İtirazın iptali | İtirazın iptalini ve
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/11484 E. 2014/1146 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
aaüt↗ vekalet ücreti takdiri↗ temerrüt tarihi↗ maktu vekalet ücreti↗ işlemiş faiz↗ temerrüt faizi↗ asıl alacak↗ icra inkar tazminatı↗ inkar tazminatı↗ vekalet ücreti↗ avans faizi↗ temerrüt↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, artırılan sermaye miktarının tamamına son ödeme tarihi olarak kararlaştırılan ve temerrüt tarihi olan 12/07/2003 tarihinden itibaren faiz hesaplanması halinde oluşacak asıl alacak ve faizi hususunda bilirkişi raporu alındığı, buna göre takip tarihi itibariyle 39.000,00 TL asıl alacak için işlemiş avans faizinin 50.157,25 TL olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle itirazın kısmen iptaline, takibin 39.000,00 TL asıl alacak, 50.157,25 TL işlemiş temerrüt faizi olmak üzere toplam 89.157,25 TL üzerinden temerrüt faizine temerrüt faizi yürütülmemek koşuluyla devamına, asıl alacak üzerinden %40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince, dava, arttırılan sermaye bedelinin tahsiline yönelik yapılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece bozmadan önceki kararda itiraz edilen tüm miktar üzerinden icra inkar tazminatına hükmedilmesine rağmen, bozmadan sonra asıl alacak üzerinden % 40 icra inkar tazminatına hükmedilmiştir. İİK'nın 67/2. maddesi gereğince, hükmedilen asıl alacak ve işlemiş faizin toplamı üzerinden icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekirken sadece asıl alacak üzerinden icra inkar tazminatına hükmedilmesi doğru görülmemiş hükmün bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
3- Kabule göre de, davanın reddedilen kısmı için davalı yararına 1.320,00 TL vekalet ücreti takdir edilmiştir. Ancak karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 12. maddesi “(1) tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, (yedinci maddenin ikinci fıkrası, dokuzuncu maddenin birinci fıkrasının son cümlesi ile onuncu maddenin son fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla) Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir. (2) Şu kadar ki asıl alacak miktarı 3.333,33 TL’ye kadar olan davalarda avukatlık ücreti, tarifenin ikinci kısmının, ikinci bölümünde, icra mahkemelerinde takip edilen davalar için öngörülen maktu ücrettir. Ancak bu ücret asıl alacağı geçemez” hükmünü içermektedir. Buna göre, davanın reddedilen kısmı üzerinden davalı yararına nispi vekaleti takdir edilmesi gerekirken bundan fazla olarak maktu vekalet ücretine hükmolunması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiş
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
İtirazın iptali | İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/16216 E. 2013/13971 K.
Ortak:vekalet ücreti takdiri · maktu vekalet ücreti · işlemiş faiz · asıl alacak · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı · vekalet ücreti · temerrüt
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, artırılan sermaye miktarının tamamına «son» ödeme tarihi olarak kararlaştırılan ve «temerrüt tarihi» olan 12/07/2003 tarihinden itibaren faiz hesaplanması halinde oluşacak «asıl alacak» ve faizi hususunda bilirkişi raporu alındığı, buna göre takip tarihi itibariyle 39.000,00 TL asıl alacak için işlemiş «avans faizinin» 50.157,25 TL olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle itirazın kısmen iptaline, takibin 39.000,00 TL asıl alacak, 50.157,25 TL işlemiş «temerrüt faizi» olmak üzere toplam 89.157,25 TL üzerinden temerrüt faizine temerrüt faizi yürütülmemek koşuluyla devamına, asıl alacak üzerinden %40 «icra inkar tazminatının» davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
İİK'nın 67/2. maddesi gereğince, hükmedilen «asıl alacak» ve «işlemiş faizin» toplamı üzerinden «icra inkar tazminatına» hükmedilmesi gerekirken sadece asıl alacak üzerinden icra inkar tazminatına hükmedilmesi doğru görülmemiş hükmün bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
2- Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince, dava, arttırılan sermaye bedelinin tahsiline yönelik yapılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece bozmadan önceki kararda itiraz edilen tüm miktar üzerinden «icra inkar tazminatına» hükmedilmesine rağmen, bozmadan sonra «asıl alacak» üzerinden % 40 icra inkar tazminatına hükmedilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının 2.457,55 TL alacaklı olduğu, ancak davalı «temerrüde» düşürülmediğinden «işlemiş faizin» bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile takipteki «asıl alacak» miktarı aynı kalmak üzere sadece bu miktar üzerinden davalının itirazının iptaline, takibin devamına, bakiye istemin ve şartlar oluşmadığından «icra inkar tazminatı» talebinin reddine karar verilmiştir.
Bu nedenle, mahkemece reddedilen takip talebindeki «asıl alacak» miktarına «dahil» edilen «işlemiş faiz», %5 tazminat karşılığı olarak belirtilen talepler yönünden davalı yararına «nispi vekalet ücreti takdir» edilmesi gerekirken «maktu vekalet ücretine» hükmedilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle de bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Mahkemece, itirazın «asıl alacak» miktarı üzerinden iptaline karar verilmişse de, şartları oluşmadığı gerekçesiyle «icra-inkar tazminatı» talebi reddedilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:nispi vekalet ücreti · icra takibine itiraz · fatura · dahili dava
Benzer bu karardaBu nedenle, mahkemece reddedilen takip talebindeki «asıl alacak» miktarına «dahil» edilen «işlemiş faiz», %5 tazminat karşılığı olarak belirtilen talepler yönünden davalı yararına «nispi vekalet ücreti takdir» edilmesi gerekirken «maktu vekalet ücretine» hükmedilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle de bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
1- Dava, taşıma ilişkisi nedeniyle düzenlenen faturaların ödenmemesi üzerine yapılan «icra takibine itirazın» iptali istemine ilişkindir.
Ancak, takibe konu alacak nakliye ücretine dair iki adet «fatura» tutarına ilişkin olup, davalının sorumlu olduğu borç tutarının belirlenebilir (likit) özellikte olduğu tartışmasızdır.
-
İtirazın iptalini ve 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/9303 E. 2014/13129 K.
Ortak:temerrüt tarihi · temerrüt faizi · asıl alacak · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı · avans faizi · temerrüt · i̇i̇k 72/son
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, artırılan sermaye miktarının tamamına «son» ödeme tarihi olarak kararlaştırılan ve «temerrüt tarihi» olan 12/07/2003 tarihinden itibaren faiz hesaplanması halinde oluşacak «asıl alacak» ve faizi hususunda bilirkişi raporu alındığı, buna göre takip tarihi itibariyle 39.000,00 TL asıl alacak için işlemiş «avans faizinin» 50.157,25 TL olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle itirazın kısmen iptaline, takibin 39.000,00 TL asıl alacak, 50.157,25 TL işlemiş «temerrüt faizi» olmak üzere toplam 89.157,25 TL üzerinden temerrüt faizine temerrüt faizi yürütülmemek koşuluyla devamına, asıl alacak üzerinden %40 «icra inkar tazminatının» davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
2- Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince, dava, arttırılan sermaye bedelinin tahsiline yönelik yapılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece bozmadan önceki kararda itiraz edilen tüm miktar üzerinden «icra inkar tazminatına» hükmedilmesine rağmen, bozmadan sonra «asıl alacak» üzerinden % 40 icra inkar tazminatına hükmedilmiştir.
İİK'nın 67/2. maddesi gereğince, hükmedilen «asıl alacak» ve «işlemiş faizin» toplamı üzerinden «icra inkar tazminatına» hükmedilmesi gerekirken sadece asıl alacak üzerinden icra inkar tazminatına hükmedilmesi doğru görülmemiş hükmün bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, artırılan sermaye miktarının tamamına «son» ödeme tarihi olarak kararlaştırılan ve «temerrüt tarihi» olan .../07/2003 tarihinden itibaren faiz hesaplanması halinde oluşacak «asıl alacak» ve faizi hususunda bilirkişi raporu alındığı, buna göre takip tarihi itibariyle 39.000,00 TL asıl alacak için işlemiş «avans faizinin» 50.157,...
TL üzerinden «temerrüt faizine» temerrüt faizi yürütülmemek koşuluyla devamına, «asıl alacak» üzerinden %40 «icra inkar tazminatının» davalıdan tahsiline karar verilmiş, taraf vekillerince temyiz edilen karar Dairemizin 20.01.2014 tarihli kararında yazılı gerekçelerle davacı yararına bozulmuştur.
TL işlemiş «temerrüt faizi» olmak üzere toplam 89.157,...
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/12514 E. 2014/2206 K.
Ortak:vekalet ücreti takdiri · maktu vekalet ücreti · asıl alacak · vekalet ücreti · i̇i̇k 72/son
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, artırılan sermaye miktarının tamamına «son» ödeme tarihi olarak kararlaştırılan ve «temerrüt tarihi» olan 12/07/2003 tarihinden itibaren faiz hesaplanması halinde oluşacak «asıl alacak» ve faizi hususunda bilirkişi raporu alındığı, buna göre takip tarihi itibariyle 39.000,00 TL asıl alacak için işlemiş «avans faizinin» 50.157,25 TL olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle itirazın kısmen iptaline, takibin 39.000,00 TL asıl alacak, 50.157,25 TL işlemiş «temerrüt faizi» olmak üzere toplam 89.157,25 TL üzerinden temerrüt faizine temerrüt faizi yürütülmemek koşuluyla devamına, asıl alacak üzerinden %40 «icra inkar tazminatının» davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
3- Kabule göre de, davanın reddedilen kısmı için davalı yararına 1.320,00 TL «vekalet ücreti takdir» edilmiştir.
… len hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, (yedinci maddenin ikinci fıkrası, dokuzuncu maddenin birinci fıkrasının «son» cümlesi ile onuncu maddenin son fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla) Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir. (2) Şu kadar ki «asıl alacak» miktarı 3.333,33 TL’ye kadar olan davalarda avukatlık ücreti, tarifenin ikinci kısmının, ikinci bölümünde, icra mahkemelerinde takip edilen davalar için öngörülen …
Benzer bu karardaBu nedenle mahkemece kabul edilen maddi ve manevi tazminat talepleri yönünden davacı yararına «nispi vekalet ücreti takdir» edilmesi gerekirken «maktu vekalet ücretine» hükmedilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiş ise de, anılan bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK'nın 438/7. maddesi uyarınca kararın düzelterek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
2- Ancak davacı vekili dava ve «ıslah» dilekçeleri ile «marka hakkına tecavüzün» tespitini, maddi ve manevi tazminatın tahsilini talep etmiş, mahkemece, 10.325,00 TL maddi, 5.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline ve kabul edilen maddi ve manevi tazminatlar yönünden ayrı ayrı 1.800,00 TL «maktu vekalet ücretinin» davalıdan alınarak davacıya verilemesine karar verilmiştir.
… len hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, (yedinci maddenin ikinci fıkrası, dokuzuncu maddenin birinci fıkrasının «son» cümlesi ile onuncu maddenin son fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla,) Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir. (2) Şu kadar ki «asıl alacak» miktarı 3.333,33 TL’ye kadar olan davalarda avukatlık ücreti, tarifenin ikinci kısmının, ikinci bölümünde, icra mahkemelerinde takip edilen davalar için öngörülen …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:hükmün açıklanmasının geri bırakılması · nispi vekalet ücreti · ticari faiz · marka hakkına tecavüz · ıslah · ilan · haksız rekabet
Benzer bu karardaFikri Sınai Haklar Ceza Mahkemesi'nce suçun sabit görülerek «hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına» karar verildiği, ürünlerin göndericisi ve yükleticisi olan davalının sorumluluğunun bulunduğu, davalının bu eyleminin «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabet» teşkil ettiği gerekçesiyle davanın kabulü ile davacıya ait Puma markasına davalının eyleminin haksız rekabet ve markaya tecavüz olduğunun tespitine, 10.325,00 TL maddi, 5.000,00 TL manevi tazminatın «ticari faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, kararın «ilanına» karar verilmiştir.
2- Ancak davacı vekili dava ve «ıslah» dilekçeleri ile «marka hakkına tecavüzün» tespitini, maddi ve manevi tazminatın tahsilini talep etmiş, mahkemece, 10.325,00 TL maddi, 5.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline ve kabul edilen maddi ve manevi tazminatlar yönünden ayrı ayrı 1.800,00 TL «maktu vekalet ücretinin» davalıdan alınarak davacıya verilemesine karar verilmiştir.
Bu nedenle mahkemece kabul edilen maddi ve manevi tazminat talepleri yönünden davacı yararına «nispi vekalet ücreti takdir» edilmesi gerekirken «maktu vekalet ücretine» hükmedilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiş ise de, anılan bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK'nın 438/7. maddesi uyarınca kararın düzelterek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/11484 E. , 2014/1146 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ NEVŞEHİR 2.ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
(TİCARET MAHKEMESİ SIFATIYLA)
TARİHİ 28/02/2013
NUMARASI 2012/323-2013/107
Taraflar arasında görülen davada Nevşehir 2.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 28/02/2013 tarih ve 2012/323-2013/107 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkil şirket tarafından sermaye artırımı kararı alındığını, şirket ortağı olan davalının da bu sermaye artırımına iştirakiyle 39.000,00 TL sermaye artırım payı ödemeyi taahhüt ettiğini, alınan karar doğrultusunda bu sermalenin 1/4'ü olan 9.750,00 TL'sinin en geç 25.12.2001, bakiyesinin de 12.07.2003 tarihinde davalı ortakça ödenmesi gerektiğini, ancak sermaye artışından doğan farkın ödenmediğini, bu nedenle davalı hakkında başlatılan icra takibinin itiraz üzerine durdurulduğunu ileri sürerek itirazın iptalini, % 40'tan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, rüçhan hakkı kullanılarak bir kısım ortaklar tarafından dava konusu edilen ve artırılan sermayeye ilişkin ödeme yapıldığından aynı borcun ikinci kez istenilemeyeceğini, sermaye artırımına iştirak taahhütnamelerindeki tarihler ile Ticaret Sicil Gazetesinde yayınlanan genel kurul kararındaki tarihlerin farklı olduğunu, temerrüdün ve inkar tazminatı şartlarının oluşmadığını savunarak davanın reddini, %40 kötüniyet tazminatının davacıdan tahsilini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, artırılan sermaye miktarının tamamına son ödeme tarihi olarak kararlaştırılan ve temerrüt tarihi olan 12/07/2003 tarihinden itibaren faiz hesaplanması halinde oluşacak asıl alacak ve faizi hususunda bilirkişi raporu alındığı, buna göre takip tarihi itibariyle 39.000,00 TL asıl alacak için işlemiş avans faizinin 50.157,25 TL olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle itirazın kısmen iptaline, takibin 39.000,00 TL asıl alacak, 50.157,25 TL işlemiş temerrüt faizi olmak üzere toplam 89.157,25 TL üzerinden temerrüt faizine temerrüt faizi yürütülmemek koşuluyla devamına, asıl alacak üzerinden %40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince, dava, arttırılan sermaye bedelinin tahsiline yönelik yapılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece bozmadan önceki kararda itiraz edilen tüm miktar üzerinden icra inkar tazminatına hükmedilmesine rağmen, bozmadan sonra asıl alacak üzerinden % 40 icra inkar tazminatına hükmedilmiştir. İİK'nın 67/2. maddesi gereğince, hükmedilen asıl alacak ve işlemiş faizin toplamı üzerinden icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekirken sadece asıl alacak üzerinden icra inkar tazminatına hükmedilmesi doğru görülmemiş hükmün bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
3- Kabule göre de, davanın reddedilen kısmı için davalı yararına 1.320,00 TL vekalet ücreti takdir edilmiştir. Ancak karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 12. maddesi “(1) tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, (yedinci maddenin ikinci fıkrası, dokuzuncu maddenin birinci fıkrasının son cümlesi ile onuncu maddenin son fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla) Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir. (2) Şu kadar ki asıl alacak miktarı 3.333,33 TL’ye kadar olan davalarda avukatlık ücreti, tarifenin ikinci kısmının, ikinci bölümünde, icra mahkemelerinde takip edilen davalar için öngörülen maktu ücrettir.
Ancak bu ücret asıl alacağı geçemez” hükmünü içermektedir. Buna göre, davanın reddedilen kısmı üzerinden davalı yararına nispi vekaleti takdir edilmesi gerekirken bundan fazla olarak maktu vekalet ücretine hükmolunması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiş
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) ve (3) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 4.560,30 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 20.01.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/102006100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz