Kayyum atanması
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/6939 E. 2024/3231 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
organ boşluğu↗ hisse devrinin iptali↗ temsil yetkisinin kaldırılması↗ şirket müdürünün azli↗ organsızlık↗ kayyum atanması↗ kayyım tayini↗ sıfat yokluğu↗ kayyım atanması↗ kayyım↗ muvazaa↗ ticaret sicili müdürlüğü↗ hisse devri↗ usulden reddi↗ limited şirket↗ hukuki yarar↗ ticaret sicili↗ esastan ret↗ yetkisizlik kararı↗ eksik inceleme↗ yükleten (shipper)↗ dahili dava↗ temsil↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Mersin 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2021/4 E., 2021/420 K.
Taraflar arasındaki kayyım atama davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin murislerinden kalan şirket hisselerinin davalılara yapılan devrinin muvazaalı olduğu iddiasıyla hisse devrinin iptali için dava açıldığını, Mersin 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/470 E., 2015/543 K. sayılı kararı ile davanın kabul edildiğini ve hisselerin bir kısmının devrinin iptali ile müvekkillerine ait olduğuna karar verildiğini ve kararın kesinleştiğini, ancak müvekkilleri ile davalıların bir araya gelememesi ve hisselerin buçuklu olması nedeniyle tescilin yapılamadığını ileri sürerek şirkete kayyım atanmasını ve kayyım tarafından hisse tescili dahil gerekli işlemler yönünden tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalılardan ...'ın ise müdürlük yetkisinin olmadığından kayyum atanması için açılan davada davalı sıfatının bulunmadığından davacıların bu davalı aleyhine açılan kayyum tayini davasının davalı sıfat yokluğundan reddi gerektiği, davacıların davalı ... aleyhine açtığı şirkete kayyım tayin edilmesi talebi yönünden ise şirketin tek müdüre sahip olması gözetilerek ancak şirket müdürünün yönetim hakkının ve temsil yetkisinin kaldırılması talep edilmesi ve kaldırılması halinde ancak o zaman dava dışı şirkete mahkemece kayyım atanmasının gerekeceği, dosya kapsamında şirket müdürünün azlinin talep edilmediği, şirket müdürünün azline yönelik verilen bir karara da dayanılmadığından dava dışı şirketin organsız kalmadığı, bu nedenle kayyım tayin edilmesi talebi yönünden hukuki yarar bulunmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; her ne kadar Mersin 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/470 E. sayılı dosyasından hisseleri oranında tesciline karar verilmişse de bu kararın sadece kağıt üzerinde kaldığını, Ticaret Sicil Müdürlüğü kayıtlarına bu tescil işleminin yapılamadığını, yerel mahkemenin eksik inceleme sonucu usul ve yasalara aykırı olarak böyle bir karar verdiğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile limited şirkete kayyım atanmasının kural olarak şirketin organsız kalması veya şirkete kayyım atanmasında zorunluluk bulunması halinde mümkün olduğu, dava konusu şirkete ait sicil kayıt dosyasından şirkette organ boşluğu bulunmadığı gibi davacı taraf bu davayı açmadan hissenin tescili için şirkete ve ticaret siciline başvuru yapılıp taleplerinin reddedildiğine ilişkin bir kayıt ve belgeyi de dosyaya sunmadıkları, davacıların işbu davayı açmada hukuki yararı bulunmadığı gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki beyanlarını tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, limited şirkete kayyum atanması istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 114 üncü maddesi, 115 inci maddesi, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 617 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 410 uncu maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Şirketin feshi | Genel kurul kararının iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/3547 E. 2015/10765 K.
Ortak:kayyım tayini · kayyım
İncelediğiniz karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalılardan ...'ın ise müdürlük «yetkisinin» olmadığından «kayyum atanması» için açılan davada davalı sıfatının bulunmadığından davacıların bu davalı aleyhine açılan kayyum tayini davasının davalı «sıfat yokluğundan» reddi gerektiği, davacıların davalı ... aleyhine açtığı şirkete «kayyım tayin» edilmesi talebi yönünden ise şirketin tek müdüre sahip olması gözetilerek ancak şirket müdürünün yönetim hakkının ve «temsil yetkisinin kaldırılması» talep edilmesi ve kaldırılması halinde ancak o zaman dava dışı şirkete mahkemece «kayyım atanmasının» gerekeceği, dosya kapsamında «şirket müdürünün azlinin» talep edilmediği, şirket müdürünün azline yönelik verilen bir karara da dayanılmadığından dava dışı şirketin «organsız» kalmadığı, bu nedenle kayyım tayin edilmesi talebi yönünden «hukuki yarar» bulunmadığı gerekçesiyle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Taraflar arasındaki «kayyım» atama davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
… kararın kesinleştiğini, ancak müvekkilleri ile davalıların bir araya gelememesi ve hisselerin buçuklu olması nedeniyle tescilin yapılamadığını ileri sürerek şirkete «kayyım atanmasını» ve kayyım tarafından hisse tescili «dahil» gerekli işlemler yönünden tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, davanın kısmen kabulüne, davalı «şirketin feshine», şirket müdürünün müdürlük görevinin kaldırılak şirkete «kayyım tayinine», fazlaya ilişkin taleplerinin reddine dair verilen karar, davalı H..
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:şirketin feshi
Benzer bu karardaMahkemece, davanın kısmen kabulüne, davalı «şirketin feshine», şirket müdürünün müdürlük görevinin kaldırılak şirkete «kayyım tayinine», fazlaya ilişkin taleplerinin reddine dair verilen karar, davalı H..
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/17424 E. 2013/20975 K.
Ortak:organsızlık · kayyım · limited şirket · dava şartı
İncelediğiniz karardaGerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile «limited şirkete» «kayyım atanmasının» kural olarak şirketin «organsız» kalması veya şirkete kayyım atanmasında zorunluluk bulunması halinde mümkün olduğu, dava konusu şirkete ait sicil kayıt dosyasından şirkette «organ boşluğu» bulunmadığı gibi davacı taraf bu davayı açmadan hissenin tescili için şirkete ve «ticaret siciline» başvuru yapılıp taleplerinin reddedildiğine ilişkin bir kayıt ve belgeyi de dosyaya sunmadıkları, davacıların işbu davayı açmada «hukuki yararı» bulunmadığı gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalılardan ...'ın ise müdürlük «yetkisinin» olmadığından «kayyum atanması» için açılan davada davalı sıfatının bulunmadığından davacıların bu davalı aleyhine açılan kayyum tayini davasının davalı «sıfat yokluğundan» reddi gerektiği, davacıların davalı ... aleyhine açtığı şirkete «kayyım tayin» edilmesi talebi yönünden ise şirketin tek müdüre sahip olması gözetilerek ancak şirket müdürünün yönetim hakkının ve «temsil yetkisinin kaldırılması» talep edilmesi ve kaldırılması halinde ancak o zaman dava dışı şirkete mahkemece «kayyım atanmasının» gerekeceği, dosya kapsamında «şirket müdürünün azlinin» talep edilmediği, şirket müdürünün azline yönelik verilen bir karara da dayanılmadığından dava dışı şirketin «organsız» kalmadığı, bu nedenle kayyım tayin edilmesi talebi yönünden «hukuki yarar» bulunmadığı gerekçesiyle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Taraflar arasındaki «kayyım» atama davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda1- Dava, «limited şirkete» «organsız» kaldığından bahisle tayin edilen kayyumun azli ve değiştirilmesi istemine ilişkindir.
Şti.'nin henüz tasfiyeye girmediği, «pay sahiplerinden» birinin «tasfiye» davası açabileceği ve «husumeti» de «kayyıma» yöneltebileceği gerekçesiyle, talebin reddine karar verilmiştir.
Mahkemece davacının talebi ayrı bir esasa kaydedilmeksizin ve «harç» alınmaksızın kayyum tayinine ilişkin dava dosyası üzerinden duruşma açılmadan karar verilmiş, karar başlığında da kayyum tayin edilen «limited şirket» davacı olarak, ortak ... «mirasçıları» ve işbu talepte bulunan ......da davalı olarak gösterilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:ek mehil · pay sahipliği · mirasçılık · ek tasfiye · harç · husumet
Benzer bu karardaŞti.'nin henüz tasfiyeye girmediği, «pay sahiplerinden» birinin «tasfiye» davası açabileceği ve «husumeti» de «kayyıma» yöneltebileceği gerekçesiyle, talebin reddine karar verilmiştir.
Mahkemece davacının talebi ayrı bir esasa kaydedilmeksizin ve «harç» alınmaksızın kayyum tayinine ilişkin dava dosyası üzerinden duruşma açılmadan karar verilmiş, karar başlığında da kayyum tayin edilen «limited şirket» davacı olarak, ortak ... «mirasçıları» ve işbu talepte bulunan ......da davalı olarak gösterilmiştir.
Mahkemece talebin ayrı bir esasa kaydedilerek davacıya «harçlarını» yatırması için «mehil» verilerek, dilekçenin de azli ve değiştirilmesi istenen kayyuma tebliği suretiyle yargılama yapılarak sonucuna göre bir karar verilmek gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/696 E. 2014/3260 K.
Ortak:kayyım
İncelediğiniz karardaTaraflar arasındaki «kayyım» atama davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
… kararın kesinleştiğini, ancak müvekkilleri ile davalıların bir araya gelememesi ve hisselerin buçuklu olması nedeniyle tescilin yapılamadığını ileri sürerek şirkete «kayyım atanmasını» ve kayyım tarafından hisse tescili «dahil» gerekli işlemler yönünden tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalılardan ...'ın ise müdürlük «yetkisinin» olmadığından «kayyum atanması» için açılan davada davalı sıfatının bulunmadığından davacıların bu davalı aleyhine açılan kayyum tayini davasının davalı «sıfat yokluğundan» reddi gerektiği, davacıların davalı ... aleyhine açtığı şirkete «kayyım tayin» edilmesi talebi yönünden ise şirketin tek müdüre sahip olması gözetilerek ancak şirket müdürünün yönetim hakkının ve «temsil yetkisinin kaldırılması» talep edilmesi ve kaldırılması halinde ancak o zaman dava dışı şirkete mahkemece «kayyım atanmasının» gerekeceği, dosya kapsamında «şirket müdürünün azlinin» talep edilmediği, şirket müdürünün azline yönelik verilen bir karara da dayanılmadığından dava dışı şirketin «organsız» kalmadığı, bu nedenle kayyım tayin edilmesi talebi yönünden «hukuki yarar» bulunmadığı gerekçesiyle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, davalı şirket «kayyımı» tarafından temyiz edilen karar, Dairemizin 11/10/2013 günlü kararında yazılı gerekçelerle bozulmuştur.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/6939 E. , 2024/3231 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI 2022/186 E., 2022/766 K.
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Mersin 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2021/4 E., 2021/420 K.
Taraflar arasındaki kayyım atama davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin murislerinden kalan şirket hisselerinin davalılara yapılan devrinin muvazaalı olduğu iddiasıyla hisse devrinin iptali için dava açıldığını, Mersin 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/470 E., 2015/543 K. sayılı kararı ile davanın kabul edildiğini ve hisselerin bir kısmının devrinin iptali ile müvekkillerine ait olduğuna karar verildiğini ve kararın kesinleştiğini, ancak müvekkilleri ile davalıların bir araya gelememesi ve hisselerin buçuklu olması nedeniyle tescilin yapılamadığını ileri sürerek şirkete kayyım atanmasını ve kayyım tarafından hisse tescili dahil gerekli işlemler yönünden tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalılardan ...'ın ise müdürlük yetkisinin olmadığından kayyum atanması için açılan davada davalı sıfatının bulunmadığından davacıların bu davalı aleyhine açılan kayyum tayini davasının davalı sıfat yokluğundan reddi gerektiği, davacıların davalı ... aleyhine açtığı şirkete kayyım tayin edilmesi talebi yönünden ise şirketin tek müdüre sahip olması gözetilerek ancak şirket müdürünün yönetim hakkının ve temsil yetkisinin kaldırılması talep edilmesi ve kaldırılması halinde ancak o zaman dava dışı şirkete mahkemece kayyım atanmasının gerekeceği, dosya kapsamında şirket müdürünün azlinin talep edilmediği, şirket müdürünün azline yönelik verilen bir karara da dayanılmadığından dava dışı şirketin organsız kalmadığı, bu nedenle kayyım tayin edilmesi talebi yönünden hukuki yarar bulunmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; her ne kadar Mersin 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/470 E. sayılı dosyasından hisseleri oranında tesciline karar verilmişse de bu kararın sadece kağıt üzerinde kaldığını, Ticaret Sicil Müdürlüğü kayıtlarına bu tescil işleminin yapılamadığını, yerel mahkemenin eksik inceleme sonucu usul ve yasalara aykırı olarak böyle bir karar verdiğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile limited şirkete kayyım atanmasının kural olarak şirketin organsız kalması veya şirkete kayyım atanmasında zorunluluk bulunması halinde mümkün olduğu, dava konusu şirkete ait sicil kayıt dosyasından şirkette organ boşluğu bulunmadığı gibi davacı taraf bu davayı açmadan hissenin tescili için şirkete ve ticaret siciline başvuru yapılıp taleplerinin reddedildiğine ilişkin bir kayıt ve belgeyi de dosyaya sunmadıkları, davacıların işbu davayı açmada hukuki yararı bulunmadığı gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki beyanlarını tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, limited şirkete kayyum atanması istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 114 üncü maddesi, 115 inci maddesi, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 617 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 410 uncu maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
25.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1041046600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz