Ortaklıktan çıkmaya izin (ttk 638/2)
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/4734 E. 2011/16681 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ortaklıktan çıkmaya izin (ttk 638/2)↗ limited şirket ortağı↗ sıfat yokluğu↗ ortaklık sıfatı↗ rayiç değer↗ davanın konusu↗ limited şirket↗ hukuki yarar↗ kâr payı↗ karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi↗ karar verilmesine yer olmadığına↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen karar Dairemizce “davacının isteyebileceği ayrılma payının tıbbi cihaz ve donanım konusunda bir uzmanın da bulunduğu bilirkişiler kurulundan karar tarihine en yakın rayiç değer verilerine göre hesaplanarak belirlenmesi gerektiği” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyulduktan sonra davacının davalı şirket ortaklığından hisselerini devrederek ayrıldığı gerekçesiyle, davanın konusu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin ise aşağıdaki bent kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davalı vekilinin temyiz itirazlarına gelince, dava, şirket ortaklığından çıkmaya izin verilmesi ve ayrılma payının ödetilmesi istemine ilişkindir.
Ortaklık hak ve sıfatına bağlı olarak dava açan bir kişinin, gerek yargılamanın başında ve gerekse yargılama sırasında ortak sıfatına sahip olması ve bunu devam ettirmesi gerekir. Dava açıldığında veya yargılama sırasında ortaklık sıfatı sona erecek olursa, artık davayı takip ve sonuçlandırmakta hukuki yararı kalmaz. Zira, bu husus dava koşulu olup, davacının bu sıfatının yargılamanın başından sonuna kadar devam etmesi zorunludur ve bu yön mahkemece re’sen gözönünde bulundurulmalıdır.
Somut olayda, limited şirketin ortağı olma sıfatına dayalı olarak iş bu dava açılmış olup, yargılama sırasında davacının hisselerini 26.01.2007 tarihinde dava dışı ...’na devrettiğine ve devrin şirket tarafından onaylandığına göre, mahkemece sıfat yokluğundan davanın reddine karar verilmesi gerekirken, karar gerekçesinde sıfat yokluğundan, hüküm kısmında ise konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığı şeklinde gerekçe ile hüküm kısmı arasında çelişki oluşturulacak şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Ortaklıktan çıkmalarına izin verilmesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/2320 E. 2011/14245 K.
Ortak:limited şirket ortağı · sıfat yokluğu · ortaklık sıfatı · davanın konusu · limited şirket · hukuki yarar · karar verilmesine yer olmadığına · dava şartı
İncelediğiniz karardaSomut olayda, «limited şirketin ortağı» olma sıfatına dayalı olarak iş bu dava açılmış olup, yargılama sırasında davacının hisselerini 26.01.2007 tarihinde dava dışı ...’na devrettiğine ve devrin şirket tarafından onaylandığına göre, mahkemece «sıfat yokluğundan» davanın reddine karar verilmesi gerekirken, karar gerekçesinde sıfat yokluğundan, hüküm kısmında ise konusuz kaldığından karar «verilmesine yer olmadığı» şeklinde gerekçe ile hüküm kısmı arasında çelişki oluşturulacak şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen karar Dairemizce “davacının isteyebileceği ayrılma «payının» tıbbi cihaz ve donanım konusunda bir uzmanın da bulunduğu bilirkişiler kurulundan karar tarihine en yakın «rayiç değer» verilerine göre hesaplanarak belirlenmesi gerektiği” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyulduktan sonra davacının davalı şirket ortaklığından hisselerini devrederek ayrıldığı gerekçesiyle, «davanın konusu» kalmadığından karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Dava açıldığında veya yargılama sırasında «ortaklık sıfatı» sona erecek olursa, artık davayı takip ve sonuçlandırmakta «hukuki yararı» kalmaz.
Benzer bu karardaSomut olayda, davacı, «limited şirketin ortağı» olma sıfatına dayalı olarak iş bu davayı açmış olup, yargılama sırasında şirket tarafından davacının «ortaklıktan çıkarılmasına» karar verilmiş olması nedeniyle mahkemece «sıfat yokluğundan» davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Dava açıldığında veya yargılama sırasında «ortaklık sıfatı» sona erecek olursa, artık davayı takip ve sonuçlandırmakta «hukuki yararı» kalmaz.
Öte yandan kabule göre de, «davanın konusu» kalmadığından karar «verilmesine yer olmadığına», karar verilmiş olmasına rağmen esastan karara bağlanmış ve davalının haksızlığı ortaya çıkmış gibi «yargılama giderlerinden» davalının sorumlu olmasına karar verilmesi de doğru olmamış, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ortaklıktan çıkarılma · yargılama giderleri
Benzer bu karardaSomut olayda, davacı, «limited şirketin ortağı» olma sıfatına dayalı olarak iş bu davayı açmış olup, yargılama sırasında şirket tarafından davacının «ortaklıktan çıkarılmasına» karar verilmiş olması nedeniyle mahkemece «sıfat yokluğundan» davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Öte yandan kabule göre de, «davanın konusu» kalmadığından karar «verilmesine yer olmadığına», karar verilmiş olmasına rağmen esastan karara bağlanmış ve davalının haksızlığı ortaya çıkmış gibi «yargılama giderlerinden» davalının sorumlu olmasına karar verilmesi de doğru olmamış, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/17972 E. 2014/4385 K.
Ortak:hukuki yarar · dava şartı
İncelediğiniz karardaDava açıldığında veya yargılama sırasında «ortaklık sıfatı» sona erecek olursa, artık davayı takip ve sonuçlandırmakta «hukuki yararı» kalmaz.
Benzer bu karardaŞayet yargılama sırasında bu sıfatı sona erecek olursa, artık davayı takip ve sonuçlandırmakta «hukuki yararı» kalmaz.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hükümsüzlüğün tespiti · hazirun cetveli · sermaye artırımı · genel kurul kararının iptali · pasif husumet yokluğu · maddi hata · pasif husumet · tüzel kişilik
Benzer bu karardaAsliye Ticaret Mahkemesi'nin 2002/636 Esas sayılı kararına aykırılık teşkil ettiği, genel kurul kararı bulunmadan yönetim kurulunun «sermaye artırımana» ilişkin kararının hüküm ifade etmeyeceği, iptaline karar verilemeyeceği gerekçesiyle, asıl davanın kısmen kabulüne, 05.02.2009 tarihli genel kurul toplantısının 4 nolu kararının «hükümsüzlüğünün tespitine», iptaline, fazla talebin reddine, birleşen davada 10.02.2010 tarihli genel kurulun 6, 7. ve 8. maddelerinin hükümsüzlüğünün tespitine ve iptaline karar verilmiştir …
Diğer yandan, «genel kurul kararlarının iptaline» ilişkin davaların TTK'nın 381. maddesi hükmü uyarınca sadece «tüzel kişilik» olan şirkete karşı açılması gerekli olup, bu türden bir davada ortaklara «husumet» yöneltilemez.
K..’a «husumet» yöneltilmesi de yerinde olmadığından anılan davalı hakkındaki davanın «pasif husumet yokluğu» nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, bu davalıyı da kapsayacak şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.
K.. adına (1980 doğumlu) tesciline karar verildiği, 05.02.2009 tarihli genel kurulda sermayenin artırılmasına ilişkin gündemin görüşülmesi ve karara bağlanmasının önlenmesine ilişkin tedbir kararı alındığı, buna rağmen «hazirun cetvelinde» davalı M..
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/2875 E. 2017/5397 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/4734 E. , 2011/16681 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İzmir 4.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 05.11.2009 tarih ve 2008/519 - 2009/520 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, TTK'nun 551/2. maddesince öngörülen haklı nedenlerin bulunduğunu ileri sürerek, müvekkilinin davalı şirket ortaklığından çıkmasına izin verilmesini, (150.000) YTL sermaye ve kâr payının, avans faiziyle davalıdan tahsilini şirket ve müdürlerinin azli ile şirkete kayyım atanmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen karar Dairemizce “davacının isteyebileceği ayrılma payının tıbbi cihaz ve donanım konusunda bir uzmanın da bulunduğu bilirkişiler kurulundan karar tarihine en yakın rayiç değer verilerine göre hesaplanarak belirlenmesi gerektiği” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyulduktan sonra davacının davalı şirket ortaklığından hisselerini devrederek ayrıldığı gerekçesiyle, davanın konusu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin ise aşağıdaki bent kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davalı vekilinin temyiz itirazlarına gelince, dava, şirket ortaklığından çıkmaya izin verilmesi ve ayrılma payının ödetilmesi istemine ilişkindir.
Ortaklık hak ve sıfatına bağlı olarak dava açan bir kişinin, gerek yargılamanın başında ve gerekse yargılama sırasında ortak sıfatına sahip olması ve bunu devam ettirmesi gerekir. Dava açıldığında veya yargılama sırasında ortaklık sıfatı sona erecek olursa, artık davayı takip ve sonuçlandırmakta hukuki yararı kalmaz. Zira, bu husus dava koşulu olup, davacının bu sıfatının yargılamanın başından sonuna kadar devam etmesi zorunludur ve bu yön mahkemece re’sen gözönünde bulundurulmalıdır.
Somut olayda, limited şirketin ortağı olma sıfatına dayalı olarak iş bu dava açılmış olup, yargılama sırasında davacının hisselerini 26.01.2007 tarihinde dava dışı ...’na devrettiğine ve devrin şirket tarafından onaylandığına göre, mahkemece sıfat yokluğundan davanın reddine karar verilmesi gerekirken, karar gerekçesinde sıfat yokluğundan, hüküm kısmında ise konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığı şeklinde gerekçe ile hüküm kısmı arasında çelişki oluşturulacak şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin ise diğer temyiz itirazlarının reddi, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 01,25 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 08.12.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1040578100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz