İtirazın iptali | İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/16216 E. 2013/13971 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
alacaklı temerrüdü↗ nispi vekalet ücreti↗ avukatlık asgari ücret tarifesi↗ vekalet ücreti takdiri↗ maktu vekalet ücreti↗ icra takibine itiraz↗ işlemiş faiz↗ fatura↗ asıl alacak↗ icra inkar tazminatı↗ inkar tazminatı↗ dahili dava↗ vekalet ücreti↗ temerrüt↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının 2.457,55 TL alacaklı olduğu, ancak davalı temerrüde düşürülmediğinden işlemiş faizin bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile takipteki asıl alacak miktarı aynı kalmak üzere sadece bu miktar üzerinden davalının itirazının iptaline, takibin devamına, bakiye istemin ve şartlar oluşmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, taşıma ilişkisi nedeniyle düzenlenen faturaların ödenmemesi üzerine yapılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, itirazın asıl alacak miktarı üzerinden iptaline karar verilmişse de, şartları oluşmadığı gerekçesiyle icra-inkar tazminatı talebi reddedilmiştir. Ancak, takibe konu alacak nakliye ücretine dair iki adet fatura tutarına ilişkin olup, davalının sorumlu olduğu borç tutarının belirlenebilir (likit) özellikte olduğu tartışmasızdır. O halde, mahkemece alacağın likit olduğu kabul edilerek davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde talebin reddi doğru olmamış, hükmün bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
2- Karar tarihinde yürürlükte bulunanan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 12'nci maddesi "(1) Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, (yedinci maddenin ikinci fıkrası, dokuzuncu maddenin birinci fıkrasının son cümlesi ile onuncu maddenin son fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla,) Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir. (2) Şu kadar ki asıl alacak miktarı 3.333,33 TL’ye kadar olan davalarda avukatlık ücreti, tarifenin ikinci kısmının, ikinci bölümünde, icra mahkemelerinde takip edilen davalar için öngörülen maktu ücrettir. Ancak bu ücret asıl alacağı geçemez." şeklinde düzenlenmiştir. Anılan Tarife hükümleri uyarınca belirtilen istisnalar dışında hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebilecek ise Tarifedeki oranlar üzerinde nispi ücreti vekalete hükmedilecektir. Bu nedenle, mahkemece reddedilen takip talebindeki asıl alacak miktarına dahil edilen işlemiş faiz, %5 tazminat karşılığı olarak belirtilen talepler yönünden davalı yararına nispi vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken maktu vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle de bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
İtirazın iptali | İtirazın iptalini ve
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/11484 E. 2014/1146 K.
Ortak:vekalet ücreti takdiri · maktu vekalet ücreti · işlemiş faiz · asıl alacak · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı · vekalet ücreti · temerrüt
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının 2.457,55 TL alacaklı olduğu, ancak davalı «temerrüde» düşürülmediğinden «işlemiş faizin» bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile takipteki «asıl alacak» miktarı aynı kalmak üzere sadece bu miktar üzerinden davalının itirazının iptaline, takibin devamına, bakiye istemin ve şartlar oluşmadığından «icra inkar tazminatı» talebinin reddine karar verilmiştir.
Bu nedenle, mahkemece reddedilen takip talebindeki «asıl alacak» miktarına «dahil» edilen «işlemiş faiz», %5 tazminat karşılığı olarak belirtilen talepler yönünden davalı yararına «nispi vekalet ücreti takdir» edilmesi gerekirken «maktu vekalet ücretine» hükmedilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle de bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Mahkemece, itirazın «asıl alacak» miktarı üzerinden iptaline karar verilmişse de, şartları oluşmadığı gerekçesiyle «icra-inkar tazminatı» talebi reddedilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, artırılan sermaye miktarının tamamına «son» ödeme tarihi olarak kararlaştırılan ve «temerrüt tarihi» olan 12/07/2003 tarihinden itibaren faiz hesaplanması halinde oluşacak «asıl alacak» ve faizi hususunda bilirkişi raporu alındığı, buna göre takip tarihi itibariyle 39.000,00 TL asıl alacak için işlemiş «avans faizinin» 50.157,25 TL olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle itirazın kısmen iptaline, takibin 39.000,00 TL asıl alacak, 50.157,25 TL işlemiş «temerrüt faizi» olmak üzere toplam 89.157,25 TL üzerinden temerrüt faizine temerrüt faizi yürütülmemek koşuluyla devamına, asıl alacak üzerinden %40 «icra inkar tazminatının» davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
İİK'nın 67/2. maddesi gereğince, hükmedilen «asıl alacak» ve «işlemiş faizin» toplamı üzerinden «icra inkar tazminatına» hükmedilmesi gerekirken sadece asıl alacak üzerinden icra inkar tazminatına hükmedilmesi doğru görülmemiş hükmün bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
2- Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince, dava, arttırılan sermaye bedelinin tahsiline yönelik yapılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece bozmadan önceki kararda itiraz edilen tüm miktar üzerinden «icra inkar tazminatına» hükmedilmesine rağmen, bozmadan sonra «asıl alacak» üzerinden % 40 icra inkar tazminatına hükmedilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:temerrüt tarihi · temerrüt faizi · avans faizi
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, artırılan sermaye miktarının tamamına «son» ödeme tarihi olarak kararlaştırılan ve «temerrüt tarihi» olan 12/07/2003 tarihinden itibaren faiz hesaplanması halinde oluşacak «asıl alacak» ve faizi hususunda bilirkişi raporu alındığı, buna göre takip tarihi itibariyle 39.000,00 TL asıl alacak için işlemiş «avans faizinin» 50.157,25 TL olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle itirazın kısmen iptaline, takibin 39.000,00 TL asıl alacak, 50.157,25 TL işlemiş «temerrüt faizi» olmak üzere toplam 89.157,25 TL üzerinden temerrüt faizine temerrüt faizi yürütülmemek koşuluyla devamına, asıl alacak üzerinden %40 «icra inkar tazminatının» davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/12514 E. 2014/2206 K.
Ortak:nispi vekalet ücreti · vekalet ücreti takdiri · maktu vekalet ücreti · asıl alacak · vekalet ücreti · i̇i̇k 72/son
İncelediğiniz karardaBu nedenle, mahkemece reddedilen takip talebindeki «asıl alacak» miktarına «dahil» edilen «işlemiş faiz», %5 tazminat karşılığı olarak belirtilen talepler yönünden davalı yararına «nispi vekalet ücreti takdir» edilmesi gerekirken «maktu vekalet ücretine» hükmedilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle de bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
… len hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, (yedinci maddenin ikinci fıkrası, dokuzuncu maddenin birinci fıkrasının «son» cümlesi ile onuncu maddenin son fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla,) Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir. (2) Şu kadar ki «asıl alacak» miktarı 3.333,33 TL’ye kadar olan davalarda avukatlık ücreti, tarifenin ikinci kısmının, ikinci bölümünde, icra mahkemelerinde takip edilen davalar için öngörülen …
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının 2.457,55 TL alacaklı olduğu, ancak davalı «temerrüde» düşürülmediğinden «işlemiş faizin» bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile takipteki «asıl alacak» miktarı aynı kalmak üzere sadece bu miktar üzerinden davalının itirazının iptaline, takibin devamına, bakiye istemin ve şartlar oluşmadığından «icra inkar tazminatı» talebinin reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaBu nedenle mahkemece kabul edilen maddi ve manevi tazminat talepleri yönünden davacı yararına «nispi vekalet ücreti takdir» edilmesi gerekirken «maktu vekalet ücretine» hükmedilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiş ise de, anılan bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK'nın 438/7. maddesi uyarınca kararın düzelterek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
2- Ancak davacı vekili dava ve «ıslah» dilekçeleri ile «marka hakkına tecavüzün» tespitini, maddi ve manevi tazminatın tahsilini talep etmiş, mahkemece, 10.325,00 TL maddi, 5.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline ve kabul edilen maddi ve manevi tazminatlar yönünden ayrı ayrı 1.800,00 TL «maktu vekalet ücretinin» davalıdan alınarak davacıya verilemesine karar verilmiştir.
… len hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, (yedinci maddenin ikinci fıkrası, dokuzuncu maddenin birinci fıkrasının «son» cümlesi ile onuncu maddenin son fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla,) Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir. (2) Şu kadar ki «asıl alacak» miktarı 3.333,33 TL’ye kadar olan davalarda avukatlık ücreti, tarifenin ikinci kısmının, ikinci bölümünde, icra mahkemelerinde takip edilen davalar için öngörülen …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:hükmün açıklanmasının geri bırakılması · ticari faiz · marka hakkına tecavüz · ıslah · ilan · haksız rekabet
Benzer bu karardaFikri Sınai Haklar Ceza Mahkemesi'nce suçun sabit görülerek «hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına» karar verildiği, ürünlerin göndericisi ve yükleticisi olan davalının sorumluluğunun bulunduğu, davalının bu eyleminin «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabet» teşkil ettiği gerekçesiyle davanın kabulü ile davacıya ait Puma markasına davalının eyleminin haksız rekabet ve markaya tecavüz olduğunun tespitine, 10.325,00 TL maddi, 5.000,00 TL manevi tazminatın «ticari faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, kararın «ilanına» karar verilmiştir.
2- Ancak davacı vekili dava ve «ıslah» dilekçeleri ile «marka hakkına tecavüzün» tespitini, maddi ve manevi tazminatın tahsilini talep etmiş, mahkemece, 10.325,00 TL maddi, 5.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline ve kabul edilen maddi ve manevi tazminatlar yönünden ayrı ayrı 1.800,00 TL «maktu vekalet ücretinin» davalıdan alınarak davacıya verilemesine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/5310 E. 2020/3549 K.
Ortak:vekalet ücreti · i̇i̇k 72/son
İncelediğiniz kararda… len hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, (yedinci maddenin ikinci fıkrası, dokuzuncu maddenin birinci fıkrasının «son» cümlesi ile onuncu maddenin son fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla,) Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir. (2) Şu kadar ki «asıl alacak» miktarı 3.333,33 TL’ye kadar olan davalarda avukatlık ücreti, tarifenin ikinci kısmının, ikinci bölümünde, icra mahkemelerinde takip edilen davalar için öngörülen …
Bu nedenle, mahkemece reddedilen takip talebindeki «asıl alacak» miktarına «dahil» edilen «işlemiş faiz», %5 tazminat karşılığı olarak belirtilen talepler yönünden davalı yararına «nispi vekalet ücreti takdir» edilmesi gerekirken «maktu vekalet ücretine» hükmedilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle de bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer bu karardaA.Ş. ile yapılan «vekalet ücreti» sözleşmesi uyarınca vekalet alacağının bir kısmına mahsuben almış olup, işbu hisselerin de davalılardan ...'e verilen vekaletname ile diğer davalı ...'e 04.08.2010 …
Ancak, davacı tarafça yargılama sırasında «ıslah» dilekçesi ile hisse devir bedeli olarak 300.400,00 TL’nin tahsilinin talep edilmiş olduğunun anlaşılması karşısında, karar tarihinde yürürlükte bulunan ...Ü.T’nin 13. maddesinde ''Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, davanın görüldüğü mahkeme için Tarifenin ikinci kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla (yedinci maddenin ikinci fıkrası, dokuzuncu maddenin birinci fıkrasının «son» cümlesi ile onuncu maddenin son fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla,) Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir.
Ancak hükmedilen ücret kabul veya reddedilen miktarı geçemez.'' hükmü düzenlenmiş olup, işbu hüküm uyarınca kendilerini vekil ile «temsil» ettiren davalılar yararına 400,00 TL «vekalet ücretine» hükmetmek gerekirken anılan husus nazara alınmaksızın 23.950.- TL vekalet ücretine karar verilmesi doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:ihbar olunan · hisse devri · hisse devir sözleşmesi · ihbar · ıslah · temsil
Benzer bu karardaMahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, hisselerin davalı ...'e devri, davalının hisseler için diğer davalıya para vermediğini belirtmesi, diğer davalının «hisse devri» için para almadığını kanıtladığı, davacının, dava dışı şirket hisselerini «ihbar olunan» Poyraz Tarımsal Ürün.
2- Davacı vekilinin ücret-i vekalete yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; dava, vekaletname yoluyla satılan ve ödenmeyen dava dışı şirket hisselerinin devir bedelinin tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece Dairemiz bozma ilamına uyularak, dava konusu «hisse devir sözleşmesinde» belirtilen ve ödenmeyen 300.000,00 TL devir bedeli yönünden kısmen kabul karar verilmiştir.
Ancak, davacı tarafça yargılama sırasında «ıslah» dilekçesi ile hisse devir bedeli olarak 300.400,00 TL’nin tahsilinin talep edilmiş olduğunun anlaşılması karşısında, karar tarihinde yürürlükte bulunan ...Ü.T’nin 13. maddesinde ''Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, davanın görüldüğü mahkeme için Tarifenin ikinci kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla (yedinci maddenin ikinci fıkrası, dokuzuncu maddenin birinci fıkrasının «son» cümlesi ile onuncu maddenin son fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla,) Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir.
Ancak hükmedilen ücret kabul veya reddedilen miktarı geçemez.'' hükmü düzenlenmiş olup, işbu hüküm uyarınca kendilerini vekil ile «temsil» ettiren davalılar yararına 400,00 TL «vekalet ücretine» hükmetmek gerekirken anılan husus nazara alınmaksızın 23.950.- TL vekalet ücretine karar verilmesi doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de …
2 benzer karar daha
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Önlenmesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/9604 E. 2013/8500 K.
Ortak:nispi vekalet ücreti · vekalet ücreti takdiri · maktu vekalet ücreti · asıl alacak · vekalet ücreti · i̇i̇k 72/son
İncelediğiniz karardaBu nedenle, mahkemece reddedilen takip talebindeki «asıl alacak» miktarına «dahil» edilen «işlemiş faiz», %5 tazminat karşılığı olarak belirtilen talepler yönünden davalı yararına «nispi vekalet ücreti takdir» edilmesi gerekirken «maktu vekalet ücretine» hükmedilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle de bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
… len hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, (yedinci maddenin ikinci fıkrası, dokuzuncu maddenin birinci fıkrasının «son» cümlesi ile onuncu maddenin son fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla,) Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir. (2) Şu kadar ki «asıl alacak» miktarı 3.333,33 TL’ye kadar olan davalarda avukatlık ücreti, tarifenin ikinci kısmının, ikinci bölümünde, icra mahkemelerinde takip edilen davalar için öngörülen …
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının 2.457,55 TL alacaklı olduğu, ancak davalı «temerrüde» düşürülmediğinden «işlemiş faizin» bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile takipteki «asıl alacak» miktarı aynı kalmak üzere sadece bu miktar üzerinden davalının itirazının iptaline, takibin devamına, bakiye istemin ve şartlar oluşmadığından «icra inkar tazminatı» talebinin reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaBu nedenle mahkemece karar «verilmesine yer olmadığına» dair hüküm verilen talepler yönünden davalı yararına «nispi vekalet ücreti takdir» edilmesi gerekirken «maktu vekalet ücretine» hükmedilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiş ise de, anılan bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK'nın 438/.... maddesi uyarınca kararın düzelterek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
… len hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, (yedinci maddenin ikinci fıkrası, dokuzuncu maddenin birinci fıkrasının «son» cümlesi ile onuncu maddenin son fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla,) Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir. (...) Şu kadar ki «asıl alacak» miktarı ....333,33 TL’ye kadar olan davalarda avukatlık ücreti, tarifenin ikinci kısmının, ikinci bölümünde, ... mahkemelerinde takip edilen davalar için öngörülen …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:maktu ücret · bilirkişi incelemesi · ıslah · maddi tazminat · ilan · haksız rekabet · karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu kararda… bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, 2007/06494 sayılı çoklu tasarım tescil belgesindeki tasarımlar yönünden tasarımların yeni ve ayırt edici olduğunun «bilirkişi incelemesi» ile anlaşıldığı, diğer tasarımlar yönünden de birleşen davadaki iddiaların birleşen davanın davacısı tarafından ispat edilemediği, asıl dava yönünden davacının 2007/06494 sayılı çoklu tasarım tescil belgesinde yer alan ..., ..., ..., ... ve ... sıra sayılı tasarımların davalı tarafından piyasaya çıkarılan, satışı yapılan "Oreya" markalı bayan bluzlarında kullanıldığı, davalının bu eyleminin 554 sayılı KHK'nın 48. maddesi anlamında tasarım hakkına tecavüz ve ...'nın 56-57-58 maddeleri anlamında «haksız rekabet» olduğu, bu eylemin tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiği, salt bu ürünler için meydana getirilmiş ve buna tahsis edilmiş üretim aracı bulunmadığı, asıl davacının ıslahla yaptığı maddi ve manevi tazminat taleplerinden vazgeçtiği, her iki tazminat talebi hakkında karar «verilmesine yer olmadığı» sonucuna ulaşıldığı, ancak maddi ve manevi tazminat taleplerinden dolayı asıl davada davalının avukatlık ücretine hak kazandığı gerekçesiyle asıl davanın kabulüne, davalı tarafından davaya konu giysilerde davacının 2007/06494 sayılı çoklu tasarım tescil belgesindeki tasarımların kullanılması nedeniyle davalının, davacıya ait tasarım tescilinden kaynaklanan haklarına tecavüz ve haksız rekabetinin tespitine, bu tecavüz ve haksız rekabetin durdurulmasına, davalı ürünlerine, reklam ve tanıtım materyallerine el konulup toplatılmasına ve karar kesinleştikten sonra imhasına, sair tali taleplerin reddine, «ıslah» yolu ile yapılan tazminat taleplerinden vazgeçildiğinden maddi ve manevi tazminat talepleri hakkında karar verilmesine yer olmadığına, karar özetinin «ilanına», ispat edilemeyen birleşen davanın reddine, vazgeçilen maddi ve manevi tazminat talepleri yönünden asıl dava davalısı lehine ücreti vekalet takdirine karar verilmi …
Mahkemece, anılan talepler yönünden karar «verilmesine yer olmadığına», «maddi tazminat» talebi için ....800,00 TL, manevi tazminat talebi için de ....800,00 TL «maktu ücreti» vekaletin asıl dava davacısından alınarak davalıya verilmesine karar verilmiştir.
… unmamasına göre, asıl davada davacı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. ...-Ancak, asıl davada davacı vekili «ıslah» dilekçesi ile davalıdan ....000,00 TL maddi, ....000,00 TL manevi tazminat talep etmiş, ardından bu taleplerinden vazgeçtiklerini dilekçe ile bildirmiştir.
Bu nedenle mahkemece karar «verilmesine yer olmadığına» dair hüküm verilen talepler yönünden davalı yararına «nispi vekalet ücreti takdir» edilmesi gerekirken «maktu vekalet ücretine» hükmedilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiş ise de, anılan bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK'nın 438/.... maddesi uyarınca kararın düzelterek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/13043 E. 2014/2550 K.
Ortak:maktu vekalet ücreti · asıl alacak · vekalet ücreti
İncelediğiniz karardaBu nedenle, mahkemece reddedilen takip talebindeki «asıl alacak» miktarına «dahil» edilen «işlemiş faiz», %5 tazminat karşılığı olarak belirtilen talepler yönünden davalı yararına «nispi vekalet ücreti takdir» edilmesi gerekirken «maktu vekalet ücretine» hükmedilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle de bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının 2.457,55 TL alacaklı olduğu, ancak davalı «temerrüde» düşürülmediğinden «işlemiş faizin» bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile takipteki «asıl alacak» miktarı aynı kalmak üzere sadece bu miktar üzerinden davalının itirazının iptaline, takibin devamına, bakiye istemin ve şartlar oluşmadığından «icra inkar tazminatı» talebinin reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, itirazın «asıl alacak» miktarı üzerinden iptaline karar verilmişse de, şartları oluşmadığı gerekçesiyle «icra-inkar tazminatı» talebi reddedilmiştir.
Benzer bu karardaAynı tarifenin ikinci kısım ikinci bölümümde ise icra mahkemelerinde takip edilen dava ve duruşmalı işler için 400,00 TL «maktu vekalet ücreti» öngörülmüştür.
Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 12/2 maddesi gereğince, "...«asıl alacak» miktarı 3.333,33 TL’ye kadar olan davalarda avukatlık ücreti, tarifenin ikinci kısmının, ikinci bölümünde, icra mahkemelerinde takip edilen davalar için öngörülen maktu ücrettir.
… ut uyuşmazlıkta davanın kısmen kabulüne karar verildiğine göre, yukarıda açıklanan tarife hükümleri uyarınca reddedilen kısım nazara alınarak davalı yararına 250 TL «vekalet ücretine» karar verilmesi gerekirken vekalet ücreti taktir edilmemesi doğru görülmemiş ve hükmün açıklanan bu nedenle bozulması gerekmiş ise de anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün davalı ......ve «borcu üstlenen» ... yararına düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:hakim ortak · borcun üstlenilmesi · davanın açılmamış sayılması · açılmamış sayılma · havale · avans faizi · zamanaşımı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının 40.750 TL’sinin dava dışı...banka «havale» edilmiş olmasına rağmen davalı banka nezdinde kaldığı,...banka gönderilmediği, davacıya ait 40.750 TL’nin davalı bankanın «hakim ortaklarına» ait bir kısım şirketlere kredi olarak kullandırıldığı, bu nedenle davacının oluşan zararından davalı bankanın sorumlu olduğu, diğer davalılar hakkındaki davanın takip edilmediği gerekçesiyle davanın kabulü ile 40.750,00 TL’nin 30.11.1999 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalı banka adına «borcu üstlenen» ...’den tahsiline, diğer davalılar yönünden HMK’nın 150. maddesi uyarınca «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
A.Ş-«borcu üstlenen» ... vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davalının sorumluluğunun BK’nın 41,55 ve TTK’nın 336. maddelerinden kaynaklanmasına, davacının zararını...bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren «zamanaşımı» süresinin başlamasının gerekmesine göre davalı ...
A....ve «borcu üstlenen» ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/16216 E. , 2013/13971 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ SULH HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İzmir 5. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 11.04.2012 tarih ve 2012/326-2012/397 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalıya taşıma hizmeti verdiğini, bunun karşılığı düzenlenen 2 adet faturanın ödenmemesi üzerine başlatılan icra takibine davalının itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptalini, icra inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, aktedilmiş bir taşıma sözleşmesinin bulunmadığını, emtianın kapalı kasa araçlarla taşınmamasından dolayı ıslandığını ve alıcı firma tarafından müvekkiline iade edildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının 2.457,55 TL alacaklı olduğu, ancak davalı temerrüde düşürülmediğinden işlemiş faizin bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile takipteki asıl alacak miktarı aynı kalmak üzere sadece bu miktar üzerinden davalının itirazının iptaline, takibin devamına, bakiye istemin ve şartlar oluşmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, taşıma ilişkisi nedeniyle düzenlenen faturaların ödenmemesi üzerine yapılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, itirazın asıl alacak miktarı üzerinden iptaline karar verilmişse de, şartları oluşmadığı gerekçesiyle icra-inkar tazminatı talebi reddedilmiştir. Ancak, takibe konu alacak nakliye ücretine dair iki adet fatura tutarına ilişkin olup, davalının sorumlu olduğu borç tutarının belirlenebilir (likit) özellikte olduğu tartışmasızdır. O halde, mahkemece alacağın likit olduğu kabul edilerek davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde talebin reddi doğru olmamış, hükmün bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
2- Karar tarihinde yürürlükte bulunanan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 12'nci maddesi "(1) Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, (yedinci maddenin ikinci fıkrası, dokuzuncu maddenin birinci fıkrasının son cümlesi ile onuncu maddenin son fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla,) Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir. (2) Şu kadar ki asıl alacak miktarı 3.333,33 TL’ye kadar olan davalarda avukatlık ücreti, tarifenin ikinci kısmının, ikinci bölümünde, icra mahkemelerinde takip edilen davalar için öngörülen maktu ücrettir. Ancak bu ücret asıl alacağı geçemez." şeklinde düzenlenmiştir. Anılan Tarife hükümleri uyarınca belirtilen istisnalar dışında hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebilecek ise Tarifedeki oranlar üzerinde nispi ücreti vekalete hükmedilecektir.
Bu nedenle, mahkemece reddedilen takip talebindeki asıl alacak miktarına dahil edilen işlemiş faiz, %5 tazminat karşılığı olarak belirtilen talepler yönünden davalı yararına nispi vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken maktu vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle de bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) ve (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 01.07.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1038843200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz