Manevi tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/6568 E. 2011/17028 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
varşova konvansiyonu↗ hakkaniyet↗ taşıyıcı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, davacıların davalının zamanında İstanbul'dan Ankara'ya aktarma yapamaması, bu nedenle cenazeyi zamanında Ankara'ya götürememleri, yanlarında cenazeleri bulunduğu halde otobüsle Ankara'ya gitmek zorunda kalmaları nedeniyle üzüldükleri, manevi yönden acı ve ızdırap duydukları gerekçesiyle; eylemin niteliği, manevi zararın derecesi ve hakkaniyet ilkesi gözönünde bulundurularak davanın kısmen kabulüne, her bir davacı için ayrı ayrı olmak üzere 3.500,00 TL den 7.000,00 TL manevi tazminatın 08.03.2006 tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, hava yoluyla yolcu taşımadan kaynaklanan manevi tazminat istemine ilişkindir.
Varşova Konvansiyonu’nun 20. maddesi uyarınca taşıyıcı, kendisinin ve adamlarının zararı önlemek için gerekli bütün tedbirleri almış olduklarını veya onlar için bu tedbirleri alma olanağı bulunmadığını ispatlarsa, sorumlu olmayacaktır.
Bu durumda mahkemece, davaya konu seferi gerçekleştirecek uçağın Münih hava alanından kalkışının gecikmesinin zorunlu nedenlerden kaynaklandığı ve gecikmeden davalı ... yolu işletmesinin sorumluğunun bulunmadığı savunması üzerinde durulmak ve konusunda uzman bilirkişiden alınacak bilirkişi raporu sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi yerinde görülmediğinden kararın bu nedenle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/10971 E. 2011/3394 K.
Ortak:taşıyıcı
İncelediğiniz karardaVarşova Konvansiyonu’nun 20. maddesi uyarınca «taşıyıcı», kendisinin ve adamlarının zararı önlemek için gerekli bütün tedbirleri almış olduklarını veya onlar için bu tedbirleri alma olanağı bulunmadığını ispatlarsa, sorumlu olmayacaktır.
Benzer bu karardaVarşova Konvansiyonu’nun 20. maddesi uyarınca «taşıyıcı», kendisinin ve adamlarının zararı önlemek için gerekli bütün tedbirleri almış olduklarını veya onlar için bu tedbirleri alma olanağı bulunmadığını ispatlarsa, sorumlu olmayacaktır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:maddi tazminat
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, davcıların taşıma anlaşmasında kararlaştırılan yere davalının kusuruyla taşınamadıkları gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 1.200,00 TL «maddi tazminat» ile her bir davacı için 5.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/8977 E. 2013/22547 K.
Ortak:taşıyıcı · Manevi tazminat
İncelediğiniz karardaVarşova Konvansiyonu’nun 20. maddesi uyarınca «taşıyıcı», kendisinin ve adamlarının zararı önlemek için gerekli bütün tedbirleri almış olduklarını veya onlar için bu tedbirleri alma olanağı bulunmadığını ispatlarsa, sorumlu olmayacaktır.
Benzer bu karardaVarşova Konvansiyonu’nun 20. maddesi uyarınca «taşıyıcı», kendisinin ve adamlarının zararı önlemek için gerekli bütün tedbirleri almış olduklarını veya onlar için bu tedbirleri alma olanağı bulunmadığını ispatlarsa, sorumlu olmayacaktır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kusur · dava sebebi · avans faizi
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davacı yolcuların somut olayda herhangi bir «kusurlarının» olmadığı, içinde bulundukları özel durum itibariyle daha çok özel ve ilgiye muhtaç oldukları, konvansiyonun 19 maddesinin gecikmeden kaynaklanan manevi zararı da kapsayacağı, manevi zarar için belirlenecek bir miktarın taraflardan biri açısından ceza oluşturmayacağı gibi diğer taraf içinde zenginleşmeye sebep olmayacağı, manevi huzuru sağlayacak miktarda olması gerektiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile her bir davacı yönünden 1.750,00'şer TL manevi tazminatın olay tarihi olan 08.03.2006 tarihinden itibaren «avans faizi» ile davalıdan tahsiline, fazla talebin reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, alınan bilirkişi raporunda, davalının Varşova Konvansiyonu hükümleri ve bilet satışları muvacehesinde, dava konusu olaydaki aksaklıktan sorumlu olmayacağı, seferin geç icra edilmesinin «sebebinin» ağır kış şartları olduğu, mücbir sebebin söz konusu olması sebebiyle davalının sorumluluğunun bulunmayacağı belirtilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/11962 E. 2012/17934 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:vekalet ücreti
Benzer bu kararda2-Ancak, davacılarca maddi ve manevi tazminat talep edilmiş olup, AAÜT'ye göre maddi ve manevi tazminat talepleri bakımından davanın red ve kabul edilen kısımları üzerinden ayrı ayrı «vekalet ücretine» hükmedilmesi gerektiği gibi, Tarife'nin 10/2. maddesine göre de, manevi tazminatın kısmen reddi halinde karşı taraf yararına hükmedilecek vekalet ücreti davacı yararına belirlenen vekalet ücretini geçemez.
Bu nedenle, mahkemece maddi ve manevi tazminat taleplerinin red ve kabul edilen kısımları üzerinden tek bir «vekalet ücretine» hükmedilmesi doğru görülmemiş, kararın davacılar yararına bozulması gerekmiştir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/11840 E. 2010/5016 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kişilik hakları · taşıyan · maddi tazminat · teslim
Benzer bu kararda… e indiği hava alanında kendisine karşı ilgisiz kalınması nedeniyle başka hava alanından Havana’ya kalkacak olan uçağa giden otobüsü ve bunun sonucu olarak kendisini «taşıyacak» uçağı kaçırdığı, davacının yabancı bir ülkede sahipsiz kalması, kendisi ile ilgilenilmemesi sonucu şahsiyet haklarının ihlal edilmiş olduğu, bu nedenle davacının manevi tazminata hak kazandığı, davalıya «teslim» edilen valizde bulunan eşyalardan bir kısmının davacıya teslim edilmediği, davalının kayıp eşyalar nedeniyle davadan önce davacıya 570,04 YTL ödemeyi kabul etmiş o …
… kendisini uçağa götürecek olan otobüsü kaçırdığını, bu nedenle uçağa da yetişemediğini, İstanbul’a dönmek zorunda kaldığını, bagajının ise kendisine bir hafta sonra «teslim» edildiğini ve bazı eşyalarının kaybolmuş bulunduğunu, müvekkilinin kaybolan eşyaları ve yapamadığı seyahat nedeniyle maddi ve manevi zarara uğramış olduğunu ileri …
Davalı vekili, kaybolduğu iddia edilen eşyalardan dolayı müvekkilinin bir sorumluluğunun olmadığını, davacının uçağı kaçırması nedeniyle seyahatini tamamlayamamış olmasında «kişilik haklarına» yönelmiş herhangi bir saldırının bulunmadığını, olayda müvekkilinin bir kusurunun olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin «maddi tazminata» ilişkin hükme yönelik olarak yaptığı yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/6568 E. , 2011/17028 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 15/10/2009 tarih ve 2009/158-2009/436 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacı ...'ın babası ve diğer davacı ...'ın kayınbabası ...’ın 08.03.2006 tarihinde Münih’te vefat ettiğini, cenaze ile birlikte Türkiye'ye gelmek için davalı şirketten İstanbul aktarmalı Münih-Ankara bileti aldıklarını, bu bilette belirtilen varış saatine göre cenazenin nakledileceği Reşadiye'ye ulaşım için otobüs ve ambulans tuttuklarını, Münih'ten kalkan uçağın gecikmeli olarak İstanbul'a saat 23.30'da vardığını, İstanbul-Ankara uçağı henüz kalkmadığı halde müvekkillerinin bu uçağa alınmadıklarını, davalı şirket personelinin davacıların içinde bulundukları duruma ve cenazelerine saygılı davranmadığını, davacıların yanlarındaki cenaze ile birlikte otobüsle Reşadiye'ye gitmek zorunda kaldıklarını, davalı şirketin kusurlu davranışı ile davacıların seyahat özgürlüğüne ve kişilik haklarına saldırıda bulunduğunu belirterek, davacılar için ayrı ayrı 10.000 TL olmak üzere toplam 20.000,00 TL manevi tazminatın 08.03.2006 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin uçuş süresi içindeki gecikmelerden dolayı sorumluluğunun bulunmadığını, gecikmenin taşıyıcının kontrolü dışında hava şartları sebebiyle uçağın Münih havaalanından kalkışının gecikmesinden kaynaklandığını, manevi tazminatın koşullarının somut olayda gerçekleşmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, davacıların davalının zamanında İstanbul'dan Ankara'ya aktarma yapamaması, bu nedenle cenazeyi zamanında Ankara'ya götürememleri, yanlarında cenazeleri bulunduğu halde otobüsle Ankara'ya gitmek zorunda kalmaları nedeniyle üzüldükleri, manevi yönden acı ve ızdırap duydukları gerekçesiyle; eylemin niteliği, manevi zararın derecesi ve hakkaniyet ilkesi gözönünde bulundurularak davanın kısmen kabulüne, her bir davacı için ayrı ayrı olmak üzere 3.500,00 TL den 7.000,00 TL manevi tazminatın 08.03.2006 tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, hava yoluyla yolcu taşımadan kaynaklanan manevi tazminat istemine ilişkindir.
Varşova Konvansiyonu’nun 20. maddesi uyarınca taşıyıcı, kendisinin ve adamlarının zararı önlemek için gerekli bütün tedbirleri almış olduklarını veya onlar için bu tedbirleri alma olanağı bulunmadığını ispatlarsa, sorumlu olmayacaktır.
Bu durumda mahkemece, davaya konu seferi gerçekleştirecek uçağın Münih hava alanından kalkışının gecikmesinin zorunlu nedenlerden kaynaklandığı ve gecikmeden davalı ... yolu işletmesinin sorumluğunun bulunmadığı savunması üzerinde durulmak ve konusunda uzman bilirkişiden alınacak bilirkişi raporu sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi yerinde görülmediğinden kararın bu nedenle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın, davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 14.12.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1040351300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz