Taşıma senedi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/6649 E. 2011/16856 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
taşıma senedi↗ alt taşıyıcı↗ kazanç kaybı↗ basiretli tacir↗ kâr kaybı↗ taşıyıcı↗ maddi ve manevi tazminat↗ tacir↗ kusur↗ eksik inceleme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, olayda davalının tam kusurlu olduğu, kamyonda meydana gelen zararın 20.500 TL, kazanç kaybının 4.500 TL olduğu, manevi tazminat isteminin ise, mala gelen zarar olması ve haksız fiilden kaynaklanması nedeniyle reddinin gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davacı ve davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Dava, davalıya ait kargonun yanıcı ve parlayıcı maddeler içerdiği ve davacının kamyonunun yanmasına sebebiyet verdiği iddiasına dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Taraflar arasında, davacının davalıya ait kargoyu alt taşıyıcı olarak Adapazarı'na taşıması esnasında, kargonun içerisindeki yanıcı maddelerin sızarak egzos borusuna damladığı ve parlayıp yanması neticesinde davacının kamyonunun zarar gördüğü hususunda bir çekişme bulunmamaktadır.
TTK'nın 769. maddesinde taşıma senedine yazılacak hususlar belirtilmiş olup, taşınacak eşyanın cinsinin kayıtlarda yer alması gerekir. Maddenin ikinci fıkrasına göre, taşınacak eşya barut ve infilak maddeleri gibi tehlikeli eşyalardan ise bunu bildirmeyen ve ambalaj üzerine etiket ve işaret koymayan gönderen bundan doğan zarar ve ziyanı da ödemekle mükelleftir.
Somut olayda, dosya arasında bulunan fotoğraflardan ve davalı tarafın cevap dilekçesinden, şirkete ait kargo içerisinde çakmak gazı ve yüksek saflıkta metanol gibi maddelerin bulunduğu anlaşılmakta olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, bu yanıcı maddelerin davacının bilgisi dahilinde yüklenip yüklenmediği noktasında toplanmaktadır.
Bu durumda, mahkemece aralarında nakliye alanında uzman bir bilirkişinin de bulunduğu bilirkişi heyeti oluşturularak, sözkonusu maddelerin, TTK'nın 769/2'nci maddesinde öngörülen nitelikte olup olmadığı, şayet öyle ise bu takdirde, davalı tarafın olaydaki kusur durumu, davacı taşıyıcının da basiretli bir tacir gibi hareket ederek taşıdığı yükün niteliğini araştırması gerektiği nazara alınarak, taraflara ne derecede kusur yüklenebileceğini belirlemek ve hasıl olacak sonuca göre bir karar vermek gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/9520 E. 2012/17472 K.
Ortak:taşıyıcı
İncelediğiniz karardaTaraflar arasında, davacının davalıya ait kargoyu «alt taşıyıcı» olarak Adapazarı'na taşıması esnasında, kargonun içerisindeki yanıcı maddelerin sızarak egzos borusuna damladığı ve parlayıp yanması neticesinde davacının kamyonunun zarar gördüğü hususunda bir çekişme bulunmamaktadır.
… kişi heyeti oluşturularak, sözkonusu maddelerin, TTK'nın 769/2'nci maddesinde öngörülen nitelikte olup olmadığı, şayet öyle ise bu takdirde, davalı tarafın olaydaki «kusur» durumu, davacı «taşıyıcının» da basiretli bir «tacir» gibi hareket ederek taşıdığı yükün niteliğini araştırması gerektiği nazara alınarak, taraflara ne derecede kusur yüklenebileceğini belirlemek ve hasıl olacak sonuca göre bir karar vermek gerekirken, «eksik inceleme» ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer bu kararda… tüm dosya kapsamına göre, davaya konu yangının araç içerisinde taşınan deodorantların patlayıp yanması neticesinde çıktığı, davacı ile sigortalı arasında düzenlenen «taşıyıcı sorumluluk sigorta poliçesinin» 4/6 maddesinde yanıcı, parlayıcı ve patlayıcı maddelerin taşınmasından doğacak zararların «teminat» harici olduğunun düzenlediği gerekçesi ile davanın reddine karar vermiştir.
2- Dava, «yurtiçi taşıyıcı sorumluluk sigorta poliçesine» dayalı «rücuen tazminat» istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yurtiçi taşıyıcı sorumluluk sigortası · taşıyıcı sorumluluk sigortası · sigorta teminatı kapsamı · halefiyet · sigorta teminatı · ibraname · taşıyıcının sorumluluğu · sorumluluk sigortası
Benzer bu kararda2- Dava, «yurtiçi taşıyıcı sorumluluk sigorta poliçesine» dayalı «rücuen tazminat» istemine ilişkindir.
… tüm dosya kapsamına göre, davaya konu yangının araç içerisinde taşınan deodorantların patlayıp yanması neticesinde çıktığı, davacı ile sigortalı arasında düzenlenen «taşıyıcı sorumluluk sigorta poliçesinin» 4/6 maddesinde yanıcı, parlayıcı ve patlayıcı maddelerin taşınmasından doğacak zararların «teminat» harici olduğunun düzenlediği gerekçesi ile davanın reddine karar vermiştir.
Mahkemece, davacı ... şirketinin «sigortalısına teminat kapsamı» dışında ödeme yaptığı, buna göre «sigorta sözleşmesine» dayalı «halefiyet» hakkının doğmadığı gerekçesiyle yazılı şekilde karar verilmiş ise de, davacı ... ile sigortalısı dava dışı Van Gölü Ekspres Kargo İnş.
Şti. arasında düzenlenen «ibraname» belgesiyle davacı ..., «hasar» ile ilgili olarak sigortalının üçüncü şahıslara karşı olan talep ve dava haklarını «alacağın temliki» yoluyla devralmıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/9902 E. 2015/9514 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:vekalet ücreti takdiri · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı · vekalet ücreti · temsil
Benzer bu kararda3- Ayrıca, mahkemece davalı-karşı davacı tarafça açılan karşı davanın reddine karar verildiği halde, kendisini bir vekille «temsil» ettiren davacı-karşı davalı yararına karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca «vekalet ücreti takdir» edilmesi gerekirken sadece asıl dava için vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamış, hükmün bu nedenle de davacı-karşı davalı lehine bozulması gerekmiştir.
Mahkemece itirazın 59.769,80 TL yönünden iptaline ve davacı-karşı davalının «icra inkar tazminatı» isteminin reddine karar verilmiştir.
O halde, mahkemece, alacağın likit olduğu kabul edilerek davacı-karşı davalı lehine «icra inkar tazminatına» hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde talebin reddi doğru olmamış, hükmün bu nedenle davacı-karşı davalı lehine bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/6649 E. , 2011/16856 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Üsküdar 4. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 26.01.2010 tarih ve 2008/291-2010/15 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin, adına kayıtlı kamyon ile nakliye işi yaptığını, davalı ile kargo paketlerinin Adapazarı'na taşınması konusunda anlaştıklarını, olay günü müvekkilinin aracına, muhteviyatı hakkında bilgi verilmeyen paketlerin davalı tarafça yüklendiğini, taşıma esnasında kamyonun aniden yanmaya başladığını, yangın raporuna göre kargo paketlerindeki yanıcı kimyevi maddelerin kasanın tabanından sızıp egzoza düşmesi neticesinde yangının meydana geldiğini, bu maddelerin hem müvekkilinden gizlediğini, hem de taşınması için gerekli izinlerin alınmadığını, davacının tek geçim kaynağı kamyonunun kullanılamaz hale geldiğini ileri sürerek, kamyon için 20.500 TL, kazanç kaybı için 7.000 TL ve manevi tazminat olarak 5.000 TL'nin olay tarihinden itibaren reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının müvekkil şirkete ait kargoları taşıdığının doğru olduğunu, zararın kamyonun eski ve kasasının ahşap olmasından kaynaklandığını, istenen tazminat miktarlarının da fahiş olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, olayda davalının tam kusurlu olduğu, kamyonda meydana gelen zararın 20.500 TL, kazanç kaybının 4.500 TL olduğu, manevi tazminat isteminin ise, mala gelen zarar olması ve haksız fiilden kaynaklanması nedeniyle reddinin gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davacı ve davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Dava, davalıya ait kargonun yanıcı ve parlayıcı maddeler içerdiği ve davacının kamyonunun yanmasına sebebiyet verdiği iddiasına dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Taraflar arasında, davacının davalıya ait kargoyu alt taşıyıcı olarak Adapazarı'na taşıması esnasında, kargonun içerisindeki yanıcı maddelerin sızarak egzos borusuna damladığı ve parlayıp yanması neticesinde davacının kamyonunun zarar gördüğü hususunda bir çekişme bulunmamaktadır.
TTK'nın 769. maddesinde taşıma senedine yazılacak hususlar belirtilmiş olup, taşınacak eşyanın cinsinin kayıtlarda yer alması gerekir. Maddenin ikinci fıkrasına göre, taşınacak eşya barut ve infilak maddeleri gibi tehlikeli eşyalardan ise bunu bildirmeyen ve ambalaj üzerine etiket ve işaret koymayan gönderen bundan doğan zarar ve ziyanı da ödemekle mükelleftir.
Somut olayda, dosya arasında bulunan fotoğraflardan ve davalı tarafın cevap dilekçesinden, şirkete ait kargo içerisinde çakmak gazı ve yüksek saflıkta metanol gibi maddelerin bulunduğu anlaşılmakta olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, bu yanıcı maddelerin davacının bilgisi dahilinde yüklenip yüklenmediği noktasında toplanmaktadır.
Bu durumda, mahkemece aralarında nakliye alanında uzman bir bilirkişinin de bulunduğu bilirkişi heyeti oluşturularak, sözkonusu maddelerin, TTK'nın 769/2'nci maddesinde öngörülen nitelikte olup olmadığı, şayet öyle ise bu takdirde, davalı tarafın olaydaki kusur durumu, davacı taşıyıcının da basiretli bir tacir gibi hareket ederek taşıdığı yükün niteliğini araştırması gerektiği nazara alınarak, taraflara ne derecede kusur yüklenebileceğini belirlemek ve hasıl olacak sonuca göre bir karar vermek gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 01,25 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 12.12.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1040780800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz