6102TTK Türk Ticaret Kanunu

İtirazın İptali

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/5782 E. 2011/16745 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tecdit tahsilat yetkisi cari hesap ekstresi ticari defter incelemesi ek mehil acentelik sözleşmesi acente cari hesap acentelik komisyon bilirkişi incelemesi ticari defter asıl alacak yasal faiz ibraz e-defter

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporlarına göre, taraflar arasında 01.01.2007 tarihli tali acentelik sözleşmesi bulunduğu, sözleşmede komisyon oranlarının belirlenmiş olduğu, tali acenteye zorunlu sigorta branşları dışında poliçe zeyil ya da tecdit yapmak ve iptal etmek ile tahsil yetkisi tanınmadığı, bilirkişi raporuna göre davacının davalıdan 1.866,00 TL alacaklı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, takibin 1.866,00 TL asıl alacak üzerinden devamına, takip tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına karar verilmiştir.

Kararı, davalı temyiz etmiştir.

Dava, acentenin tali acente aleyhine açtığı itirazın iptali davasıdır.

Davacı icra takibinde cari hesap ekstresine delil olarak dayanmış, ayrıca yargılama aşamasında davalı tarafça düzenlendiğini iddia ettiği poliçeleri delil olarak dosyaya ibraz etmiştir. Davalı bu poliçeleri kendisinin düzenlemediğini ve bu nedenle borçlu olmadığını savunmuş ve mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılmış, taraf defterleri incelenmeden verilen ve poliçelerin hangi sebeplerle davalı tarafından düzenlendiği kanaatine varıldığını açıklamayan bilirkişi raporuna itibar edilerek karar verilmiştir. Ancak, davalı, poliçelerin kendisi tarafından düzenlenmediğini savunduğu gibi, itirazlarında davacının ticari defterlerinin incelenmesi gerektiğini de belirtmiş olduğundan varılan sonuç doğru olmamıştır. Bu durumda, davacı gerek dava dilekçesinde gerekse icra dosyasında cari hesap ekstresine delil olarak dayandığından ve defterlere delil olarak dayanılması durumunda, her iki tarafın defterlerinin incelenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, taraflara defterlerini ibraz etmek üzere mehil verilmeden ve tarafların ticari defterleri incelenerek bu doğrultuda rapor alınmadan karar verilmesi doğru olmamış ve yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Haksız Rekabetin Tespiti ve Men'i

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/11679 E. 2014/19705 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/5174 E. 2012/1785 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/1928 E. 2012/8383 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2010/5782 E.  ,  2011/16745 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Malatya 2. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 19/11/2009 tarih ve 2008/486-2009/1611 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında tali acentelik sözleşmesi olduğunu, tali acentalık faaliyetlerinden dolayı kesilen poliçelere ve tali poliçe raporlarına göre müvekkilinin davalıdan 1.868,00 TL bakiye alacağı bulunduğunu, alacağın ödenmemesi üzerine başlatılan icra takibine davalının borcu bulunmadığı gerekçesiyle itiraz ettiğini belirterek itirazın iptalini, %40'dan az olamamak üzere tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı, davacı ile aralarında tali acentelik sözleşmesi bulunduğunu ancak davacının sözleşmeyi Ergo İsviçre Sigortaya bildirmemesi dolayısıyla acentelik numarası ve şifresi olmadığından işyerini kapatmak zorunda kaldığını, davaya ve icra takibine dayanak teşkil eden cari ekstre başlıklı belgenin tek taraflı, resmi geçerliliği bulunmayan ve kendi imzasını taşımayan bir belge olup delil olarak kabul edilemeyeceğini, borcu bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporlarına göre, taraflar arasında 01.01.2007 tarihli tali acentelik sözleşmesi bulunduğu, sözleşmede komisyon oranlarının belirlenmiş olduğu, tali acenteye zorunlu sigorta branşları dışında poliçe zeyil ya da tecdit yapmak ve iptal etmek ile tahsil yetkisi tanınmadığı, bilirkişi raporuna göre davacının davalıdan 1.866,00 TL alacaklı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, takibin 1.866,00 TL asıl alacak üzerinden devamına, takip tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına karar verilmiştir.

Kararı, davalı temyiz etmiştir.

Dava, acentenin tali acente aleyhine açtığı itirazın iptali davasıdır.

Davacı icra takibinde cari hesap ekstresine delil olarak dayanmış, ayrıca yargılama aşamasında davalı tarafça düzenlendiğini iddia ettiği poliçeleri delil olarak dosyaya ibraz etmiştir. Davalı bu poliçeleri kendisinin düzenlemediğini ve bu nedenle borçlu olmadığını savunmuş ve mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılmış, taraf defterleri incelenmeden verilen ve poliçelerin hangi sebeplerle davalı tarafından düzenlendiği kanaatine varıldığını açıklamayan bilirkişi raporuna itibar edilerek karar verilmiştir. Ancak, davalı, poliçelerin kendisi tarafından düzenlenmediğini savunduğu gibi, itirazlarında davacının ticari defterlerinin incelenmesi gerektiğini de belirtmiş olduğundan varılan sonuç doğru olmamıştır.

Bu durumda, davacı gerek dava dilekçesinde gerekse icra dosyasında cari hesap ekstresine delil olarak dayandığından ve defterlere delil olarak dayanılması durumunda, her iki tarafın defterlerinin incelenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, taraflara defterlerini ibraz etmek üzere mehil verilmeden ve tarafların ticari defterleri incelenerek bu doğrultuda rapor alınmadan karar verilmesi doğru olmamış ve yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalının temyiz itirazının kabulü ile, kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 09.12.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1040699100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.