Ticaret Mahkemesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/6374 E. 2011/16973 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kusur oranı↗ kâr kaybı↗ kusur↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, dosya kapsamına göre, BK.'nun 47. maddesi gereğince manevi tazminat isteme hakkının kişiye sıkı surette bağlı haklardan olduğu, talep hakkının cismani zarara uğrayan kişiye ölüm halinde ise ölünün ailesine düşeceği, zarar görenin maluliyet ve kazadaki kusur oranı da göz önüne alındığında davacıların ruhsal ve sinirsel sağlık bütünlüğünün ağır bir şekilde bozulduğunun kabul edilmesinin mümkün görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Dava, haksız eylemden dolayı zarar gören kazazedenin yakınlarının uğradığı manevi zararın tazmini istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı gerekçelere davanın reddine karar verilmiştir.
Oysa, davacılar, kazazede ...'in anne,baba ve kardeşleri olup,12.01.1999 tarihinde geçirdiği tren kazası sonucu kazazedenin sol ayağını ve meslekte kazanma gücünü % 30.2 oranında kaybettiği hususlarında taraflar arasında bir çekişme bulunmamaktadır.Bu bağlamda, mahkemenin kabulünün aksine davacıların, oğlu ve kardeşi olan kazazedenin etkisi ömür boyu devam edecek şekilde meydana gelen ağır yaralanması ve kaybının yakınları olan davacıların manevi değerlerini, başka bir deyişle ruhsal ve sinirsel sağlık bütünlüklerini bozucu bir durum oluşturduğu konusunda kuşku bulunmamaktadır.
Bu durumda, mahkemece, davacıların lehine manevi tazminat koşullarının oluştuğu ilke olarak kabul edilerek sonucuna göre bir karar verilmek gerekirken yanılgılı değerlendirmeye dayalı isabetli bulunmayan gerekçelerle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacılar yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Manevi Tazminat 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/5580 E. 2012/7772 K.
Ortak:kusur oranı · kusur
İncelediğiniz kararda… iye sıkı surette bağlı haklardan olduğu, talep hakkının cismani zarara uğrayan kişiye ölüm halinde ise ölünün ailesine düşeceği, zarar görenin maluliyet ve kazadaki «kusur oranı» da göz önüne alındığında davacıların ruhsal ve sinirsel sağlık bütünlüğünün ağır bir şekilde bozulduğunun kabul edilmesinin mümkün görülmediği gerekçesiyle davanın …
Benzer bu kararda… iye sıkı surette bağlı haklardan olduğu, talep hakkının cismani zarara uğrayan kişiye ölüm halinde ise ölünün ailesine düşeceği, zarar görenin maluliyet ve kazadaki «kusur oranı» da göz önüne alındığında davacıların ruhsal ve sinirsel sağlık bütünlüğünün ağır bir şekilde bozulduğunun kabul edilmesinin mümkün görülmediği gerekçesiyle davanın …
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/14244 E. 2012/20265 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:doğrudan zarar · mutlak ticari dava · taşıma sözleşmesi · temerrüt faizi · havale · ıslah · tacir · yasal faiz
Benzer bu kararda3- Ayrıca, davacılar vekili 28.09.2010 «havale» tarihli «ıslah» dilekçesiyle «avans faizi» talebinde bulunmuştur.
Davacılar ile davalı ... arasındaki uyuşmazlık da «mutlak ticari» işlerden olan «taşıma sözleşmesinden» kaynaklanmaktadır.
O halde, davacı lehine takdir edilen manevi tazminata uygulanacak «temerrüt faizi» oranının buna göre belirlenmesi gerekirken «yasal faize» hükmedilmiş olması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle de bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
… ra uğramadığı, eşi ve oğlu olan davacılar... ve...'in ruhsal ve sinirsel sağlık bütünlüğünün ağır bir şekilde bozulduğunu söylemenin mümkün olmadığı, bu davacıların «doğrudan zarara» uğramadıkları gerekçesiyle, davacı ... yönünden 87.838,83 TL maddi ve 20.000 TL manevi tazminatın 28.09.2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/15057 E. 2012/5287 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:maddi tazminat · avans faizi · karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu kararda… uyarınca adalete uygun bir tazminatla, zarara uğrayan davacıya bir huzur duygusu oluşturmak, duyduğu elem ve acıyı kısmen de olsa karşılamak gerektiği gerekçesiyle, «maddi tazminat» isteği atiye bırakıldığından bu konuda karar «verilmesine yer olmadığına», manevi tazminat isteğinin kısmen kabulü ile 10.000,00 TL'nın 21.01.2008 tarihinden itibaren hesaplanacak «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/16055 E. 2015/1258 K.
Ortak:kusur
İncelediğiniz kararda… iye sıkı surette bağlı haklardan olduğu, talep hakkının cismani zarara uğrayan kişiye ölüm halinde ise ölünün ailesine düşeceği, zarar görenin maluliyet ve kazadaki «kusur oranı» da göz önüne alındığında davacıların ruhsal ve sinirsel sağlık bütünlüğünün ağır bir şekilde bozulduğunun kabul edilmesinin mümkün görülmediği gerekçesiyle davanın …
Benzer bu kararda… diz üstünden, sol ayağının ise bilekten kopması neticesinde manevi ızdırap, elem ve keder yaşayan, davacıların ekonomik ve sosyal durumları, tren kazasının oluşunda «kusurun» %75'inin kazazedeye, %25'inin davalıya ait olduğuna dair ATK raporu, olayı çevreleyen hal ve şartlar ile kazazede hakkında daha önce verilmiş olan kısmen kabul kararı ile yapılan ödemeler, «hakkaniyet» kuralları, manevi tazminatın yaşanan elem ve ızdırabı tamamıyla dindirmese de davacılar nezdinde doğuracağı iç huzuru ve davalı kurum nezdinde cezai bir müeyyide o …
Ancak, bu miktar olayın oluş şekli, davacıların oğlu olan kazazede ile davalının olayın oluşumundaki «kusur» oranları, meydana gelen zarar, olay tarihi, tarafların konumu ile benzer olaylar nedeniyle oluşan daha ağır nitelikteki maluliyetler ve ölümler sonucu hüküm altına alınan manevi tazminat miktarları da dikkate alındığında yüksek bulunmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hakkaniyet
Benzer bu kararda… diz üstünden, sol ayağının ise bilekten kopması neticesinde manevi ızdırap, elem ve keder yaşayan, davacıların ekonomik ve sosyal durumları, tren kazasının oluşunda «kusurun» %75'inin kazazedeye, %25'inin davalıya ait olduğuna dair ATK raporu, olayı çevreleyen hal ve şartlar ile kazazede hakkında daha önce verilmiş olan kısmen kabul kararı ile yapılan ödemeler, «hakkaniyet» kuralları, manevi tazminatın yaşanan elem ve ızdırabı tamamıyla dindirmese de davacılar nezdinde doğuracağı iç huzuru ve davalı kurum nezdinde cezai bir müeyyide o …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/17979 E. 2015/3050 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:itiraz süresi · yasal faiz
Benzer bu kararda… ruhsal ve sinirsel sağlık bütünlüğünün ağır şekilde bozulduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 10.000 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
… rin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davacı tarafın hüküm altına alınan tazminata uygulanan faizin türüne ilişkin temyiz «itirazının, süresi» içerisinde sunulan temyiz dilekçesinde ileri sürülmemiş bulunmasına ve süresinden sonra verilen dilekçede yer alan bu itirazın incelenmesinin mümkün olmamasına gör …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/6374 E. , 2011/16973 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 16/12/2009 tarih ve 2008/730-2009/749 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava konusu meblağ 14,200 TL'nin altında bulunduğundan HUMK'nun 3156 sayılı kanunla değişik 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinden... ve ...'in oğlu, diğerlerinin kardeşi olan ...'in 12.01.1999 tarihinde geçirdiği tren kazası sonucu sağ ayağını kaybettiğini, kusur ve maluliyet oranlarının daha önce açılan davada belirlendiğini ileri sürerek, anne ve baba olan müvekkilleri... ve ... Demir için ayrı ayrı 1.500 TL, diğer müvekkilleri için ayrı ayrı 1.250 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi istenmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, dosya kapsamına göre, BK.'nun 47. maddesi gereğince manevi tazminat isteme hakkının kişiye sıkı surette bağlı haklardan olduğu, talep hakkının cismani zarara uğrayan kişiye ölüm halinde ise ölünün ailesine düşeceği, zarar görenin maluliyet ve kazadaki kusur oranı da göz önüne alındığında davacıların ruhsal ve sinirsel sağlık bütünlüğünün ağır bir şekilde bozulduğunun kabul edilmesinin mümkün görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Dava, haksız eylemden dolayı zarar gören kazazedenin yakınlarının uğradığı manevi zararın tazmini istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı gerekçelere davanın reddine karar verilmiştir.
Oysa, davacılar, kazazede ...'in anne,baba ve kardeşleri olup,12.01.1999 tarihinde geçirdiği tren kazası sonucu kazazedenin sol ayağını ve meslekte kazanma gücünü % 30.2 oranında kaybettiği hususlarında taraflar arasında bir çekişme bulunmamaktadır.Bu bağlamda, mahkemenin kabulünün aksine davacıların, oğlu ve kardeşi olan kazazedenin etkisi ömür boyu devam edecek şekilde meydana gelen ağır yaralanması ve kaybının yakınları olan davacıların manevi değerlerini, başka bir deyişle ruhsal ve sinirsel sağlık bütünlüklerini bozucu bir durum oluşturduğu konusunda kuşku bulunmamaktadır.
Bu durumda, mahkemece, davacıların lehine manevi tazminat koşullarının oluştuğu ilke olarak kabul edilerek sonucuna göre bir karar verilmek gerekirken yanılgılı değerlendirmeye dayalı isabetli bulunmayan gerekçelerle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacılar yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacılar yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 14/12/2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1040823200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz