6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Alt navlun sözleşmesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/1028 E. 2013/1271 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Deniz ticareti

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
alt navlun sözleşmesi demuraj bedeli fiili taşıyan taşıyan sıfatı demuraj navlun sözleşmesi delillerin toplanmaması konşimento navlun acentelik kötü niyet tazminatı istirdat kötü niyet taşıyan yetkisizlik kararı temsil teslim

Atıf yapılan mevzuat: TTK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre, konteynerin kararlaştırılan süreden sonra iade edilmesi sebebiyle gecikme bedelinin istenebilmesi için borçlu olduğu iddia edilen kişi ile taşıyan arasında bir sözleşmenin kararlaştırılmış olması gerektiği, tarafların arasında anlaştığı bir demuraj tarifesinin bulunmadığı, konşimento ve diğer belgelerden navlun sözleşmesinin dava dışı ... ile kuruldugu ve bu firmanın taşıyan sıfatının bulunduğu, taşıyanın dava dışı ... ile alt navlun sözleşmesi kurduğu, bu şirketin fiili taşıyan olduğu, davalının taşıyan sıfatının olmadığından bu sıfata dayanarak demuraj bedeli talep edemeyeceği, davalının konteynerin teslimi aşamasında taşıyan adına ve onu temsilen hareket ettiği, demuraj alacağı navlun sözleşmesi uyarınca eşya taşıma borcunu üstlenen taşıyanın alacağı olduğu, acentenin dava açma yetkisinin kendi adına değil müvekkili namına olabileceği gerekçesiyle, 15.650.50 TL ve %40'ı olan 6.260.20 TL kötü niyet tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

Davacı vekili, dava dilekçesinde davalının taşıyan olduğunu iddia ederek taşıma ücretine ilişkin faturaları da ödediğini belirterek, icra takibi neticesinde ödediği, ancak aralarındaki sözleşmede yer almayan demuraj alacağının istirdadını, davalı da cevap dilekçesinde ve bilirkişi raporlarına karşı verdiği itiraz dilekçelerinde taşıyan sıfatını kabul ederek davanın reddini istemiştir.

Bu durumda taraflar arasında davalının taşıyan sıfatı olduğu hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Mahkemece davalının taşıyan sıfatı olduğu hususu gözönüne alınarak uyuşmazlık konusuyla ilgili olarak tarafların delilleri toplanıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davalının taşıyan olmadığı gerekçesiyle karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • İtirazın iptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/1033 E. 2015/5226 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/1669 E. 2016/481 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2012/1028 E.  ,  2013/1271 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ (... DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ)

Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 22/09/2011 tarih ve 2009/345-2011/356 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, davalının müvekkiline emtia taşıma işi gerçekleştirdiğini, taşıma ücretinin müvekkili tarafından ödendiğini ancak daha sonra davalının demuraj bedeli talep ettiğini ve müvekkili hakkında icra takibi yaptığını, icra tebliğinin muhtarlığa yapılması nedeniyle takibin kesinleştiğini ve müvekkilinin ödeme yapmak zorunda kaldığını, taraflar arasında bu hizmete ilişkin herhangi bir sözleşmenin ve demuraj ücretine ilişkin herhangi bir mutabakatın bulunmadığını, ayrıca TTK 1262/ son gereğince talebin zamanaşımına uğradığını, tek taraflı ve fahiş olan demuraj bedelinin tahsil edilmesinin haksız olduğunu ileri sürerek, davalıya ödenmiş olan 15.650.50 TL'nin istirdatını, davalı aleyhine %40 tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davacı şirket tarafınan nakliyeye konu emtianın zamanında boşaltılmadığını ve bu nedenle müvekkilinin zarara uğradığını, taraflar arasında geçerli olan konşimentoda gerekse varış ihbarnamesinde demuraj ücretinin ödenmesine ilişkin kayıt bulunduğunu, konteynerin boş olarak teslimine kadar geçen 61 günlük süreç için 17.10.2005 tarihinde demuraj ücreti alacağının tahsili amacıyla fatura düzenlenip davacıya gönderildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre, konteynerin kararlaştırılan süreden sonra iade edilmesi sebebiyle gecikme bedelinin istenebilmesi için borçlu olduğu iddia edilen kişi ile taşıyan arasında bir sözleşmenin kararlaştırılmış olması gerektiği, tarafların arasında anlaştığı bir demuraj tarifesinin bulunmadığı, konşimento ve diğer belgelerden navlun sözleşmesinin dava dışı ... ile kuruldugu ve bu firmanın taşıyan sıfatının bulunduğu, taşıyanın dava dışı ... ile alt navlun sözleşmesi kurduğu, bu şirketin fiili taşıyan olduğu, davalının taşıyan sıfatının olmadığından bu sıfata dayanarak demuraj bedeli talep edemeyeceği, davalının konteynerin teslimi aşamasında taşıyan adına ve onu temsilen hareket ettiği, demuraj alacağı navlun sözleşmesi uyarınca eşya taşıma borcunu üstlenen taşıyanın alacağı olduğu, acentenin dava açma yetkisinin kendi adına değil müvekkili namına olabileceği gerekçesiyle, 15.650.50 TL ve %40'ı olan 6.260.20 TL kötü niyet tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

Davacı vekili, dava dilekçesinde davalının taşıyan olduğunu iddia ederek taşıma ücretine ilişkin faturaları da ödediğini belirterek, icra takibi neticesinde ödediği, ancak aralarındaki sözleşmede yer almayan demuraj alacağının istirdadını, davalı da cevap dilekçesinde ve bilirkişi raporlarına karşı verdiği itiraz dilekçelerinde taşıyan sıfatını kabul ederek davanın reddini istemiştir.

Bu durumda taraflar arasında davalının taşıyan sıfatı olduğu hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Mahkemece davalının taşıyan sıfatı olduğu hususu gözönüne alınarak uyuşmazlık konusuyla ilgili olarak tarafların delilleri toplanıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davalının taşıyan olmadığı gerekçesiyle karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı lehine BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 22/01/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/254939500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.