Şirketin ihyası
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/3285 E. 2011/17026 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
iflas tasfiyesi↗ infisah↗ iflas idaresi↗ ihya davası↗ ek mehil↗ ihya↗ tüzel kişilik↗ hukuki yarar↗ ticaret sicili↗ iflas↗ cy/cy kaydı↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamına göre, iflas eden ve iflasının kapatılmasına karar verilen şirketin öncelikle iflasın kapatılması kararının kaldırılması gerektiği, bu kararın ise iflas idaresince bu kararı veren mahkemeden istenebileceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Tüzel kişi iflasın karar verilmesi ile infisah eder. İflas tasfiyesi sonucunda, infisah eden şirket, iflasın kapanmasından sonra ( İİK. m. 254 ) sicilden kaydının silinmesiyle tamamen ortadan kalkar ( TST. m. 51 ). Alacaklıların İİK.' nun 236. maddesi uyarınca iflasın kapanmasına kadar alacaklarını masaya kaydettirmeleri mümkündür. İflasın kapanmasına kadar alacaklarını masaya yazdırmayan alacaklılar İİK. 253. maddesi çerçevesinde alacaklarını müflisten isteyebilirler. Ayrıca alacaklıların, iflas eden şirketin ileride her hangi bir şekilde mal edinmesi-mal varlığının ortaya çıkması halinde bunu talep edebilmesi bakımından, alacağının tespit edilmesi ve bunun ilama bağlanmasında hukuki yararı bulunmaktadır. Bu nedenle alacaklının, sicilden kaydı silinen müflis şirkete tüzel kişilik kazandırılması için İflas İdaresi ve Ticaret Sicil Memurluğuna husumet tevcihi suretiyle ihya davası açması mümkündür. Bu açıklamadan sonra somut olaya geldiğimizde, davacıya İflas İdaresine karşı dava açması için mehil verilerek, açıldığında bu dosya ile birleştirilmesi sağlanarak, yargılamaya devam ile müflis şirketin ihyasına karar vermek gerekir iken, davanın reddine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/9857 E. 2015/10525 K.
Ortak:iflas · husumet · dava şartı
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamına göre, «iflas» eden ve iflasının kapatılmasına karar verilen şirketin öncelikle iflasın kapatılması kararının kaldırılması gerektiği, bu kararın ise iflas idaresince bu kararı veren mahkemeden istenebileceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Tüzel kişi «iflasın» karar verilmesi ile «infisah» eder.
İflas tasfiyesi sonucunda, «infisah» eden şirket, «iflasın» kapanmasından sonra ( İİK. m.
Benzer bu karardaA.. sıfatı ile açılması doğru olmadığı gibi, doğrudan «alacak davası» olarak açılmasının da doğru olmadığı zira, davanın Müflis İmar Bankası aleyhine «husumet» yöneltilerek açılması ve «kayıt kabul davası» olması, bundan önce de «iflas» masasına müracaat edilerek talebin reddi halinde dava açılması gerektiğinden bu davalı yönünden hem husumet hem de dava şartı eksikliği bulunduğu, diğer davalı Y.ve Tic.
İflas İdaresi'ne yönelik olarak devam edilmesi gerekirken davanın «husumetten» reddi doğru olmadığı gibi, İİK'nın 236'ncı maddesi uyarınca «iflasın» kapatılmasına kadar masaya alacak yazdırmak mümkün olup, masaya kayıt davası açılması için iflas idaresine başvuru yapılması da bir ön şart değildir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, davalı TMSF'nin aktif ya da pasif her türlü eylem ve işlemlerinden dolayı bunların hukuka uygun olup olmadığı, zarar doğurup doğurmadığı yönlerinden denetiminin idari yargıya ait olduğu, davalı İmar Bankası'nın ise, dava tarihinden önce «iflasa» tabi tutularak müflis haline geldiğinden davanın, iflas etmeden önceki hal ve durumuna göre İ..
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kayıt kabul davası · yargı yolu · dava dilekçesinin tebliği · şirketin tasfiyesi · dava şartı yokluğu · alacak davası · tebligat · ek tasfiye
Benzer bu kararda… tleme gibi herhangi bir eylemi bulunmadığından dava konusu işlemin neresinde bulunduğunu gösterir bir iddia da tespit olunamadığı ve davalının dava tarihinden evvel «tasfiye» sürecine girdiği, «şirketin tasfiyesi» ile sicilden terkinine karar verildiği gerekçesiyle, davanın, davalı TMSF yönünden idari yargının «görevli» olması nedeniyle «yargı yolu» yokluğundan, davalı İ..
A.. sıfatı ile açılması doğru olmadığı gibi, doğrudan «alacak davası» olarak açılmasının da doğru olmadığı zira, davanın Müflis İmar Bankası aleyhine «husumet» yöneltilerek açılması ve «kayıt kabul davası» olması, bundan önce de «iflas» masasına müracaat edilerek talebin reddi halinde dava açılması gerektiğinden bu davalı yönünden hem husumet hem de dava şartı eksikliği bulunduğu, diğer davalı Y.ve Tic.
A.. yönünden dava «şartı yokluğu» ve «husumet», davalı Yapı ve Tic.
3-Davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gelince ise, iflastan sonra açılacak davalarda davalı müflisin hak ve menfaatlerinin korunması «iflas» idaresine ait olduğundan müflisin iflas idaresine «tebligat» yapılarak davaya devam edilmesi gerekmektedir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/12127 E. 2016/9716 K.
Ortak:iflas idaresi · iflas
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamına göre, «iflas» eden ve iflasının kapatılmasına karar verilen şirketin öncelikle iflasın kapatılması kararının kaldırılması gerektiği, bu kararın ise iflas idaresince bu kararı veren mahkemeden istenebileceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Tüzel kişi «iflasın» karar verilmesi ile «infisah» eder.
İflas tasfiyesi sonucunda, «infisah» eden şirket, «iflasın» kapanmasından sonra ( İİK. m.
Benzer bu karardaKararı, davalı banka vekili ve müflis ... «iflas idaresi» memurları temyiz etmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyulmasına rağmen davaya «alacak davası» olarak bakılması ve tahsil hükmü kurulması doğru olmamış, hükmün temyiz eden müflis ... «iflas idaresi» vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulması gerekmiştir.
2-Dairemizin 2013/1084E-2013/17212K sayılı ilamında, İİK 236. maddesi uyarınca, vaktinde «deftere» kaydettirilmeyen alacakların «iflasın» kapanmasına kadar kabul olunacağı, bu nedenle davalı ...
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kayıt kabul davası · infaz · alacak davası · yasal faiz · e-defter
Benzer bu karardaMahkemece tüm dosya kapsamı ve uyulan bozma ilamı doğrultusunda, davanın kısmen kabulü ile 9.500 TL'nin 01/10/1999 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faiz» ile birlikte davalılardan alınıp davacıya verilmesine, daha önce ödeme yapılan faize ilişkin miktarın «infaz» aşamasında dikkate alınmasına karar verilmiştir.
2-Dairemizin 2013/1084E-2013/17212K sayılı ilamında, İİK 236. maddesi uyarınca, vaktinde «deftere» kaydettirilmeyen alacakların «iflasın» kapanmasına kadar kabul olunacağı, bu nedenle davalı ...
İflas İdaresi'ne yönelik davaya belirtilen madde kapsamında, «kayıt kabul davası» olarak bakılması gerekirken yazılı gerekçeyle davanın reddinin doğru olmadığı belirtilmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyulmasına rağmen davaya «alacak davası» olarak bakılması ve tahsil hükmü kurulması doğru olmamış, hükmün temyiz eden müflis ... «iflas idaresi» vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/6521 E. 2016/2989 K.
Ortak:iflas idaresi · tüzel kişilik · iflas · cy/cy kaydı · husumet · dava şartı
İncelediğiniz karardaBu nedenle alacaklının, sicilden «kaydı» silinen müflis şirkete «tüzel kişilik» kazandırılması için İflas İdaresi ve Ticaret Sicil Memurluğuna «husumet» tevcihi suretiyle «ihya davası» açması mümkündür.
Mahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamına göre, «iflas» eden ve iflasının kapatılmasına karar verilen şirketin öncelikle iflasın kapatılması kararının kaldırılması gerektiği, bu kararın ise iflas idaresince bu kararı veren mahkemeden istenebileceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Tüzel kişi «iflasın» karar verilmesi ile «infisah» eder.
Benzer bu karardaİflas İdaresine yazılan müzekkereye verilen cevapta “davacı tarafından dava konusu alacak talepleri ile ilgili olarak «iflas» masasına herhangi bir alacak «kaydı» başvurusunda bulunulmadığı”nın bildirildiği, davacının Müflis..... dışında müflis.... ile....hesabının bulunduğu, davalı Müflis.....'nin... şirketinden ayrı bir «tüzel kişiliğinin» bulunduğu...'nin bu bankanın muhabiri olduğu ve aracılık işlemi yaptığı, ....'den muhabir banka ya da vekâlet ilişkisi gereğince talepte bulunmasının mümkün olmadığı, davacının öncelikle İmar....’ne başvurması ve buradan bir sonuç alamazsa Müflis ...'ye karşı dava açma imkânının mevcut olduğu, davacını...i.’ye başvurmadığının anlaşıldığı, davanın hem dava şartları oluşmadığından ve hem de davalının sıfat («pasif husumet) yokluğu» nedeniyle reddine karar vermek gerektiği kanaatiyle davanın husumet yönünden reddine karar verilmiştir.
Ancak mahkemece, davalı Banka'ya tebliğe çıkarılan dava dilekçesine «iflas idaresi» vekili tarafından vekaletname sunulup, cevap dilekçesi verildiğine ve İİK'nın 226. maddesi uyarınca dava takip edildiğine göre bu noksanlık giderilmiş ve «husumet» İflas İdaresi'nce benimsenmiştir.
… İmar Bankası hakkında açılan davanın yazılı gerekçe ile reddi doğru olmadığı gibi iflastan sonra açılacak davalarda davalı müflisin hak ve menfaatlerinin korunması «iflas» idaresine ait olduğundan müflisin iflas idaresine «tebligat» yapılarak davaya devam edilmesi gerekmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:pasif husumet yokluğu · dava şartı yokluğu · pasif husumet · husumet yokluğu · tebligat
Benzer bu karardaİflas İdaresine yazılan müzekkereye verilen cevapta “davacı tarafından dava konusu alacak talepleri ile ilgili olarak «iflas» masasına herhangi bir alacak «kaydı» başvurusunda bulunulmadığı”nın bildirildiği, davacının Müflis..... dışında müflis.... ile....hesabının bulunduğu, davalı Müflis.....'nin... şirketinden ayrı bir «tüzel kişiliğinin» bulunduğu...'nin bu bankanın muhabiri olduğu ve aracılık işlemi yaptığı, ....'den muhabir banka ya da vekâlet ilişkisi gereğince talepte bulunmasının mümkün olmadığı, davacının öncelikle İmar....’ne başvurması ve buradan bir sonuç alamazsa Müflis ...'ye karşı dava açma imkânının mevcut olduğu, davacını...i.’ye başvurmadığının anlaşıldığı, davanın hem dava şartları oluşmadığından ve hem de davalının sıfat («pasif husumet) yokluğu» nedeniyle reddine karar vermek gerektiği kanaatiyle davanın husumet yönünden reddine karar verilmiştir.
… İmar Bankası hakkında açılan davanın yazılı gerekçe ile reddi doğru olmadığı gibi iflastan sonra açılacak davalarda davalı müflisin hak ve menfaatlerinin korunması «iflas» idaresine ait olduğundan müflisin iflas idaresine «tebligat» yapılarak davaya devam edilmesi gerekmektedir.
Davacının masaya başvurusu olmadığına göre doğrudan dava açmasında hukuka aykırı bir yön bulunmadığından davanın dava «şartı yokluğundan» reddi de doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/2334 E. 2017/1407 K.
Ortak:iflas · cy/cy kaydı
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamına göre, «iflas» eden ve iflasının kapatılmasına karar verilen şirketin öncelikle iflasın kapatılması kararının kaldırılması gerektiği, bu kararın ise iflas idaresince bu kararı veren mahkemeden istenebileceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Tüzel kişi «iflasın» karar verilmesi ile «infisah» eder.
İflas tasfiyesi sonucunda, «infisah» eden şirket, «iflasın» kapanmasından sonra ( İİK. m.
Benzer bu karardaAsliye Ticaret Mahkemesi'nin 31.12.2008 tarihli kararı ile şahsi «iflasına» karar verildiği ve bu kararın 14.07.2010 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Bu durumda, mahkemece anılan davalı hakkında açılan işbu «sorumluluk davası» kesinleşmeden şahsi «iflasına» karar verildiği ve davalı müflis ...
İflas İdaresi vekilince de «ikinci alacaklılar toplantısının» 16.02.2012 tarihinde gerçekleştirilip, davacı tarafça dava konusu alacağın masaya «kaydının» yapılması talep edilmesi üzerine oluşturulan «sıra cetvelinde» 24.11.2014 tarih ve 45 sayılı İflas İdaresi kararı ile işbu davanın «derdest» olması nedeniyle mahkeme kararının neticesine göre yeniden değerlendirilmek üzere “«tahsilde tekerrür olmamak kaydı» ile nizalı alacak olarak 3. sıraya kaydına” karar verildiği, işbu sorumluluk davasının niteliği gereği masa mevcudunu azaltıcı mahiyette olup davaya «kayıt kabul davası» olarak bakılması gerektiği talep edilmiş olmakla, davalı ... yönünden davaya kayıt kabul davası olarak bakılıp sonuçlandırılması gerektiğinden davalı müflis ...
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sıra cetveli · ikinci alacaklılar toplantısı · tahsilde tekerrür olmamak kaydı · kayıt kabul davası · yönetici sorumluluğu · tahsilde tekerrür olmaması · sorumluluk davası · tahsilde tekerrür
Benzer bu karardaİflas İdaresi vekilince de «ikinci alacaklılar toplantısının» 16.02.2012 tarihinde gerçekleştirilip, davacı tarafça dava konusu alacağın masaya «kaydının» yapılması talep edilmesi üzerine oluşturulan «sıra cetvelinde» 24.11.2014 tarih ve 45 sayılı İflas İdaresi kararı ile işbu davanın «derdest» olması nedeniyle mahkeme kararının neticesine göre yeniden değerlendirilmek üzere “«tahsilde tekerrür olmamak kaydı» ile nizalı alacak olarak 3. sıraya kaydına” karar verildiği, işbu sorumluluk davasının niteliği gereği masa mevcudunu azaltıcı mahiyette olup davaya «kayıt kabul davası» olarak bakılması gerektiği talep edilmiş olmakla, davalı ... yönünden davaya kayıt kabul davası olarak bakılıp sonuçlandırılması gerektiğinden davalı müflis ...
1-Dava, ... tarafından el konulan banka «yöneticilerinin sorumluluğuna» dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Bu durumda, mahkemece anılan davalı hakkında açılan işbu «sorumluluk davası» kesinleşmeden şahsi «iflasına» karar verildiği ve davalı müflis ...
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/3285 E. , 2011/17026 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 07.05.2009 tarih ve 2007/351-2009/264 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili kurumun dava dışı Biotek Medikal Tıbbi Cihazlar A.Ş.'den alacaklı olduğunu, bu amaçla adı geçen şirket hakkında Ankara 15. Asliye Hukuk Mahkemesinde dava açıldığını ancak söz konusu şirket hakkında iflas kararı verilip iflasın kapatılmasına karar verildiğini ve ticaret sicil memurluğunca sicil kaydının re'sen terkin edildiğini ileri sürerek, adı geçen şirketin ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı davaya cevap vermemiş ve duruşmalara katılmamıştır.
Mahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamına göre, iflas eden ve iflasının kapatılmasına karar verilen şirketin öncelikle iflasın kapatılması kararının kaldırılması gerektiği, bu kararın ise iflas idaresince bu kararı veren mahkemeden istenebileceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Tüzel kişi iflasın karar verilmesi ile infisah eder. İflas tasfiyesi sonucunda, infisah eden şirket, iflasın kapanmasından sonra ( İİK. m. 254 ) sicilden kaydının silinmesiyle tamamen ortadan kalkar ( TST. m.
51 ) . Alacaklıların İİK.' nun 236. maddesi uyarınca iflasın kapanmasına kadar alacaklarını masaya kaydettirmeleri mümkündür. İflasın kapanmasına kadar alacaklarını masaya yazdırmayan alacaklılar İİK. 253. maddesi çerçevesinde alacaklarını müflisten isteyebilirler. Ayrıca alacaklıların, iflas eden şirketin ileride her hangi bir şekilde mal edinmesi-mal varlığının ortaya çıkması halinde bunu talep edebilmesi bakımından, alacağının tespit edilmesi ve bunun ilama bağlanmasında hukuki yararı bulunmaktadır. Bu nedenle alacaklının, sicilden kaydı silinen müflis şirkete tüzel kişilik kazandırılması için İflas İdaresi ve Ticaret Sicil Memurluğuna husumet tevcihi suretiyle ihya davası açması mümkündür.
Bu açıklamadan sonra somut olaya geldiğimizde, davacıya İflas İdaresine karşı dava açması için mehil verilerek, açıldığında bu dosya ile birleştirilmesi sağlanarak, yargılamaya devam ile müflis şirketin ihyasına karar vermek gerekir iken, davanın reddine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 31.10.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1040347100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz