Kullanılmama sebebiyle markanın hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/16654 E. 2013/16390 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ticaret unvanı↗ uyuşmazlık konusu↗ havale↗ fatura↗ ilan↗ dahili dava↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece yapılan yargılama sonunda iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının "Cümbüş" markasını 14.sınıftaki kuyumculuk eşyası bakımından kullandığı, bu sınıftaki diğer eşya ile 21, 25 ve 34. sınıflardaki mallar ve 37 ile 43. sınıftaki hizmetler bakımından ise kullanımın ispat edilemediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 14. sınıfta bulunan, taklitleri de dahil mücevherler ve değerli taşlar, değerli metaller ile bunların alaşımları ve bunlardan mamul veya bunlarla kaplanmış eşyalardan takılar, kol düğmeleri, kravat iğneleri, yaka iğneleri, broşlar, halhallar, bilezikler, yüzükler, kolyeler, küpeler, bileklikler, altınlar, takılar, mücevherler ve kıymetli taşlar, madalyonlar emtiası dışında kalan diğer tüm mal ve hizmetler bakımından dava konusu markanın hükümsüzlüğüne ve tescil kapsamından çıkarılmasına, ilan talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, kullanılmama sebebiyle markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda yazılı gerekçeler ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Ancak, davacı tarafça 19.07.2011 havale tarihli bilirkişi raporuna karşı beyan ve itiraz dilekçesinde uyuşmazlık konusu ''Cümbüş'' markasının 556 sayılı KHK'nın 14. maddesi uyarınca kullanıldığına ilişkin olarak davalı tarafça sunulan fatura ve belgelerde davacı adına tescilli olan ''Mehmet Cümbüş'' ibareli bir başka markanın kullanıldığı ve bu kullanımın uyuşmazlık konusu ''Cümbüş'' markasının da aynı KHK'nın 14/II-a maddesi uyarınca markanın ayırtedici unsuru değiştirilmeksizin kullanılması niteliğini taşımayacağı hususları ileri sürülmüştür. Yine, davalı tarafça dosyaya sunulan fatura örneklerinde davalı şirket tarafından “Cümbüş” ibaresinin ticaret unvanı içerisinde kullanıldığı anlaşılmakta olup, davalı delil listesi eklerinin sunulmasına ilişkin dilekçesinin ek 13. sırasındaki bir kısım faturalarda da ''Cümbüş'' ibaresinin müstakil olarak kullanıldığı anlaşılmakta ise de, bu faturaların dava dışı Mehmet Hanifi Cümbüş tarafından düzenlendiği anlaşılmaktadır. Bu durumda, davalının uyuşmazlık konusu 1999/022220 sayılı ''Cümbüş'' markasının tescilli olduğu 14. sınıftaki “mücevherler, değerli taşlar vd.” emtia üzerindeki kullanımının 556 sayılı KHK'nın 14. maddesi kapsamında bir kullanım sayılıp sayılmayacağı tartışılmak suretiyle hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, bu hususta davacı itirazları da değerlendirilmeksizin düzenlenen bilirkişi raporuna itibar edilmek suretiyle hüküm tesisi doğru görülmemiş, hükmün davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/10406 E. 2018/3095 K.
Ortak:dahili dava
İncelediğiniz kararda… ardaki mallar ve 37 ile 43. sınıftaki hizmetler bakımından ise kullanımın ispat edilemediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 14. sınıfta bulunan, taklitleri de «dahil» mücevherler ve değerli taşlar, değerli metaller ile bunların alaşımları ve bunlardan mamul veya bunlarla kaplanmış eşyalardan takılar, kol düğmeleri, kravat iğneleri, yaka iğneleri, broşlar, halhallar, bilezikler, yüzükler, kolyeler, küpeler, bileklikler, altınlar, takılar, mücevherler ve kıymetli taşlar, madalyonlar emtiası dışında kalan diğer tüm mal ve hizmetler bakımından dava konusu markanın hükümsüzlüğüne ve tescil kapsamından çıkarılmasına, «ilan» talebinin reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalı markasının 1. alt sınıfa ilişkin “kuyumculuk eşyaları (taklitler «dahil») altınlar, bilezikler, yüzükler, zincirler, takılar, mücevherler ve kıymetli eşyalar, madalyonlar, kol düğmeleri, kravat iğneleri, yaka iğneleri, broşlar..." ve .. …
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/3498 E. 2019/2939 K.
Ortak:ticaret unvanı · dahili dava
İncelediğiniz kararda… ardaki mallar ve 37 ile 43. sınıftaki hizmetler bakımından ise kullanımın ispat edilemediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 14. sınıfta bulunan, taklitleri de «dahil» mücevherler ve değerli taşlar, değerli metaller ile bunların alaşımları ve bunlardan mamul veya bunlarla kaplanmış eşyalardan takılar, kol düğmeleri, kravat iğneleri, yaka iğneleri, broşlar, halhallar, bilezikler, yüzükler, kolyeler, küpeler, bileklikler, altınlar, takılar, mücevherler ve kıymetli taşlar, madalyonlar emtiası dışında kalan diğer tüm mal ve hizmetler bakımından dava konusu markanın hükümsüzlüğüne ve tescil kapsamından çıkarılmasına, «ilan» talebinin reddine karar verilmiştir.
Yine, davalı tarafça dosyaya sunulan «fatura» örneklerinde davalı şirket tarafından “Cümbüş” ibaresinin «ticaret unvanı» içerisinde kullanıldığı anlaşılmakta olup, davalı delil listesi eklerinin sunulmasına ilişkin dilekçesinin ek 13. sırasındaki bir kısım faturalarda da ''Cümbüş'' ibaresinin müstakil olarak kullanıldığı anlaşılmakta ise de, bu faturaların dava dışı Mehmet Hanifi Cümbüş tarafından düzenlendiği anlaşılmaktadır.
Benzer bu kararda… ve tüm dosya kapsamına göre, davalı adına tescilli 2011/99161 tescil nolu "Nara" aksesuar markasının tescilli bulunduğu 14. sınıfta "kuyumculuk eşyaları" taklitleri «dahil» altınlar, mücevherler ve bunlardan mamül takılar, kol düğmeleri, kravat iğneleri ve saat kordonları" malları yönünden hükümsüzlüğüne, davalının ticaret unvanında yer alan "Nara " ibaresinin sicilden terkinine dair verilen kararın davalı vekilince temyizi üzerine karar «vekalet ücreti» yönünden bozulmuştur.
1-Dava, marka hükümsüzlüğü ve «ticaret unvanının terkini» istemlerine ilişkindir.
Somut olayda, davalı adına tescilli 2011/99161 sayılı marka 14. sınıfta “Kuyumculuk eşyaları ( taklitleri «dahil»); altınlar, mücevherler, kıymetli taşlar ve bunlardan mamul takılar, kol düğmeleri, kravat iğneleri ve heykeller, biblolar.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticaret unvanının terkini · infaz · terkin · vekalet ücreti
Benzer bu kararda1-Dava, marka hükümsüzlüğü ve «ticaret unvanının terkini» istemlerine ilişkindir.
… ve tüm dosya kapsamına göre, davalı adına tescilli 2011/99161 tescil nolu "Nara" aksesuar markasının tescilli bulunduğu 14. sınıfta "kuyumculuk eşyaları" taklitleri «dahil» altınlar, mücevherler ve bunlardan mamül takılar, kol düğmeleri, kravat iğneleri ve saat kordonları" malları yönünden hükümsüzlüğüne, davalının ticaret unvanında yer alan "Nara " ibaresinin sicilden terkinine dair verilen kararın davalı vekilince temyizi üzerine karar «vekalet ücreti» yönünden bozulmuştur.
Bu nedenle hükmün açık, anlaşılır ve şüpheye yer vermeyecek şekilde «infazı» kabil olarak kurulması ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun bulunması gerekir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/309 E. 2017/3399 K.
Ortak:dahili dava
İncelediğiniz kararda… ardaki mallar ve 37 ile 43. sınıftaki hizmetler bakımından ise kullanımın ispat edilemediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 14. sınıfta bulunan, taklitleri de «dahil» mücevherler ve değerli taşlar, değerli metaller ile bunların alaşımları ve bunlardan mamul veya bunlarla kaplanmış eşyalardan takılar, kol düğmeleri, kravat iğneleri, yaka iğneleri, broşlar, halhallar, bilezikler, yüzükler, kolyeler, küpeler, bileklikler, altınlar, takılar, mücevherler ve kıymetli taşlar, madalyonlar emtiası dışında kalan diğer tüm mal ve hizmetler bakımından dava konusu markanın hükümsüzlüğüne ve tescil kapsamından çıkarılmasına, «ilan» talebinin reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… arkalarındaki ayırt edici kelime unsurunun "..." ibaresi olduğundan markaların birbirine benzediği, davalının markasının 14. sınfta "kuyumculuk eşyaları (taklitleri «dahil») altınlar, mücevherler, kıymetli taşlar, bunlardan bağımlı takılar, kol düğmeleri, kravat iğneleri heykeller, biblolar, saatler, zaman ölçme cihatları, (kronometler, metrenomlar ve parçaları, saat kordonları dahil)" mallar yönünden davacıya ait markaların tescilli olduğu 18 ve 25. sınıftaki mallarla benzerlik teşkil ettiği, tüketiciler nezdinde karıştırılma ihtimaline yol açtığı gerekçesiyle, davalı adına tescilli 2011/99161 tescil nolu "..." aksesuar markasının tescilli bulunduğu 14. sınıfta "kuyumculuk eşyaları" taklitleri dahil altınlar, mücevherler ve bunlardan mamül takılar, kol düğmeleri, kravat iğneleri ve saat kordonları" malları yönünden hükümsüzlüğüne; “...” ibaresinin ticaret unvanından «terkini» istemi bakımından ise; tarafların «ticaret sicil» kayıtlarına göre faaliyet alanlarının benzer ve etkileşim içinde bulunduğu, davacı şirketin tescil tarihi daha önce olduğundan "..." ibaresini kullanmakta üstün ha …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:vekalet ücreti takdiri · ticaret sicili · terkin · vekalet ücreti · temsil
Benzer bu kararda2- Davalı vekilinin, «vekalet ücretine» yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince, davacının davalıya ait 2011/99194 sayılı "..." ibareli markaya ilişkin açtığı davanın reddine karar verilmek sureti ile davanın kısmen kabulü yönünde hüküm tesisi cihetine gidilmesi karşısında reddedilen işbu talep bakımından kendisini vekil ile «temsil» ettiren davalı şirket yararına hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca «vekalet ücreti takdiri» gerekirken anılan husus nazara alınmaksızın yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
… arkalarındaki ayırt edici kelime unsurunun "..." ibaresi olduğundan markaların birbirine benzediği, davalının markasının 14. sınfta "kuyumculuk eşyaları (taklitleri «dahil») altınlar, mücevherler, kıymetli taşlar, bunlardan bağımlı takılar, kol düğmeleri, kravat iğneleri heykeller, biblolar, saatler, zaman ölçme cihatları, (kronometler, metrenomlar ve parçaları, saat kordonları dahil)" mallar yönünden davacıya ait markaların tescilli olduğu 18 ve 25. sınıftaki mallarla benzerlik teşkil ettiği, tüketiciler nezdinde karıştırılma ihtimaline yol açtığı gerekçesiyle, davalı adına tescilli 2011/99161 tescil nolu "..." aksesuar markasının tescilli bulunduğu 14. sınıfta "kuyumculuk eşyaları" taklitleri dahil altınlar, mücevherler ve bunlardan mamül takılar, kol düğmeleri, kravat iğneleri ve saat kordonları" malları yönünden hükümsüzlüğüne; “...” ibaresinin ticaret unvanından «terkini» istemi bakımından ise; tarafların «ticaret sicil» kayıtlarına göre faaliyet alanlarının benzer ve etkileşim içinde bulunduğu, davacı şirketin tescil tarihi daha önce olduğundan "..." ibaresini kullanmakta üstün ha …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/16654 E. , 2013/16390 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İSTANBUL 4. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 10/05/2012 tarih ve 2010/178-2012/127 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava HUMK.nun 3494 sayılı kanunla değişik 438/1 maddesi hükmü gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddiyle tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı adına tescilli bulunan 1999/022220 nolu ''Cümbüş'' ibareli markanın son 5 yıllık dönemde kullanılmadığı, davalının kullanımının ''Cümbüş'' biçiminde değil, ''Mehmet Cümbüş'' biçiminde olduğunu belirterek davalı markasının 556 sayılı KHK'nın 14 ve 42. maddeleri gereğince hükümsüzlüğüne ve iptaline, kararın ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin 1998 yılından beri kuyumculuk sektöründe faaliyet gösterdiğini ve 1999/022220 nolu markayı ciddi ve yoğun olarak kullandığını, sektörde maruf hale getirdiğini, ''Cümbüş'' ibaresinin aynı zamanda müvekkilinin ticaret ünvanı olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının "Cümbüş" markasını 14.sınıftaki kuyumculuk eşyası bakımından kullandığı, bu sınıftaki diğer eşya ile 21, 25 ve 34. sınıflardaki mallar ve 37 ile 43. sınıftaki hizmetler bakımından ise kullanımın ispat edilemediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 14. sınıfta bulunan, taklitleri de dahil mücevherler ve değerli taşlar, değerli metaller ile bunların alaşımları ve bunlardan mamul veya bunlarla kaplanmış eşyalardan takılar, kol düğmeleri, kravat iğneleri, yaka iğneleri, broşlar, halhallar, bilezikler, yüzükler, kolyeler, küpeler, bileklikler, altınlar, takılar, mücevherler ve kıymetli taşlar, madalyonlar emtiası dışında kalan diğer tüm mal ve hizmetler bakımından dava konusu markanın hükümsüzlüğüne ve tescil kapsamından çıkarılmasına, ilan talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, kullanılmama sebebiyle markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda yazılı gerekçeler ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Ancak, davacı tarafça 19.07.2011 havale tarihli bilirkişi raporuna karşı beyan ve itiraz dilekçesinde uyuşmazlık konusu ''Cümbüş'' markasının 556 sayılı KHK'nın 14. maddesi uyarınca kullanıldığına ilişkin olarak davalı tarafça sunulan fatura ve belgelerde davacı adına tescilli olan ''Mehmet Cümbüş'' ibareli bir başka markanın kullanıldığı ve bu kullanımın uyuşmazlık konusu ''Cümbüş'' markasının da aynı KHK'nın 14/II-a maddesi uyarınca markanın ayırtedici unsuru değiştirilmeksizin kullanılması niteliğini taşımayacağı hususları ileri sürülmüştür.
Yine, davalı tarafça dosyaya sunulan fatura örneklerinde davalı şirket tarafından “Cümbüş” ibaresinin ticaret unvanı içerisinde kullanıldığı anlaşılmakta olup, davalı delil listesi eklerinin sunulmasına ilişkin dilekçesinin ek 13. sırasındaki bir kısım faturalarda da ''Cümbüş'' ibaresinin müstakil olarak kullanıldığı anlaşılmakta ise de, bu faturaların dava dışı Mehmet Hanifi Cümbüş tarafından düzenlendiği anlaşılmaktadır. Bu durumda, davalının uyuşmazlık konusu 1999/022220 sayılı ''Cümbüş'' markasının tescilli olduğu 14. sınıftaki “mücevherler, değerli taşlar vd.” emtia üzerindeki kullanımının 556 sayılı KHK'nın 14. maddesi kapsamında bir kullanım sayılıp sayılmayacağı tartışılmak suretiyle hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, bu hususta davacı itirazları da değerlendirilmeksizin düzenlenen bilirkişi raporuna itibar edilmek suretiyle hüküm tesisi doğru görülmemiş, hükmün davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararının davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 24.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1041357800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz