Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/6596 E. 2011/17166 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
isticvap↗ hizmet sözleşmesi↗ taahhütname↗ eksik inceleme↗ temsil↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, tüm kanıtlara göre, bilirkişi raporu doğrultusunda davacının talep ettiği hizmetin sözleşmede yerine getirilecek bir taahhüt olarak yer almadığını, davalı tarafın sözleşmeye göre üzerine düşen edimlerini yerine getirdiğini, davacının satın aldığı yazılım programının ayıplı olmadığı gibi, verilen hizmetinde eksik verilmediğini, davacının ayıbı ispat edemediğinden bakiye sözleşme bedelini ödemesi gerektiğini, taraflar arasındaki sözleşme bedelinin 21.269 Euro olduğunu, davacının muvakkat makbuzlarla ödeme yaptığını ileri sürdüğünü, ödeme yapılan kişilerin SGK’ dan gelen cevapta davalı çalışanı olmadığının bildirilmesi nedeniyle makbuzların hükümde dikkate alınmadığını, davalıya 7.500 Euro’nun ödendiğinin kabul edildiğini, bedelin çıkarıldığında davalının 13.769 Euro alacağının bulunduğu gerekçesiyle davacı karşı davalının davasının reddine, davalı karşı davacının davasının kısmen kabulü ile 13.769 Euro’nun karşılığı olan 27.974.32 TL’nin davacı karşı davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı karşı davalı temyiz etmiştir.
1. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı karşı davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
2. Mahkemece davacı tarafından davalıya yapıldığı iddia edilen 12.592 Euro ödemeye ilişkin muvukkat makbuzlarda, ödeme yapılan kişilerin SGK cevabına göre davalı şirket çalışanı olmadığının bildirilmesi nedeniyle hükümde dikkate alınmadığı gerekçe bildirilerek karar verilmiştir. Dosya içerisinde bulunan Global Sistem Yazılım ve Danışmanlık Hizmetlerine İlişkin Sözleşmede hazırlayan olarak adının belirtildiği Taner Aksoy'un temyiz dilekçesinde davalı şirketin genel müdür yardımcısı olduğunun ileri sürüldüğü ve davalı şirketçe ödeme yapılan kişilerin kendi çalışanı olup olmadığı konusunda açıkça kabul ve reddinin bulunmamasına göre davalı temsilcisinin isticvabı gerekirse makbuzlarda imzaları bulunan kişilerin tanık olarak dinlenmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırmaya göre karar verilmesi yerinde görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/6977 E. 2012/9882 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/9902 E. 2015/9514 K.
Ortak:temsil
İncelediğiniz kararda… mcısı olduğunun ileri sürüldüğü ve davalı şirketçe ödeme yapılan kişilerin kendi çalışanı olup olmadığı konusunda açıkça kabul ve reddinin bulunmamasına göre davalı «temsilcisinin» «isticvabı» gerekirse makbuzlarda imzaları bulunan kişilerin tanık olarak dinlenmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken «eksik inceleme» ve araştırmaya göre karar verilmesi yerinde görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer bu kararda3- Ayrıca, mahkemece davalı-karşı davacı tarafça açılan karşı davanın reddine karar verildiği halde, kendisini bir vekille «temsil» ettiren davacı-karşı davalı yararına karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca «vekalet ücreti takdir» edilmesi gerekirken sadece asıl dava için vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamış, hükmün bu nedenle de davacı-karşı davalı lehine bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:vekalet ücreti takdiri · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı · vekalet ücreti
Benzer bu karardaMahkemece itirazın 59.769,80 TL yönünden iptaline ve davacı-karşı davalının «icra inkar tazminatı» isteminin reddine karar verilmiştir.
O halde, mahkemece, alacağın likit olduğu kabul edilerek davacı-karşı davalı lehine «icra inkar tazminatına» hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde talebin reddi doğru olmamış, hükmün bu nedenle davacı-karşı davalı lehine bozulması gerekmiştir.
3- Ayrıca, mahkemece davalı-karşı davacı tarafça açılan karşı davanın reddine karar verildiği halde, kendisini bir vekille «temsil» ettiren davacı-karşı davalı yararına karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca «vekalet ücreti takdir» edilmesi gerekirken sadece asıl dava için vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamış, hükmün bu nedenle de davacı-karşı davalı lehine bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/6596 E. , 2011/17166 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 10/12/2009 tarih ve 2008/183-2009/765 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı-karşı davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ....tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında Cat Forwarding Yönetim Sistemleri Projesi Sözleşmesi akdedildiğini, davalının sözleşme ve eklerine uygun olarak destek ve servis hizmetleri ile diğer bakım, geliştirme versiyon ve sürüm güncelleme hizmetlerini kurmayı taahhüt ettiğini, müvekkilinin bu taahhüde karşılık 7500,00 Euro ödediğini, iki senenin geçmesine rağmen taahhüdün yerine getirilmediğini ileri sürerek şimdilik 7.000.00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin sözleşmeden doğan yükümlülüklerini yerine getirdiğini savunarak davanın reddini, karşı davasında müvekkilinin alacaklı olduğunu ileri sürerek sözleşme bedelinin bakiyesi 27.974.32 TL’nin karşı tarafa tebliğ tarihi 08.01.2008, sözleşme ile taahhüt edilen 100 saat dışında fazladan verilmiş 350 saatlik hizmetin karşılığı olarak sözleşmeden doğan toplam 16.450 Euro’nun dava tarihinden avans faizi ile davacı karşı davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, tüm kanıtlara göre, bilirkişi raporu doğrultusunda davacının talep ettiği hizmetin sözleşmede yerine getirilecek bir taahhüt olarak yer almadığını, davalı tarafın sözleşmeye göre üzerine düşen edimlerini yerine getirdiğini, davacının satın aldığı yazılım programının ayıplı olmadığı gibi, verilen hizmetinde eksik verilmediğini, davacının ayıbı ispat edemediğinden bakiye sözleşme bedelini ödemesi gerektiğini, taraflar arasındaki sözleşme bedelinin 21.269 Euro olduğunu, davacının muvakkat makbuzlarla ödeme yaptığını ileri sürdüğünü, ödeme yapılan kişilerin SGK’ dan gelen cevapta davalı çalışanı olmadığının bildirilmesi nedeniyle makbuzların hükümde dikkate alınmadığını, davalıya 7.500 Euro’nun ödendiğinin kabul edildiğini, bedelin çıkarıldığında davalının 13.769 Euro alacağının bulunduğu gerekçesiyle davacı karşı davalının davasının reddine, davalı karşı davacının davasının kısmen kabulü ile 13.769 Euro’nun karşılığı olan 27.974.32 TL’nin davacı karşı davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı karşı davalı temyiz etmiştir.
1. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı karşı davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
2. Mahkemece davacı tarafından davalıya yapıldığı iddia edilen 12.592 Euro ödemeye ilişkin muvukkat makbuzlarda, ödeme yapılan kişilerin SGK cevabına göre davalı şirket çalışanı olmadığının bildirilmesi nedeniyle hükümde dikkate alınmadığı gerekçe bildirilerek karar verilmiştir. Dosya içerisinde bulunan Global Sistem Yazılım ve Danışmanlık Hizmetlerine İlişkin Sözleşmede hazırlayan olarak adının belirtildiği Taner Aksoy'un temyiz dilekçesinde davalı şirketin genel müdür yardımcısı olduğunun ileri sürüldüğü ve davalı şirketçe ödeme yapılan kişilerin kendi çalışanı olup olmadığı konusunda açıkça kabul ve reddinin bulunmamasına göre davalı temsilcisinin isticvabı gerekirse makbuzlarda imzaları bulunan kişilerin tanık olarak dinlenmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırmaya göre karar verilmesi yerinde görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı karşı davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı karşı davalı vekilinin temyiz itirazının kabulüyle, kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 16/12/2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1040842300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz