Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/7576 E. 2011/17347 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Yetkili mahkeme
- yetki/yetkisizlik
- Hak düşürücü süre
- {'var': True, 'sure': None, 'kanun': None}
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yetki ilk itirazı↗ cevap süresi↗ çek hamili↗ ilk itiraz↗ yetki itirazı↗ hamil↗ yetki↗ çek↗ yetkisizlik kararı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, davalının yetki itirazı kabul edilerek yetkisizlik kararı verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalı muhatap bankanın çek hesabı aç arken gerekli araştırmayı yapmaması ve özeni göstermemesi nedeniyle, çek hamilinin uğradığı zararın tazmini istemine ilişkindir.
HUMK'nun 187 vd. maddelerine göre yetki ilk itirazı esasa cevap için yasaca belirlenen 10 günlük süre içinde yapılmaması halinde dinlenmez. Somut olayda 10 günlük cevap süresi içinde süre uzatım talebinde bulunulmuş ise de, ilk itiraz olarak yetki itirazı ileri sürülmemiştir.
Dava cevap süresi ilk itirazlar bakımından hak düşürücü nitelikte olduğundan hakim yetki itirazının süresinde yapılıp yapılmadığını kendiliğinden inceler.
Her ne kadar davalı vekili cevap süresinin uzatılmasını istemiş ise de, mahkemece bu konuda sürenin uzatılmasına ilişkin bir karar verilmemiştir. HUMK 197.maddesine göre sürenin uzatılmış sayılabilmesi için davalının bu konuda talepte bulunması ve mahkemenin de cevap süresinin uzatılmasına karar vermiş olması gerekir. Mahkemece cevap süresinin uzatılması hakkında (olumlu) bir karar verilmemiş ise davalının 10 günlük yasal süresi içinde yetki itirazında bulunması gerekir. Bu süre geçirildikten sonra yapılan yetki itirazı süresinde olmadığından dinlenemez. (Baki Kuru, HMU, 5.baskı, sh.373). Bu itibarla mahkemece yetkisizlik ilk itirazının süresinde yapılmadığı gözetilerek işin esasına girilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/10582 E. 2014/1283 K.
Ortak:cevap süresi · ilk itiraz
İncelediğiniz karardaSomut olayda 10 günlük «cevap süresi» içinde süre uzatım talebinde bulunulmuş ise de, «ilk itiraz» olarak «yetki itirazı» ileri sürülmemiştir.
Dava «cevap süresi» «ilk itirazlar» bakımından hak düşürücü nitelikte olduğundan hakim «yetki itirazının» süresinde yapılıp yapılmadığını kendiliğinden inceler.
HUMK'nun 187 vd. maddelerine göre «yetki ilk itirazı» esasa cevap için yasaca belirlenen 10 günlük süre içinde yapılmaması halinde dinlenmez.
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, «zamanaşımı def»'i «ilk itirazlardan» olmamakla birlikte, cevap süresinden sonra ileri sürülmesi halinde «savunmanın genişletilmesi yasağına» tabi olduğu, davacının açıkça «rıza» göstermesi gerektiği, dava dışı kişilerce bankadaki şahsi hesaplarından haksız olarak bir miktar paranın davalıların hesabına her nasılsa aktarıldığı, davalıların bu şekilde «sebepsiz zenginleştikleri» gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
… 04.2004 tarihine kadar uzatılmasına karar verildiği, davalılar vekilince cevap dilekçesinin 26.04.2004 tarihinde mahkemeye sunulduğu ve cevap dilekçesi ile birlikte «zamanaşımı def»'inin ileri sürüldüğü dosya kapsamı ile sabit olup, kabulün aksine uzatılmış «cevap süresi» içerisinde ileri sürülmüşse zamanaşımı def'i ilke olarak süresindedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:savunmanın genişletilmesi yasağı · eş rızası · zamanaşımı def'i · oy yasağı · def'i · sebepsiz zenginleşme · zamanaşımı
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, «zamanaşımı def»'i «ilk itirazlardan» olmamakla birlikte, cevap süresinden sonra ileri sürülmesi halinde «savunmanın genişletilmesi yasağına» tabi olduğu, davacının açıkça «rıza» göstermesi gerektiği, dava dışı kişilerce bankadaki şahsi hesaplarından haksız olarak bir miktar paranın davalıların hesabına her nasılsa aktarıldığı, davalıların bu şekilde «sebepsiz zenginleştikleri» gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
1-Dava, «sebepsiz zenginleşme» iddiasına dayalı alacak istemine ilişkin olup, öncelikli ve asıl uyuşmazlık davalılar vekilinin «zamanaşımı def»'inin süresinde olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.Mahkemece, yukarıda yazılı gerekçelerle davalılar vekilinin zamanaşımı def'inin süresinde olmadığı sonucuna varılarak işin esasına girilmek suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
… 04.2004 tarihine kadar uzatılmasına karar verildiği, davalılar vekilince cevap dilekçesinin 26.04.2004 tarihinde mahkemeye sunulduğu ve cevap dilekçesi ile birlikte «zamanaşımı def»'inin ileri sürüldüğü dosya kapsamı ile sabit olup, kabulün aksine uzatılmış «cevap süresi» içerisinde ileri sürülmüşse zamanaşımı def'i ilke olarak süresindedir.
Bu durumda mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda, davalılar vekilinin «zamanaşımı def»'inin 02.04.2004 karar ile birlikte değerlendirilmek ve varılacak sonuç çerçevesinde gerektiğinde işin esasına girilmek gerekirken zamanaşımı def'i konusunda yanılgılı değerlendirmeye dayalı isabetli olmayan yazılı gerekçelerle karar verilmesi doğru görülmemiş kararın bu nedenle davalılar yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/11524 E. 2011/3795 K.
Ortak:yetki ilk itirazı · cevap süresi · ilk itiraz · yetki itirazı · yetki · yetkisizlik kararı · dava şartı · hak düşürücü süre · yetki/yetkisizlik
İncelediğiniz karardaSomut olayda 10 günlük «cevap süresi» içinde süre uzatım talebinde bulunulmuş ise de, «ilk itiraz» olarak «yetki itirazı» ileri sürülmemiştir.
Dava «cevap süresi» «ilk itirazlar» bakımından hak düşürücü nitelikte olduğundan hakim «yetki itirazının» süresinde yapılıp yapılmadığını kendiliğinden inceler.
Mahkemece, davalının «yetki itirazı» kabul edilerek «yetkisizlik» kararı verilmiştir.
Benzer bu karardaCevap süresinin «son» günü tatile denk geldiğinden «yetki itirazını» içeren cevap dilekçesini en geç 20.05.2008 günü verilmesi gerektiği ve cevap layihasının yasal sürede düzenlenmediği, diğer davalının «yetki ilk itirazının» da bulunmadığı gözetilerek yasal süreden sonra ileri sürülen yetki itirazının bu nedenle reddine karar verilerek yargılamaya devam ile uyuşmazlığın esasına girilmesi gerekirken, yasal sürede ileri sürülmeyen yetki itirazına dayalı olarak, yazılı şekilde «yetkisizlik» kararı verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Davalı ... vekili, davaya cevabında «yetki itirazında» bulunmuş ancak davalı banka vekili «yetki ilk itirazında» bulunmamıştır.
HUMK’nun 187/2.maddesi uyarınca «yetki itirazı» «ilk itirazlardan» olup, yargılamanın başında ileri sürülmesi gerekmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ödeme yasağı · cy/cy şerhi · oy yasağı · keşideci · havale · i̇i̇k 72/son · görevli mahkeme
Benzer bu karardaDava, davacının «keşidecisi» olduğu ve «ödeme yasağı» bulunan çeke, karşılıksız «şerhi» vurularak takibe başlanmasından kaynaklanan maddi ve manevi zararın tazmini istemine ilişkindir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, mahkemenin «yetkisizliğine», istem halinde dosyanın yetkili ve «görevli» İzmir Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Davalı vekili, 21.05.2008 «havale» tarihli dilekçeyi İzmir 4.
Cevap süresinin «son» günü tatile denk geldiğinden «yetki itirazını» içeren cevap dilekçesini en geç 20.05.2008 günü verilmesi gerektiği ve cevap layihasının yasal sürede düzenlenmediği, diğer davalının «yetki ilk itirazının» da bulunmadığı gözetilerek yasal süreden sonra ileri sürülen yetki itirazının bu nedenle reddine karar verilerek yargılamaya devam ile uyuşmazlığın esasına girilmesi gerekirken, yasal sürede ileri sürülmeyen yetki itirazına dayalı olarak, yazılı şekilde «yetkisizlik» kararı verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/1656 E. 2015/8816 K.
Ortak:dava şartı · hak düşürücü süre · Alacak
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:teslim tarihi · sorumluluk sigortası · hak düşürücü süre · temerrüt faizi · temerrüt · teslim
Benzer bu karardaMahkemece, «hak düşürücü sürede» açılmadığından davanın reddine ilişkin verilen karar davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce "hak düşürücü süre başlangıcının taşımanın tamamlanması ile değil, yükün «teslimi» ile başladığı, buna göre yükün «teslim tarihinin» belirlenerek hak düşürücü sürenin değerlendirilmesi gerektiği, ayrıca davalı tarafından hak düşürücü sürenin uzatılıp uzatılmadığının da belirlenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği" gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda alınan bilirkişi raporuna doğrultusunda, davalının «sorumluluk sigortacısı» tarafından hükdüşürücü sürenin uzatılmasına onay verildiği, buna göre davanın hak düşürücü süre içinde açıldığı, davacıya sigortalı emtiada meydana gelen zarardan davalının sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 36.577,03 EURO'nun «temerrüt faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/7576 E. , 2011/17347 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Ödemiş 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 29/12/2009 tarih ve 2009/396-2009/521 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı bankanın Güneşli- İstanbul Şubesinden verilen 22.12.2002 keşide tarihli, 8.500 TL bedelli keşidecisi dava dışı Balkanlar Gıda Ürün. San.Tic. Ltd. Şti.olan çeki ciro ile iktisap ettiğini müvekkilinin çeki tahsil amacıyla bankanın Ödemiş şubesine ibraz ettiğinde karşılığının bulunmadığını , borçlu hakkında icra takibi yaptığını, ayrıca karşılıksız çek suçundan kamu davası açıldığı, şirket temsilcisi görünen meçhul şahsın başkasına ait kimlik bilgilerini kullanmak suretiyle şirket kurup çek karnesi aldığını, davalı banka tarafından çekin keşidecisi hakkında yeterince araştırma yapmadan sahte evraklarla açılan hesap üzerinden çek karnesi verildiğini, davalının gerekli dikkat ve özeni göstermediğini, bu şekilde müvekkilinin zarara uğradığını ileri sürerek çek bedeli olan 8.500,00 TL'nin keşide tarihinden itibaren avans faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, yetki itirazında bulunarak yetkili mahkemenin İstanbul Ticaret Mahkemeleri olduğunu beyan etmiştir.
Mahkemece, davalının yetki itirazı kabul edilerek yetkisizlik kararı verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalı muhatap bankanın çek hesabı aç arken gerekli araştırmayı yapmaması ve özeni göstermemesi nedeniyle, çek hamilinin uğradığı zararın tazmini istemine ilişkindir.
HUMK'nun 187 vd. maddelerine göre yetki ilk itirazı esasa cevap için yasaca belirlenen 10 günlük süre içinde yapılmaması halinde dinlenmez. Somut olayda 10 günlük cevap süresi içinde süre uzatım talebinde bulunulmuş ise de, ilk itiraz olarak yetki itirazı ileri sürülmemiştir.
Dava cevap süresi ilk itirazlar bakımından hak düşürücü nitelikte olduğundan hakim yetki itirazının süresinde yapılıp yapılmadığını kendiliğinden inceler.
Her ne kadar davalı vekili cevap süresinin uzatılmasını istemiş ise de, mahkemece bu konuda sürenin uzatılmasına ilişkin bir karar verilmemiştir. HUMK 197.maddesine göre sürenin uzatılmış sayılabilmesi için davalının bu konuda talepte bulunması ve mahkemenin de cevap süresinin uzatılmasına karar vermiş olması gerekir. Mahkemece cevap süresinin uzatılması hakkında (olumlu) bir karar verilmemiş ise davalının 10 günlük yasal süresi içinde yetki itirazında bulunması gerekir. Bu süre geçirildikten sonra yapılan yetki itirazı süresinde olmadığından dinlenemez. (Baki Kuru, HMU, 5.baskı, sh.373). Bu itibarla mahkemece yetkisizlik ilk itirazının süresinde yapılmadığı gözetilerek işin esasına girilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 20.12.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1040998100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz