İstirdat | Sözleşmenin feshi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/13085 E. 2017/363 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
avans iadesi↗ mutabakat↗ mahsup↗ istirdat↗ ihtarname↗ temerrüt↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın davalı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce onanmıştır.
Davalı vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dava, taraflar arasında düzenlenen 01.06.2009 tarihli yapım sözleşmesinin davacı tarafından feshedilmesi nedeniyle ödenen avansın istirdadı istemine ilişkindir.
01.06.2009 tarihli sözleşmenin 14.04 maddesinde "yayın kuruluşunun yapım'ın yayına herhangi bir gerekçeyle son vermesi veya yapımcı ile yayın kuruluşunun karşılıklı mutabakatı ile yapımın yayına son verilmesi halinde veya her halükarda yapımcı'nın tek taraflı irade beyanını ortaya koyduğu andan itibaren 15 gün sonunda sözleşmenin feshedilmiş olacağı", sözleşmenin 14.05 maddesinde'de "işbu sözleşmenin yayıncı kuruluşun yayına herhangi bir gerekçeyle son vermesi ile fesholması durumunda, oyuncuya işbu sözleşmenin 13.03 maddesi uyarınca ödenecek avans/avanslardan kalan bakiyenin, oyuncunun yapımcılık görevini yine yapımcının üstleneceği herhangi bir yapım için alacağı bedelden mahsup edileceği" düzenlenmiştir.
Somut uyuşmazlıkta, taraflar arasındaki sözleşme davacı tarafından, ... 33. Noterliği'nin 15.10.2009 tarih 49738 V. nolu ihtarnamesi ile feshedilerek, avansın iadesi veya davalının başka bir projede görev alması gibi hususlar görüşülmek üzere davalı 21.10.2009 tarihinde saat 14.00'de davacı adresine davet edilmiş, ihtarname davalıya 12.10.2009 tarihinde tebliğ edilmiştir.
İhtarnamenin tebliği ile birlikte sözleşmenin feshedildiği hususu davalının da kabulünde olup, davalı tüm aşamalardaki savunmalarında 21.10.2009 tarihinde saat 14.00'de davacının adresine gittiğini, yetkili aradığını, bulamadığını bu konuda... ve ...'in tanık olarak dinlenmelerini talep etmiş, mahkemece davalı tanıkları dinlenmeden hüküm tesis edilmiştir.
Davalı tanıklarının dinleneceği hususlar maddi vakıalara ilişkin olup, davalının bu konudaki talebinin mahkemece reddi usul hükümlerine aykırıdır.
Bu halde davalı tanıklarının celbi ile davalı savunmasında bildirilen maddi vakıalar konusunda dinlenerek davalının temerrüdünün gerçekleşip gerçekleşmediği, davanın erken açılıp açılmadığı hususunun açıklığa kavuşturulması ve sonucuna göre karar verilmek üzere yerel mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme sonucu bu yöne ilişkin davalının temyiz isteminin reddi ile kararın onanmasına karar verilmesi doğru görülmemiş, davalı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairenin 2014/10168 esas, 2015/7222 karar sayılı 28.05.2015 günlü onama kararının kaldırılarak yerel mahkeme kararının bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/6481 E. 2024/3030 K.
Ortak:temerrüt
İncelediğiniz karardaBu halde davalı tanıklarının celbi ile davalı savunmasında bildirilen maddi vakıalar konusunda dinlenerek davalının «temerrüdünün» gerçekleşip gerçekleşmediği, davanın erken açılıp açılmadığı hususunun açıklığa kavuşturulması ve sonucuna göre karar verilmek üzere yerel mahkeme kararının bozulm …
Benzer bu karardaŞti. tarafından ödenmezse tarafımızdan ödenecektir" yönünde açıklamalarda bulunulması karşısında, «haksız rekabet» hükümlerine ve «sözleşmeye aykırılık» teşkil eden bu eylemlerin durdurulması hususları ile ilgili «ihtar» edildiğini ancak ödenmediğini, oyuncu ve menajerleri devir sürecinde oluşabilecek hukuki boşluktan, karmaşadan, belirsizliklerden uzak tutma yönünde uğraş verdiğini, 11.01.2018, 12.01.2018 ve 23.02.2018 tarihlerinde oyunculara Whatshapp üzerinden bildirimlerde bulunarak, taraflarca feshedilmeyen oyunculuk sözleşmesinin yürürlükte olduğu vurgusuyla oyunculuk bedelinin bakiye tutarının ödeneceği ve sözleşmelerin karşılıklı «ibra» ile fesh edileceği hususlarını ihtar ederek oyunculara çağrıda bulunulduğunu, buna rağmen davalı tarafça oyunculuk sözleşmesinin sözleşme süresince yapımcı dışında üçüncü bir gerçek veya tüzel kişinin yapımında veya bir yayın kuruluşunda oyunculukla ilgili görev alınamayacağı yönündeki 6/(c) ve 7/(d) hükmü, sözleşme kapsamındaki hak ve vecibelerini yapımcının önceden yazılı izni olmaksızın kısmen ve/veya tamamen üçüncü şahıslara devir, «temlik» ve «ciro» edilemeyeceği yönünde «devir yasağına» ilişkin 7/(i) hükmü ve sözleşme kapsamında yapımcıya ait gizli bilgilerinin üçüncü kişilerle paylaşılamayacağı yönündeki 9/(d) bendi hükmünün dava dışı yapımcıdan ödeme kabul etmek ve devirden sonra yeni yapım şirketi ile oyunculuk ilişkisini devam ettirmek suretiyle ihlal edildiğini ileri sürerek davalının «cezai şart» ihlal sayısının tespit edilerek cezai şart alacaklarının miktar olarak tespitini, fazlaya ilişkin hakları ile diğer hakları saklı olmak üzere şimdilik (kısmi dava olarak) 100,00 TL cezai şartın «temerrüt» tarihinden işleyecek her bir cezai şartın «temerrüt tarihini» belirlemek suretiyle ilgili tarihten itibaren hesaplamak kaydıyla «avans faizi» oranında ticari temerrüt faiziyle birlikte davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:devir yasağı · sözleşmenin nispiliği · sözleşmesel sorumluluk · isticvap · sözleşmenin ihlali · aktif husumet ehliyeti · davanın konusu · hakkın kötüye kullanılması
Benzer bu karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ek «protokol» 1 olarak sunulan devir sözleşmesinin 2.3. nolu maddesinde “Tarafların akdettiği ve sözleşmenin yapımcı ile «taahhüt» edenlerini değiştirmeyi konu edinen işbu sözleşme”denilmesi suretiyle davacının artık sözleşmenin tarafı olmadığı, sözleşmeden kaynaklı hak ve yükümlülüklerini üçüncü bir şahsa devrettiğinin anlaşıldığı, davacının taraf olduğu devir sözleşmesi dikkate alındığında, davacının sorumlu olduğu ilk 8 «bölüme» ilişkin dahi olsa hem sözleşmeyi imzalayıp hem de bu sözleşme gereği edimlerini yerine getiren ya da bu edimler kapsamında ödeme alan oyuncuya «sözleşmeye aykırılık» iddiasında bulunulmasının «dürüstlük kuralına» aykırı olduğu, oyuncunun dava dışı 3 üncü kişilerden ücret tahsil etmiş olmasının davacının ticari sırlarına aykırılık olarak kabul edilemeyeceği, davacının oyuncuya yapılan ödemelerin kimler tarafından yapıldığına ilişkin hususların esasen «davanın konusu» olmadığı gibi davacı «isticvap» talebinin de ispat kurallarına aykırı bulunduğu, davacının 3 üncü kişi olarak iddia ettiği dava dışı kişilerin sözleşme ve protokole taraf olarak imzalarının bulunduğu, «sözleşmesel sorumluluklarının» olduğu, davacının davalı oyuncunun sözleşmeye aykırı davrandığı iddiasına dayalı olarak «cezai şart» isteminin dinlenilme koşullarının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; «görevli» mahkemenin Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi olduğunu, davacının atıf yaptığı sözleşme maddelerine dayalı ihlalden söz edebilmesi için iddiasını somutlaştırıp ispatı gerektiğini, dilekçe kapsamında somut olarak oyuncunun ihlalinin ne olduğunun açık olmadığını, davacının devir hakkı «dahil» tüm haklarını yayıncı şirkete devretmiş olduğu halde parasal anlaşmazlıklarının faturasını müvekkili oyuncuya keserek işbu davayı köyü niyetle kurguladığını, davacının «aktif husumet ehliyeti» bulunmadığını, müvekkilinin yayıncıya karşı sorumluluğunun devam ettiğini, imzalamış olduğu «muvafakatname» ile bağlı bulunduğunu, «hakkın kötüye kullanıldığını» ve «hukuki yararının» olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
… oyunculuk sözleşmesinde yer alan “Sözleşme kapsamındaki hak ve vecaiblerini yapımcının önceden yazılı izni olmaksızın kısmen ve/veya tamamen üçüncü şahıslara devir, «temlik» ve «ciro» edilemeyeceği” yönünde «devir yasağına» ilişkin 7/(i) hükmüne, üçüncü kişilerden ödeme alan davalının ödeme bilgilerini, ödeme tarihini, müvekkilimin ödeme yapıp yapmadığını, ödeme aracını, yani ticari sırlarını ifşa ederek “Sözleşme kapsamında yapımcıya ait gizli bilgilerinin üçüncü kişilerle paylaşılamayacağı” yönündeki 9/(d) bendi hükmüne, müvekkili ile imzaladığı sözleşme yürürlükte iken başka bir yapım şirketi ile sözleşme imzalayarak “Sözleşme süresince yapımcı dışında üçüncü bir gerçek veya tüzel kişinin yapımında veya bir yayın kuruluşunda oyunculukla ilgili görev alınamayacağı” yönündeki 6/(c) ve 7/(d) hükmüne aykırı davrandığını, oyunculuk sözleşmesinin yapım sözleşmesinin ilişiği ya da eki olmadığını, ilk sekiz «bölüme» ilişkin yapımcılık hak ve yükümlülüklerinin de devredilmediğini, oyuncu «muvafakatnamesinin» yanlış yorumlandığını, mahkeme kararının «eksik incelemeye» dayalı ve çelişkili olduğunu, oyuncunun oyunculuk dışındaki edimleri için yapılan «isticvap» başvurusunun kabulü gerektiğini, davalının ödeme talebi bulunup bulunmadığı gibi dava konusuna ilişkin hususların bizatihi ihlal ile ilişkili olduğunu, oyuncunun yayıncıdan aldığı ödemenin «mükerrer» olduğunu, ilk sekiz bölüm için her halükarda oyunculuk sözleşmesinin geçerli bulunduğunu, devir nedeniyle sona erdiği kabul edilirse sona eren sözleşme için adları …
… u, yapım işinin devri halinde de davalının oyunculuk edimini ifaya devamı gerektiği, devirden önceki bölümlere ilişkin ödemenin yayıncı kuruluştan alınmasının yahut «bölüm» ücretinin yayıncıya bildirilmesinin «sözleşmenin ihlali» olmadığı, «isticvap» istenen hususların «ispat yükünün» yer değiştirmesine neden olacağı gibi sonuca da etkili olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/5645 E. 2024/2543 K.
Ortak:temerrüt
İncelediğiniz karardaBu halde davalı tanıklarının celbi ile davalı savunmasında bildirilen maddi vakıalar konusunda dinlenerek davalının «temerrüdünün» gerçekleşip gerçekleşmediği, davanın erken açılıp açılmadığı hususunun açıklığa kavuşturulması ve sonucuna göre karar verilmek üzere yerel mahkeme kararının bozulm …
Benzer bu karardaŞti. tarafından ödenmezse tarafımızdan ödenecektir" yönünde açıklamalarda bulunulması karşısında, «haksız rekabet» hükümlerine ve «sözleşmeye aykırılık» teşkil eden bu eylemlerin durdurulması hususları ile ilgili «ihtar» edildiğini ancak ödenmediğini, oyuncu ve menajerleri devir sürecinde oluşabilecek hukuki boşluktan, karmaşadan, belirsizliklerden uzak tutma yönünde uğraş verdiğini, 11.01.2018, 12.01.2018 ve 23.02.2018 tarihlerinde oyunculara Whatshapp üzerinden bildirimlerde bulunarak, taraflarca feshedilmeyen oyunculuk sözleşmesinin yürürlükte olduğu vurgusuyla oyunculuk bedelinin bakiye tutarının ödeneceği ve sözleşmelerin karşılıklı «ibra» ile fesh edileceği hususlarını ihtar ederek oyunculara çağrıda bulunulduğunu, buna rağmen davalı tarafça oyunculuk sözleşmesinin sözleşme süresince yapımcı dışında üçüncü bir gerçek veya tüzel kişinin yapımında veya bir yayın kuruluşunda oyunculukla ilgili görev alınamayacağı yönündeki 6/(c) ve 7/(d) hükmü, sözleşme kapsamındaki hak ve vecibelerini yapımcının önceden yazılı izni olmaksızın kısmen ve/veya tamamen üçüncü şahıslara devir, «temlik» ve «ciro» edilemeyeceği yönünde «devir yasağına» ilişkin 7/(i) hükmü ve sözleşme kapsamında yapımcıya ait gizli bilgilerinin üçüncü kişilerle paylaşılamayacağı yönündeki 9/(d) bendi hükmünün dava dışı yapımcıdan ödeme kabul etmek ve devirden sonra yeni yapım şirketi ile oyunculuk ilişkisini devam ettirmek suretiyle ihlal edildiğini ileri sürerek davalının «cezai şart» ihlal sayısının tespit edilerek cezai şart alacaklarının miktar olarak tespitini, fazlaya ilişkin hakları ile diğer hakları saklı olmak üzere şimdilik (kısmi dava olarak) 100,00 TL cezai şartın «temerrüt» tarihinden işleyecek her bir cezai şartın «temerrüt tarihini» belirlemek suretiyle ilgili tarihten itibaren hesaplamak kaydıyla «avans faizi» oranında ticari temerrüt faiziyle birlikte davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:devir yasağı · sözleşmenin nispiliği · sözleşmesel sorumluluk · isticvap · sözleşmenin ihlali · aktif husumet ehliyeti · davanın konusu · hakkın kötüye kullanılması
Benzer bu karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ek «protokol» 1 olarak sunulan devir sözleşmesinin 2.3. nolu maddesinde “Tarafların akdettiği ve sözleşmenin yapımcı ile «taahhüt» edenlerini değiştirmeyi konu edinen işbu sözleşme”denilmesi suretiyle davacının artık sözleşmenin tarafı olmadığı, sözleşmeden kaynaklı hak ve yükümlülüklerini üçüncü bir şahsa devrettiğinin anlaşıldığı, davacının taraf olduğu devir sözleşmesi dikkate alındığında, davacının sorumlu olduğu ilk 8 «bölüme» ilişkin dahi olsa hem sözleşmeyi imzalayıp hem de bu sözleşme gereği edimlerini yerine getiren ya da bu edimler kapsamında ödeme alan oyuncuya «sözleşmeye aykırılık» iddiasında bulunulmasının «dürüstlük kuralına» aykırı olduğu, oyuncunun dava dışı 3 üncü kişilerden ücret tahsil etmiş olmasının davacının ticari sırlarına aykırılık olarak kabul edilemeyeceği, davacının oyuncuya yapılan ödemelerin kimler tarafından yapıldığına ilişkin hususların esasen «davanın konusu» olmadığı gibi davacı «isticvap» talebinin de ispat kurallarına aykırı bulunduğu, davacının 3 üncü kişi olarak iddia ettiği dava dışı kişilerin sözleşme ve protokole taraf olarak imzalarının bulunduğu, «sözleşmesel sorumluluklarının» olduğu, davacının davalı oyuncunun sözleşmeye aykırı davrandığı iddiasına dayalı olarak «cezai şart» isteminin dinlenilme koşullarının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; «görevli» mahkemenin Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi olduğunu, davacının atıf yaptığı sözleşme maddelerine dayalı ihlalden söz edebilmesi için iddiasını somutlaştırıp ispatı gerektiğini, dilekçe kapsamında somut olarak oyuncunun ihlalinin ne olduğunun açık olmadığını, davacının devir hakkı «dahil» tüm haklarını yayıncı şirkete devretmiş olduğu halde parasal anlaşmazlıklarının faturasını müvekkili oyuncuya keserek işbu davayı köyü niyetle kurguladığını, davacının «aktif husumet ehliyeti» bulunmadığını, müvekkilinin yayıncıya karşı sorumluluğunun devam ettiğini, imzalamış olduğu «muvafakatname» ile bağlı bulunduğunu, «hakkın kötüye kullanıldığını» ve «hukuki yararının» olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
… oyunculuk sözleşmesinde yer alan “Sözleşme kapsamındaki hak ve vecaiblerini yapımcının önceden yazılı izni olmaksızın kısmen ve/veya tamamen üçüncü şahıslara devir, «temlik» ve «ciro» edilemeyeceği” yönünde «devir yasağına» ilişkin 7/(i) hükmüne, üçüncü kişilerden ödeme alan davalının ödeme bilgilerini, ödeme tarihini, müvekkilimin ödeme yapıp yapmadığını, ödeme aracını, yani ticari sırlarını ifşa ederek “Sözleşme kapsamında yapımcıya ait gizli bilgilerinin üçüncü kişilerle paylaşılamayacağı” yönündeki 9/(d) bendi hükmüne, müvekkili ile imzaladığı sözleşme yürürlükte iken başka bir yapım şirketi ile sözleşme imzalayarak “Sözleşme süresince yapımcı dışında üçüncü bir gerçek veya tüzel kişinin yapımında veya bir yayın kuruluşunda oyunculukla ilgili görev alınamayacağı” yönündeki 6/(c) ve 7/(d) hükmüne aykırı davrandığını, oyunculuk sözleşmesinin yapım sözleşmesinin ilişiği ya da eki olmadığını, ilk sekiz «bölüme» ilişkin yapımcılık hak ve yükümlülüklerinin de devredilmediğini, oyuncu «muvafakatnamesinin» yanlış yorumlandığını, mahkeme kararının «eksik incelemeye» dayalı ve çelişkili olduğunu, oyuncunun oyunculuk dışındaki edimleri için yapılan «isticvap» başvurusunun kabulü gerektiğini, davalının ödeme talebi bulunup bulunmadığı gibi dava konusuna ilişkin hususların bizatihi ihlal ile ilişkili olduğunu, oyuncunun yayıncıdan aldığı ödemenin «mükerrer» olduğunu, ilk sekiz bölüm için her halükarda oyunculuk sözleşmesinin geçerli bulunduğunu, devir nedeniyle sona erdiği kabul edilirse sona eren sözleşme için adları …
… u, yapım işinin devri halinde de davalının oyunculuk edimini ifaya devamı gerektiği, devirden önceki bölümlere ilişkin ödemenin yayıncı kuruluştan alınmasının yahut «bölüm» ücretinin yayıncıya bildirilmesinin «sözleşmenin ihlali» olmadığı, «isticvap» istenen hususların «ispat yükünün» yer değiştirmesine neden olacağı gibi sonuca da etkili olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/5673 E. 2024/4104 K.
Ortak:temerrüt
İncelediğiniz karardaBu halde davalı tanıklarının celbi ile davalı savunmasında bildirilen maddi vakıalar konusunda dinlenerek davalının «temerrüdünün» gerçekleşip gerçekleşmediği, davanın erken açılıp açılmadığı hususunun açıklığa kavuşturulması ve sonucuna göre karar verilmek üzere yerel mahkeme kararının bozulm …
Benzer bu karardaŞti tarafından ödenmezse tarafımızdan ödenecektir'' yönünde açıklamalarda bulunması karşısında, «haksız rekabet» hükümlerine ve «sözleşmeye aykırılık» teşkil eden bu eylemlerin durdurulması hususlarının «ihtar» edildiğini, oyuncu ve menajerleri devir sürecinde oluşabilecek hukuki boşluklardan, karmaşadan, belirsizliklerden uzak tutma yönünde uğraş verdiğini, 11.01.2018, 12.01.2018 ve 23.02.2018 tarihlerinde oyunculara Whatsapp üzerinden bildirimlerde bulunularak, taraflarca fesh edilmeyen oyunculuk sözleşmesinin yürürlükte olduğu vurgusuyla oyunculuk bedelinin bakiye tutarının ödeneceği ve sözleşmelerin karşılıklı «ibra» ile fesh edileceği hususlarını ihtar ederek oyunculara çağrıda bulunulduğunu, buna rağmen davalı tarafça oyunculuk sözleşmesinin sözleşme süresince yapımcı dışında üçüncü bir gerçek veya tüzel kişinin yapımında veya bir yayın kuruluşunda oyunculukla ilgili görev alınamayacağı yönündeki 6/(c) ve 7/(d) hükmü, sözleşme kapsamındaki hak ve vecibelerini yapımcının önceden yazılı izni olmaksızın kısmen ve/veya tamamen üçüncü şahıslara devir, «temlik» ve «ciro» edilemeyeceği yönünde «devir yasağına» ilişkin 7/(i) ve 8/2 hükmü ve sözleşme kapsamında yapımcıya ait gizli bilgilerinin üçüncü kişilerle paylaşılamayacağı yönündeki 10/(d) bendi hükmünün dava dışı yapımcıdan ödeme kabul etmek ve devirden sonra yeni yapım şirketi ile oyunculuk ilişkisini devam ettirmek suretiyle ihlal edildiğini ileri sürerek davalının «cezai şart» ihlal sayısının tespit edilerek cezai şart alacağının miktar olarak tespitini, fazlaya ilişkin hakları ile diğer haklar saklı olmak üzere şimdilik (kısmi dava olarak) 100,00 TL cezai şartın «temerrüt» tarihinden işleyecek her bir cezai şartın «temerrüt tarihini» belirlemek suretiyle ilgili tarihten itibaren hesaplamak kaydıyla «avans faizi» oranında ticari temerrüt faiziyle birlikte alınarak müvekkiline verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:devir yasağı · temlik yasağı · davayı aydınlatma ödevi · sözleşmenin nispiliği · sözleşmenin devri · sözleşmesel sorumluluk · hukuki dinlenilme hakkı · isticvap
Benzer bu karardaİstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemenin «dava konusu» Oyunculuk Sözleşmesini incelemeyerek ve bu sözleşmeyi yok sayarak adil yargılanma haklarının, «hukuki dinlenilme hakkının» ve ispat haklarının ihlal edildiğini, mahkemenin karara davanın konusu olmayan yanlış sözleşmeyi dayanak tuttuğunu, taraflarca getirilme, «taleple bağlılık» ve «sözleşmelerin nispiliği» ilkesinin ihlal edildiğini, «isticvap» taleplerinin mesnetsiz olarak reddedildiğini, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 31 inci maddesinde düzenlenen «davayı aydınlatma ödevine» aykırı davranıldığını, davanın asıl konusunun oyunculuk sözleşmesinin ihlalleri olup; birinci ihlalin, davalının üçüncü kişilerden (yayıncı kuruluştan) ödeme alarak “Sözleşme kapsamındaki hak ve vecaiblerini yapımcının önceden yazılı izni olmaksızın kısmen ve/veya tamamen üçüncü şahıslara devir, «temlik» ve «ciro» edilemeyeceği" yönünde «devir yasağına» ilişkin 7/(i) ve 8/(2) hükmüne aykırı davranması, ikinci ihlalin, üçüncü kişilerden ödeme alan davalıların ödeme bilgilerini, ödeme tarihini, müvekkilinin ödeme yapıp yapmadığını, ödeme aracını, yani “ticari sırlarını” ifşa ederek “Sözleşme kapsamında yapımcıya ait gizli bilgilerinin üçüncü kişilerle paylaşılamayacağı” yönündeki 10/(d) bendi hükmüne aykırı davranması, üçüncü ihlalin, davalıların, müvekkili ile imzaladığı sözleşme yürürlükte iken başka bir yapım şirketi ile sözleşme imzalayarak “Sözleşme süresince yapımcı dışında üçüncü bir gerçek veya tüzel kişinin yapımında veya bir yayın kuruluşunda oyunculukla ilgili görev alınamayacağı” yönündeki 6/(c) ve 7/(d) hükmüne aykırı davranması olduğunu, Oyunculuk Sözleşmesinin hiçbir sözleşmenin eki, ilişiği ya da herhangi bir teferruatı olmadığını, oyunculuk sözleşmesinin devredilmediğini, Ek Protokol 1'in oyunculuk «sözleşmesinin devri» «protokolü» olmadığını, Yapım Sözleşmesinin devir protokolü olduğunu, ek protokol 1 ile ilk sekiz «bölümün» yapımcılık «sözleşmesinden doğan» yapımcılık haklarının dahi devredilmediğini, oyunculuk sözleşmesindeki tüm hakların «ibra» ve feshedilmediği sürece sözleşmenin 5/a maddesine göre ilk sekiz bölüm için süresiz ayakta olduğunu, isticvap taleplerinin gerekçesiz olarak reddedildiğini, davalıların birinci ihlalinin delilinin, davalının üçüncü kişilerden (Turkuvaz Aktif Prodüksiyon A.Ş.) ödeme alarak devir yasağına ilişkin, 7/(i) ve 8/(2) hükmüne aykırı hareket ettiklerini gösteren, dilekçe içeriğinde yer alan dekontlar olduğunu, ikinci ihlalin delilinin de bu dekontlar olduğunu, sözleşmenin 10/(d) bendine aykırı davrandıklarını, ödeme alan davalıların «üçüncü kişiye», hesap/IBAN numarası, bölüm ücreti, kaç bölüm ücretinin ödeneceği, kaçıncı bölüm ücreti, ödeme tarihi, müvekkilinin ödeme yapıp yapmadığının bildirilmesi, ödeme şekli ve aracını bildirmesi gerektiğini, davalıların sözleşmedeki yasağa rağmen ticari ve mali bilgileri ifşa ettiğini, dekontun varlığının bunun somut delili olduğunu, üçüncü ihlalin ise sözleşme yürürlükte iken, müvekkilinden «fesih» ya da ibra yazısı almamışken, başka bir yapım şirketi ile sözleşme imzalayarak, 6/(c) ve 7/(d) hükmüne aykırı davranılması olduğunu, bunun da ihtilafsız olduğunu, …
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafça Ek-1 Yapımcılık devir «protokolünde», davalının taraf olmadığını, davacı ile davalılar arasındaki oyunculuk sözleşmesinin feshedilmediği gibi Baba Yapım şirketine de devredilmediğini, dolayısıyla oyunculuk bedelinin müvekkilinden alınması gerektiğini, yayıncıdan ya da Baba yapım şirketinden ücret alınması halinde, gizli bilgilerin ifşası, sözleşmedeki hak ve vecibelerin devri ile bunun «sözleşmenin ihlal» edildiği anlamına geleceğini, ayrıca üçüncü bir gerçek kişinin yapımında veya bir yayın kuruluşunda oyunculukla ilgili görev alınamayacağı kuralının da ihlal edildiğinin ileri sürüldüğü, davalılar tarafından davacı iddiaları reddedilmekle, «ispat yükünün» davacıda olduğu, ispat yükü kendisinde bulunan tarafça, davacı tarafça yapılması gereken ödemenin, davalı tarafça yayıncıdan alınarak sözleşmenin gizli kalması gereken bilgilerin ifşa edilmemesi ve sözleşmeden kaynaklanan hak ve vecibelerin devredilememesi yükümlülüğünün ihlali teşkil ettiğini ileri sürdüğü, istinaf dilekçesinde de bu hususu davalının ödemeyi yayıncıdan istemesi koşuluna bağladığı, yayıncıdan ödemenin istenilip istenilmediğinin ise davalıların «isticvabı» ile açıklattırılarak ispatlanılmaya çalışıldığı ancak davalının isticvabı ile bu hususları açıklamasının istenilmesinin, ispat yükünün yer değiştirmesi sonucu doğuracağı gibi, sonuca da etkili olmadığı, mahkemece isticvap talebinin reddine karar verilmesinin yerinde olduğu kanaatine varıldığı, Oyuncu yapım sözleşmesinin tarafı olmasa dahi, Oyunculuk Sözleşmesinin 10/f maddesinde, yapımcı ile Kanal arasındaki sözleşmenin, oyunculuk sözleşmesinin eki ve ayrılmaz parçası olduğu düzenlenmekle ve yapılan işin niteliği gereği, aynı dizi filmin yapım işinin devri ile dizinin devam eden bölümlerinde aynı karakteri oynayan oyuncunun, yeni yapımcı şirket ile dizinin çekimine devam etmesi, sözleşmenin 6/(c) ve 7/(d) hükmünü ihlal anlamına gelmediği, davacı tarafça Oyunculuk Sözleşmesi'nin feshedilmediği, devredilmediği ve 5/a maddesi gereğince tüm hakların süresiz ayakta olduğu ileri sürülmüşse de, davacının yapımcı olduğu ilk 8 «bölüm» için tarafların hak ve yükümlülüklerinin tespitinde süresiz olarak ayakta olacağı, ancak devamında dava dışı Baba Film şirketi tarafından çekilen bölümler yönünden sözleşmenin halen taraflar arasında ayakta olduğu ve yapım sözleşmesinin davacı tarafça devrine rağmen, sözleşmenin devam ettiği gerekçesiyle, başka bir tüzel kişinin yapımında oyunculukla ilgili görev alınamayacağı yönündeki iddiasının 4721 sayılı Kanun'un 2 nci maddesine aykırı olduğuna ilişkin mahkeme gerekçesinin yerinde olduğu, davalı oyuncunun yapım «sözleşmesinin devri» ile, ...isimli dizideki oyunculuk görevine devam ettiği, bu sırada yayıncı kuruluş (Turkuvaz tarafından) davalı oyuncuya ödeme yapılmış olmasının gizliliğin ihlali (Sözleşmenin 10/(d) maddesi) ve sözleşmedeki hak ve vecibelerin devir ve «temliki yasağına» (Sözleşmenin 7/(i) ve 8/2 maddesi) aykırılık teşkil ettiği ileri sürülmüşse de, önceki bölümlere ilişkin ücreti «üçüncü kişi» yayıncıdan alınmasının sözleşmenin ihlali sonucunu doğurmayacağı kanaatine varıldığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar veril …
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olaydaki sözleşme ve ek «protokeller» incelendiğinde davacı yan yine kendisi ile yayıncı kuruluş arasındaki yapımcılık sözleşmesine istinaden dizi film projesinin yapımcılığının kendisi tarafından yürütülmekte iken devir protokolü ile projenin yapımcılığının üçüncü kişilere devredildiği, Ek protokol 1 olarak sunulan devir sözleşmesinin 2.3. no.lu maddesinde “Tarafların akdettiği ve sözleşmenin yapımcı ile «taahhüt» edenlerini değiştirmeyi konu edinen işbu sözleşme" denilmesi suretiyle davacının artık sözleşmenin tarafı olmadığı, sözleşmeden kaynaklı hak ve yükümlülüklerini üçüncü bir şahsa devrettiğinin anlaşıldığı, davacının taraf olduğu devir sözleşmesi dikkate alındığında, hem sözleşmeyi imzalayıp hem de bu sözleşmeden kaynaklı olarak bu sözleşme gereği edimlerini yerine getiren ya da bu edimler kapsamında ödeme alan oyuncuya (davacının sorumlu olduğu ilk 8 «bölüme» ilişkin dahi olsa) «sözleşmeye aykırılık» iddiasında bulunulmasının 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 2 nci madde kapsamında «dürüstlük kuralına» aykırı olduğu, «hakkın kötüye kullanılmasının» hukuk düzenini himaye etmeyeceği, oyuncunun aldığı ödemelerin dava dışı 3. kişilerden tahsil edilmiş olmasının davacının ticari sırlarına aykırılık olarak kabulünü gerektirir bir durum olarak kabulünün de mümkün bulunmadığı, davacının «isticvap» taleplerinin davanın konusuyla ilgili olmadığı, davacının oyuncuya yapılan ödemeleri kimler tarafından ödendiğine ilişkin iddia ve taleplerin esasen «davanın konusu» olmadığı gibi davacının 3. kişi olarak iddia ettiği dava dışı kişilerin sözleşme ve protokole taraf olarak imzalarının bulunduğu, «sözleşmesel sorumluluklarının» olduğu, toplanan delillere göre; davacının davalı oyuncunun ve davalı ajansın sözleşmeye aykırı davrandığı iddiasına dayalı olarak «cezai şart» isteminin dinlenilme koşullarının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Şti tarafından ödenmezse tarafımızdan ödenecektir'' yönünde açıklamalarda bulunması karşısında, «haksız rekabet» hükümlerine ve «sözleşmeye aykırılık» teşkil eden bu eylemlerin durdurulması hususlarının «ihtar» edildiğini, oyuncu ve menajerleri devir sürecinde oluşabilecek hukuki boşluklardan, karmaşadan, belirsizliklerden uzak tutma yönünde uğraş verdiğini, 11.01.2018, 12.01.2018 ve 23.02.2018 tarihlerinde oyunculara Whatsapp üzerinden bildirimlerde bulunularak, taraflarca fesh edilmeyen oyunculuk sözleşmesinin yürürlükte olduğu vurgusuyla oyunculuk bedelinin bakiye tutarının ödeneceği ve sözleşmelerin karşılıklı «ibra» ile fesh edileceği hususlarını ihtar ederek oyunculara çağrıda bulunulduğunu, buna rağmen davalı tarafça oyunculuk sözleşmesinin sözleşme süresince yapımcı dışında üçüncü bir gerçek veya tüzel kişinin yapımında veya bir yayın kuruluşunda oyunculukla ilgili görev alınamayacağı yönündeki 6/(c) ve 7/(d) hükmü, sözleşme kapsamındaki hak ve vecibelerini yapımcının önceden yazılı izni olmaksızın kısmen ve/veya tamamen üçüncü şahıslara devir, «temlik» ve «ciro» edilemeyeceği yönünde «devir yasağına» ilişkin 7/(i) ve 8/2 hükmü ve sözleşme kapsamında yapımcıya ait gizli bilgilerinin üçüncü kişilerle paylaşılamayacağı yönündeki 10/(d) bendi hükmünün dava dışı yapımcıdan ödeme kabul etmek ve devirden sonra yeni yapım şirketi ile oyunculuk ilişkisini devam ettirmek suretiyle ihlal edildiğini ileri sürerek davalının «cezai şart» ihlal sayısının tespit edilerek cezai şart alacağının miktar olarak tespitini, fazlaya ilişkin hakları ile diğer haklar saklı olmak üzere şimdilik (kısmi dava olarak) 100,00 TL cezai şartın «temerrüt» tarihinden işleyecek her bir cezai şartın «temerrüt tarihini» belirlemek suretiyle ilgili tarihten itibaren hesaplamak kaydıyla «avans faizi» oranında ticari temerrüt faiziyle birlikte alınarak müvekkiline verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/13085 E. , 2017/363 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nce verilen 18/02/2014 gün ve 2012/156 - 2014/18 sayılı kararı onayan Daire'nin 28/05/2015 gün ve 2014/10168 - 2015/7222 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, davalının taraflar arasındaki 01.06.2009 tarihli sözleşmeye göre yapımcılığını müvekkilinin üstlendiği televizyon dizisinde oyuncu olarak görev alacağını; davalının TV dizisinin ilk 39 bölümü için bölüm başına stopaj ve KDV hariç 35.923,07 TL alması konusunda anlaşıldığını, sözleşme kapsamında davalıya 428.750 TL avans ödemesi yapıldığını ve bu ödemeyle ilgili olarak da vergi dairesine 87.500 TL stopaj ödendiğini, sözleşmeye konu TV dizisinin çekimlerine başlanmasına rağmen henüz bir bölüm dahi tamamlanamadan yayıncı kuruluşun istemi üzerine dizi çekimlerinin durdurulduğunu, müvekkili şirket ile davalı arasında 01.06.2009 tarihinde imzalanan sözleşme'nin 14.04. maddesi uyarınca sözleşmenin, noter aracılığı ile feshedilmiş olduğunu, müvekkilince noter aracılığı ile gönderilen fesih beyanında, ödenen avansın sebepsiz kaldığı ve iadesi veya başka bir projede bu avansa karşılık davalının görev alması gibi hususların karara bağlanması adına toplantı isteminde bulunulduğunu, yapılacak toplantıya davalının katılmadığını ve herhangi bir ödemede de bulunmadığını ileri sürerek, ödenen toplam 516.250 TL'nin 15.10.2009 tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın davalı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce onanmıştır.
Davalı vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dava, taraflar arasında düzenlenen 01.06.2009 tarihli yapım sözleşmesinin davacı tarafından feshedilmesi nedeniyle ödenen avansın istirdadı istemine ilişkindir.
01.06.2009 tarihli sözleşmenin 14.04 maddesinde "yayın kuruluşunun yapım'ın yayına herhangi bir gerekçeyle son vermesi veya yapımcı ile yayın kuruluşunun karşılıklı mutabakatı ile yapımın yayına son verilmesi halinde veya her halükarda yapımcı'nın tek taraflı irade beyanını ortaya koyduğu andan itibaren 15 gün sonunda sözleşmenin feshedilmiş olacağı", sözleşmenin 14.05 maddesinde'de "işbu sözleşmenin yayıncı kuruluşun yayına herhangi bir gerekçeyle son vermesi ile fesholması durumunda, oyuncuya işbu sözleşmenin 13.03 maddesi uyarınca ödenecek avans/avanslardan kalan bakiyenin, oyuncunun yapımcılık görevini yine yapımcının üstleneceği herhangi bir yapım için alacağı bedelden mahsup edileceği" düzenlenmiştir.
Somut uyuşmazlıkta, taraflar arasındaki sözleşme davacı tarafından, ...
33. Noterliği'nin 15.10.2009 tarih 49738 V. nolu ihtarnamesi ile feshedilerek, avansın iadesi veya davalının başka bir projede görev alması gibi hususlar görüşülmek üzere davalı 21.10.2009 tarihinde saat 14.00'de davacı adresine davet edilmiş, ihtarname davalıya 12.10.2009 tarihinde tebliğ edilmiştir.
İhtarnamenin tebliği ile birlikte sözleşmenin feshedildiği hususu davalının da kabulünde olup, davalı tüm aşamalardaki savunmalarında 21.10.2009 tarihinde saat 14.00'de davacının adresine gittiğini, yetkili aradığını, bulamadığını bu konuda... ve ...'in tanık olarak dinlenmelerini talep etmiş, mahkemece davalı tanıkları dinlenmeden hüküm tesis edilmiştir.
Davalı tanıklarının dinleneceği hususlar maddi vakıalara ilişkin olup, davalının bu konudaki talebinin mahkemece reddi usul hükümlerine aykırıdır.
Bu halde davalı tanıklarının celbi ile davalı savunmasında bildirilen maddi vakıalar konusunda dinlenerek davalının temerrüdünün gerçekleşip gerçekleşmediği, davanın erken açılıp açılmadığı hususunun açıklığa kavuşturulması ve sonucuna göre karar verilmek üzere yerel mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme sonucu bu yöne ilişkin davalının temyiz isteminin reddi ile kararın onanmasına karar verilmesi doğru görülmemiş, davalı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairenin 2014/10168 esas, 2015/7222 karar sayılı 28.05.2015 günlü onama kararının kaldırılarak yerel mahkeme kararının bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin karar düzeltme istemininin kabulü ile Dairemizin onama ilamınının kaldırılarak yerel mahkeme kararının davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin, temyiz onama ve karar düzeltme harcının isteği halinde karar düzeltme isteyen davalıya iadesine, 19/01/2017 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere ve yapımcı/davacı ile icracı sanatçı/davalı arasındaki 01.06.2009 tarihli sözleşme gereği çekimine başlanan TV dizisinin dava dışı yayıncı kuruluş tarafından yayından kaldırılması nedeniyle feshedilmesi sonucu davalıya ödenen avans bakiyesinin iadesine ilişkin olarak kararlaştırılan "davalının, davacı tarafından gerçekleştirilecek bir yapımda oyuncu olarak yer alması suretiyle alacağı bedelden mahsup edileceğine" dair aynı sözleşmenin 14.05 maddesinin; 5846 sayılı FSEK 52 ve 80. maddeleri uyarınca yeni bir yapım hakkında sözleşme yapmak üzere taraflara karşılıklı yükümlülükler getiren hüküm niteliğinde bulunmasına, davacının bu hususta davalıya göndermiş olduğu ihtarnameye karşın, davalının bu öneriyi kabul ettiğine dair yazılı bir delil sunulmamış olması nedeniyle davacı bu öneri ile bağlı sayılmayacağından peşin ödediği bedeli geri isteyebilecek olmasına göre, Dairemizin 28.05.2015 tarih 10168/7222 sayılı onama kararı yerinde olduğundan, sayın çoğunluğun mahkeme kararının bozulmasına ilişkin görüşüne katılamıyorum.
KARŞI OY
Dava, taraflar arasındaki sözleşmenin feshi nedeniyle, davalıya ödenen avansın sebepsiz zenginleşme hükümleri çerçevesinde iadesi istemine ilişkindir.
Dosya kapsamı uyarınca, 1.6.2009 tarihli sözleşme ile davalının, davacı yapımcı tarafından bir televizyon kanalı için gerçekleştirilecek 39 bölümlük bir televizyon dizisinde oyuncu sıfatıyla yer almayı, davacının ise yapımda bu suretle rol alan davalıya bölüm başına belli bir miktarda para ödemeyi kabul ve taahhüt ettiği, sözleşmenin 13. maddesi çerçevesinde davacının davalıya 428.750 TL tutarında net avans ödemesi yaptığı sabit ve uyuşmazlık dışıdır. Keza, yayıncı kuruluşun diziyi yayımlamaktan vazgeçmesi ve anılan kuruluşun davacı ile vardığı mutabakat nedeniyle, taraflar arasındaki 1.6.2009 tarihli sözleşmenin, davacı tarafından gönderilen ihbarnameden itibaren 15 günün geçmesiyle feshedilmiş olduğu anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlığın çözümü, taraflar arasındaki sözleşmenin feshi nedeniyle, davalının aldığı avansı iade etmesi gerekip gerekmediği, iade etmesi gerekiyorsa ifa zamanının belirlenmesi ile mümkündür.
Taraflar arasındaki sözleşmenin 14.4. maddesinde sözleşmenin yapımcı tarafından haklı olarak feshedilmesinin koşulları, 14.5. maddesinde ise, somut olayda olduğu gibi, yayıncı kuruluş ile davacı yapımcının mutabakatı ile dizinin çekimlerinden vazgeçilmesi nedeniyle fesih halinde, davalının almış olduğu avansın iadesi koşulları düzenlenmiştir.
Açıklanan sözleşme hükümleri çerçevesinde, davacı yapımcının taraflar arasındaki sözleşmeyi feshinin, sözleşmede öngörülen halin gerçekleşmiş olması nedeniyle haksız fesih olarak nitelendirilmesi mümkün değildir. Ancak, yukarıda değinildiği üzere fesih nedenine bağlı olarak davalı akidin almış olduğu avans, sözleşmenin 14.5. maddesinde çok açıkça belirtilmiş olmakla, davalı oyuncunun, davacının gerçekleştireceği herhangi bir başka yapımdan alacağı ücrete mahsup edilecektir. Sözleşme ile saklı tutulan bu hak, sözleşmenin feshine karşın, sözleşmenin her iki tarafı bakımından da yekdiğerine karşı ileri sürülebilir mahiyette bir hak olarak hükmünü korumaktadır. Şu durumda, davalının, almış olduğu avansı, davacının gerçekleştireceği herhangi bir yapımda rol almak suretiyle iade etmesi gerektiği, iade borcunu mahsuben yerine getireceği açıktır.
MK'nın 2. maddesi gözetildiğinde, davacının, davalının sanatçı kişiliğine uygun olarak önerdiği rolün davalı tarafından reddedilmesi, davalının ifadan vazgeçmesi yahut ifa bakımından temerrüde düşmesi hallerinde ise, ödenen avansın iadesinin istenmesi mümkündür. Bu nedenle, öncelikle, davacı yapımcının davalıya herhangi bir somut önermede bulunmaksızın avansın iadesini istemesi söz konusu söz konusu olmadığı gibi, bu halde davalının sebepsiz zenginleştiğinden de söz edilemez. Nitekim yerel mahkemece de hukuksal durum, karar gerekçesinde bu biçimiyle kabul edilmiş ve fakat davalının, davacının aynı zamanda fesih iradesini açıkladığı ihtarname ile iade borcu bakımından temerrüde düştüğünden bahisle iade hükmü kurulmuştur.
Dosya kapsamı itibariyle sabit olduğu üzere, davacı tarafından, davalıya somut bir yapım projesinde rol alması konusunda bir önermede bulunulmamıştır. Davacı tarafından, gönderilen fesih ihbarnamesiyle birlikte avansın iadesi koşulları hakkında görüşme talep edilmiş olması, soyut bir davet mahiyetinde olup 818 sayılı BK'nın 101. maddesi gözetildiğinde, henüz sözleşmenin feshi yürürlüğe girmediği için avansın iadesi bakımından muaccel bir hakkın varlığından dahi söz edilemeyecek bir zamanda gönderilen fesih ihtarı ile birlikte davalının iade borcu bakımından temerrüde düşürüldüğünden de söz edilemez. Şu halde, dava zamansız açılmış kabul edilmelidir.
Tüm bu nedenlerle, gerek yerel mahkeme kararı, gerekse de bu kararın onanmasına ilişkin daire kararı sözü edilen yasa ve sözleşme hükmüne göre yerinde olmadığından, davalı yan vekilinin haklı nedenlere dayanan karar düzeltme isteminin tümüyle kabulü ile dairenin onama kararının kaldırılarak yerel mahkeme kararının yukarıda açıklanan nedenlerle davalı yararına bozulması gerektiği düşüncesindeyim. Bu itibarla Dairemizin mahkemenin kabulüne göre kararın eksik inceleme nedeniyle bozulması yolundaki karar düzeltme gerekçesine katılamıyorum.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/318636600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz