6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Haksız rekabetten doğan tazminat | Haksız rekabet tespiti ve men'i

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/13301 E. 2011/16881 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Haksız rekabet

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
zarar tehlikesi objektif iyi niyet kuralı kötüleme bilirkişi raporuna itiraz tanıma ihtiyati tedbir uyuşmazlık konusu yetkisizlik kararı cy/cy kaydı haksız rekabet ibraz

Atıf yapılan mevzuat: İİK · TTK — TTK 56

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, davacı şirket tarafından kullanılan “BDP line” isimli yazılım programı ile davalı şirketin ürünü olan “matriks” adlı programlar arasındaki benzerliğin “chartBDP.ocx” bileşeninden ibaret olduğu, bu bileşenin ise davacı şirketin ürünü olmayıp dava dışı Boğaziçi Data Paz. A.Ş. tarafından geliştirilen bir program olduğu, lisans hakkının davacı şirkete verildiğine dair bir kayda rastlanmadığı, bu bileşenin davalı tarafından kullanılmasına izin verme yetkisinin davacı şirkete ait olmayıp dava dışı Boğaziçi Data Paz. A.Ş’ye ait olduğu, bu bileşenin davalının ürününün güncel sürümünde kullanılmadığı, ürünün geneli açısından düşünüldüğünde bu bileşenin önemli bir etkinliğe sahip olmadığı, davacının “BDP line”adlı programı için geliştirilen “chartBDP.ocx” adlı bileşenin davalı şirketin “Matriks” adlı ürününde kullanılmasının haksız rekabet oluşturmayacağı, aksi halde dahi dava konusu ürün dava dışı bir firma tarafından üretildiği için davacının davalı aleyhine dava açma hakkı bulunmadığı, birleşen dava yönünden de davalı Plato A.Ş’nin davacı Matriks A.Ş aleyhine müşteriler nezdinde kötüleyici beyanda bulunduğuna, davacının piyasaya girmesini engelleyici davranışlarda bulunduğuna dair yeterli delil sunulmadığı, ihtiyati tedbir taleplerinde ve İMKB’na verilen yazıda davacıyı kötüleme amacına yönelik hareket edilmediği, davacı açısından zarar tehlikesi yaratılmadığı, davalının eylemlerinin haksız rekabet yaratmadığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davaların reddine dair tesis edilen karar, asıl davanın davacısı vekilinin temyizi üzerine, Dairemizce onanmıştır.

Asıl davanın davacısı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.

Asıl ve birleşen dava, haksız rekabetin tespiti, önlenmesi ve diğer fer’i taleplere ilişkindir.

Mahkemece yazılı gerekçe ile asıl davanın da reddine karar verilmiştir. Davacı-birleşen davanın davalısı vekili, davalı-birleşen davanın davalısının ticari faaliyetlerinde müvekkilinin hak sahibi olduğu yazılımı izinsiz şekilde kullandığını, eylemin haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürmüştür. Düzenlenen bilirkişi raporlarında davacı-birleşen davanın davalısının hak sahibi olduğunu ileri sürdüğü ‘BDP Line’ ibareli yazılımın ‘ChartBDP.ocx’ ibareli bileşenin, davalı-birleşen davanın davalısı şirketin ‘Matriks’ ibareli yazılımının iki ayrı sürümünde kullanıldığı ve bu bileşenin davalı yazılımında önemli bir etkinliğe sahip olmadığı tespitlerine yer verilmiştir. Ayrıca, davacı-birleşen davanın davalısı yazılımına herkesin ulaşamayacağı ve internet yoluyla elde edilemeyeceği de belirtilmiştir. Mahkemece, bu ürünün davalı yazılımında önemli bir etkinliğe sahip olmadığı, kaldı ki, anılan bileşenin davacıya değil, dava dışı Boğaziçi Data Paz. A.Ş’ne ait olduğu, davacının izin verme yetkisinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

TTK’nun 56. maddesinde haksız rekabet, ekonomik rekabetin objektif iyi niyet kurallarına aykırı her türlü suiistimali olarak tanımlanmıştır. Anılan Kanun'un 57. maddesinde de haksız rekabet halleri örnek olarak sayılmış, bir sınırlama getirilmemiştir. TTK’nun 56. maddesindeki tanım, geniş bir alanı kapsamaktadır. Yasa koyucu, anılan düzenlemelerle bir yandan rakiplerin ekonomik çıkarlarını korumak amacı taşırken, diğer yandan da sağlıklı ve kurallara dayalı ekonomik yapının ortaya çıkması ve korunmasını hedeflemiştir.

Somut olayda davacı-birleşen davanın davalısı hak sahibi olduğunu iddia ettiği yazılımla ilgili bu yazılımı satın aldığı dava dışı Boğaziçi Data Paz. A.Ş ile yapılan sözleşmeyi ibraz ederek bilirkişi raporuna itiraz etmiştir. Anılan sözleşmenin 6 ncı maddesinde davacı-birleşen davanın davalısının dava dışı Boğaziçi firmasına işbu sözleşme kapsamında devir alacağı Ek-1 müşterileri nedeniyle KDV hariç 300.000 USD ödeyeceği, bu bedelin 100.000 USD’nin uyuşmazlık konusu ‘BDPLine’ programının yazılım telif ücreti olarak ödeneceği kararlaştırılmıştır. Anılan sözleşme hükmü değerlendirildiğinde davacının hak sahibi olduğunu iddia ettiği yazılım programının mali haklarını satın aldığı anlaşılmaktadır. Mali hak sahibi sıfatı bulunan davacı-birleşen davalının, yazılımın izinsiz şekilde kullanılması halinde, hak sahibi sıfatıyla haksız rekabetin tespiti, kullanımın önlemesi gibi davaları açmak yetkisine sahip olduğunun kabulü gerekir. Öte yandan, davacının yazılımının bir bileşeni olan ‘ChartBDP.oxc’ ibareli bileşenin davalı-birleşen davalının yazılımında kullanıldığı da çekişmesizdir. Davacı-birleşen davanın davalısı bu kullanıma izin vermediği gibi yazılım sahibi olduğu ileri sürülen dava dışı firmadan satın alındığı veya onun izniyle bir kullanımın olduğu hususu da savunulup, kanıtlanmamıştır. Ayrıca, haksız rekabetin varlığı için, anılan bileşenin yazılıma katkısının öneminin az veya çok olmasının bir etkisi de bulunmamaktadır.

Bu durum karşısında, yukarıda açıklanan hususlar çerçevesinde asıl dava bakımından taraf kanıtlarının değerlendirilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile asıl davanın reddi yönünde hüküm kurulması doğru görülmemiş, Dairemizin 21.03.2011 tarih, 2009/10609 Esas-011/2947 karar sayılı onama kararının kaldırılarak mahkeme kararının asıl dava yönünden bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/4290 E. 2012/10811 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Maddi ve Manevi Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/4256 E. 2013/11834 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2011/13301 E.  ,  2011/16881 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi

BİRLEŞEN DAVA

İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI 2004/138 Esas

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 6.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 25.11.2008 gün ve 2003/1258 - 2008/660 sayılı kararı onayan Daire’nin 21.03.2011 gün ve 2009/10609 - 2011/2947 sayılı kararı aleyhinde asıl davanın davacısı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin dava dışı İMKB ile yaptığı sözleşme uyarınca temin ettiği borsa verilerini anında elektronik ortamda müşterilere transfer işi ile iştigal eden bir şirket olduğunu, müvekkili çalışanlarınca yazılmış işin mahiyetine uygun yazılım ve programlarla çalıştıklarını, bu program ve yazılımların müvekkili şirkette daha önce çalışıp ayrılan kişilerce aynı faaliyet alanında kurulan davalı şirket tarafından kullanılmak üzere girişimde bulunulduğunu öğrendiklerini, müvekkilinin faaliyet alanı olan veri dağıtım alanında hizmet vermek için İMKB’na başvuruda bulunduklarının öğrenildiğini, davalı şirketin kurucularından ...’ün kardeşi olan ve müvekkili şirkette yazılım müdürü olarak çalıştıktan sonra işten ayrılan ...’ün bilgisayarında müvekkile ait yazılım programlarının davalı lehine geliştirilmesine yönelik çalışmalar yapıldığının noter vasıtası ile tespit edildiğini, müvekkili şirketin eski çalışanları ve denetçileri olan bazı kişilerin davalı şirkette çalışmaya başladıklarını, müvekkili şirkete TMSF tarafından el konulmasından 12 gün sonra davalı şirketin İMKB’na aynı faaliyet için başvurmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, müvekkili şirkete ait yazılım programlarının müvekkili şirketin önceki çalışanları tarafından izinsiz şekilde kopya edilerek şirket dışına çıkarılıp davalı şirketin kullanımına sunulmasının ve davalı şirketçe kullanılmasının haksız rekabet yarattığını ileri sürerek, haksız rekabetin tespiti ve men’i talep ve dava etmiş, birleşen davaya cevabında, davanın reddini savunmuştur.

Davalı, birleşen davanın davacısı şirket vekili, asıl davaya cevabında, davacının iddialarının gerçeği yansıtmadığını, davacının dava konusu yazılım üzerinde hak sahibi olduğunu kanıtlaması gerektiğini, davacının tek taraflı olarak yaptırdığı noter tespitinin müvekkili aleyhine delil olamayacağını, davacının ihtiyati tedbir taleplerinin reddedildiğini, müvekkili şirketin kuruluşundan itibaren yazılım programı geliştirmek için çalıştığını savunarak, asıl davanın reddini istemiş, birleşen dava dilekçesinde ise davacı karşı davalı Plato AŞ’nin müvekkili şirketin piyasaya girmesini engellemek amacıyla müşteriler ve İMKB nezdinde girişimlerde bulunduğunu, Plato A.Ş’nin eski çalışanlarınca aşırılan program ve verilerin müvekkilince kullanıldığı yönünde asılsız iddialar ile müvekkilinin itibarını zedeleyici, çalışma imkanlarını olumsuz şekilde etkileyecek isnatlarda bulunduğunu, müvekkilinin İMKB ile sözleşme imzalamasını engellemek için mahkemelerden tedbir talep ederek haksız rekabet yarattığını ileri sürerek, haksız rekabetin tespiti ve menini, hükmün ilanını talep ve dava etmiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, davacı şirket tarafından kullanılan “BDP line” isimli yazılım programı ile davalı şirketin ürünü olan “matriks” adlı programlar arasındaki benzerliğin “chartBDP.ocx” bileşeninden ibaret olduğu, bu bileşenin ise davacı şirketin ürünü olmayıp dava dışı Boğaziçi Data Paz. A.Ş. tarafından geliştirilen bir program olduğu, lisans hakkının davacı şirkete verildiğine dair bir kayda rastlanmadığı, bu bileşenin davalı tarafından kullanılmasına izin verme yetkisinin davacı şirkete ait olmayıp dava dışı Boğaziçi Data Paz. A.Ş’ye ait olduğu, bu bileşenin davalının ürününün güncel sürümünde kullanılmadığı, ürünün geneli açısından düşünüldüğünde bu bileşenin önemli bir etkinliğe sahip olmadığı, davacının “BDP line”adlı programı için geliştirilen “chartBDP.ocx” adlı bileşenin davalı şirketin “Matriks” adlı ürününde kullanılmasının haksız rekabet oluşturmayacağı, aksi halde dahi dava konusu ürün dava dışı bir firma tarafından üretildiği için davacının davalı aleyhine dava açma hakkı bulunmadığı, birleşen dava yönünden de davalı Plato A.Ş’nin davacı Matriks A.Ş aleyhine müşteriler nezdinde kötüleyici beyanda bulunduğuna, davacının piyasaya girmesini engelleyici davranışlarda bulunduğuna dair yeterli delil sunulmadığı, ihtiyati tedbir taleplerinde ve İMKB’na verilen yazıda davacıyı kötüleme amacına yönelik hareket edilmediği, davacı açısından zarar tehlikesi yaratılmadığı, davalının eylemlerinin haksız rekabet yaratmadığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davaların reddine dair tesis edilen karar, asıl davanın davacısı vekilinin temyizi üzerine, Dairemizce onanmıştır.

Asıl davanın davacısı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.

Asıl ve birleşen dava, haksız rekabetin tespiti, önlenmesi ve diğer fer’i taleplere ilişkindir.

Mahkemece yazılı gerekçe ile asıl davanın da reddine karar verilmiştir. Davacı-birleşen davanın davalısı vekili, davalı-birleşen davanın davalısının ticari faaliyetlerinde müvekkilinin hak sahibi olduğu yazılımı izinsiz şekilde kullandığını, eylemin haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürmüştür. Düzenlenen bilirkişi raporlarında davacı-birleşen davanın davalısının hak sahibi olduğunu ileri sürdüğü ‘BDP Line’ ibareli yazılımın ‘ChartBDP.ocx’ ibareli bileşenin, davalı-birleşen davanın davalısı şirketin ‘Matriks’ ibareli yazılımının iki ayrı sürümünde kullanıldığı ve bu bileşenin davalı yazılımında önemli bir etkinliğe sahip olmadığı tespitlerine yer verilmiştir. Ayrıca, davacı-birleşen davanın davalısı yazılımına herkesin ulaşamayacağı ve internet yoluyla elde edilemeyeceği de belirtilmiştir.

Mahkemece, bu ürünün davalı yazılımında önemli bir etkinliğe sahip olmadığı, kaldı ki, anılan bileşenin davacıya değil, dava dışı Boğaziçi Data Paz. A.Ş’ne ait olduğu, davacının izin verme yetkisinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

TTK’nun 56. maddesinde haksız rekabet, ekonomik rekabetin objektif iyi niyet kurallarına aykırı her türlü suiistimali olarak tanımlanmıştır. Anılan Kanun'un 57. maddesinde de haksız rekabet halleri örnek olarak sayılmış, bir sınırlama getirilmemiştir. TTK’nun 56. maddesindeki tanım, geniş bir alanı kapsamaktadır. Yasa koyucu, anılan düzenlemelerle bir yandan rakiplerin ekonomik çıkarlarını korumak amacı taşırken, diğer yandan da sağlıklı ve kurallara dayalı ekonomik yapının ortaya çıkması ve korunmasını hedeflemiştir.

Somut olayda davacı-birleşen davanın davalısı hak sahibi olduğunu iddia ettiği yazılımla ilgili bu yazılımı satın aldığı dava dışı Boğaziçi Data Paz. A.Ş ile yapılan sözleşmeyi ibraz ederek bilirkişi raporuna itiraz etmiştir. Anılan sözleşmenin 6 ncı maddesinde davacı-birleşen davanın davalısının dava dışı Boğaziçi firmasına işbu sözleşme kapsamında devir alacağı Ek-1 müşterileri nedeniyle KDV hariç 300.000 USD ödeyeceği, bu bedelin 100.000 USD’nin uyuşmazlık konusu ‘BDPLine’ programının yazılım telif ücreti olarak ödeneceği kararlaştırılmıştır. Anılan sözleşme hükmü değerlendirildiğinde davacının hak sahibi olduğunu iddia ettiği yazılım programının mali haklarını satın aldığı anlaşılmaktadır.

Mali hak sahibi sıfatı bulunan davacı-birleşen davalının, yazılımın izinsiz şekilde kullanılması halinde, hak sahibi sıfatıyla haksız rekabetin tespiti, kullanımın önlemesi gibi davaları açmak yetkisine sahip olduğunun kabulü gerekir. Öte yandan, davacının yazılımının bir bileşeni olan ‘ChartBDP.oxc’ ibareli bileşenin davalı-birleşen davalının yazılımında kullanıldığı da çekişmesizdir. Davacı-birleşen davanın davalısı bu kullanıma izin vermediği gibi yazılım sahibi olduğu ileri sürülen dava dışı firmadan satın alındığı veya onun izniyle bir kullanımın olduğu hususu da savunulup, kanıtlanmamıştır. Ayrıca, haksız rekabetin varlığı için, anılan bileşenin yazılıma katkısının öneminin az veya çok olmasının bir etkisi de bulunmamaktadır.

Bu durum karşısında, yukarıda açıklanan hususlar çerçevesinde asıl dava bakımından taraf kanıtlarının değerlendirilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile asıl davanın reddi yönünde hüküm kurulması doğru görülmemiş, Dairemizin 21.03.2011 tarih, 2009/10609 Esas-011/2947 karar sayılı onama kararının kaldırılarak mahkeme kararının asıl dava yönünden bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı-birleşen davanın davalısı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 21.03.2011 tarih, 2009/10609 Esas- 011/2947 Karar sayılı onama kararının kaldırılarak mahkeme kararının asıl davanın davacısı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz ilam, temyiz peşin ve karar düzeltme harcının isteği halinde karar düzeltme isteyene iadesine, 13.12.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1039416300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.