Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/15827 E. 2013/13952 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
virman↗ kesin delil↗ imza incelemesi↗ satış sözleşmesi↗ kefalet↗ kefil↗ kredi sözleşmesi↗ eksik inceleme↗ ibraz↗ kesin hüküm↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalılardan ...'ın davacı banka ile yapmış olduğu sözleşme uyarınca Taşıt Kredisi kullanmış olduğu, bu sözleşmede ...'in toplam alacağın 40.000 TL'sinden kefil sıfatı ile imzasının bulunduğu, davalıların kredi borcunu ödemedikleri, davalı ... imzanın kendisinin haberi olmadan attırıldığını, asıl borçlunun hesabına herhangi bir para aktarımı olmadığını beyan etmiş ise de, yine bilirkişi raporunda da kefalet imzasının habersiz olarak atılmasının sağlanması ihtimalinin kuvvetle muhtemel bulunduğu bu hususta, devam ettiği düşünülen ceza dosyasında netlik kazanacağı belirtilmiş ise de, mahkemelerince yapılan araştırma sonucu bu sözleşme nedeniyle açılan ve yargılaması devam eden Erzurum 3. Ağır Ceza Mahkemesi dosyasında davalıların müşteki sıfatıyla yer almadıkları, başkaca da davalılar ile ilgili bu sözleşmeden dolayı herhangi bir soruşturma yada yargılama olmadığı, yalnızca banka müfettiş raporlarının dosyaları açısından kesin delil olmadığı, davalı ...'in ileri sürdüğü iddiaları ispat edemediği, taşıt kredilerinde bankanın taşıtın satın alındığı kişi yada firmanın hesabına aktarım yapacağı göz önünde bulundurulduğunda bu savunmanın geçerli olmadığı, imza incelemesinde sözleşme altındaki imzanın davalı ...'e ait olduğu, gerekçesiyle davanın kabulüne, davalı ... TÜRKMEN'in 40.000 TL'den sorumlu olmak üzere 46.207,22 TL alacağın davalılardan müteselsilen ve müştereken alınarak davacıya ödenmesine, karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ile davalılardan ... vekili ve davalı ... temyiz etmiştir.
1- Dava, kredi alacağının tahsiline ilişkin olup, davalı ... sözleşmeye imzasının usulsüz işlemler sonucu attırıldığını, Laloğlu Otomotiv hakkında düzenlenen teftiş kurulu raporlarının ibrazı gerektiğini savunarak davanın reddini istemiş, diğer davalı davaya cevap vermemiştir. Mahkemece, davalıların ağır ceza mahkemesindeki dosyada müşteki olmadıkları ve banka müfettiş raporlarının kesin delil olmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak, dosya içersinde bulunan banka müfettiş raporunda davaya konu kredi sözleşmesinin evraklarının incelenmesinde noterden düzenlenen araç satış sözleşmesi ile davalı ... adına düzenlenen araç ruhsat fotokopisinin sahte olarak düzenlendiği, kredi miktarının virman fişi ile Laloğlu Şirketi'nin hesabına aktarıldığı tespitleri yapılmıştır. Bu durumda mahkemece, ceza dava dosyası ve davacı bankadan bu kredi ile ilgili tüm evraklar getirtilip, gerekirse banka kayıtları üzerinde bilirkişi aracılığıyla inceleme de yaptırılmak suretiyle, sözleşme gereğince davalı ...'a kredi ödemesi yapılıp yapılmadığı veya davalı ..., araç satın almış ise, satın aldığı araç nedeniyle banka tarafından dava dışı Laloğlu Otomotiv Ltd. Şti.'ne para ödenip ödenmediği hususunda inceleme yapılarak, şayet bu olayla ilgili ceza davası açılmışsa, gerekirse ceza dava dosyasının sonuçlanması da beklenip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme sonucunda yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/10561 E. 2012/17358 K.
Ortak:imza incelemesi · kefil · kredi sözleşmesi · eksik inceleme · Alacak
İncelediğiniz kararda… ına göre, davalılardan ...'ın davacı banka ile yapmış olduğu sözleşme uyarınca Taşıt Kredisi kullanmış olduğu, bu sözleşmede ...'in toplam alacağın 40.000 TL'sinden «kefil» sıfatı ile imzasının bulunduğu, davalıların kredi borcunu ödemedikleri, davalı ... imzanın kendisinin haberi olmadan attırıldığını, asıl borçlunun hesabına herhangi bir para aktarımı olmadığını beyan etmiş ise de, yine bilirkişi raporunda da «kefalet» imzasının habersiz olarak atılmasının sağlanması ihtimalinin kuvvetle muhtemel bulunduğu bu hususta, devam ettiği düşünülen ceza dosyasında netlik kazanacağı belir …
… arı, başkaca da davalılar ile ilgili bu sözleşmeden dolayı herhangi bir soruşturma yada yargılama olmadığı, yalnızca banka müfettiş raporlarının dosyaları açısından «kesin delil» olmadığı, davalı ...'in ileri sürdüğü iddiaları ispat edemediği, taşıt kredilerinde bankanın taşıtın satın alındığı kişi yada firmanın hesabına aktarım yapacağı göz önünde bulundurulduğunda bu savunmanın geçerli olmadığı, «imza incelemesinde» sözleşme altındaki imzanın davalı ...'e ait olduğu, gerekçesiyle davanın kabulüne, davalı ...
Ancak, dosya içersinde bulunan banka müfettiş raporunda davaya konu «kredi sözleşmesinin» evraklarının incelenmesinde noterden düzenlenen araç «satış sözleşmesi» ile davalı ... adına düzenlenen araç ruhsat fotokopisinin sahte olarak düzenlendiği, kredi miktarının «virman» fişi ile Laloğlu Şirketi'nin hesabına aktarıldığı tespitleri yapılmıştır.
Benzer bu kararda… kişi raporlarına göre, davacı banka şubesi tarafından 23.03.2006 tarihinde, davalı borçlu ...'a 30.000 TL miktarlı 24 ay geri ödemeli taşıt kredisi kullandırıldığı, «müşterek borçlu müteselsil kefil» sıfatıyla diğer davalı ... hakkında da dava açılmakla birlikte yaptırılan «imza incelemesi» sonucunda, «kredi sözleşmesindeki» imzaların davalı ...’e ait olmadığının anlaşıldığı, 10.11.2006 tarihi itibariyle alacaklı banka tarafından «muacceliyet» ihbarnamesi gönderilmesiyle borcun muaccel hale geldiği, dava tarihi itibariyle anapara, «gecikme faizi» ve BSMV olmak üzere davacının alacaklı olduğu miktarın 41.062,42 TL olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, 41.062, 42 TL’nın davalı ...’dan tahsiline, davalı ... y …
Şti'ne para ödenip ödenmediği hususunda inceleme yapılarak, şayet bu olayla ilgili ceza davası açılmışsa, gerekirse ceza dava dosyasının sonuçlanması da beklenip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, «eksik inceleme» sonucunda yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:gecikme faizi · zimmet · tahkikat · müşterek borçlu müteselsil kefil · müteselsil kefil · muacceliyet · dolandırıcılık
Benzer bu kararda… kişi raporlarına göre, davacı banka şubesi tarafından 23.03.2006 tarihinde, davalı borçlu ...'a 30.000 TL miktarlı 24 ay geri ödemeli taşıt kredisi kullandırıldığı, «müşterek borçlu müteselsil kefil» sıfatıyla diğer davalı ... hakkında da dava açılmakla birlikte yaptırılan «imza incelemesi» sonucunda, «kredi sözleşmesindeki» imzaların davalı ...’e ait olmadığının anlaşıldığı, 10.11.2006 tarihi itibariyle alacaklı banka tarafından «muacceliyet» ihbarnamesi gönderilmesiyle borcun muaccel hale geldiği, dava tarihi itibariyle anapara, «gecikme faizi» ve BSMV olmak üzere davacının alacaklı olduğu miktarın 41.062,42 TL olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, 41.062, 42 TL’nın davalı ...’dan tahsiline, davalı ... y …
Şti yöneticilerinin «dolandırıcılık», «zimmet» ve görevi kötüye kullanma suçlarından haklarında idari ve cezai «tahkikat» yapıldığını ve yüzlerce vatandaşı bu şekilde dolandırdıklarını savunmuştur.
2- Dava, kredi alacağının tahsiline ilişkin olup, davalı ..., davacı Banka'nın şube müdürünün olayla ilgili yolsuzluğundan dolayı hakkında idari ve cezai «tahkikat» mevcut olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiş ve dava konusu krediye ilişkin belgelerin ve idari soruşturma dosyasının mahkemece celbini istemiştir.
Bu durumda mahkemece, varsa «tahkikat» dosyası, ceza dava dosyası ve davacı bankadan bu kredi ile ilgili tüm evraklar getirtilip, gerekirse banka kayıtları üzerinde bilirkişi aracılığıyla inceleme de yaptırılmak suretiyle, sözleşme gereğince davalı ...'a kredi ödemesi yapılıp yapılmadığı veya davalı ..., araç satın almış ise, satın aldığı araç nedeniyle banka tarafından dava dışı Laloğlu Otomotiv Ltd.
-
Kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/6098 E. 2013/20750 K.
Ortak:kefil · kredi sözleşmesi · ibraz
İncelediğiniz kararda… ına göre, davalılardan ...'ın davacı banka ile yapmış olduğu sözleşme uyarınca Taşıt Kredisi kullanmış olduğu, bu sözleşmede ...'in toplam alacağın 40.000 TL'sinden «kefil» sıfatı ile imzasının bulunduğu, davalıların kredi borcunu ödemedikleri, davalı ... imzanın kendisinin haberi olmadan attırıldığını, asıl borçlunun hesabına herhangi bir para aktarımı olmadığını beyan etmiş ise de, yine bilirkişi raporunda da «kefalet» imzasının habersiz olarak atılmasının sağlanması ihtimalinin kuvvetle muhtemel bulunduğu bu hususta, devam ettiği düşünülen ceza dosyasında netlik kazanacağı belir …
1- Dava, kredi alacağının tahsiline ilişkin olup, davalı ... sözleşmeye imzasının usulsüz işlemler sonucu attırıldığını, Laloğlu Otomotiv hakkında düzenlenen teftiş kurulu raporlarının «ibrazı» gerektiğini savunarak davanın reddini istemiş, diğer davalı davaya cevap vermemiştir.
Ancak, dosya içersinde bulunan banka müfettiş raporunda davaya konu «kredi sözleşmesinin» evraklarının incelenmesinde noterden düzenlenen araç «satış sözleşmesi» ile davalı ... adına düzenlenen araç ruhsat fotokopisinin sahte olarak düzenlendiği, kredi miktarının «virman» fişi ile Laloğlu Şirketi'nin hesabına aktarıldığı tespitleri yapılmıştır.
Benzer bu karardaDava,«kredi sözleşmesine» dayalı alacak istemine ilişkindir.Mahkemece yukarıda açıklanan gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.Ancak,davalı 28.07.2009 tarihli oturumda davacı tarafından «ibraz» edilen kredi sözleşmesindeki imzanın kendisine ait olduğunu,kendisinin dava dışı Laloğlu Otomotiv Ltd.Şti'den otomobil alarak krediyi kendisinin kullandığını,aracı …
… a ve tüm dosya kapsamına göre;davacı bankanın kredi için yeterli belge ve bilgiler olmadan sahte belgelerle davalıya kredi kullandırdığı ve bu kredinin de dava dışı «kefil» Laloğlu Otomotiv Şirketine aktarıldığı, bu anlamda davacı bankanın ağır kusurlu bulunduğu ve hiç kimsenin kendi kusurundan kendi lehine hukuki sonuç doğurucu işlem talep etmeyeceği hukukun genel ilkesi gereğince, güven duyulması gereken bankanın basiretli bir «tacir» gibi hareket etmediği ve Laloğlu Otomotiv Yetkilileri hakkında da hazırlık «tahkikatının» devam ettiği, davacının şartları oluşmayan, verilmemesi gereken bir krediyi tahsis ederek dava dışı Laloğlu Otomotiv yetkilileri hesabına aktardığı, BK 53. maddesi …
Davalının dava dışı şlrketten otomobil aldığını ve «kredi sözleşmesindeki» imzanın kendisine ait olduğunu beyan etmesine göre mahkemece davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tahkikat · tacir
Benzer bu kararda… a ve tüm dosya kapsamına göre;davacı bankanın kredi için yeterli belge ve bilgiler olmadan sahte belgelerle davalıya kredi kullandırdığı ve bu kredinin de dava dışı «kefil» Laloğlu Otomotiv Şirketine aktarıldığı, bu anlamda davacı bankanın ağır kusurlu bulunduğu ve hiç kimsenin kendi kusurundan kendi lehine hukuki sonuç doğurucu işlem talep etmeyeceği hukukun genel ilkesi gereğince, güven duyulması gereken bankanın basiretli bir «tacir» gibi hareket etmediği ve Laloğlu Otomotiv Yetkilileri hakkında da hazırlık «tahkikatının» devam ettiği, davacının şartları oluşmayan, verilmemesi gereken bir krediyi tahsis ederek dava dışı Laloğlu Otomotiv yetkilileri hesabına aktardığı, BK 53. maddesi …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/15827 E. , 2013/13952 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Erzurum 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 03.05.2012 tarih ve 2008/336-2012/287 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili, davalı ... vekili, davalı ... vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacı bankadan davalılar tarafından 10/05/2006 tarihli taşıt kredisi sözleşmesine dayanarak 25.000 TL meblağlı kredi kullanıldığını, kredi sözleşmesinde davalılardan ...'ın asıl borçlu, ...'in ise müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatı ile imzaları bulunduğunu, davalıların borcunu ödememesi üzerine 08/11/2006 tarihinde muacceliyet ihbarnamesi tebliğ edildiğini, ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 7.000 TL alacağın davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiş, 05.03.2012 tarihli ıslah dilekçesi ile toplam 46.207,22 TL alacağın tahsilini istemiştir.
Davalı ... ve vekili, duruşmadaki beyanında sözleşmedeki imzayı kabul etmediklerini belirtmişlerdir.
Diğer davalı davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalılardan ...'ın davacı banka ile yapmış olduğu sözleşme uyarınca Taşıt Kredisi kullanmış olduğu, bu sözleşmede ...'in toplam alacağın 40.000 TL'sinden kefil sıfatı ile imzasının bulunduğu, davalıların kredi borcunu ödemedikleri, davalı ... imzanın kendisinin haberi olmadan attırıldığını, asıl borçlunun hesabına herhangi bir para aktarımı olmadığını beyan etmiş ise de, yine bilirkişi raporunda da kefalet imzasının habersiz olarak atılmasının sağlanması ihtimalinin kuvvetle muhtemel bulunduğu bu hususta, devam ettiği düşünülen ceza dosyasında netlik kazanacağı belirtilmiş ise de, mahkemelerince yapılan araştırma sonucu bu sözleşme nedeniyle açılan ve yargılaması devam eden Erzurum 3.
Ağır Ceza Mahkemesi dosyasında davalıların müşteki sıfatıyla yer almadıkları, başkaca da davalılar ile ilgili bu sözleşmeden dolayı herhangi bir soruşturma yada yargılama olmadığı, yalnızca banka müfettiş raporlarının dosyaları açısından kesin delil olmadığı, davalı ...'in ileri sürdüğü iddiaları ispat edemediği, taşıt kredilerinde bankanın taşıtın satın alındığı kişi yada firmanın hesabına aktarım yapacağı göz önünde bulundurulduğunda bu savunmanın geçerli olmadığı, imza incelemesinde sözleşme altındaki imzanın davalı ...'e ait olduğu, gerekçesiyle davanın kabulüne, davalı ... TÜRKMEN'in 40.000 TL'den sorumlu olmak üzere 46.207,22 TL alacağın davalılardan müteselsilen ve müştereken alınarak davacıya ödenmesine, karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ile davalılardan ... vekili ve davalı ... temyiz etmiştir.
1- Dava, kredi alacağının tahsiline ilişkin olup, davalı ... sözleşmeye imzasının usulsüz işlemler sonucu attırıldığını, Laloğlu Otomotiv hakkında düzenlenen teftiş kurulu raporlarının ibrazı gerektiğini savunarak davanın reddini istemiş, diğer davalı davaya cevap vermemiştir. Mahkemece, davalıların ağır ceza mahkemesindeki dosyada müşteki olmadıkları ve banka müfettiş raporlarının kesin delil olmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak, dosya içersinde bulunan banka müfettiş raporunda davaya konu kredi sözleşmesinin evraklarının incelenmesinde noterden düzenlenen araç satış sözleşmesi ile davalı ... adına düzenlenen araç ruhsat fotokopisinin sahte olarak düzenlendiği, kredi miktarının virman fişi ile Laloğlu Şirketi'nin hesabına aktarıldığı tespitleri yapılmıştır.
Bu durumda mahkemece, ceza dava dosyası ve davacı bankadan bu kredi ile ilgili tüm evraklar getirtilip, gerekirse banka kayıtları üzerinde bilirkişi aracılığıyla inceleme de yaptırılmak suretiyle, sözleşme gereğince davalı ...'a kredi ödemesi yapılıp yapılmadığı veya davalı ..., araç satın almış ise, satın aldığı araç nedeniyle banka tarafından dava dışı Laloğlu Otomotiv Ltd. Şti.'ne para ödenip ödenmediği hususunda inceleme yapılarak, şayet bu olayla ilgili ceza davası açılmışsa, gerekirse ceza dava dosyasının sonuçlanması da beklenip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme sonucunda yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı ... vekili ve davalı ...'ın temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalılar yararına BOZULMASINA, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 01.07.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1038785500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz