Maddi ve Manevi Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/14244 E. 2012/20265 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
doğrudan zarar↗ mutlak ticari dava↗ taşıma sözleşmesi↗ temerrüt faizi↗ maddi ve manevi tazminat↗ havale↗ ıslah↗ tacir↗ yasal faiz↗ avans faizi↗ temerrüt↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, yaralanması nedeniyle davacı ...'ın % 39,2 oranında işgöremez hale geldiği, bu davalı açısından maddi ve manevi tazminat koşullarının oluştuğu, işgöremezlik oranı ve diğer kanıtlara göre davacı ...'ın ağır bir cismani zarara uğramadığı, eşi ve oğlu olan davacılar... ve...'in ruhsal ve sinirsel sağlık bütünlüğünün ağır bir şekilde bozulduğunu söylemenin mümkün olmadığı, bu davacıların doğrudan zarara uğramadıkları gerekçesiyle, davacı ... yönünden 87.838,83 TL maddi ve 20.000 TL manevi tazminatın 28.09.2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsiline, diğer davacıların manevi tazminat taleplerinin ise reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm, davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Ancak, dava taşıma sözleşmesine dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Davacı ... taşıma esnasında yaralanmış, bir gözünü kaybetmiş ve bu nedenle Adli Tıp Kurumu'ndan alınan rapora göre iş gücünü % 39,2 oranında yitirmiştir. Davacının vücut bütünlüğünün bu derece ağır ihlali, olayın diğer davacı eş ve çocuğun önünde cereyan etmesi, meydana gelen yaralanmanın davacıların ekonomik, sosyal ve aile hayatlarına etkisi gibi durumlar hep birlikte gözetildiğinde; davacı ...'a çok yakın olan diğer davacıların ruhsal bütünlüklerinin de ağır biçimde ihlal edildiği kabul edilmelidir. Bu nedenle, davacılar... ve Muhammet...'in doğrudan doğruya manevi zarara maruz kaldıkları kabul edilerek uygun bir tazminata hükmetmek gerekirken, yazılı gerekçeyle talebin reddi doğru görülmemiş, kararın bozulmasını gerektirmiştir.
3- Ayrıca, davacılar vekili 28.09.2010 havale tarihli ıslah dilekçesiyle avans faizi talebinde bulunmuştur. Davalı ... tacirdir. Mülga TTK'nın 4. maddesine göre tarafların tacir olup olmadığına bakılmaksızın bu kanunda tanzim edilen hususlardan doğan hukuk davaları ticari davalardandır. Davacılar ile davalı ... arasındaki uyuşmazlık da mutlak ticari işlerden olan taşıma sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. O halde, davacı lehine takdir edilen manevi tazminata uygulanacak temerrüt faizi oranının buna göre belirlenmesi gerekirken yasal faize hükmedilmiş olması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle de bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/6374 E. 2011/16973 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kusur oranı · kâr kaybı · kusur
Benzer bu kararda… iye sıkı surette bağlı haklardan olduğu, talep hakkının cismani zarara uğrayan kişiye ölüm halinde ise ölünün ailesine düşeceği, zarar görenin maluliyet ve kazadaki «kusur oranı» da göz önüne alındığında davacıların ruhsal ve sinirsel sağlık bütünlüğünün ağır bir şekilde bozulduğunun kabul edilmesinin mümkün görülmediği gerekçesiyle davanın …
… tadır.Bu bağlamda, mahkemenin kabulünün aksine davacıların, oğlu ve kardeşi olan kazazedenin etkisi ömür boyu devam edecek şekilde meydana gelen ağır yaralanması ve «kaybının» yakınları olan davacıların manevi değerlerini, başka bir deyişle ruhsal ve sinirsel sağlık bütünlüklerini bozucu bir durum oluşturduğu konusunda kuşku bulunmamakta …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/15057 E. 2012/5287 K.
Ortak:avans faizi
İncelediğiniz kararda3- Ayrıca, davacılar vekili 28.09.2010 «havale» tarihli «ıslah» dilekçesiyle «avans faizi» talebinde bulunmuştur.
Benzer bu kararda… uyarınca adalete uygun bir tazminatla, zarara uğrayan davacıya bir huzur duygusu oluşturmak, duyduğu elem ve acıyı kısmen de olsa karşılamak gerektiği gerekçesiyle, «maddi tazminat» isteği atiye bırakıldığından bu konuda karar «verilmesine yer olmadığına», manevi tazminat isteğinin kısmen kabulü ile 10.000,00 TL'nın 21.01.2008 tarihinden itibaren hesaplanacak «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:maddi tazminat · karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu kararda… uyarınca adalete uygun bir tazminatla, zarara uğrayan davacıya bir huzur duygusu oluşturmak, duyduğu elem ve acıyı kısmen de olsa karşılamak gerektiği gerekçesiyle, «maddi tazminat» isteği atiye bırakıldığından bu konuda karar «verilmesine yer olmadığına», manevi tazminat isteğinin kısmen kabulü ile 10.000,00 TL'nın 21.01.2008 tarihinden itibaren hesaplanacak «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/5580 E. 2012/7772 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kusur oranı · kusur
Benzer bu kararda… iye sıkı surette bağlı haklardan olduğu, talep hakkının cismani zarara uğrayan kişiye ölüm halinde ise ölünün ailesine düşeceği, zarar görenin maluliyet ve kazadaki «kusur oranı» da göz önüne alındığında davacıların ruhsal ve sinirsel sağlık bütünlüğünün ağır bir şekilde bozulduğunun kabul edilmesinin mümkün görülmediği gerekçesiyle davanın …
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/17979 E. 2015/3050 K.
Ortak:yasal faiz
İncelediğiniz karardaO halde, davacı lehine takdir edilen manevi tazminata uygulanacak «temerrüt faizi» oranının buna göre belirlenmesi gerekirken «yasal faize» hükmedilmiş olması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle de bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer bu kararda… ruhsal ve sinirsel sağlık bütünlüğünün ağır şekilde bozulduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 10.000 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:itiraz süresi
Benzer bu kararda… rin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davacı tarafın hüküm altına alınan tazminata uygulanan faizin türüne ilişkin temyiz «itirazının, süresi» içerisinde sunulan temyiz dilekçesinde ileri sürülmemiş bulunmasına ve süresinden sonra verilen dilekçede yer alan bu itirazın incelenmesinin mümkün olmamasına gör …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/14244 E. , 2012/20265 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Adana 5. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 17.05.2011 tarih ve 2008/812-2011/328 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkillerinden Hakan'ın davalı kuruma ait banliyö treni ile seyahat ederken dışarıdan atılan taşın gözüne isabet etmesi nedeniyle sol gözünün görme yeteneğini tamamen kaybettiğini, davalının yolcularını gidecekleri yere salimen ulaştırmakla yükümlü olduğunu, ancak gerekli tedbirleri almadığını ileri sürerek, davacılardan Hakan için 60.000 TL maddi, 120.000 TL manevi, eşi... için 60.000 TL manevi ve oğlu... için 40.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş, 28.09.2010 tarihli ıslah dilekçesi ile 87.838,83 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren avans faiziyle tahsilini istemiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin yolcuların güvenli seyahat etmesi için tüm tedbirleri aldığını, trenin geçtiği güzergahlarda güvenliği sağlama görevinin İçişleri Bakanlığına ait bulunduğunu, manevi tazminat talebinin de fahiş olduğunu savunarak, husumet yönünden ve esastan davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, yaralanması nedeniyle davacı ...'ın % 39,2 oranında işgöremez hale geldiği, bu davalı açısından maddi ve manevi tazminat koşullarının oluştuğu, işgöremezlik oranı ve diğer kanıtlara göre davacı ...'ın ağır bir cismani zarara uğramadığı, eşi ve oğlu olan davacılar... ve...'in ruhsal ve sinirsel sağlık bütünlüğünün ağır bir şekilde bozulduğunu söylemenin mümkün olmadığı, bu davacıların doğrudan zarara uğramadıkları gerekçesiyle, davacı ... yönünden 87.838,83 TL maddi ve 20.000 TL manevi tazminatın 28.09.2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsiline, diğer davacıların manevi tazminat taleplerinin ise reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm, davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Ancak, dava taşıma sözleşmesine dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Davacı ... taşıma esnasında yaralanmış, bir gözünü kaybetmiş ve bu nedenle Adli Tıp Kurumu'ndan alınan rapora göre iş gücünü % 39,2 oranında yitirmiştir. Davacının vücut bütünlüğünün bu derece ağır ihlali, olayın diğer davacı eş ve çocuğun önünde cereyan etmesi, meydana gelen yaralanmanın davacıların ekonomik, sosyal ve aile hayatlarına etkisi gibi durumlar hep birlikte gözetildiğinde; davacı ...'a çok yakın olan diğer davacıların ruhsal bütünlüklerinin de ağır biçimde ihlal edildiği kabul edilmelidir. Bu nedenle, davacılar... ve Muhammet...'in doğrudan doğruya manevi zarara maruz kaldıkları kabul edilerek uygun bir tazminata hükmetmek gerekirken, yazılı gerekçeyle talebin reddi doğru görülmemiş, kararın bozulmasını gerektirmiştir.
3- Ayrıca, davacılar vekili 28.09.2010 havale tarihli ıslah dilekçesiyle avans faizi talebinde bulunmuştur. Davalı ... tacirdir. Mülga TTK'nın 4. maddesine göre tarafların tacir olup olmadığına bakılmaksızın bu kanunda tanzim edilen hususlardan doğan hukuk davaları ticari davalardandır. Davacılar ile davalı ... arasındaki uyuşmazlık da mutlak ticari işlerden olan taşıma sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. O halde, davacı lehine takdir edilen manevi tazminata uygulanacak temerrüt faizi oranının buna göre belirlenmesi gerekirken yasal faize hükmedilmiş olması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle de bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm, davacılar vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) ve (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacılar yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 4.804,20 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 10.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1066564600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz