Haksız Rekabetin Tespiti
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/1761 E. 2013/18816 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Yetkili mahkeme
- yetki/yetkisizlik
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yetki itirazı↗ üçüncü kişi↗ yetki↗ haksız rekabet↗ i̇i̇k 72/son↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, 556 sayılı KHK’nın 63/3 maddesinde “üçüncü kişilerce marka sahibi aleyhine açılacak hükümsüzlük davalarında yetkili mahkemenin davalının ikametgahı mahkemesi olduğu öngörüldüğünden davalının ikametgahının da Bursa’da bulunduğu gerekçesiyle dava dilekçesinin 556 sayılı KHK’nın 63/3. maddesi uyarınca yetki yönünden reddine, kararın kesinleşmesinden sonra iki haftalık yasal süre içerisinde talep halinde dosyanın yetkili ve görevli Bursa 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Davacı vekili, dava dilekçesinde davalı markasının hükümsüzlüğü ile birlikte aynı zamanda marka hakkına dayalı olarak haksız rekabetin tespiti ve önlenmesini de talep etmiştir. 556 sayılı KHK’nin 63/1.maddesinde “Marka sahibi tarafından, üçüncü kişiler aleyhine açılacak hukuk davalarında yetkili mahkeme, davacının ikametgahının olduğu veya suçun işlendiği veya tecavüz fiilinin etkilerinin görüldüğü yerdeki mahkemedir” hükmü düzenlenmiştir. Bu hüküm uyarınca yetkili mahkeme davacının ikametgahı mahkemesidir.
Yine, aynı maddenin son fıkrasında da “Birden fazla mahkemenin yetkili olduğu durumda, yetkili mahkeme, ilk davanın açıldığı mahkemedir” hükmüne yer verilmiştir. Bu itibarla mahkemece, davacının ikametgahının Ankara olduğu ve uyuşmuzlığa bakmakla işbu davanın açıldığı Ankara mahkemelerinin yetkili olduğu nazara alınarak, davalı tarafın yetki itirazının reddi ile işin esasına girilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın yetki yönünden reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/6075 E. 2013/7880 K.
Ortak:üçüncü kişi · yetki · yetki/yetkisizlik
İncelediğiniz kararda… n ikametgahı mahkemesi olduğu öngörüldüğünden davalının ikametgahının da Bursa’da bulunduğu gerekçesiyle dava dilekçesinin 556 sayılı KHK’nın 63/3. maddesi uyarınca «yetki» yönünden reddine, kararın kesinleşmesinden sonra iki haftalık yasal süre içerisinde talep halinde dosyanın yetkili ve «görevli» Bursa 3.
556 sayılı KHK’nin 63/1.maddesinde “Marka sahibi tarafından, «üçüncü kişiler» aleyhine açılacak hukuk davalarında yetkili mahkeme, davacının ikametgahının olduğu veya suçun işlendiği veya tecavüz fiilinin etkilerinin görüldüğü yerdeki mahkemedir” hükmü düzenlenmiştir.
Bu itibarla mahkemece, davacının ikametgahının Ankara olduğu ve uyuşmuzlığa bakmakla işbu davanın açıldığı Ankara mahkemelerinin yetkili olduğu nazara alınarak, davalı tarafın «yetki itirazının» reddi ile işin esasına girilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın yetki yönünden reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, marka hükümsüzlük davalarında yetkili mahkemenin, 556 sayılı KHK'nın 63/...'üncü maddesi uyarınca davalının ikametgahı mahkemesi olduğu, dava dilekçesinde, ... ve «ticaret sicil» kayıtlarında davalının ikametgah adresinin /... olarak belirtildiği gerekçesiyle, dava dilekçesinin «yetki» yönünden reddine karar verilmiştir.
Buna göre, marka sahibi tarafından «üçüncü kişiler» aleyhine açılacak hukuk davalarında yetkili mahkeme, davacının ikametgahının bulunduğu, suçun işlendiği veya tecavüz fiilinin etkilerinin görüldüğü yerdeki mahkemedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:delillerin toplanmaması · ticaret sicili
Benzer bu karardaMahkemece, marka hükümsüzlük davalarında yetkili mahkemenin, 556 sayılı KHK'nın 63/...'üncü maddesi uyarınca davalının ikametgahı mahkemesi olduğu, dava dilekçesinde, ... ve «ticaret sicil» kayıtlarında davalının ikametgah adresinin /... olarak belirtildiği gerekçesiyle, dava dilekçesinin «yetki» yönünden reddine karar verilmiştir.
Tercih hakkı davacıya ait olup, davacı da tercih hakkını kendi ikametgahının bulunduğu yer (.../...) mahkemeesi olarak kullandığına göre, mahkemece davacının bu seçme hakkı doğrultusunda işin esasına girilerek tarafların «delillerin toplanıp» sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/388 E. 2015/5546 K.
Ortak:yetki itirazı · üçüncü kişi · yetki · yetki/yetkisizlik
İncelediğiniz karardaBu itibarla mahkemece, davacının ikametgahının Ankara olduğu ve uyuşmuzlığa bakmakla işbu davanın açıldığı Ankara mahkemelerinin yetkili olduğu nazara alınarak, davalı tarafın «yetki itirazının» reddi ile işin esasına girilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın yetki yönünden reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
… n ikametgahı mahkemesi olduğu öngörüldüğünden davalının ikametgahının da Bursa’da bulunduğu gerekçesiyle dava dilekçesinin 556 sayılı KHK’nın 63/3. maddesi uyarınca «yetki» yönünden reddine, kararın kesinleşmesinden sonra iki haftalık yasal süre içerisinde talep halinde dosyanın yetkili ve «görevli» Bursa 3.
556 sayılı KHK’nin 63/1.maddesinde “Marka sahibi tarafından, «üçüncü kişiler» aleyhine açılacak hukuk davalarında yetkili mahkeme, davacının ikametgahının olduğu veya suçun işlendiği veya tecavüz fiilinin etkilerinin görüldüğü yerdeki mahkemedir” hükmü düzenlenmiştir.
Benzer bu karardaMahkemelerinin yetkili olduğunu belirterek «yetki itirazı» ileri sürmüştür.
Mahkemece, davalının «yetki itirazının» reddine karar verilerek işin esasına girilmek suretiyle yazılı şekilde hüküm tesis edilmişse de, 556 sayılı KHK'nın 63'üncü maddesinin 3'üncü fıkrası "Üçüncü kişiler tarafından marka başvurusu veya marka sahibi aleyhine açılacak davalarda yetkili mahkeme, davalının ikametgahının bulunduğu yerdeki mahkemedir.
Somut uyuşmazlığa konu edilen davalı markasının hükümsüzlüğü istemli davada yetkili mahkemenin, 556 sayılı KHK'nin 63/3. fıkrası uyarınca belirlenmesinin gerekmesine ve davalı marka sahibinin ikametgahının bulunduğu yer mahkemesi olmasına göre, davalı vekilinin «yetki itirazının» kabulü yerine yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde reddi doğru görülmemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kötüniyet
Benzer bu kararda1- Dava, davalı adına tescilli markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkin olup davacı, dava konusu marka üzerinde öncelikli hakkının bulunduğunu, davalının anılan markayı «kötüniyetle» adına tescil ettirdiğini iddia etmiş, davalı ise müvekkilinin ikametinin bulunduğu ...
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/3118 E. 2010/8851 K.
Ortak:yetki itirazı · üçüncü kişi · yetki · yetki/yetkisizlik
İncelediğiniz karardaBu itibarla mahkemece, davacının ikametgahının Ankara olduğu ve uyuşmuzlığa bakmakla işbu davanın açıldığı Ankara mahkemelerinin yetkili olduğu nazara alınarak, davalı tarafın «yetki itirazının» reddi ile işin esasına girilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın yetki yönünden reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
… n ikametgahı mahkemesi olduğu öngörüldüğünden davalının ikametgahının da Bursa’da bulunduğu gerekçesiyle dava dilekçesinin 556 sayılı KHK’nın 63/3. maddesi uyarınca «yetki» yönünden reddine, kararın kesinleşmesinden sonra iki haftalık yasal süre içerisinde talep halinde dosyanın yetkili ve «görevli» Bursa 3.
556 sayılı KHK’nin 63/1.maddesinde “Marka sahibi tarafından, «üçüncü kişiler» aleyhine açılacak hukuk davalarında yetkili mahkeme, davacının ikametgahının olduğu veya suçun işlendiği veya tecavüz fiilinin etkilerinin görüldüğü yerdeki mahkemedir” hükmü düzenlenmiştir.
Benzer bu karardaMarka başvurusu veya marka sahibinin Türkiye'de ikamet etmemesi halinde, ikinci fıkra hükmü uygulanır." hükmünü haiz olup, mahkemece, davalı vekilinin «yetki itirazı» anılan KHK'nin 63/2. maddesi hükmü uyarınca reddedilmiştir.
Somut uyuşmazlığa konu edilen davalı markasının hükümsüzlüğü istemli davada yetkili mahkeme, 556 sayılı KHK'nin 63/3. fıkrası uyarınca belirlenmesinin gerekmesine ve davalı marka sahibinin ikametgahının bulunduğu yer mahkemesi olmasına göre, davalı vekilinin «yetki itirazının» kabulü yerine yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde reddi doğru görülmemiştir.
Anılan düzenleme "Marka sahibi tarafından, «üçüncü kişiler» aleyhine açılacak hukuk davalarında yetkili mahkeme, davacının ikametgahının olduğu veya suçun işlendiği veya tecavüz fiilinin etkilerinin görüldüğü yerdeki mahkemedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:terkin · cy/cy kaydı
Benzer bu kararda1-Dava, 556 sayılı KHK'nin 14 ve 42. madde hükümlerine dayalı hükümsüzlük ve «terkin» istemine ilişkin olup, hukuk davalarında yetkili mahkeme anılan KHK'nin 63. maddesinde düzenlenmiştir.
Davacının Türkiye'de ikamet etmemesi halinde, yetkili mahkeme, sicilde kayıtlı vekilin iş yerinin bulunduğu yerdeki ve eğer vekillik «kaydı» silinmiş ise, Enstitünün merkezinin bulunduğu yerdeki mahkemedir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/193 E. 2018/5752 K.
Ortak:yetki
İncelediğiniz kararda… n ikametgahı mahkemesi olduğu öngörüldüğünden davalının ikametgahının da Bursa’da bulunduğu gerekçesiyle dava dilekçesinin 556 sayılı KHK’nın 63/3. maddesi uyarınca «yetki» yönünden reddine, kararın kesinleşmesinden sonra iki haftalık yasal süre içerisinde talep halinde dosyanın yetkili ve «görevli» Bursa 3.
Bu itibarla mahkemece, davacının ikametgahının Ankara olduğu ve uyuşmuzlığa bakmakla işbu davanın açıldığı Ankara mahkemelerinin yetkili olduğu nazara alınarak, davalı tarafın «yetki itirazının» reddi ile işin esasına girilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın yetki yönünden reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece davalının «yerleşim yerinin» ... olduğu, davalının takibe dayanak yapılan «ihtiyati haciz» kararının tarafı olmadığı, davalı yönünden alacağın varlığını kanıtlayan bir belge de sunulmadığı, «genel yetki kuralı» gereği takibin borçlunun ikametgah mahkemesinde başlatılması gerektiği, yetkili icra dairesinin ...
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:genel yetki kuralı · genel yetki · yerleşim yeri · ihtiyati haciz · usulden reddi · haciz · vekalet ücreti · temsil
Benzer bu karardaMahkemece davalının «yerleşim yerinin» ... olduğu, davalının takibe dayanak yapılan «ihtiyati haciz» kararının tarafı olmadığı, davalı yönünden alacağın varlığını kanıtlayan bir belge de sunulmadığı, «genel yetki kuralı» gereği takibin borçlunun ikametgah mahkemesinde başlatılması gerektiği, yetkili icra dairesinin ...
Mahkemece davalı davada bir vekil ile «temsil» edilmemiş olmasına rağmen lehine «vekalet ücretine» hükmedilmesi doğru olmayıp, kararın bu yönden bozulması gerekir ise de, yapılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün aşağıda yazılı olduğu şekilde davacı yararına düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
İcra Müdürlüğü olduğu, yetkili icra dairesinde başlatılmış takip bulunmadığı gerekçeleriyle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
… kmiştir. ...- Dava icra takibine yapılan itirazın iptali talebine ilişkin olup mahkemece yetkili icra dairesinde başlatılmış bir takip olmadığı gerekçesiyle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/1761 E. , 2013/18816 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 30.10.2012 tarih ve 2012/39-2012/230 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 2006/47711 sayılı 1, 4, 6, 19, 35 sınıflarda tescilli “OYTAŞ+ŞEKİL” ibareli ve 2007/57316 sayılı 4. ve 35. sınıflarda tescilli “OYTAŞ OYAK İÇ DIŞ TİCARET” ibareli markaların sahibi olduğunu, davalının 2007/33897 sayılı “OYTAŞ+ŞEKİL” ibareli ve 2009/44818 sayılı “...ULUSLARARASI İNŞAAT SANAYİ TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ” ibareli markalarının müvekkilinin markaları ile iltibas yaratacak şekilde benzer olduğunu ileri sürerek, davalı adına tescilli markaların hükümsüzlüğüne ve marka hakkına dayalı olarak haksız rekabetin tespiti ile önlenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin ikametgahı Bursa’da bulunduğundan 556 sayılı KHK’nın 63/3. maddesi uyarınca yetkili mahkemenin müvekkilinin ikametgahı mahkemesi olduğunu savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, 556 sayılı KHK’nın 63/3 maddesinde “üçüncü kişilerce marka sahibi aleyhine açılacak hükümsüzlük davalarında yetkili mahkemenin davalının ikametgahı mahkemesi olduğu öngörüldüğünden davalının ikametgahının da Bursa’da bulunduğu gerekçesiyle dava dilekçesinin 556 sayılı KHK’nın 63/3. maddesi uyarınca yetki yönünden reddine, kararın kesinleşmesinden sonra iki haftalık yasal süre içerisinde talep halinde dosyanın yetkili ve görevli Bursa 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Davacı vekili, dava dilekçesinde davalı markasının hükümsüzlüğü ile birlikte aynı zamanda marka hakkına dayalı olarak haksız rekabetin tespiti ve önlenmesini de talep etmiştir. 556 sayılı KHK’nin 63/1.maddesinde “Marka sahibi tarafından, üçüncü kişiler aleyhine açılacak hukuk davalarında yetkili mahkeme, davacının ikametgahının olduğu veya suçun işlendiği veya tecavüz fiilinin etkilerinin görüldüğü yerdeki mahkemedir” hükmü düzenlenmiştir. Bu hüküm uyarınca yetkili mahkeme davacının ikametgahı mahkemesidir.
Yine, aynı maddenin son fıkrasında da “Birden fazla mahkemenin yetkili olduğu durumda, yetkili mahkeme, ilk davanın açıldığı mahkemedir” hükmüne yer verilmiştir. Bu itibarla mahkemece, davacının ikametgahının Ankara olduğu ve uyuşmuzlığa bakmakla işbu davanın açıldığı Ankara mahkemelerinin yetkili olduğu nazara alınarak, davalı tarafın yetki itirazının reddi ile işin esasına girilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın yetki yönünden reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 25.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1041155700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz