Genel kurul kararının iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/5863 E. 2011/16437 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
genel kurul kararının iptali↗ rehin↗ kesin süre↗ iptal davası↗ anonim şirket↗ teminat↗ kesin hüküm↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, pay senetlerinin rehin edilmesinin dava şartı olduğu, tensip kararı ile davacıya pay senetlerinin muteber bir bankaya rehni için 1 aylık kesin süre verilmesine ve buna dair kararın tebliğ edilmesine rağmen tevdi şartının yerine getirilmediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, anonim şirket genel kurul kararının iptali istemine ilişkindir. TTK'nun 381.maddesinde genel kurul kararları aleyhine hangi şartlarda iptal davası açılabileceği düzenlenmiş, maddenin son fıkrasında da kararının iptali istenen şirketin talebi üzerine, mahkemenin mahiyet ve miktarını kendi tayin edeceği teminatın gösterilmesine karar verebileceği belirtilmiştir.
Somut olayda, pay senetlerinin rehni için kesin süre verilmesine tensiple birlikte karar verilmiş olup, davalı şirketin bu yönde bir talebi bulunmamaktadır. Bu durumda mahkemece, davalının talebi halinde teminatın mahiyet ve miktarının takdiri gerekirken, yazılı şekilde, pay senetlerinin rehninin dava şartı olduğu ve verilen süre içerisinde muteber bir bankaya tevdi şartının yerine getirilmediğinden bahisle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
İhtiyati haciz kararının kaldırılması
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/976 E. 2018/2597 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:vade tarihi · ihtiyati hacze itiraz · muacceliyet · bono · vade
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamı uyarınca ihtiyati hacze konu «bonoda» yetkili mahkemenin ... olduğu, senedin «vade tarihi» de nazara alındığında borcun «muaccel» olduğu, ihtiyati haczin dayanağının bono olduğu ve bu borca ilişkin rehnin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, «ihtiyati hacze itiraz» eden (borçlu) vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, «ihtiyati hacze itiraz» eden (borçlu) vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/4499 E. 2013/6097 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:teslime bağlı taşınır rehni · alacak rehni · taşınır rehni · rehnin paraya çevrilmesi · müteselsil kefil · ihtiyati haciz · kefil · haciz
Benzer bu karardaMahkemece, TBK 586/.... maddesi gereği alacak «teslime bağlı taşınır rehni» veya «alacak rehni» ile güvence altına alınmışsa «rehnin paraya çevrilmesinden» önce «kefile» başvurulamayacağı gerekçesiyle ihtiyati haczin bu aşamada koşulları oluşmadığından «ihtiyati haciz» talebinin reddine karar verilmiştir.
Bu husus nazara alınmaksızın yazılı gerekçe ile «müteselsil kefiller» ile ilgili «ihtiyati haciz» talebinin reddi kararı verilmesi doğru görülmemiş olup, kararın alacaklı yararına bozulması gerekmiştir.
Kararı, «ihtiyati haciz» isteyen isteyen vekili temyiz etmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/5863 E. , 2011/16437 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Gebze 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 24/02/2010 tarih ve 2009/843-2010/63 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 26.10.2009 tarihinde tarihindeki genel kurulda kendisini vekille temsil ettirerek 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10 ve 11 nolu gündem maddelerine muhalefet ettiğini, yönetim kurulunun usulsüz işlemleri nedeniyle özel denetçi tayini istenmişse de talebin reddedildiğini, çoğunluk hisselerine sahip olanların ortaklık menfaati gerektirmediği halde yetkilerini kötüye kullanarak azınlığın menfaatlerini zedeleyici kararlar aldıklarını ileri sürerek, 26.10.2009 tarihli genel kurulda alınan 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10 ve 11 nolu kararların iptaline, şirket yönetimine kayyum atanmasına ve tespit edilen usulsüzlükler nedeniyle suç duyurusunda bulunulmasına, yönetim kurulu üyelerinin banka hesaplarına ve mal varlıklarına tedbir konularak incelemeye alınmasıyla haklarında denetim sonucu tespit edilen zararlardan dolayı tazminatın belirlenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın yasa hükmünde belirli içeriğe uymadığı gibi, genel kurul toplantısında alınan kararların iptalini gerektirecek ciddi emareler de içermediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, pay senetlerinin rehin edilmesinin dava şartı olduğu, tensip kararı ile davacıya pay senetlerinin muteber bir bankaya rehni için 1 aylık kesin süre verilmesine ve buna dair kararın tebliğ edilmesine rağmen tevdi şartının yerine getirilmediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, anonim şirket genel kurul kararının iptali istemine ilişkindir. TTK'nun 381.maddesinde genel kurul kararları aleyhine hangi şartlarda iptal davası açılabileceği düzenlenmiş, maddenin son fıkrasında da kararının iptali istenen şirketin talebi üzerine, mahkemenin mahiyet ve miktarını kendi tayin edeceği teminatın gösterilmesine karar verebileceği belirtilmiştir.
Somut olayda, pay senetlerinin rehni için kesin süre verilmesine tensiple birlikte karar verilmiş olup, davalı şirketin bu yönde bir talebi bulunmamaktadır. Bu durumda mahkemece, davalının talebi halinde teminatın mahiyet ve miktarının takdiri gerekirken, yazılı şekilde, pay senetlerinin rehninin dava şartı olduğu ve verilen süre içerisinde muteber bir bankaya tevdi şartının yerine getirilmediğinden bahisle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 05.12.201 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1039485700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz