Sebepsiz zenginleşme | Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/10582 E. 2014/1283 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
savunmanın genişletilmesi yasağı↗ cevap süresi↗ ilk itiraz↗ eş rızası↗ zamanaşımı def'i↗ oy yasağı↗ def'i↗ sebepsiz zenginleşme↗ zamanaşımı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, zamanaşımı def'i ilk itirazlardan olmamakla birlikte, cevap süresinden sonra ileri sürülmesi halinde savunmanın genişletilmesi yasağına tabi olduğu, davacının açıkça rıza göstermesi gerektiği, dava dışı kişilerce bankadaki şahsi hesaplarından haksız olarak bir miktar paranın davalıların hesabına her nasılsa aktarıldığı, davalıların bu şekilde sebepsiz zenginleştikleri gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, sebepsiz zenginleşme iddiasına dayalı alacak istemine ilişkin olup, öncelikli ve asıl uyuşmazlık davalılar vekilinin zamanaşımı def'inin süresinde olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.Mahkemece, yukarıda yazılı gerekçelerle davalılar vekilinin zamanaşımı def'inin süresinde olmadığı sonucuna varılarak işin esasına girilmek suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Oysa, dava dilekçesinin her iki davalıya 15.03.2004 tarihinde tebliğ edildiği, 22.03.2004 tarihli dilekçe ile davalılar vekilince davaya cevap süresinin duruşma gününe kadar uzatılmasının istendiği, mahkemece, 02.04.2004 tarihli karar ile cevap süresinin duruşma günü olan 27.04.2004 tarihine kadar uzatılmasına karar verildiği, davalılar vekilince cevap dilekçesinin 26.04.2004 tarihinde mahkemeye sunulduğu ve cevap dilekçesi ile birlikte zamanaşımı def'inin ileri sürüldüğü dosya kapsamı ile sabit olup, kabulün aksine uzatılmış cevap süresi içerisinde ileri sürülmüşse zamanaşımı def'i ilke olarak süresindedir.
Bu durumda mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda, davalılar vekilinin zamanaşımı def'inin 02.04.2004 karar ile birlikte değerlendirilmek ve varılacak sonuç çerçevesinde gerektiğinde işin esasına girilmek gerekirken zamanaşımı def'i konusunda yanılgılı değerlendirmeye dayalı isabetli olmayan yazılı gerekçelerle karar verilmesi doğru görülmemiş kararın bu nedenle davalılar yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2- Bozma neden ve şekline göre, davalılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/1656 E. 2015/8816 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:teslim tarihi · sorumluluk sigortası · hak düşürücü süre · temerrüt faizi · temerrüt · teslim
Benzer bu karardaMahkemece, «hak düşürücü sürede» açılmadığından davanın reddine ilişkin verilen karar davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce "hak düşürücü süre başlangıcının taşımanın tamamlanması ile değil, yükün «teslimi» ile başladığı, buna göre yükün «teslim tarihinin» belirlenerek hak düşürücü sürenin değerlendirilmesi gerektiği, ayrıca davalı tarafından hak düşürücü sürenin uzatılıp uzatılmadığının da belirlenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği" gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda alınan bilirkişi raporuna doğrultusunda, davalının «sorumluluk sigortacısı» tarafından hükdüşürücü sürenin uzatılmasına onay verildiği, buna göre davanın hak düşürücü süre içinde açıldığı, davacıya sigortalı emtiada meydana gelen zarardan davalının sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 36.577,03 EURO'nun «temerrüt faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/11524 E. 2011/3795 K.
Ortak:cevap süresi · ilk itiraz · oy yasağı
İncelediğiniz karardaMahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, «zamanaşımı def»'i «ilk itirazlardan» olmamakla birlikte, cevap süresinden sonra ileri sürülmesi halinde «savunmanın genişletilmesi yasağına» tabi olduğu, davacının açıkça «rıza» göstermesi gerektiği, dava dışı kişilerce bankadaki şahsi hesaplarından haksız olarak bir miktar paranın davalıların hesabına her nasılsa aktarıldığı, davalıların bu şekilde «sebepsiz zenginleştikleri» gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
… 04.2004 tarihine kadar uzatılmasına karar verildiği, davalılar vekilince cevap dilekçesinin 26.04.2004 tarihinde mahkemeye sunulduğu ve cevap dilekçesi ile birlikte «zamanaşımı def»'inin ileri sürüldüğü dosya kapsamı ile sabit olup, kabulün aksine uzatılmış «cevap süresi» içerisinde ileri sürülmüşse zamanaşımı def'i ilke olarak süresindedir.
Benzer bu karardaEğer mahkemece cevap süresinin uzatılmasına karar verilmişse uzatılan bu ek «cevap süresi» içinde de «ilk itirazların» ileri sürülmesi mümkün ise de bunun için öncelikle yasal cevap verme süresi olan 10 günlük süre içinde cevap süresinin uzatılması isteminde bulunulması ve mahkemece bu konuda olumlu bir karar verilmesi gerekmektedir.
Dava, davacının «keşidecisi» olduğu ve «ödeme yasağı» bulunan çeke, karşılıksız «şerhi» vurularak takibe başlanmasından kaynaklanan maddi ve manevi zararın tazmini istemine ilişkindir.
Davalı ... vekili, davaya cevabında «yetki itirazında» bulunmuş ancak davalı banka vekili «yetki ilk itirazında» bulunmamıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yetki ilk itirazı · ödeme yasağı · yetki itirazı · cy/cy şerhi · keşideci · havale · yetki · yetkisizlik kararı
Benzer bu karardaCevap süresinin «son» günü tatile denk geldiğinden «yetki itirazını» içeren cevap dilekçesini en geç 20.05.2008 günü verilmesi gerektiği ve cevap layihasının yasal sürede düzenlenmediği, diğer davalının «yetki ilk itirazının» da bulunmadığı gözetilerek yasal süreden sonra ileri sürülen yetki itirazının bu nedenle reddine karar verilerek yargılamaya devam ile uyuşmazlığın esasına girilmesi gerekirken, yasal sürede ileri sürülmeyen yetki itirazına dayalı olarak, yazılı şekilde «yetkisizlik» kararı verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Dava, davacının «keşidecisi» olduğu ve «ödeme yasağı» bulunan çeke, karşılıksız «şerhi» vurularak takibe başlanmasından kaynaklanan maddi ve manevi zararın tazmini istemine ilişkindir.
Davalı ... vekili, davaya cevabında «yetki itirazında» bulunmuş ancak davalı banka vekili «yetki ilk itirazında» bulunmamıştır.
HUMK’nun 187/2.maddesi uyarınca «yetki itirazı» «ilk itirazlardan» olup, yargılamanın başında ileri sürülmesi gerekmektedir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/7576 E. 2011/17347 K.
Ortak:cevap süresi · ilk itiraz
İncelediğiniz karardaMahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, «zamanaşımı def»'i «ilk itirazlardan» olmamakla birlikte, cevap süresinden sonra ileri sürülmesi halinde «savunmanın genişletilmesi yasağına» tabi olduğu, davacının açıkça «rıza» göstermesi gerektiği, dava dışı kişilerce bankadaki şahsi hesaplarından haksız olarak bir miktar paranın davalıların hesabına her nasılsa aktarıldığı, davalıların bu şekilde «sebepsiz zenginleştikleri» gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
… 04.2004 tarihine kadar uzatılmasına karar verildiği, davalılar vekilince cevap dilekçesinin 26.04.2004 tarihinde mahkemeye sunulduğu ve cevap dilekçesi ile birlikte «zamanaşımı def»'inin ileri sürüldüğü dosya kapsamı ile sabit olup, kabulün aksine uzatılmış «cevap süresi» içerisinde ileri sürülmüşse zamanaşımı def'i ilke olarak süresindedir.
Benzer bu karardaSomut olayda 10 günlük «cevap süresi» içinde süre uzatım talebinde bulunulmuş ise de, «ilk itiraz» olarak «yetki itirazı» ileri sürülmemiştir.
Dava «cevap süresi» «ilk itirazlar» bakımından hak düşürücü nitelikte olduğundan hakim «yetki itirazının» süresinde yapılıp yapılmadığını kendiliğinden inceler.
HUMK'nun 187 vd. maddelerine göre «yetki ilk itirazı» esasa cevap için yasaca belirlenen 10 günlük süre içinde yapılmaması halinde dinlenmez.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yetki ilk itirazı · çek hamili · yetki itirazı · hamil · yetki · çek · yetkisizlik kararı
Benzer bu karardaMahkemece, davalının «yetki itirazı» kabul edilerek «yetkisizlik» kararı verilmiştir.
Dava, davalı muhatap bankanın «çek» hesabı aç arken gerekli araştırmayı yapmaması ve özeni göstermemesi nedeniyle, «çek hamilinin» uğradığı zararın tazmini istemine ilişkindir.
HUMK'nun 187 vd. maddelerine göre «yetki ilk itirazı» esasa cevap için yasaca belirlenen 10 günlük süre içinde yapılmaması halinde dinlenmez.
Somut olayda 10 günlük «cevap süresi» içinde süre uzatım talebinde bulunulmuş ise de, «ilk itiraz» olarak «yetki itirazı» ileri sürülmemiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/10582 E. , 2014/1283 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 21/02/2012
NUMARASI 2002/1665-2012/49
Taraflar arasında görülen davada İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 21/02/2012 tarih ve 2002/1665-2012/49 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 21.01.2014 günü hazır bulunan davacı vekili Av. N. B. ile davalılar vekili Av. M.. Ü.. dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, 1997 ve 1998 yıllarında Halkbankası […] T. ... Sanayi Sitesi Şubesinde hesapları bulunan dava dışı Ö. Dış Tic. ve San. Y. A.Ş ile şirket ortakları E. Ö., M. Ö., M.S. Ö., M. K. ve H. B. Ö.'in şahsi hesaplarından, bir kısım paraların, dava dışı (Ö. Dağıtım Pazarlama A.Ş çalışanı ve bir zaman adı geçen Ö. Dış Tic. ve San. Yat. A.Ş temsilcisi) C. G.'in yetkisiz ve usulsüz işlemleri ile davalıların hesabına aktarıldığını, bunun ortaya çıkması üzerine, adı geçenlerin İzmir 3 Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 1999/334 Esas, 2001/301 karar sayılı dosyasında banka aleyhine zararlarının tazmini için dava açtıklarını, davanın büyük kısmının kabulüne karar verildiğini, davalıların mameleklerinde haksız artış meydana geldiğinin tespit edildiğini, müvekkili bankanın zarara uğradığını ileri sürerek, şimdilik 354.313.485.255 TL'nin Ö.
Dağıtım Pazarlama A.Ş (Yeni […]-C. Satış ve Dağıtım A.Ş)'den, 23.167.226.774 TL 'nin de İ. M. San. ve Tic. A.Ş yeni ünvanı (C. C. İçecek A.Ş)'den dava tarihinden itibaren reeskont faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, dava konusu olayın 1997 ve 1998 yıllarında meydana geldiği iddia edilmesine göre sebepsiz zenginleşmeye dayalı olarak açılan davada bir yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu, sebepsiz zenginleşme iddialarının doğru olmadığını savunarak, davanın zamanaşımı ve esas yönünden reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, zamanaşımı def'i ilk itirazlardan olmamakla birlikte, cevap süresinden sonra ileri sürülmesi halinde savunmanın genişletilmesi yasağına tabi olduğu, davacının açıkça rıza göstermesi gerektiği, dava dışı kişilerce bankadaki şahsi hesaplarından haksız olarak bir miktar paranın davalıların hesabına her nasılsa aktarıldığı, davalıların bu şekilde sebepsiz zenginleştikleri gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, sebepsiz zenginleşme iddiasına dayalı alacak istemine ilişkin olup, öncelikli ve asıl uyuşmazlık davalılar vekilinin zamanaşımı def'inin süresinde olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.Mahkemece, yukarıda yazılı gerekçelerle davalılar vekilinin zamanaşımı def'inin süresinde olmadığı sonucuna varılarak işin esasına girilmek suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Oysa, dava dilekçesinin her iki davalıya 15.03.2004 tarihinde tebliğ edildiği, 22.03.2004 tarihli dilekçe ile davalılar vekilince davaya cevap süresinin duruşma gününe kadar uzatılmasının istendiği, mahkemece, 02.04.2004 tarihli karar ile cevap süresinin duruşma günü olan 27.04.2004 tarihine kadar uzatılmasına karar verildiği, davalılar vekilince cevap dilekçesinin 26.04.2004 tarihinde mahkemeye sunulduğu ve cevap dilekçesi ile birlikte zamanaşımı def'inin ileri sürüldüğü dosya kapsamı ile sabit olup, kabulün aksine uzatılmış cevap süresi içerisinde ileri sürülmüşse zamanaşımı def'i ilke olarak süresindedir.
Bu durumda mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda, davalılar vekilinin zamanaşımı def'inin 02.04.2004 karar ile birlikte değerlendirilmek ve varılacak sonuç çerçevesinde gerektiğinde işin esasına girilmek gerekirken zamanaşımı def'i konusunda yanılgılı değerlendirmeye dayalı isabetli olmayan yazılı gerekçelerle karar verilmesi doğru görülmemiş kararın bu nedenle davalılar yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2- Bozma neden ve şekline göre, davalılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalılar yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, takdir olunan 1.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 21.01.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/102017500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz