İtrazın İptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/15837 E. 2013/14170 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
gayrinakdi kredi↗ akdi faiz oranı↗ kat ihtarı↗ akdi faiz↗ tahsilde tekerrür↗ cari hesap↗ denetime elverişlilik↗ genel kredi sözleşmesi↗ kefil↗ temerrüt faizi↗ ihtar↗ kredi sözleşmesi↗ taşıyan↗ temerrüt↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; 16.06.2007 tarihli genel kredi sözleşmesi gereğince asıl borçlu olan davalılardan ...nin borcunu ödememesi nedeniyle, asıl borçlu ile kefil sıfatını taşıyan diğer davalılar ... ve ... tarafından da kat ihtarına rağmen borcun ödenmediği, asıl borçlu davalı şirketin 10.994,90 TL, kefillerden davalı ...'in 10.246,23 TL ve davalı ...'in ise 10.320,09 TL'den sorumlu oldukları gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalılardan Bilser Gıda. San. Turizm. Nak. Tic. Ltd. Şti.'nin borcun 10.994,90 TL’sinden, diğer davalı ... ...n 10.246,23 TL’sinden ve davalı ... ...n 10.320,09 TL’sinden sorumlu olmaları kaydıyla tahsilde tekerrüre yol açılmaması kuralına riayet edilerek davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline dava tarihinden itibaren bu rakama temerrüt faizi işletilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalılar vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava kredi alacağının tahsiline ilişkin olup, mahkemece bilirkişi raporuna dayanılarak davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak, davaya dayanak genel nakdi ve gayrinakdi kredi sözleşmesinin 71. maddesinde, kredinin ödenmesinde temerrüde düşülmesi halinde cari hesap şeklinde çalıştırılan kredilere uygulanan en yüksek cari faiz oranının 2 katı üzerinden temerrüt faizi uygulanabileceği düzenlenmiştir. Sözleşmenin akdi faiz oranını düzenleyen 18. maddesinde ise, davacı bankanın yetkili merciler tarafından azami hadler belirlendiği takdirde bu hadleri veya değişiklikleri geçmemek kaydıyla bankanın serbestçe belirleyeceği faiz oranın uygulanacağı belirtilmiş, faizin oranı sözleşmeye yazılmamıştır. Buna ilişkin herhangi bir veride dosyaya sunulmamıştır.
Hal böyleyken, hükme esas alınan bilirkişi raporunda temerrüt faizi oranı %80 olarak belirlenmiş, hesaplamalar bu oran esas alınarak yapılmıştır. Buna göre, bilirkişi tarafından hesaplamalara esas alınan temerrüt faizi oranının nasıl tespit edildiği anlaşılamadığı gibi, bu oran esas alınarak yapılan hesaplamanın da denetim imkanı bulunmamaktadır. Bu durumda, dava konusu alacağa uygulanacak temerrüt faizi oranın, denetime elverişli olarak gösterildiği bilirkişi raporu veya ek rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde ve denetim imkanı bulunmayan bilirkişi raporuna dayanılarak karar verilmesi doğru görülmemiş ve kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/16059 E. 2013/23217 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/7207 E. 2013/6496 K.
Ortak:temerrüt faizi · temerrüt
İncelediğiniz karardaŞti.'nin borcun 10.994,90 TL’sinden, diğer davalı ... ...n 10.246,23 TL’sinden ve davalı ... ...n 10.320,09 TL’sinden sorumlu olmaları kaydıyla «tahsilde tekerrüre» yol açılmaması kuralına riayet edilerek davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline dava tarihinden itibaren bu rakama «temerrüt faizi» işletilmesine karar verilmiştir.
Ancak, davaya dayanak genel nakdi ve «gayrinakdi kredi sözleşmesinin» 71. maddesinde, kredinin ödenmesinde «temerrüde» düşülmesi halinde «cari hesap» şeklinde çalıştırılan kredilere uygulanan en yüksek cari faiz oranının 2 katı üzerinden «temerrüt faizi» uygulanabileceği düzenlenmiştir.
Hal böyleyken, hükme esas alınan bilirkişi raporunda «temerrüt faizi» oranı %80 olarak belirlenmiş, hesaplamalar bu oran esas alınarak yapılmıştır.
Benzer bu kararda… e dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davacıların yolcu olması nedeni ile ...'nın 4. maddesi uyarınca «avans faizi» oranında «temerrüt faizine» hükmedilmesinde bir usulsüzlük olmamasına, davalı tarafın davacılar dışında aynı kaza nedeni ile başkalarına manevi tazminat ödediğine dair bir belgenin temyiz aşa …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:cy/cy kaydı · avans faizi · teminat
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacıların davasının kabulü ile her bir davacı için ayrı ayrı 15.000'er TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek değişen ve değişecek oranlarda %30 oranını geçmemek «kaydı» ile avans faiziyle birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine, karar verilmiştir.
… e dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davacıların yolcu olması nedeni ile ...'nın 4. maddesi uyarınca «avans faizi» oranında «temerrüt faizine» hükmedilmesinde bir usulsüzlük olmamasına, davalı tarafın davacılar dışında aynı kaza nedeni ile başkalarına manevi tazminat ödediğine dair bir belgenin temyiz aşa …
2- Ancak, davacı taraf dava dilekçesinde davalı şirketin poliçe ile manevi zararlara da «teminat» verdiğini ileri sürerek her bir davacı için 10.000 TL'şer TL manevi tazminat talebinde bulunmuştur.
Davaya dayanak yapılan poliçede davalı şirket kaza başına 45.000 TL, kişi başına 15.000 TL olmak üzere manevi tazminat «teminatı» vermiş bulunmaktadır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/1503 E. 2019/6354 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:maddi tazminat
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre asıl davanın kabulüne, birleşen davada 13.320 TL «maddi tazminat» ve 5.000 TL manevi tazminatın kabulüne dair verilen karar taraf vekillerinin temyizi üzerine Dairemizce asıl dava yönünden onanmış birleşen dava yönünden ise bozulmuştur.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/14213 E. 2017/1839 K.
Ortak:kredi sözleşmesi · temerrüt
İncelediğiniz karardaAncak, davaya dayanak genel nakdi ve «gayrinakdi kredi sözleşmesinin» 71. maddesinde, kredinin ödenmesinde «temerrüde» düşülmesi halinde «cari hesap» şeklinde çalıştırılan kredilere uygulanan en yüksek cari faiz oranının 2 katı üzerinden «temerrüt faizi» uygulanabileceği düzenlenmiştir.
Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; 16.06.2007 tarihli «genel kredi sözleşmesi» gereğince asıl borçlu olan davalılardan ...nin borcunu ödememesi nedeniyle, asıl borçlu ile «kefil» sıfatını «taşıyan» diğer davalılar ... ve ... tarafından da «kat ihtarına» rağmen borcun ödenmediği, asıl borçlu davalı şirketin 10.994,90 TL, kefillerden davalı ...'in 10.246,23 TL ve davalı ...'in ise 10.320,09 TL'den sorumlu oldukları …
Şti.'nin borcun 10.994,90 TL’sinden, diğer davalı ... ...n 10.246,23 TL’sinden ve davalı ... ...n 10.320,09 TL’sinden sorumlu olmaları kaydıyla «tahsilde tekerrüre» yol açılmaması kuralına riayet edilerek davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline dava tarihinden itibaren bu rakama «temerrüt faizi» işletilmesine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaAncak, dava konusu «kredi sözleşmelerinin» tümü 6098 sayılı TBK'nın yürürlük tarihi olan 01/07/2012 tarihinden önce akdedilmiş olup, 6101 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında …
Ancak, Türk Borçlar Kanunu'nun yürürlüğe girmesinden sonra bu fiil ve işlemlere ilişkin olarak gerçekleşecek «temerrüt», sona erme ve «tasfiye», Türk Borçlar Kanunu hükümlerine tabidir.'' hükmü uyarınca; somut uyuşmazlığa sözleşme tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 818 sayılı BK'nın ilgili hükümlerinin u …
Bu bakımdan, mahkemece «kredi sözleşmelerinin» tümünün ekleri ile birlikte getirtilmek sureti ile taraflar arasında akdedilen kredi sözleşmelerinde «komisyon» alınmasına dair hüküm bulunup bulunmadığı, var ise miktar ya da oran belirtilip belirtilmediği, miktar ya da oran belirtilmiş ise; anılan hükmün sözleşmenin tarafı olan davacıyı kural olarak bağlayıcı nitelikte olduğu, miktar ya da oran belirtilmemiş ise; kredi sözleşmesi hükümleri, sözleşme tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Borçlar Kanunu ve ilgili yasal mevzuat çerçevesinde, davalı banka ile diğer bankaların uygulamasına göre, bu tür işlemlere kredi grupları bakımından uygulanan, komisyon adı altında kesilen «masraf» miktar ya da oranları sorulup, karşılaştırılarak, bankanın kesinti yapmakta haklı olup olmadığı, yapılan kesintilerin «sebebi», kesinti miktarının uygun olup olmadığı veya ne miktarda olduğu, davacıya iadesi gereken miktar bulunup bulunmadığı hususlarında değerlendirme yapılarak sonucuna göre bir karar vermek gerekirken, «eksik inceleme» ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:komisyon · ek tasfiye · dosya masrafı · dava sebebi · eksik inceleme
Benzer bu karardaBu bakımdan, mahkemece «kredi sözleşmelerinin» tümünün ekleri ile birlikte getirtilmek sureti ile taraflar arasında akdedilen kredi sözleşmelerinde «komisyon» alınmasına dair hüküm bulunup bulunmadığı, var ise miktar ya da oran belirtilip belirtilmediği, miktar ya da oran belirtilmiş ise; anılan hükmün sözleşmenin tarafı olan davacıyı kural olarak bağlayıcı nitelikte olduğu, miktar ya da oran belirtilmemiş ise; kredi sözleşmesi hükümleri, sözleşme tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Borçlar Kanunu ve ilgili yasal mevzuat çerçevesinde, davalı banka ile diğer bankaların uygulamasına göre, bu tür işlemlere kredi grupları bakımından uygulanan, komisyon adı altında kesilen «masraf» miktar ya da oranları sorulup, karşılaştırılarak, bankanın kesinti yapmakta haklı olup olmadığı, yapılan kesintilerin «sebebi», kesinti miktarının uygun olup olmadığı veya ne miktarda olduğu, davacıya iadesi gereken miktar bulunup bulunmadığı hususlarında değerlendirme yapılarak sonucuna göre bir karar vermek gerekirken, «eksik inceleme» ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
… hususların açıkça belirlenmediği, matbu olarak tanzim edildiği, bu durumun kredi kullanan aleyhine ve MK’nın 2. m. uygun olmadığı ve taraflar arasındaki sözleşmenin «komisyon» ile ilgili maddelerinin açık, net ve hukuki dayanağının bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile, 2.350,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz …
Dava, davacının kullanmış olduğu ticari krediler nedeniyle «komisyon» adı altında yapılan kesintilerin iadesi istemine ilişkindir.
… özleşmede bu hususun açıkça belirlenmediği, matbu olarak tanzim edildiği, bu durumun kredi kullanan aleyhine ve MK’nın 2. maddesine uygun olmadığı gibi, sözleşmenin «komisyon» ile ilgili maddelerinin açık, net ve hukuki dayanağının olmadığından bahisle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/15837 E. , 2013/14170 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Gaziantep 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 07/06/2012 tarih ve 2011/152-2012/358 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava konusu meblağ 17.220 TL'nin altında bulunduğundan HUMK.'nun 3156 sayılı kanunla değişik 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalılardan şirketin asıl borçlu, diğer davalıların müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıkları genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan borcu hesap kat ihtarına rağmen ödemediklerini, alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itiraz etiklerinden takibin durduğunu ileri sürerek 11.564,92 TL'nin temerrüt tarihinden işleyecek faiziyle davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davacının icra takibinde, borcun 26/10/2009 tarihli kredi sözlemesinden kaynaklandığını belirtildiğini, dava dilekçesinde ise 02.04.2007 tarihli kredi sözlemesinden kaynaklandığının belirtildiğini, müvekkillerinin borcu olmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre;
16. 06.2007 tarihli genel kredi sözleşmesi gereğince asıl borçlu olan davalılardan ...nin borcunu ödememesi nedeniyle, asıl borçlu ile kefil sıfatını taşıyan diğer davalılar ... ve ... tarafından da kat ihtarına rağmen borcun ödenmediği, asıl borçlu davalı şirketin 10.994,90 TL, kefillerden davalı ...'in 10.246,23 TL ve davalı ...'in ise 10.320,09 TL'den sorumlu oldukları gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalılardan Bilser Gıda. San. Turizm. Nak. Tic. Ltd. Şti.'nin borcun 10.994,90 TL’sinden, diğer davalı ... ...n 10.246,23 TL’sinden ve davalı ... ...n 10.320,09 TL’sinden sorumlu olmaları kaydıyla tahsilde tekerrüre yol açılmaması kuralına riayet edilerek davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline dava tarihinden itibaren bu rakama temerrüt faizi işletilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalılar vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava kredi alacağının tahsiline ilişkin olup, mahkemece bilirkişi raporuna dayanılarak davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak, davaya dayanak genel nakdi ve gayrinakdi kredi sözleşmesinin 71. maddesinde, kredinin ödenmesinde temerrüde düşülmesi halinde cari hesap şeklinde çalıştırılan kredilere uygulanan en yüksek cari faiz oranının 2 katı üzerinden temerrüt faizi uygulanabileceği düzenlenmiştir. Sözleşmenin akdi faiz oranını düzenleyen 18. maddesinde ise, davacı bankanın yetkili merciler tarafından azami hadler belirlendiği takdirde bu hadleri veya değişiklikleri geçmemek kaydıyla bankanın serbestçe belirleyeceği faiz oranın uygulanacağı belirtilmiş, faizin oranı sözleşmeye yazılmamıştır.
Buna ilişkin herhangi bir veride dosyaya sunulmamıştır.
Hal böyleyken, hükme esas alınan bilirkişi raporunda temerrüt faizi oranı %80 olarak belirlenmiş, hesaplamalar bu oran esas alınarak yapılmıştır. Buna göre, bilirkişi tarafından hesaplamalara esas alınan temerrüt faizi oranının nasıl tespit edildiği anlaşılamadığı gibi, bu oran esas alınarak yapılan hesaplamanın da denetim imkanı bulunmamaktadır. Bu durumda, dava konusu alacağa uygulanacak temerrüt faizi oranın, denetime elverişli olarak gösterildiği bilirkişi raporu veya ek rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde ve denetim imkanı bulunmayan bilirkişi raporuna dayanılarak karar verilmesi doğru görülmemiş ve kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte yazılı nedenlerle davalılar vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte yazılı nedenlerle davalılar temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalılar yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 03/07/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1041456800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz