Icra takibinin kesinleşmesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/18554 E. 2013/16232 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
icra takibinin kesinleşmesi↗ limited şirketin feshi↗ limited şirket ortağı↗ takibin kesinleşmesi↗ münfesihlik↗ şirketin feshi↗ ihbar↗ limited şirket↗ kâr payı↗ tebligat↗ haciz↗ ek tasfiye↗ eksik inceleme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, TTK'nın 145. madde hükmünde şirket devam ettiği müddetçe ortaklardan birisinin şahsi alacaklılarının haklarının şirketin bilançosu gereğince ortağa düşen kar payından ve şirket feshedilmiş ise tasfiye payından alabileceği hükmünü içerdiği, TTK'nın 518. ve devamı maddelerinin pay devirlerine ilişkin hükümler olduğu, şirketin faaliyetini sürdürüp kar ettiği ve ödenmiş sermayesinin şirket özvarlığı içinde korunduğunun belirlendiği, bunun yanı sıra yapılan takipte menkul hisselerinin satış işlemlerine devam olunduğu ve şirket hissesine haciz konulduğu, davacının alacağının tahsilinin mümkün olup şirketin feshini gerektirir bir durum bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, limited şirket ortağının alacaklısı tarafından ortaklık payının haczi nedeniyle TTK’nın 522. maddesine dayalı alacaklının açtığı limited şirketin feshi davasıdır.
Böyle bir davanın açılabilmesi için alacaklı, borçlunun kişisel mallarından veya limited ortaklıktaki kar payından alacağını alamamış olması gerekmektedir. TTK'nın 522. maddesinde ortaklardan birinin payını haczettirmiş olan alacaklının en az altı ay önce ihbar etmek şartıyla şirketin feshini isteyebileceği düzenlenmiştir. Ancak limited ortaklıkta bir ortağın aleyhindeki icra takibinin kesinleşmesi ile limited ortaklık münfesih duruma gelmez. Borçlu ortağın hissesine haciz konulmuş olması, ortaklığın feshi için ancak bir koşuldur. Böyle bir durumda TTK'nın 522. maddesindeki feshi ihbarın limited ortaklığa değil, tüm ortaklara ayrı ayrı tebliği gerekmektedir. Bundan sonra ortaklığın feshi davasının açılması gerekmektedir.
Bu açıklamalar ışığında somut olaya bakıldığında, davacı tarafından, davalı şirket ortaklarından olan diğer davalı ... hakkında bonodan kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibi sonucunda, davalının şirket hissesine haciz konulduğu ve icra takibinin kesinleştiği, TTK'nın 522. maddesine göre şirket ortaklarına feshi ihbar tebligatlarının yapılarak süresi içinde işbu davanın açıldığı dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Bu durumda, mahkemece anılan yasa hükümleri çerçevesinde gerekli incelemenin yapılarak sonucuna göre bir karar vermek gerekirken, somut uyuşmazlıkla bağdaşmayan gerekçelerle ve eksik incelemeye dayalı bilirkişi raporu esas alınarak hüküm tesisi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/11706 E. 2011/4249 K.
Ortak:icra takibinin kesinleşmesi · limited şirketin feshi · limited şirket ortağı · takibin kesinleşmesi · münfesihlik · şirketin feshi · ihbar · limited şirket
İncelediğiniz karardaDava, «limited şirket ortağının» alacaklısı tarafından ortaklık «payının» haczi nedeniyle TTK’nın 522. maddesine dayalı alacaklının açtığı «limited şirketin feshi» davasıdır.
Ancak limited ortaklıkta bir ortağın aleyhindeki «icra takibinin kesinleşmesi» ile limited ortaklık «münfesih» duruma gelmez.
Bu açıklamalar ışığında somut olaya bakıldığında, davacı tarafından, davalı şirket ortaklarından olan diğer davalı ... hakkında bonodan kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibi sonucunda, davalının şirket hissesine «haciz» konulduğu ve «icra takibinin kesinleştiği», TTK'nın 522. maddesine göre şirket ortaklarına feshi «ihbar» «tebligatlarının» yapılarak süresi içinde işbu davanın açıldığı dosya kapsamından anlaşılmaktadır.
Benzer bu kararda2-Dava, «limited şirket ortağının» alacaklısı tarafından ortaklık «payının» haczi nedeniyle TTK’nun 522. maddesine dayalı alacaklının açtığı «limited şirketin feshi» davasıdır.
Ancak limited ortaklıkta bir ortağın aleyhindeki «icra takibinin kesinleşmesi» ile limited ortaklık «münfesih» duruma gelmez.
TTK'nun 522. maddesinde ortaklardan birinin payını haczettirmiş olan alacaklının en az altı ay önce «ihbar» etmek şartıyla «şirketin feshini» isteyebileceği düzenlenmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kar payı · ihtar
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirketin ortakları olan ...ve ... hakkında yapılan icra takibinde davalı şirketteki paylarına «haciz» konulduğu, davalı şirkete «kar payının» ödenmesi için TTK’nun 522. maddesine göre «ihtar» gönderildiği halde borcun ödenmediği ve ortakların ihraç edilmedikleri gerekçesiyle, davanın kabulüne, davalı «şirketin feshine» karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/13917 E. 2012/5034 K.
Ortak:icra takibinin kesinleşmesi · limited şirketin feshi · takibin kesinleşmesi · münfesihlik · şirketin feshi · ihbar · limited şirket · tebligat
İncelediğiniz karardaBu açıklamalar ışığında somut olaya bakıldığında, davacı tarafından, davalı şirket ortaklarından olan diğer davalı ... hakkında bonodan kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibi sonucunda, davalının şirket hissesine «haciz» konulduğu ve «icra takibinin kesinleştiği», TTK'nın 522. maddesine göre şirket ortaklarına feshi «ihbar» «tebligatlarının» yapılarak süresi içinde işbu davanın açıldığı dosya kapsamından anlaşılmaktadır.
Dava, «limited şirket ortağının» alacaklısı tarafından ortaklık «payının» haczi nedeniyle TTK’nın 522. maddesine dayalı alacaklının açtığı «limited şirketin feshi» davasıdır.
Ancak limited ortaklıkta bir ortağın aleyhindeki «icra takibinin kesinleşmesi» ile limited ortaklık «münfesih» duruma gelmez.
Benzer bu karardaDava, TTK'nın 522 nci maddesine dayanan «limited şirketin feshi» istemine ilişkindir.
Ancak limited ortakları aleyhindeki «icra takibinin kesinleşmesi» ile limited ortaklık «münfesih» duruma gelmez.
Somut olayda, davalı şirketin ortağının davacıya olan borcundan dolayı başlatılan icra takibi sırasında anılan borçlunun şirketteki hisselerine «haciz» konulmasının ardından, şirkete TTK'nın 522. maddesine göre feshi «ihbarı» yapıldığı, ancak davalı şirket ortaklarına «tebligat» yapılmadığı anlaşılmaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ödeme emri · fesih · işlemiş faiz · asıl alacak
Benzer bu karardaMahkemece tüm dosya kapsamına göre, davacının 22/9/2004 tanzim, 21/2/2005 ödeme tarihli 93.672 $ «asıl alacak» ile 4000 $ «işlemiş faiz» olmak üzere toplam 97.672 $ alacağa ilişkin olarak davalı borçlu Ruhi aleyhine 1/7/2005 tarihinde icra takibi yaptığı, «ödeme emrinin» 2/7/2005 de tebliğ edildiği, takibin 8/7/2005 te kesinleştiği, davacının TTK 522 uyarınca davalı şirkete yazı gönderdiğini, yazının tebliğinden itibaren 6 ay içerisinde borcun ödenmediği ve engelleme yollarına da müracaat edilmediği gerekçeleriyle, davalı şirketin TTK'nın 522/1. maddesi uyarınca «fesih» ve tasfiyesine karar verilmiştir.
Bu nedenle, ortaklara «fesih» «ihbarı» tebliğ edilmeden açılan davanın kabulüne yönelik yazılı gerekçe ile hüküm kurulması doğru görülmemiş hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/4629 E. 2015/11383 K.
Ortak:icra takibinin kesinleşmesi · limited şirket ortağı · takibin kesinleşmesi · münfesihlik · şirketin feshi · ihbar · limited şirket · kâr payı
İncelediğiniz karardaDava, «limited şirket ortağının» alacaklısı tarafından ortaklık «payının» haczi nedeniyle TTK’nın 522. maddesine dayalı alacaklının açtığı «limited şirketin feshi» davasıdır.
Ancak limited ortaklıkta bir ortağın aleyhindeki «icra takibinin kesinleşmesi» ile limited ortaklık «münfesih» duruma gelmez.
Bu açıklamalar ışığında somut olaya bakıldığında, davacı tarafından, davalı şirket ortaklarından olan diğer davalı ... hakkında bonodan kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibi sonucunda, davalının şirket hissesine «haciz» konulduğu ve «icra takibinin kesinleştiği», TTK'nın 522. maddesine göre şirket ortaklarına feshi «ihbar» «tebligatlarının» yapılarak süresi içinde işbu davanın açıldığı dosya kapsamından anlaşılmaktadır.
Benzer bu karardaMahkemece, davalı şirketin ortağı olan ...'nun davacıya olan borcundan dolayı başlatılan icra takibi sırasında anılan borçlunun şirketteki hisselerine «haciz» konulmasının ardından 6762 sayılı TTK'nın 522. maddesine göre «fesih» «ihbarının» şirket ortakları ...'na 30.03.2012, ...'na 02.04.2012 tarihinde yapılmış olduğu, anılı maddede ortaklardan birinin payını haczettirmiş olan alacaklının en az altı ay önce ihbar etmek şartıyla «şirketin feshini» isteyebileceğinin öngörüldüğü, ancak şirket ortakları aleyhindeki «icra takibinin kesinleşmesi» ile limited ortaklığın «münfesih» duruma gelmeyeceği, borçlu ortağın hissesine haciz konulmuş olmasının ortaklığın feshinin ihbarının istenebilmesi için bir koşul olduğu, yine aynı madde uyarınca feshi ihbarın tüm ortaklara ayrı ayrı tebliği gerektiği, somut olayda da şirket ortaklarına fesih ihbarlarının yapıldığı, buna rağmen borcun ödenmediği, yasada öngörülen koşulların gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kabulü ile davalı şirketin fesih ve tasfiyesine, «tasfiye» sonucu davalı ...'na düşecek ortaklık tasfiye «payının» icra dosyasına «tasfiye memuru» tarafından yatırılmasına, tasfiye memuru olarak SMMM ...'un atanmasına karar verilmiştir.
Dava, «limited şirket ortağının» şahsi borcu nedeniyle alacaklının şirketin «fesih» ve tasfiyesi istemine ilişkindir.
Haciz, istek üzerine, «pay defterine» işlenir." hükmünü haiz olup, adı geçen yasada «limited şirket ortağının» şahsi borçları nedeniyle alacaklının şirketin «fesih» ve tasfiyesini isteme hakkı düzenlenmemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:pay defteri · tasfiye memuru · fesih · e-defter
Benzer bu karardaHaciz, istek üzerine, «pay defterine» işlenir." hükmünü haiz olup, adı geçen yasada «limited şirket ortağının» şahsi borçları nedeniyle alacaklının şirketin «fesih» ve tasfiyesini isteme hakkı düzenlenmemiştir.
Mahkemece, davalı şirketin ortağı olan ...'nun davacıya olan borcundan dolayı başlatılan icra takibi sırasında anılan borçlunun şirketteki hisselerine «haciz» konulmasının ardından 6762 sayılı TTK'nın 522. maddesine göre «fesih» «ihbarının» şirket ortakları ...'na 30.03.2012, ...'na 02.04.2012 tarihinde yapılmış olduğu, anılı maddede ortaklardan birinin payını haczettirmiş olan alacaklının en az altı ay önce ihbar etmek şartıyla «şirketin feshini» isteyebileceğinin öngörüldüğü, ancak şirket ortakları aleyhindeki «icra takibinin kesinleşmesi» ile limited ortaklığın «münfesih» duruma gelmeyeceği, borçlu ortağın hissesine haciz konulmuş olmasının ortaklığın feshinin ihbarının istenebilmesi için bir koşul olduğu, yine aynı madde uyarınca feshi ihbarın tüm ortaklara ayrı ayrı tebliği gerektiği, somut olayda da şirket ortaklarına fesih ihbarlarının yapıldığı, buna rağmen borcun ödenmediği, yasada öngörülen koşulların gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kabulü ile davalı şirketin fesih ve tasfiyesine, «tasfiye» sonucu davalı ...'na düşecek ortaklık tasfiye «payının» icra dosyasına «tasfiye memuru» tarafından yatırılmasına, tasfiye memuru olarak SMMM ...'un atanmasına karar verilmiştir.
Dava, «limited şirket ortağının» şahsi borcu nedeniyle alacaklının şirketin «fesih» ve tasfiyesi istemine ilişkindir.
… af, davalı şirketin ortaklarından davalı ...'nun borcu nedeniyle başlatılan takip sonucu pay haczi yapıldığını ve borcun ödenmediğini ileri sürerek, davalı şirketin «fesih» ve tasfiyesi isteminde bulunmuş, mahkemece yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmiş ise de, ortaklardan birinin payını haczettirmiş olan alacaklının şirketin …
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/14532 E. 2015/2879 K.
Ortak:limited şirket ortağı · limited şirket · kâr payı · haciz · ek tasfiye
İncelediğiniz karardaDava, «limited şirket ortağının» alacaklısı tarafından ortaklık «payının» haczi nedeniyle TTK’nın 522. maddesine dayalı alacaklının açtığı «limited şirketin feshi» davasıdır.
… şirket devam ettiği müddetçe ortaklardan birisinin şahsi alacaklılarının haklarının şirketin bilançosu gereğince ortağa düşen kar payından ve şirket feshedilmiş ise «tasfiye» payından alabileceği hükmünü içerdiği, TTK'nın 518. ve devamı maddelerinin pay devirlerine ilişkin hükümler olduğu, şirketin faaliyetini sürdürüp kar ettiği ve ödenmiş sermayesinin şirket özvarlığı içinde korunduğunun belirlendiği, bunun yanı sıra yapılan takipte menkul hisselerinin satış işlemlerine devam olunduğu ve şirket hissesine «haciz» konulduğu, davacının alacağının tahsilinin mümkün olup «şirketin feshini» gerektirir bir durum bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Borçlu ortağın hissesine «haciz» konulmuş olması, ortaklığın feshi için ancak bir koşuldur.
Benzer bu karardaHenüz bilanço düzenlenmemişse alacaklı bilançonun düzenlenmesi sonucunda borçluya düşecek kâr ve «tasfiye» «payı» üzerine «haciz» koydurabilir. (2) Sermaye şirketlerinde alacaklılar, alacaklarını, o ortağa düşen kâr veya tasfiye payından almak yanında, borçlularına ait olan, senede bağlanmış …
2-Dava, mülga 6762 sayılı TTK'nın 522. maddesi uyarınca «limited şirket ortağının» şahsi borcu nedeniyle davacı alacaklının davalı şirketlerin «fesih» ve tasfiyesi istemine ilişkin olup, davacı taraf, davalı limited şirketlerin ortağı olan davalı ... hakkında başlattıkları icra takibi sonucu pay haczi yaptırdıkla …
Haciz, istek üzerine, «pay defterine» işlenir." hükmünü haiz olup, adı geçen Yasa'da «limited şirket ortağının» şahsi borçları nedeniyle alacaklının şirketin «fesih» ve tasfiyesini isteme hakkı düzenlenmemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:pay defteri · fesih · e-defter
Benzer bu karardaHaciz, istek üzerine, «pay defterine» işlenir." hükmünü haiz olup, adı geçen Yasa'da «limited şirket ortağının» şahsi borçları nedeniyle alacaklının şirketin «fesih» ve tasfiyesini isteme hakkı düzenlenmemiştir.
2-Dava, mülga 6762 sayılı TTK'nın 522. maddesi uyarınca «limited şirket ortağının» şahsi borcu nedeniyle davacı alacaklının davalı şirketlerin «fesih» ve tasfiyesi istemine ilişkin olup, davacı taraf, davalı limited şirketlerin ortağı olan davalı ... hakkında başlattıkları icra takibi sonucu pay haczi yaptırdıkla …
Oysa ki, ortaklardan birinin payını haczettirmiş olan alacaklının şirketin «fesih» ve tasfiyesini isteyebilme imkanını tanıyan mülga 6762 sayılı TTK'nın 522. maddesi yargılama sırasında yürürlükten kaldırılmıştır.
Bu durumda, somut uyuşmazlıkta da 6102 sayılı TTK'da ortağın «payının» kendisinin alacağı nedeniyle haczi «fesih» nedeni olarak düzenlenmediği halde mahkemece yazılı şekilde davalı şirketin fesih ve tasfiyesine karar verilmesi doğru olmadığından davalı şirket ve ... vekilinin …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/18554 E. , 2013/16232 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 04.07.2012 tarih ve 2010/465-2012/134 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalılardan ...'nın davalı şirket nezdinde sahip olduğu hissesi üzerine, müvekkiline olan şahsi borcu nedeniyle, kesinleşen icra takibi sonucunda haciz konulduğunu, her iki davalının da şirket ortağı olduğunu, davalı şirketin feshi, infisahı ve tasfiyesi için noter ihtarının keşide edilerek davalı ortaklara tebliğ edildiğini, altı aylık yasal sürenin geçmesine rağmen şirketin feshedilmediğini ileri sürerek, TTK'nın 522 ve devamı maddeleri gereğince davalı şirketin fesih ve tasfiyesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar, davaya cevap vermemişlerdir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, TTK'nın 145. madde hükmünde şirket devam ettiği müddetçe ortaklardan birisinin şahsi alacaklılarının haklarının şirketin bilançosu gereğince ortağa düşen kar payından ve şirket feshedilmiş ise tasfiye payından alabileceği hükmünü içerdiği, TTK'nın 518. ve devamı maddelerinin pay devirlerine ilişkin hükümler olduğu, şirketin faaliyetini sürdürüp kar ettiği ve ödenmiş sermayesinin şirket özvarlığı içinde korunduğunun belirlendiği, bunun yanı sıra yapılan takipte menkul hisselerinin satış işlemlerine devam olunduğu ve şirket hissesine haciz konulduğu, davacının alacağının tahsilinin mümkün olup şirketin feshini gerektirir bir durum bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, limited şirket ortağının alacaklısı tarafından ortaklık payının haczi nedeniyle TTK’nın 522. maddesine dayalı alacaklının açtığı limited şirketin feshi davasıdır.
Böyle bir davanın açılabilmesi için alacaklı, borçlunun kişisel mallarından veya limited ortaklıktaki kar payından alacağını alamamış olması gerekmektedir. TTK'nın 522. maddesinde ortaklardan birinin payını haczettirmiş olan alacaklının en az altı ay önce ihbar etmek şartıyla şirketin feshini isteyebileceği düzenlenmiştir. Ancak limited ortaklıkta bir ortağın aleyhindeki icra takibinin kesinleşmesi ile limited ortaklık münfesih duruma gelmez. Borçlu ortağın hissesine haciz konulmuş olması, ortaklığın feshi için ancak bir koşuldur. Böyle bir durumda TTK'nın 522. maddesindeki feshi ihbarın limited ortaklığa değil, tüm ortaklara ayrı ayrı tebliği gerekmektedir. Bundan sonra ortaklığın feshi davasının açılması gerekmektedir.
Bu açıklamalar ışığında somut olaya bakıldığında, davacı tarafından, davalı şirket ortaklarından olan diğer davalı ... hakkında bonodan kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibi sonucunda, davalının şirket hissesine haciz konulduğu ve icra takibinin kesinleştiği, TTK'nın 522. maddesine göre şirket ortaklarına feshi ihbar tebligatlarının yapılarak süresi içinde işbu davanın açıldığı dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Bu durumda, mahkemece anılan yasa hükümleri çerçevesinde gerekli incelemenin yapılarak sonucuna göre bir karar vermek gerekirken, somut uyuşmazlıkla bağdaşmayan gerekçelerle ve eksik incelemeye dayalı bilirkişi raporu esas alınarak hüküm tesisi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 23.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1041101000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz