şirket müdürünün azli↗ yönetim kayyımı↗ azil↗ rayiç değer↗ şirket müdürlüğü↗ bilirkişi raporuna itiraz↗ kayyım↗ aktif dava ehliyeti↗ ihtiyati tedbir↗ taraf ehliyeti↗ ticari defter↗ haciz↗ yetkisizlik kararı↗ eksik inceleme↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, TTK’nın 543. maddesi yollaması ile TTK’nın 161-162.maddeleri gereğince dava açma hakkı şirket ortaklarına ait olup davacı şirketin aktif dava ehliyetinin bulunmadığı, taşınmazın satışının yapıldığı tarih itibariyle değerinin 2.377.347,21 TL olduğu dikkate alındığında satış değeri ile gerçek değer arasındaki fark gözetildiğinde davalı müdürün şirket müdürlüğünden azli açısından haklı nedenin oluştuğu gerekçesiyle davacı şirketin aktif dava ehliyeti bulunmadığından davacı şirket yönünden davanın reddine, davacı ...'ın davasının kabulü ile davalı ...'in ...Yapı Grup End. San. Tic. Ltd. Şti.'deki idare müdürlüğü yetkisinin TTK’nın 543.maddesi yollaması ile TTK’nın 161-162. maddeleri gereğince azli ile kaldırılmasına, 28.07.2009 tarihli ihtiyati tedbir kararının karar kesinleşinceye kadar devamına, tedbir kararı kapsamında yönetim kayyımı olarak atanan...ın görevinin karar kesinleşinceye kadar devamına dair verilen karar davalı vekili ve katılma yolu ile davacı ... vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 21.02.2013 tarihli kararı ile onanmıştır.
Davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dava, davalı şirket müdürünün azli istemine ilişkindir. Davacı ortak, davalı şirket müdürünün azil nedeni olarak, şirkete ait ...Mevki 174 pafta , 838 ada ve 21 parselde kain arsa vasfındaki taşınmazda şirket adına kayıtlı bulanan hissenin değerinin çok altında bulunan bir bedelle dava dışı şahsa satılması ve paranın şirkete elden ödendiğine dair belgenin de sahte olması, bu paranın muhasebe işlemlerinde usulsüzlük yapılarak girdi gösterilip, sonrasında bilinmeyen yer ve kişilere ödeme gösterilerek şirketten çıkarıldığını iddia etmiştir. Mahkemece taşınmazın satışının yapıldığı tarih itibariyle değerinin 2.377.347,21 TL olduğu dikkate alındığında satış değeri ile gerçek değer arasındaki fark gözetildiğinde davalı müdürün şirket müdürlüğünden azli açısından haklı nedenin oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de, yapılan inceleme karar vermeyi yeterli değildir. Zira, davalı savunmasında ve alınan bilirkişi raporuna itirazlarında, taşınmaz üzerinde toplam 900.000 TL tutarında 13 adet haciz bulunduğu, buna rağmen taşınmazın 965.000 TL bedelle satıldığı, hacizlerle birlikte taşınmazın değerinin 1.867.600 TL. olduğu, bu miktarında mahkemece belirlenen 2.377.347,21 TL dikkate alındığında bedeller arasında açık nisbetsizlik bulunmadığını savunmuştur. Mahkemece alınan bilirkişi raporunda sadece taşınmazın satış bedeli ile rayiç değeri arasındaki fark dikkate alınarak karar verilmiştir. Bu durumda mahkemece, azil nedeni olarak davaya konu taşınmazın rayiç değerinin altında satılması gösterildiği dikkate alınarak davalının savunmasında geçen icra dosyalarının celbi ile bu dosyalardaki asıl ve işleyen faiz miktarları dikkate alınarak taşınmazın satış değerinin makul olup olmadığının tesbitinin yapılması, ayrıca davalının taşınmazın satış bedelini şirketin ticari defterlerine usulüne uygun kaydedip, şirket hesabına satış bedelinin geçip geçmediğinin belirlenmesi ile sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik inceleme ile karar verilmesi doğru olmadığından davalı vekilinin karar düzeltme itirazının kabulüyle, Dairemizin 2012/3008 E., 2013/3101 K. ve 21.02.2013 tarihli onama ilamının kaldırılarak, yerel mahkeme kararının anılan nedenle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/1597 E. 2019/3235 K.
Ortak:şirket müdürünün azli · şirket müdürlüğü
İncelediğiniz karardaMahkemece, TTK’nın 543. maddesi yollaması ile TTK’nın 161-162.maddeleri gereğince dava açma hakkı şirket ortaklarına ait olup davacı şirketin aktif dava «ehliyetinin» bulunmadığı, taşınmazın satışının yapıldığı tarih itibariyle değerinin 2.377.347,21 TL olduğu dikkate alındığında satış değeri ile gerçek değer arasındaki fark gözetildiğinde davalı müdürün «şirket müdürlüğünden» azli açısından haklı nedenin oluştuğu gerekçesiyle davacı şirketin aktif dava ehliyeti bulunmadığından davacı şirket yönünden davanın reddine, davacı ...'ın davası …
Dava, davalı «şirket müdürünün azli» istemine ilişkindir.
Mahkemece taşınmazın satışının yapıldığı tarih itibariyle değerinin 2.377.347,21 TL olduğu dikkate alındığında satış değeri ile gerçek değer arasındaki fark gözetildiğinde davalı müdürün «şirket müdürlüğünden» azli açısından haklı nedenin oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de, yapılan inceleme karar vermeyi yeterli değildir.
Benzer bu kararda… madan müdür olarak görev yaptığı, As Elektronik Şti.'nin ana sözleşmesinde, rekabet konusunda izin verildiğine dair maddenin bulunmadığı, bu açıdan davalının anılan «şirketteki müdürlük» görevinden azli için haklı nedenin oluştuğu, ancak müdürlükten azli istenen şirketin davalı olarak gösterilmediğinden, davanın «usulden reddinin» gerektiği, davanın "«tasfiye» memurunun azli" davası olarak kabul edilmesi halinde ise «tasfiye memuru» olarak davalının azlini gerektiren haklı bir nedenin tespit edilemediği gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Dava, haklı nedenlerle «limited şirket müdürünün azli» istemine ilişkin olup, mahkemece, davalının müdürlüğünden azli istenen şirkete «husumet» yöneltilmediğinden davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Oysa, «şirket müdürünün azli» davalarında «husumetin», azli istenen müdüre yöneltilmesi gerekli ve yeterli olup, ayrıca «limited şirketin» dava edilmesi zorunlu değildir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:limited şirket müdürünün azli · tasfiye memuru · usulden reddi · limited şirket · ek tasfiye · husumet
Benzer bu karardaDava, haklı nedenlerle «limited şirket müdürünün azli» istemine ilişkin olup, mahkemece, davalının müdürlüğünden azli istenen şirkete «husumet» yöneltilmediğinden davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
… madan müdür olarak görev yaptığı, As Elektronik Şti.'nin ana sözleşmesinde, rekabet konusunda izin verildiğine dair maddenin bulunmadığı, bu açıdan davalının anılan «şirketteki müdürlük» görevinden azli için haklı nedenin oluştuğu, ancak müdürlükten azli istenen şirketin davalı olarak gösterilmediğinden, davanın «usulden reddinin» gerektiği, davanın "«tasfiye» memurunun azli" davası olarak kabul edilmesi halinde ise «tasfiye memuru» olarak davalının azlini gerektiren haklı bir nedenin tespit edilemediği gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Oysa, «şirket müdürünün azli» davalarında «husumetin», azli istenen müdüre yöneltilmesi gerekli ve yeterli olup, ayrıca «limited şirketin» dava edilmesi zorunlu değildir.
Bu nedenle mahkemece, işin esasına girilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın «usulden reddine» karar verilmesi yerinde görülmemiş, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/10145 E. 2014/15057 K.
Ortak:azil · şirket müdürlüğü
İncelediğiniz karardaMahkemece, TTK’nın 543. maddesi yollaması ile TTK’nın 161-162.maddeleri gereğince dava açma hakkı şirket ortaklarına ait olup davacı şirketin aktif dava «ehliyetinin» bulunmadığı, taşınmazın satışının yapıldığı tarih itibariyle değerinin 2.377.347,21 TL olduğu dikkate alındığında satış değeri ile gerçek değer arasındaki fark gözetildiğinde davalı müdürün «şirket müdürlüğünden» azli açısından haklı nedenin oluştuğu gerekçesiyle davacı şirketin aktif dava ehliyeti bulunmadığından davacı şirket yönünden davanın reddine, davacı ...'ın davası …
Davacı ortak, davalı şirket müdürünün «azil» nedeni olarak, şirkete ait ...Mevki 174 pafta , 838 ada ve 21 parselde kain arsa vasfındaki taşınmazda şirket adına kayıtlı bulanan hissenin değerinin çok altında …
Mahkemece taşınmazın satışının yapıldığı tarih itibariyle değerinin 2.377.347,21 TL olduğu dikkate alındığında satış değeri ile gerçek değer arasındaki fark gözetildiğinde davalı müdürün «şirket müdürlüğünden» azli açısından haklı nedenin oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de, yapılan inceleme karar vermeyi yeterli değildir.
Benzer bu karardaMahkemece davacının «ortaklık sözleşmesiyle» «şirkete müdür» olarak atandığı, TTK'nın 543/1. maddesi hükmünün (yeni 630. md.) yollaması ile dava konusu olaya uygulanması gereken aynı Yasa'nın 161. maddesi (yeni 210. md.) hükmü uyarınca, ana sözleşme ile atanan müdürlerin bu sözleşmede belirlenen sürenin bitmesinden önce «ortaklar kurulu» kararı ile müdürlükten «azillerinin» mümkün olmadığı, mahkemeye başvurarak haklı sebeplere dayanarak «şirket müdürlüğünden» azlinin talep edilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne dair verilen karar davalılar vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 31/01/2014 tarihli kararı …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ortaklık sözleşmesi · şirket müdürü · ortaklar kurulu kararı
Benzer bu karardaMahkemece davacının «ortaklık sözleşmesiyle» «şirkete müdür» olarak atandığı, TTK'nın 543/1. maddesi hükmünün (yeni 630. md.) yollaması ile dava konusu olaya uygulanması gereken aynı Yasa'nın 161. maddesi (yeni 210. md.) hükmü uyarınca, ana sözleşme ile atanan müdürlerin bu sözleşmede belirlenen sürenin bitmesinden önce «ortaklar kurulu» kararı ile müdürlükten «azillerinin» mümkün olmadığı, mahkemeye başvurarak haklı sebeplere dayanarak «şirket müdürlüğünden» azlinin talep edilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne dair verilen karar davalılar vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 31/01/2014 tarihli kararı …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/3478 E. 2021/1072 K.
Ortak:şirket müdürlüğü
İncelediğiniz karardaMahkemece, TTK’nın 543. maddesi yollaması ile TTK’nın 161-162.maddeleri gereğince dava açma hakkı şirket ortaklarına ait olup davacı şirketin aktif dava «ehliyetinin» bulunmadığı, taşınmazın satışının yapıldığı tarih itibariyle değerinin 2.377.347,21 TL olduğu dikkate alındığında satış değeri ile gerçek değer arasındaki fark gözetildiğinde davalı müdürün «şirket müdürlüğünden» azli açısından haklı nedenin oluştuğu gerekçesiyle davacı şirketin aktif dava ehliyeti bulunmadığından davacı şirket yönünden davanın reddine, davacı ...'ın davası …
Mahkemece taşınmazın satışının yapıldığı tarih itibariyle değerinin 2.377.347,21 TL olduğu dikkate alındığında satış değeri ile gerçek değer arasındaki fark gözetildiğinde davalı müdürün «şirket müdürlüğünden» azli açısından haklı nedenin oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de, yapılan inceleme karar vermeyi yeterli değildir.
Benzer bu kararda… madan müdür olarak görev yaptığı, As Elektronik Şti.'nin ana sözleşmesinde, rekabet konusunda izin verildiğine dair maddenin bulunmadığı, bu açıdan davalının anılan «şirketteki müdürlük» görevinden azli için haklı nedenin oluştuğu, ancak müdürlükten azli istenen şirketin davalı olarak gösterilmediğinden, davanın «usulden reddinin» gerektiği, davanın "«tasfiye» memurunun azli" davası olarak kabul edilmesi halinde ise «tasfiye memuru» olarak davalının azlini gerektiren haklı bir nedenin tespit edilemediği gerekçesiyle davanın usulden reddine dair verilen karar davacı vekilinin temyiz istemi üzer …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tasfiye memuru · usulden reddi · ek tasfiye
Benzer bu kararda… madan müdür olarak görev yaptığı, As Elektronik Şti.'nin ana sözleşmesinde, rekabet konusunda izin verildiğine dair maddenin bulunmadığı, bu açıdan davalının anılan «şirketteki müdürlük» görevinden azli için haklı nedenin oluştuğu, ancak müdürlükten azli istenen şirketin davalı olarak gösterilmediğinden, davanın «usulden reddinin» gerektiği, davanın "«tasfiye» memurunun azli" davası olarak kabul edilmesi halinde ise «tasfiye memuru» olarak davalının azlini gerektiren haklı bir nedenin tespit edilemediği gerekçesiyle davanın usulden reddine dair verilen karar davacı vekilinin temyiz istemi üzer …
3 benzer karar daha
-
Kat karşılığı inşaat sözleşmesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/8121 E. 2014/15612 K.
Ortak:eksik inceleme
İncelediğiniz karardaBu durumda mahkemece, «azil» nedeni olarak davaya konu taşınmazın «rayiç değerinin» altında satılması gösterildiği dikkate alınarak davalının savunmasında geçen icra dosyalarının celbi ile bu dosyalardaki asıl ve işleyen faiz miktarları dikkate alınarak taşınmazın satış değerinin makul olup olmadığının tesbitinin yapılması, ayrıca davalının taşınmazın satış bedelini şirketin «ticari defterlerine» usulüne uygun kaydedip, şirket hesabına satış bedelinin geçip geçmediğinin belirlenmesi ile sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde «eksik inceleme» ile karar verilmesi doğru olmadığından davalı vekilinin karar düzeltme itirazının kabulüyle, Dairemizin 2012/3008 E., 2013/3101 K. ve 21.02.2013 tarihli onama ilam …
Benzer bu karardaAncak, uyuşmazlık tarafların ortak olduğu şirket ile davalının annesi arasında imzalanan «kat karşılığı inşaat sözleşmesinden» kaynaklandığına göre, davalı şirket müdürünün anılan sözleşme hükümlerinin gereklerini yerine getirip getirmediği, yapılan işlerin sözleşmeye uygun olup olmadığı, sözleşme uyarınca şirket hissesine düşen taşınmazların değerinde satılıp satılmadığı, taşınmazların satım bedellerinin nerelere harcandığı, davacı tarafın dayandığı icra ve dava dosyaları ile bu dosyalarda davalı tarafından yapıldığı belirtilen «feragat» ve «ibralar» ile davalı aleyhine başlatılmış bir ceza soruşturması ya da açılmış bir ceza davası varsa ilgili ceza soruşturma ve dava dosyalarının da getirtilip incelenerek, aralarında inşaat mühendisi, mali müşavir ve şirketler hukuku alanında bir uzmanın da bulunduğu bilirkişi heyetinden rapor da aldırılmak ve tüm «deliller değerlendirilmek» suretiyle sonucuna göre karar vermek gerekirken «eksik incelemeye» dayalı olarak yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kat karşılığı inşaat sözleşmesi · delil değerlendirmesi · ibra · feragat
Benzer bu karardaAncak, uyuşmazlık tarafların ortak olduğu şirket ile davalının annesi arasında imzalanan «kat karşılığı inşaat sözleşmesinden» kaynaklandığına göre, davalı şirket müdürünün anılan sözleşme hükümlerinin gereklerini yerine getirip getirmediği, yapılan işlerin sözleşmeye uygun olup olmadığı, sözleşme uyarınca şirket hissesine düşen taşınmazların değerinde satılıp satılmadığı, taşınmazların satım bedellerinin nerelere harcandığı, davacı tarafın dayandığı icra ve dava dosyaları ile bu dosyalarda davalı tarafından yapıldığı belirtilen «feragat» ve «ibralar» ile davalı aleyhine başlatılmış bir ceza soruşturması ya da açılmış bir ceza davası varsa ilgili ceza soruşturma ve dava dosyalarının da getirtilip incelenerek, aralarında inşaat mühendisi, mali müşavir ve şirketler hukuku alanında bir uzmanın da bulunduğu bilirkişi heyetinden rapor da aldırılmak ve tüm «deliller değerlendirilmek» suretiyle sonucuna göre karar vermek gerekirken «eksik incelemeye» dayalı olarak yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/11780 E. 2018/3731 K.
Ortak:şirket müdürünün azli · azil · yetkisizlik kararı · e-defter
İncelediğiniz karardaBu durumda mahkemece, «azil» nedeni olarak davaya konu taşınmazın «rayiç değerinin» altında satılması gösterildiği dikkate alınarak davalının savunmasında geçen icra dosyalarının celbi ile bu dosyalardaki asıl ve işleyen faiz miktarları dikkate alınarak taşınmazın satış değerinin makul olup olmadığının tesbitinin yapılması, ayrıca davalının taşınmazın satış bedelini şirketin «ticari defterlerine» usulüne uygun kaydedip, şirket hesabına satış bedelinin geçip geçmediğinin belirlenmesi ile sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde «eksik inceleme» ile karar verilmesi doğru olmadığından davalı vekilinin karar düzeltme itirazının kabulüyle, Dairemizin 2012/3008 E., 2013/3101 K. ve 21.02.2013 tarihli onama ilam …
Şti.'deki idare müdürlüğü «yetkisinin» TTK’nın 543.maddesi yollaması ile TTK’nın 161-162. maddeleri gereğince azli ile kaldırılmasına, 28.07.2009 tarihli «ihtiyati tedbir» kararının karar kesinleşinceye kadar devamına, tedbir kararı kapsamında «yönetim kayyımı» olarak atanan...ın görevinin karar kesinleşinceye kadar devamına dair verilen karar davalı vekili ve katılma yolu ile davacı ... vekili tarafından temyizi üzerine …
Dava, davalı «şirket müdürünün azli» istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre; şirket «defterlerinin» usulüne uygun tutulmadığı, davalı tarafından satışı yapılan şirkete ait bazı araçların bedelinin şirket defterlerine işlenmediği, bu nedenle «şirket müdürünün azlinin» şartlarının gerçekleştiği, yargılama sırasında şirket tarafından davalı şirket müdürünün müdürlük «yetkisinin» iptal edildiği gerekçesiyle «şirket müdürün» azline yönelik şartların gerçekleştiğinin tesbitine, ancak fiilen iş başında bulunmadığından bu konuda karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
2- Dava, «esas sözleşme» ile atanan «limited şirket» müdürünün haklı nedenlerle azli istemine ilişkin olup, mahkemece, bozma ilamına uyularak, şirket müdürünün «azil» şartlarının gerçekleştiği, ancak yargılama sırasında şirket müdürünün müdürlük «yetkisinin» iptal edildiği gerekçesiyle karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Ancak, dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6762 sayılı TTK’nın 543. maddesi atfı ile 161. maddesi uyarınca, “idare işleri mukavele ile bir ortağa verilmiş ise, onun idare, hak ve vazifesi diğer ortaklar tarafından tahdit olunamayacağı gibi kendisi «azil» dahi olunamaz.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:esas sözleşme · şirket müdürü · limited şirket · karar verilmesine yer olmadığına · görevli mahkeme
Benzer bu kararda2- Dava, «esas sözleşme» ile atanan «limited şirket» müdürünün haklı nedenlerle azli istemine ilişkin olup, mahkemece, bozma ilamına uyularak, şirket müdürünün «azil» şartlarının gerçekleştiği, ancak yargılama sırasında şirket müdürünün müdürlük «yetkisinin» iptal edildiği gerekçesiyle karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Vazifenin yerine getirilmesinde basiretsizlik, ağır ihmal veya idarede iktidarsızlık gibi haller muhik sebep sayılır.” Davalı «şirket müdürü», «esas sözleşme» ile on yıllığına şirket müdürü olarak «görevlendirilmiş» olup, dava tarihi itibariyle müdürlüğünün hala devam ettiği, ancak 20.11.2013 tarihli genel kurul kararı ile müdürlük «yetkisinin» iptal edildiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre; şirket «defterlerinin» usulüne uygun tutulmadığı, davalı tarafından satışı yapılan şirkete ait bazı araçların bedelinin şirket defterlerine işlenmediği, bu nedenle «şirket müdürünün azlinin» şartlarının gerçekleştiği, yargılama sırasında şirket tarafından davalı şirket müdürünün müdürlük «yetkisinin» iptal edildiği gerekçesiyle «şirket müdürün» azline yönelik şartların gerçekleştiğinin tesbitine, ancak fiilen iş başında bulunmadığından bu konuda karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Bu durumda, mahkemece, davacının iddialarının sübut bulduğu ve «şirket müdürünün azlinin» şartlarının oluştuğu kabul edildiğine göre, davalı şirket müdürünün «esas sözleşmeyle» atandığı gözetilerek 6762 sayılı TTK’nın 161. maddesi karşısında davalı şirket müdürünün azline karar verilmesi gerekirken, davanın konusuz kaldığından bahisle karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/5809 E. 2018/67 K.
Ortak:şirket müdürünün azli · azil · yetkisizlik kararı
İncelediğiniz karardaŞti.'deki idare müdürlüğü «yetkisinin» TTK’nın 543.maddesi yollaması ile TTK’nın 161-162. maddeleri gereğince azli ile kaldırılmasına, 28.07.2009 tarihli «ihtiyati tedbir» kararının karar kesinleşinceye kadar devamına, tedbir kararı kapsamında «yönetim kayyımı» olarak atanan...ın görevinin karar kesinleşinceye kadar devamına dair verilen karar davalı vekili ve katılma yolu ile davacı ... vekili tarafından temyizi üzerine …
Dava, davalı «şirket müdürünün azli» istemine ilişkindir.
Davacı ortak, davalı şirket müdürünün «azil» nedeni olarak, şirkete ait ...Mevki 174 pafta , 838 ada ve 21 parselde kain arsa vasfındaki taşınmazda şirket adına kayıtlı bulanan hissenin değerinin çok altında …
Benzer bu kararda… ve tüm dosya kapsamına göre; mahkememizin 2015/171 Esas sayılı dosyasında yapılan yargılama neticesinde davacılar ...ve ...'in davalarının reddine karar verildiği, «asli müdahale talebi» ile ...'ün davasının «tefrik» edilerek mahkememizin yeni esasına kaydedildiği, davalı şirket yöneticisinin «görevlendirmesi» ve görevden azlinin ...'nin 616. maddesi uyarınca genel kurula ait olduğu, «azınlık pay sahibi» olan davacının keyfiyeti önce genel kurula ve buradan alınacak karara göre dava yolu ile mahkemeye getirmesi gerektiği, oysa davacının doğrudan dava açtığı, davacının belirtiği sebeplerin «şirket müdürünün azli» için yeterli bir neden sayılamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, «azınlık pay sahibi» davacının önce genel kurula başvurup genel kuruldan karar alındıktan sonra dava yoluyla mahkemeden talepte bulunabileceği, ayrıca davacının bildirdiği sebeplerin «şirket müdürünün azli» için yeterli neden sayılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak, Türk Ticaret Kanunu’nun 630/2. maddesi uyarınca, her ortak, haklı sebeplerin varlığı durumunda yöneticilerin yönetim hakkının ve «temsil yetkisinin kaldırılmasını» veya sınırlandırılmasını mahkemeden isteyebilir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:azınlık pay sahibi · temsil yetkisinin kaldırılması · müdahale talebi · asli müdahale · haklı sebep · tefrik · limited şirket · temsil
Benzer bu kararda… ve tüm dosya kapsamına göre; mahkememizin 2015/171 Esas sayılı dosyasında yapılan yargılama neticesinde davacılar ...ve ...'in davalarının reddine karar verildiği, «asli müdahale talebi» ile ...'ün davasının «tefrik» edilerek mahkememizin yeni esasına kaydedildiği, davalı şirket yöneticisinin «görevlendirmesi» ve görevden azlinin ...'nin 616. maddesi uyarınca genel kurula ait olduğu, «azınlık pay sahibi» olan davacının keyfiyeti önce genel kurula ve buradan alınacak karara göre dava yolu ile mahkemeye getirmesi gerektiği, oysa davacının doğrudan dava açtığı, davacının belirtiği sebeplerin «şirket müdürünün azli» için yeterli bir neden sayılamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak, Türk Ticaret Kanunu’nun 630/2. maddesi uyarınca, her ortak, haklı sebeplerin varlığı durumunda yöneticilerin yönetim hakkının ve «temsil yetkisinin kaldırılmasını» veya sınırlandırılmasını mahkemeden isteyebilir.
Dava, «limited şirket» müdürünün azline ilişkindir.
Mahkemece, «azınlık pay sahibi» davacının önce genel kurula başvurup genel kuruldan karar alındıktan sonra dava yoluyla mahkemeden talepte bulunabileceği, ayrıca davacının bildirdiği sebeplerin «şirket müdürünün azli» için yeterli neden sayılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/9829 E. , 2013/14203 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret (Kadıköy 3. Asliye Ticaret) Mahkemesi’nce verilen 13.09.2011 gün ve 2009/776-2011/540 sayılı kararı onayan Daire’nin 21.02.2013 gün ve 2012/3008-2013/3101 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, davacı ve davalının davacı şirketin %50’şer hisseye sahip ortağı olduklarını, davalının anasözleşmeyle atanan müdür olduğunu, 13.10.2005 tarihli ortaklar kurulu kararı ile davacı ve davalının 10 yıllığına münferit imza yetkisine sahip müdür olarak atandıklarını, davalının davacı şirketin tek taşınmazını değerinin çok altında bir bedelle sattığını, TTK’nın 161 maddesi kapsamında ağır ihmal ve idarede iktidarsızlık durumu söz konusu olduğunu, taşınmazın konu olduğu kat karşılığı inşaat yapım sözleşmelerinin de davalı tarafından üçüncü kişilere devredilmesi girişiminde bulunduğunu, şirketin içinin boşaltıldığını ileri sürerek, davalının müdürlükten azlini, diğer müdür davacı ...’ın şirket müdürü olarak göreve devamına karar verilmesini veya müdürlerin münferit yetkisinin kaldırılarak müşterek imza ile temsile karar verilmesini veya her iki müdürün yetkisi kaldırılarak şirkete kayyım atanmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı tarafından ileri sürülen iddiaların asılsız olduğunu, şirketin iştigal konusunun gayrimenkul satışı olup hisseli olan arazinin satışının gerçek değerinin altında olmadığını, gayrimenkul satış vaadi sözleşmelerinin zorunluluk nedeniyle devredildiğini, ekonomik kriz nedeniyle şirket işlerinin durma noktasına gelip maliklerin kira bedellerini ödeyemez duruma düşüldüğünü, sözkonusu devirlerin şirket faaliyetinin sürmesi için zorunlu hale geldiğini, düşük bedelle satıldığı iddia edilen taşınmazın üzerinde 13 adet toplam 900.000 TL tutarında ve satış aşamasına gelen haciz bulunurken buna rağmen 965.000 TL fiyatla satıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, TTK’nın 543. maddesi yollaması ile TTK’nın 161-162.maddeleri gereğince dava açma hakkı şirket ortaklarına ait olup davacı şirketin aktif dava ehliyetinin bulunmadığı, taşınmazın satışının yapıldığı tarih itibariyle değerinin 2.377.347,21 TL olduğu dikkate alındığında satış değeri ile gerçek değer arasındaki fark gözetildiğinde davalı müdürün şirket müdürlüğünden azli açısından haklı nedenin oluştuğu gerekçesiyle davacı şirketin aktif dava ehliyeti bulunmadığından davacı şirket yönünden davanın reddine, davacı ...'ın davasının kabulü ile davalı ...'in ...Yapı Grup End. San. Tic. Ltd. Şti.'deki idare müdürlüğü yetkisinin TTK’nın 543.maddesi yollaması ile TTK’nın 161-162. maddeleri gereğince azli ile kaldırılmasına, 28.07.2009 tarihli ihtiyati tedbir kararının karar kesinleşinceye kadar devamına, tedbir kararı kapsamında yönetim kayyımı olarak atanan...ın görevinin karar kesinleşinceye kadar devamına dair verilen karar davalı vekili ve katılma yolu ile davacı ...
vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 21.02.2013 tarihli kararı ile onanmıştır.
Davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dava, davalı şirket müdürünün azli istemine ilişkindir. Davacı ortak, davalı şirket müdürünün azil nedeni olarak, şirkete ait ...Mevki 174 pafta , 838 ada ve 21 parselde kain arsa vasfındaki taşınmazda şirket adına kayıtlı bulanan hissenin değerinin çok altında bulunan bir bedelle dava dışı şahsa satılması ve paranın şirkete elden ödendiğine dair belgenin de sahte olması, bu paranın muhasebe işlemlerinde usulsüzlük yapılarak girdi gösterilip, sonrasında bilinmeyen yer ve kişilere ödeme gösterilerek şirketten çıkarıldığını iddia etmiştir. Mahkemece taşınmazın satışının yapıldığı tarih itibariyle değerinin 2.377.347,21 TL olduğu dikkate alındığında satış değeri ile gerçek değer arasındaki fark gözetildiğinde davalı müdürün şirket müdürlüğünden azli açısından haklı nedenin oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de, yapılan inceleme karar vermeyi yeterli değildir.
Zira, davalı savunmasında ve alınan bilirkişi raporuna itirazlarında, taşınmaz üzerinde toplam 900.000 TL tutarında 13 adet haciz bulunduğu, buna rağmen taşınmazın 965.000 TL bedelle satıldığı, hacizlerle birlikte taşınmazın değerinin 1.867.600 TL. olduğu, bu miktarında mahkemece belirlenen 2.377.347,21 TL dikkate alındığında bedeller arasında açık nisbetsizlik bulunmadığını savunmuştur. Mahkemece alınan bilirkişi raporunda sadece taşınmazın satış bedeli ile rayiç değeri arasındaki fark dikkate alınarak karar verilmiştir. Bu durumda mahkemece, azil nedeni olarak davaya konu taşınmazın rayiç değerinin altında satılması gösterildiği dikkate alınarak davalının savunmasında geçen icra dosyalarının celbi ile bu dosyalardaki asıl ve işleyen faiz miktarları dikkate alınarak taşınmazın satış değerinin makul olup olmadığının tesbitinin yapılması, ayrıca davalının taşınmazın satış bedelini şirketin ticari defterlerine usulüne uygun kaydedip, şirket hesabına satış bedelinin geçip geçmediğinin belirlenmesi ile sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik inceleme ile karar verilmesi doğru olmadığından davalı vekilinin karar düzeltme itirazının kabulüyle, Dairemizin 2012/3008 E., 2013/3101 K.
ve 21.02.2013 tarihli onama ilamının kaldırılarak, yerel mahkeme kararının anılan nedenle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin karar düzeltme itirazının kabulüyle, Dairemiz 2012/3008 E., 2013/3101 K. ve 21.02.2013 tarihli onama ilamının kaldırılarak, yerel mahkeme kararının anılan nedenle davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin, temyiz ilam ve karar düzeltme harçlarının isteği halinde karar düzeltme isteyene iadesine, 04.07.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1041548900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz