6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Ticari Ünvanın Korunması

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/16045 E. 2013/13994 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ortalama tüketici dahili dava iltibas

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre, başvuru kapsamında yer alan 30. sınıftaki emtianın ortalama tüketicilerinin her türlü gıda ürünleri alıcılarından oluştuğu, itiraza dayanak markanın kapsamındaki 30. sınıfa dahil mallar ile aynı ya da benzer olduğu, davacının markasının yüksek düzeyli tanınmışlığı da dikkate alındığında genellikle ürün ve markalarını yanyana görme imkanı bulunmayan ortalama tüketicide taraf markalarının bıraktığı genel izlenim, görünüm, okunuş ve anlam olarak benzediği, malların veya sunulan hizmetlerin aynı firmaya ait olduğu veya aralarında ticari, idari bir bağlantı bulunduğu yanılgısına sebep olacağı, bu sınıf yönünden KHK'nın 8/1-b hükmü anlamında tescil engelinin bulunduğu, 35. sınıf hizmetlerin ise tanınmışlığa konu sektör ile benzer bulunmadığı farklı tüketicileri hitap ettiği dolayısıyla bu sınıf yönünden KHK'nın 8/4 hükmünde belirlenen tescil engelinin gerçekleşmediği gerekçesiyle, davalı TPE YİDK'nın 2010-M-3250 sayılı kararının başvuru kapsamındaki 30. sınıfa dahil mallar yönünden kısmen iptaline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.

1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılar vekillerinin tüm temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2- Davacı vekilinin temyiz itirazına gelince, dava konusu "UNO MİNİMEK" ibaresine ilişkin 2009/07099 sayılı marka tescil başvurusu 35/8.sınıf ve alt gruptaki "müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için çeşitli malların bir araya getirilmesi hizmetleri"ni de kapsamaktadır. Davacı adına tescilli 95575 sayılı “ETİMEK” ibareli markası ise 30. sınıftaki ürünler için tescilli oldukları anlaşılmaktadır. TPE Tebliğine göre farklı sınıflarda tescilli olsa dahi halk nezdinde karıştırmaya yol açacak nitelikteki ticaret ve hizmet markalarının kapsadıkları mal veya hizmetlerin "benzer" olarak değerlendirilmesi mümkündür.

Davalı şirket başvurusu Tebliğ' in 35/8 alt grubunda genel olarak mağazacılık hizmetlerini içermekte olup, davalı şirket başvurusunda bu alt gruba giren hizmetleri belirli gruplardaki ürünlerin müşterilere sunulması hizmetleri ile sınırlandırmamıştır. O halde dava konusu başvurunun davacı adına tescilli markalarda sayılan ürünlerin müşterileri tarafından elverişli bir şekilde görülmesi ve satın alınması için bir araya getirilmesi hizmetlerini kapsayacağının da kabulü gerekir. Bu durum ise, halkın söz konusu ürünlerin ve hizmetlerin aynı şirketten ya da ekonomik olarak birbirine bağlı şirketlerden geldiği düşüncesine kapılma tehlikesini ve karıştırma ihtimalini doğurmaktadır. Çünkü, davacı adına tescilli ticaret markalarının kapsadıkları ürünlerin ticareti ile 35/8. alt gruptaki hizmetler arasında yakın bağlantı bulunmakta ve birbirlerini tamamlamaktadırlar. Davalı şirketin 35/8.alt grupta genel olarak yazılan mağazacılık hizmetlerini kapsayan marka tescil başvurusunda, söz konusu hizmetlerin sunulacağı ürünlerin veya ürün gruplarının yukarıda açıklandığı biçimde ve karışıklık yaratmayacak bir şekilde belirtilmemesi nedeniyle, dava konusu başvurunun davacı adına tescilli markaların kapsadığı ürünlerin teşhir ve satışı hizmetlerini de içereceği ve Tebliğ'e göre mal ve hizmetler farklı sınıflarda olsalar dahi 556 sayılı KHK' nin 8/1-(b) bendi anlamında benzer olacağı ve iltibas tehlikesine yol açacağı kabul edilmelidir. Bu açıklamalar ışığında mahkemece 35. sınıf yönünden davanın tamamen reddi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/993 E. 2023/7664 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

  • Marka hükümsüzlüğü

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/13980 E. 2010/5470 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Marka Tescilinin Hükümsüzlüğü

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/2036 E. 2010/4235 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

1 benzer karar daha
  • YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/824 E. 2013/1106 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2012/16045 E.  ,  2013/13994 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 20.12.2011 tarih ve 2010/182-2011/247 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi...tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin tescilli “ETİMEK” markasının tanınmış olduğunu, davalının “UNO MİNİMEK” ibareli markası için 30 ve 35. sınıflar için tescil başvurusunda bulunduğunu, müvekkilinin markaya itiraz ettiğini, itirazın davalı TPE tarafından reddedildiğini, ancak müvekkili markası ile iltibas yaratacağını ileri sürerek, davalı TPE YİDK'nın 27.07.2010 tarihli ve 2010-M-3250 sayılı kararının iptalini ve davalı şirket markasının tescili halinde hükümsüzlüğünü talep ve dava etmiştir.

Davalı şirket vekili, davacının tanınmış markasının “ETİ”, müvekkilinin ise “UNO” olduğunu, “MEK” ekinin ekmek sözcüğünün bir hecesi olarak ekmek ve unlu mamuller sektöründe yaygın olarak kullanıldığını, markalar arasında karıştırılma ihtimali ve iltibas tehlikesinin olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

Davalı TPE vekili, dava konusu marka ile davacı adına tescilli markanın yazılış ve görsel yönlerden benzer olmadığı, işitsel ve kavramsal olarak farklı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre, başvuru kapsamında yer alan 30. sınıftaki emtianın ortalama tüketicilerinin her türlü gıda ürünleri alıcılarından oluştuğu, itiraza dayanak markanın kapsamındaki 30. sınıfa dahil mallar ile aynı ya da benzer olduğu, davacının markasının yüksek düzeyli tanınmışlığı da dikkate alındığında genellikle ürün ve markalarını yanyana görme imkanı bulunmayan ortalama tüketicide taraf markalarının bıraktığı genel izlenim, görünüm, okunuş ve anlam olarak benzediği, malların veya sunulan hizmetlerin aynı firmaya ait olduğu veya aralarında ticari, idari bir bağlantı bulunduğu yanılgısına sebep olacağı, bu sınıf yönünden KHK'nın 8/1-b hükmü anlamında tescil engelinin bulunduğu, 35.

sınıf hizmetlerin ise tanınmışlığa konu sektör ile benzer bulunmadığı farklı tüketicileri hitap ettiği dolayısıyla bu sınıf yönünden KHK'nın 8/4 hükmünde belirlenen tescil engelinin gerçekleşmediği gerekçesiyle, davalı TPE YİDK'nın 2010-M-3250 sayılı kararının başvuru kapsamındaki 30. sınıfa dahil mallar yönünden kısmen iptaline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.

1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılar vekillerinin tüm temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2- Davacı vekilinin temyiz itirazına gelince, dava konusu "UNO MİNİMEK" ibaresine ilişkin 2009/07099 sayılı marka tescil başvurusu 35/8.sınıf ve alt gruptaki "müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için çeşitli malların bir araya getirilmesi hizmetleri"ni de kapsamaktadır. Davacı adına tescilli 95575 sayılı “ETİMEK” ibareli markası ise 30. sınıftaki ürünler için tescilli oldukları anlaşılmaktadır. TPE Tebliğine göre farklı sınıflarda tescilli olsa dahi halk nezdinde karıştırmaya yol açacak nitelikteki ticaret ve hizmet markalarının kapsadıkları mal veya hizmetlerin "benzer" olarak değerlendirilmesi mümkündür.

Davalı şirket başvurusu Tebliğ' in 35/8 alt grubunda genel olarak mağazacılık hizmetlerini içermekte olup, davalı şirket başvurusunda bu alt gruba giren hizmetleri belirli gruplardaki ürünlerin müşterilere sunulması hizmetleri ile sınırlandırmamıştır. O halde dava konusu başvurunun davacı adına tescilli markalarda sayılan ürünlerin müşterileri tarafından elverişli bir şekilde görülmesi ve satın alınması için bir araya getirilmesi hizmetlerini kapsayacağının da kabulü gerekir. Bu durum ise, halkın söz konusu ürünlerin ve hizmetlerin aynı şirketten ya da ekonomik olarak birbirine bağlı şirketlerden geldiği düşüncesine kapılma tehlikesini ve karıştırma ihtimalini doğurmaktadır. Çünkü, davacı adına tescilli ticaret markalarının kapsadıkları ürünlerin ticareti ile 35/8.

alt gruptaki hizmetler arasında yakın bağlantı bulunmakta ve birbirlerini tamamlamaktadırlar. Davalı şirketin 35/8.alt grupta genel olarak yazılan mağazacılık hizmetlerini kapsayan marka tescil başvurusunda, söz konusu hizmetlerin sunulacağı ürünlerin veya ürün gruplarının yukarıda açıklandığı biçimde ve karışıklık yaratmayacak bir şekilde belirtilmemesi nedeniyle, dava konusu başvurunun davacı adına tescilli markaların kapsadığı ürünlerin teşhir ve satışı hizmetlerini de içereceği ve Tebliğ'e göre mal ve hizmetler farklı sınıflarda olsalar dahi 556 sayılı KHK' nin 8/1-(b) bendi anlamında benzer olacağı ve iltibas tehlikesine yol açacağı kabul edilmelidir. Bu açıklamalar ışığında mahkemece 35.

sınıf yönünden davanın tamamen reddi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) no'lu bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekillerinin tüm temyiz itirazlarının Reddine, (2) no'lu bentte açıklanan nedenlerde davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 02.07.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1038853300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.