Çek İptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/11524 E. 2011/3795 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Görevli mahkeme
- görev/görevsizlik
- Yetkili mahkeme
- yetki/yetkisizlik
- Hak düşürücü süre
- {'var': True, 'sure': None, 'kanun': None}
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yetki ilk itirazı↗ cevap süresi↗ ödeme yasağı↗ ilk itiraz↗ yetki itirazı↗ cy/cy şerhi↗ oy yasağı↗ keşideci↗ havale↗ yetki↗ yetkisizlik kararı↗ i̇i̇k 72/son↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, mahkemenin yetkisizliğine, istem halinde dosyanın yetkili ve görevli İzmir Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacının keşidecisi olduğu ve ödeme yasağı bulunan çeke, karşılıksız şerhi vurularak takibe başlanmasından kaynaklanan maddi ve manevi zararın tazmini istemine ilişkindir. Davalı ... vekili, davaya cevabında yetki itirazında bulunmuş ancak davalı banka vekili yetki ilk itirazında bulunmamıştır. HUMK’nun 187/2.maddesi uyarınca yetki itirazı ilk itirazlardan olup, yargılamanın başında ileri sürülmesi gerekmektedir. Aksi takdirde 188/1.madde uyarınca bir daha ileri sürülmesi mümkün değildir. Buna göre, yazılı yargılama usulüne tabi asliye mahkemelerinde yetki itirazı ancak esasa cevap süresi içinde ileri sürülebilir. Cevap süresi, ilk itirazlar yönünden hak düşürücü niteliktedir. Eğer mahkemece cevap süresinin uzatılmasına karar verilmişse uzatılan bu ek cevap süresi içinde de ilk itirazların ileri sürülmesi mümkün ise de bunun için öncelikle yasal cevap verme süresi olan 10 günlük süre içinde cevap süresinin uzatılması isteminde bulunulması ve mahkemece bu konuda olumlu bir karar verilmesi gerekmektedir. Somut olayda, dosyadaki tebliğ mazbatasına göre dava dilekçesi davalı ...’e 07.05.2008 tarihinde tebliğ edilmiştir. Davalı vekili, 21.05.2008 havale tarihli dilekçeyi İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi aracılığıyla mahkemeye göndermiştir. Davalı vekilinin, cevap süresinin uzatılmasına ilişkin bir istemi bulunmamaktadır. Cevap süresinin son günü tatile denk geldiğinden yetki itirazını içeren cevap dilekçesini en geç 20.05.2008 günü verilmesi gerektiği ve cevap layihasının yasal sürede düzenlenmediği, diğer davalının yetki ilk itirazının da bulunmadığı gözetilerek yasal süreden sonra ileri sürülen yetki itirazının bu nedenle reddine karar verilerek yargılamaya devam ile uyuşmazlığın esasına girilmesi gerekirken, yasal sürede ileri sürülmeyen yetki itirazına dayalı olarak, yazılı şekilde yetkisizlik kararı verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/10582 E. 2014/1283 K.
Ortak:cevap süresi · ilk itiraz · oy yasağı
İncelediğiniz karardaEğer mahkemece cevap süresinin uzatılmasına karar verilmişse uzatılan bu ek «cevap süresi» içinde de «ilk itirazların» ileri sürülmesi mümkün ise de bunun için öncelikle yasal cevap verme süresi olan 10 günlük süre içinde cevap süresinin uzatılması isteminde bulunulması ve mahkemece bu konuda olumlu bir karar verilmesi gerekmektedir.
Dava, davacının «keşidecisi» olduğu ve «ödeme yasağı» bulunan çeke, karşılıksız «şerhi» vurularak takibe başlanmasından kaynaklanan maddi ve manevi zararın tazmini istemine ilişkindir.
Davalı ... vekili, davaya cevabında «yetki itirazında» bulunmuş ancak davalı banka vekili «yetki ilk itirazında» bulunmamıştır.
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, «zamanaşımı def»'i «ilk itirazlardan» olmamakla birlikte, cevap süresinden sonra ileri sürülmesi halinde «savunmanın genişletilmesi yasağına» tabi olduğu, davacının açıkça «rıza» göstermesi gerektiği, dava dışı kişilerce bankadaki şahsi hesaplarından haksız olarak bir miktar paranın davalıların hesabına her nasılsa aktarıldığı, davalıların bu şekilde «sebepsiz zenginleştikleri» gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
… 04.2004 tarihine kadar uzatılmasına karar verildiği, davalılar vekilince cevap dilekçesinin 26.04.2004 tarihinde mahkemeye sunulduğu ve cevap dilekçesi ile birlikte «zamanaşımı def»'inin ileri sürüldüğü dosya kapsamı ile sabit olup, kabulün aksine uzatılmış «cevap süresi» içerisinde ileri sürülmüşse zamanaşımı def'i ilke olarak süresindedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:savunmanın genişletilmesi yasağı · eş rızası · zamanaşımı def'i · def'i · sebepsiz zenginleşme · zamanaşımı
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, «zamanaşımı def»'i «ilk itirazlardan» olmamakla birlikte, cevap süresinden sonra ileri sürülmesi halinde «savunmanın genişletilmesi yasağına» tabi olduğu, davacının açıkça «rıza» göstermesi gerektiği, dava dışı kişilerce bankadaki şahsi hesaplarından haksız olarak bir miktar paranın davalıların hesabına her nasılsa aktarıldığı, davalıların bu şekilde «sebepsiz zenginleştikleri» gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
1-Dava, «sebepsiz zenginleşme» iddiasına dayalı alacak istemine ilişkin olup, öncelikli ve asıl uyuşmazlık davalılar vekilinin «zamanaşımı def»'inin süresinde olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.Mahkemece, yukarıda yazılı gerekçelerle davalılar vekilinin zamanaşımı def'inin süresinde olmadığı sonucuna varılarak işin esasına girilmek suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
… 04.2004 tarihine kadar uzatılmasına karar verildiği, davalılar vekilince cevap dilekçesinin 26.04.2004 tarihinde mahkemeye sunulduğu ve cevap dilekçesi ile birlikte «zamanaşımı def»'inin ileri sürüldüğü dosya kapsamı ile sabit olup, kabulün aksine uzatılmış «cevap süresi» içerisinde ileri sürülmüşse zamanaşımı def'i ilke olarak süresindedir.
Bu durumda mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda, davalılar vekilinin «zamanaşımı def»'inin 02.04.2004 karar ile birlikte değerlendirilmek ve varılacak sonuç çerçevesinde gerektiğinde işin esasına girilmek gerekirken zamanaşımı def'i konusunda yanılgılı değerlendirmeye dayalı isabetli olmayan yazılı gerekçelerle karar verilmesi doğru görülmemiş kararın bu nedenle davalılar yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/7576 E. 2011/17347 K.
Ortak:yetki ilk itirazı · cevap süresi · ilk itiraz · yetki itirazı · yetki · yetkisizlik kararı · dava şartı · hak düşürücü süre · yetki/yetkisizlik
İncelediğiniz karardaCevap süresinin «son» günü tatile denk geldiğinden «yetki itirazını» içeren cevap dilekçesini en geç 20.05.2008 günü verilmesi gerektiği ve cevap layihasının yasal sürede düzenlenmediği, diğer davalının «yetki ilk itirazının» da bulunmadığı gözetilerek yasal süreden sonra ileri sürülen yetki itirazının bu nedenle reddine karar verilerek yargılamaya devam ile uyuşmazlığın esasına girilmesi gerekirken, yasal sürede ileri sürülmeyen yetki itirazına dayalı olarak, yazılı şekilde «yetkisizlik» kararı verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Davalı ... vekili, davaya cevabında «yetki itirazında» bulunmuş ancak davalı banka vekili «yetki ilk itirazında» bulunmamıştır.
HUMK’nun 187/2.maddesi uyarınca «yetki itirazı» «ilk itirazlardan» olup, yargılamanın başında ileri sürülmesi gerekmektedir.
Benzer bu karardaSomut olayda 10 günlük «cevap süresi» içinde süre uzatım talebinde bulunulmuş ise de, «ilk itiraz» olarak «yetki itirazı» ileri sürülmemiştir.
Dava «cevap süresi» «ilk itirazlar» bakımından hak düşürücü nitelikte olduğundan hakim «yetki itirazının» süresinde yapılıp yapılmadığını kendiliğinden inceler.
Mahkemece, davalının «yetki itirazı» kabul edilerek «yetkisizlik» kararı verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:çek hamili · hamil · çek
Benzer bu karardaDava, davalı muhatap bankanın «çek» hesabı aç arken gerekli araştırmayı yapmaması ve özeni göstermemesi nedeniyle, «çek hamilinin» uğradığı zararın tazmini istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/1656 E. 2015/8816 K.
Ortak:dava şartı · hak düşürücü süre
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:teslim tarihi · sorumluluk sigortası · hak düşürücü süre · temerrüt faizi · temerrüt · teslim
Benzer bu karardaMahkemece, «hak düşürücü sürede» açılmadığından davanın reddine ilişkin verilen karar davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce "hak düşürücü süre başlangıcının taşımanın tamamlanması ile değil, yükün «teslimi» ile başladığı, buna göre yükün «teslim tarihinin» belirlenerek hak düşürücü sürenin değerlendirilmesi gerektiği, ayrıca davalı tarafından hak düşürücü sürenin uzatılıp uzatılmadığının da belirlenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği" gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda alınan bilirkişi raporuna doğrultusunda, davalının «sorumluluk sigortacısı» tarafından hükdüşürücü sürenin uzatılmasına onay verildiği, buna göre davanın hak düşürücü süre içinde açıldığı, davacıya sigortalı emtiada meydana gelen zarardan davalının sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 36.577,03 EURO'nun «temerrüt faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2009/11524 E. , 2011/3795 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Vize Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 28.05.2009 tarih ve 2008/91-2009/97 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili tarafından davalı bankanın Vize Şubesi'ndeki çek hesabından lehdarı ... olan çekin keşide edildiğini, çekin zayi edilmesi nedeniyle yetkili hamilce çeke ödeme yasağı konulmasına rağmen, davalı ...'nin çeki davalı banka şubesine ibraz ettiğini, bankanın çek üzerinde ödeme yasağı bulunmasına rağmen çeke karşılığı bulunmadığı şerhi yazdığını, davalı ...'nin müvekkili hakkında ihtiyati haciz kararı alarak takip başlattığını, yapılan usulsüz işlemler nedeniyle müvekkilinin maddi ve manevi zarar gördüğünü ileri sürerek, 20.000,00 TL manevi ve 1.000,00 TL maddi tazminatın temerrüt faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, davanın müvekkilinin ikametgahı olan İzmir Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmesi gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı Banka vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, mahkemenin yetkisizliğine, istem halinde dosyanın yetkili ve görevli İzmir Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacının keşidecisi olduğu ve ödeme yasağı bulunan çeke, karşılıksız şerhi vurularak takibe başlanmasından kaynaklanan maddi ve manevi zararın tazmini istemine ilişkindir. Davalı ... vekili, davaya cevabında yetki itirazında bulunmuş ancak davalı banka vekili yetki ilk itirazında bulunmamıştır. HUMK’nun 187/2.maddesi uyarınca yetki itirazı ilk itirazlardan olup, yargılamanın başında ileri sürülmesi gerekmektedir. Aksi takdirde 188/1.madde uyarınca bir daha ileri sürülmesi mümkün değildir. Buna göre, yazılı yargılama usulüne tabi asliye mahkemelerinde yetki itirazı ancak esasa cevap süresi içinde ileri sürülebilir. Cevap süresi, ilk itirazlar yönünden hak düşürücü niteliktedir. Eğer mahkemece cevap süresinin uzatılmasına karar verilmişse uzatılan bu ek cevap süresi içinde de ilk itirazların ileri sürülmesi mümkün ise de bunun için öncelikle yasal cevap verme süresi olan 10 günlük süre içinde cevap süresinin uzatılması isteminde bulunulması ve mahkemece bu konuda olumlu bir karar verilmesi gerekmektedir.
Somut olayda, dosyadaki tebliğ mazbatasına göre dava dilekçesi davalı ...’e 07.05.2008 tarihinde tebliğ edilmiştir. Davalı vekili, 21.05.2008 havale tarihli dilekçeyi İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi aracılığıyla mahkemeye göndermiştir. Davalı vekilinin, cevap süresinin uzatılmasına ilişkin bir istemi bulunmamaktadır. Cevap süresinin son günü tatile denk geldiğinden yetki itirazını içeren cevap dilekçesini en geç 20.05.2008 günü verilmesi gerektiği ve cevap layihasının yasal sürede düzenlenmediği, diğer davalının yetki ilk itirazının da bulunmadığı gözetilerek yasal süreden sonra ileri sürülen yetki itirazının bu nedenle reddine karar verilerek yargılamaya devam ile uyuşmazlığın esasına girilmesi gerekirken, yasal sürede ileri sürülmeyen yetki itirazına dayalı olarak, yazılı şekilde yetkisizlik kararı verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 04.04.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1018938100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz