6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Haksız Rekabetin Tespiti ve Meni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/7939 E. 2013/12905 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kısa karar-gerekçeli karar çelişkisi gerekçe-hüküm çelişkisi maddi hatanın düzeltilmesi maddi hata sicilden terkin infaz içtihadı birleştirme kararı maddi ve manevi tazminat terkin haksız rekabet iltibas

Atıf yapılan mevzuat: İİK · HMK — HMK 294HMK 298 · HUMK — HUMK 382

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, karıştırılma ihtimali olmayan farklı sektördeki hizmetlerle ilgili olarak davalı markasının 42. sınıftaki "mühendislik hizmetleri, bilgisayar hizmetleri" yönünden hükümsüzlük talebinin yerinde olmadığı, ancak davalı markasının tescilli olduğu diğer sınıflar ve hizmetler yönünden iltibas tehlikesinin bulunduğu, davalının TPE nezdinde tescilli markaya dayalı kullanımı sebebiyle markaya tecavüz, haksız rekabet ve tazminat talepleri ile ilgili koşulların oluşmadığı, maddi hatanın düzeltilmesi sebebiyle kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalı adına tescilli 2004/21902 sayılı markanın 42. sınıftaki "mühendislik hizmetleri ile bilgisayar hizmetleri" alt grubu dışındaki mal ve hizmetler yönünden kısmen hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, diğer taleplerin reddine dair verilen kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 05.02.2013 günlü ilamıyla davalı markası kapsamında yer alan müze hizmetleri ve kütüphane hizmetlerinin davacı markasının tescilli olduğu hizmetler ile ne şekilde benzer türden hizmetler olduğunun tereddüte mahal bırakmayacak şekilde tespiti ile hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerektiği belirtilerek karar bu hizmetlere yönelik olarak davalı yararına bozulmuştur.

Davalı vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.

1- Dava, davalı markasının hükümsüzlüğü ve sicilden terkini ile maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.

Türkiye Cumhuriyeti Anayasası yargılamanın açıklığı ilkesini kabul etmiştir.Yürürlükten kaldırılan HUMK’nın 382 ve devamı maddeleri ile yürürlükte bulunan 6100 sayılı HMK’nın 294 ve devamı maddelerinde hükmün verilmesi, tefhimi ve sonrasında kararın nasıl yazılacağı hususları ayrıntılı olarak düzenlenmiştir.Yargılamanın açık bir şekilde yapılması ve tesis edilen hükmün açıkça belirtilmesi ilke olarak kabul edilmiştir.Bu nedenle hükmün açık, anlaşılır, şüpheye yer vermeyecek şekilde infazı kabil kurulması ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun olması gerekmektedir.Aksi halde, yargılamanın açıklığı ilkesi, dolayısıyla kamu vicdanı zedelenmiş ve mahkeme kararlarına duyulan güven sarsılmış olacaktır.Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu’nun 10.4.1992 gün ve 1991/7 esas 1992/4 sayılı kararında da kısa karar ile gerekçeli kararın çelişik bulunmasının bozma nedeni sayılacağı içtihat edilmiş olup, HMK’nın 298/2. maddesinde de gerekçeli kararın tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamayacağı belirtilmiştir.

Somut olayda mahkemece verilen kısa kararda, “davanın kısmen kabulü ile davalı adına tescilli 2004/21902 sayılı markanın 42. sınıftaki “mühendislik hizmetleri ile bilgisayar hizmetleri” alt grubu yönünden kısmen hükümsüzlüğü ile sicilden terkini, diğer taleplerin reddine” karar verilmiş iken gerekçeli kararda “davanın kısmen kabulü ile davalı adına tescilli 2004/21902 sayılı markanın 42. sınıftaki "mühendislik hizmetleri ile bilgisayar hizmetleri" alt grubu dışındaki mal ve hizmetler yönünden kısmen hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, diğer taleplerin reddine” karar verilmek suretiyle kısa karar ve gerekçeli karar arasında hükümsüzlüğüne karar verilen hizmetler yönünden çelişkili bir durum yaratılmıştır.Kısa kararın çelişki yaratan kısmının hakim tarafından düzeltilerek onaylanmasının tefhim edilen kararı ortadan kaldırması da mümkün olmadığından gerek anılan yasal düzenlemeler gerekse İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca hükmün bu nedenle bozulması gerekirken uyuşmazlığın esasına ilişkin nedenlerle bozulması doğru olmayıp, davalının vekilinin bu yöne ilişkin karar düzeltme isteminin kabulü ile kararın kısa karar gerekçeli karar çelişkisi nedeniyle bozulması gerekmiştir.

2-Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin diğer karar düzeltme istemlerinin incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • İtirazın İptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/14182 E. 2016/2176 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Haksız Rekabetin Tespiti

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/3104 E. 2019/436 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Çek iptal

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/12573 E. 2014/2095 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

5 benzer karar daha
  • İtirazın İptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/13741 E. 2014/19679 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/9540 E. 2012/12015 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/14257 E. 2018/7697 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/17923 E. 2014/18033 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Tahsil

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/17282 E. 2014/5056 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2013/7939 E.  ,  2013/12905 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ İSTANBUL 3.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 3.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 02/03/2011 gün ve 2007/86-2011/57 sayılı kararı bozan Daire’nin 05.02.2013 gün ve 2012/1501-2013/1936 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:

Davacı vekili, 2002 yılında müvekkili şirketin ortağı adına tescil edilen 2002/11970 sayılı "Shaman World Music Club" markasının 31/08/2005 tarihinde müvekkiline devredildiğini, markanın 1999 yılından beri kullanılmak suretiyle tanınmış hale getirildiğini, davalının müvekkilinin tescilli markasının ayırt edilemeyecek kadar benzeri olan "Shaman & Oyun Dans Müzik Ritm Tiyatrosu Buluşma" ibareli markayı kendi adına tescil ettirerek 2006 senesi içerisinde "Shaman Kültür Merkezi" ismi altında müvekkilinin ticari çalışma alanına giren faaliyetlerde bulunduğunu, davalının bu tutumunun haksız rekabet ve müvekkili marka haklarına tecavüz teşkil ettiğini, iltibas oluşturduğunu belirterek, tecavüzün durdurulmasına, giderilmesine, davalı markasının hükümsüzlüğüne, sicilden terkinine, markaya tecavüz sebebiyle 20.000,00 TL maddi ve 10.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, Shaman kelimesinin kültürün bir parçası ve aynı zamanda evrensel bir kelime olduğunu, bu kelimenin kimsenin tekeline verilemeyeceğini, tarafların faaliyet konularının ve ticari alanlarının farklı olduğunu belirterek, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, karıştırılma ihtimali olmayan farklı sektördeki hizmetlerle ilgili olarak davalı markasının 42. sınıftaki "mühendislik hizmetleri, bilgisayar hizmetleri" yönünden hükümsüzlük talebinin yerinde olmadığı, ancak davalı markasının tescilli olduğu diğer sınıflar ve hizmetler yönünden iltibas tehlikesinin bulunduğu, davalının TPE nezdinde tescilli markaya dayalı kullanımı sebebiyle markaya tecavüz, haksız rekabet ve tazminat talepleri ile ilgili koşulların oluşmadığı, maddi hatanın düzeltilmesi sebebiyle kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalı adına tescilli 2004/21902 sayılı markanın 42. sınıftaki "mühendislik hizmetleri ile bilgisayar hizmetleri" alt grubu dışındaki mal ve hizmetler yönünden kısmen hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, diğer taleplerin reddine dair verilen kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 05.02.2013 günlü ilamıyla davalı markası kapsamında yer alan müze hizmetleri ve kütüphane hizmetlerinin davacı markasının tescilli olduğu hizmetler ile ne şekilde benzer türden hizmetler olduğunun tereddüte mahal bırakmayacak şekilde tespiti ile hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerektiği belirtilerek karar bu hizmetlere yönelik olarak davalı yararına bozulmuştur.

Davalı vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.

1- Dava, davalı markasının hükümsüzlüğü ve sicilden terkini ile maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.

Türkiye Cumhuriyeti Anayasası yargılamanın açıklığı ilkesini kabul etmiştir.Yürürlükten kaldırılan HUMK’nın 382 ve devamı maddeleri ile yürürlükte bulunan 6100 sayılı HMK’nın 294 ve devamı maddelerinde hükmün verilmesi, tefhimi ve sonrasında kararın nasıl yazılacağı hususları ayrıntılı olarak düzenlenmiştir.Yargılamanın açık bir şekilde yapılması ve tesis edilen hükmün açıkça belirtilmesi ilke olarak kabul edilmiştir.Bu nedenle hükmün açık, anlaşılır, şüpheye yer vermeyecek şekilde infazı kabil kurulması ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun olması gerekmektedir.Aksi halde, yargılamanın açıklığı ilkesi, dolayısıyla kamu vicdanı zedelenmiş ve mahkeme kararlarına duyulan güven sarsılmış olacaktır.Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu’nun 10.4.1992 gün ve 1991/7 esas 1992/4 sayılı kararında da kısa karar ile gerekçeli kararın çelişik bulunmasının bozma nedeni sayılacağı içtihat edilmiş olup, HMK’nın 298/2.

maddesinde de gerekçeli kararın tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamayacağı belirtilmiştir.

Somut olayda mahkemece verilen kısa kararda, “davanın kısmen kabulü ile davalı adına tescilli 2004/21902 sayılı markanın 42. sınıftaki “mühendislik hizmetleri ile bilgisayar hizmetleri” alt grubu yönünden kısmen hükümsüzlüğü ile sicilden terkini, diğer taleplerin reddine” karar verilmiş iken gerekçeli kararda “davanın kısmen kabulü ile davalı adına tescilli 2004/21902 sayılı markanın 42. sınıftaki "mühendislik hizmetleri ile bilgisayar hizmetleri" alt grubu dışındaki mal ve hizmetler yönünden kısmen hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, diğer taleplerin reddine” karar verilmek suretiyle kısa karar ve gerekçeli karar arasında hükümsüzlüğüne karar verilen hizmetler yönünden çelişkili bir durum yaratılmıştır.Kısa kararın çelişki yaratan kısmının hakim tarafından düzeltilerek onaylanmasının tefhim edilen kararı ortadan kaldırması da mümkün olmadığından gerek anılan yasal düzenlemeler gerekse İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca hükmün bu nedenle bozulması gerekirken uyuşmazlığın esasına ilişkin nedenlerle bozulması doğru olmayıp, davalının vekilinin bu yöne ilişkin karar düzeltme isteminin kabulü ile kararın kısa karar gerekçeli karar çelişkisi nedeniyle bozulması gerekmiştir.

2-Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin diğer karar düzeltme istemlerinin incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 05.02.2013 günlü, 2012/1501 Esas-2013/1936 Karar sayılı bozma ilamının ortadan kaldırılarak mahkemece verilen kararın açıklanan nedenle BOZULMASINA; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer karar düzeltme istemlerinin incelenmesine şimdilik gerek olmadığına, ödediği karar düzeltme harcının isteği halinde karar düzeltme isteyene iadesine, 20.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1040369600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.