Kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/6098 E. 2013/20750 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tahkikat↗ basiretli tacir↗ kefil↗ kredi sözleşmesi↗ tacir↗ ibraz↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia,savunma ve tüm dosya kapsamına göre;davacı bankanın kredi için yeterli belge ve bilgiler olmadan sahte belgelerle davalıya kredi kullandırdığı ve bu kredinin de dava dışı kefil Laloğlu Otomotiv Şirketine aktarıldığı, bu anlamda davacı bankanın ağır kusurlu bulunduğu ve hiç kimsenin kendi kusurundan kendi lehine hukuki sonuç doğurucu işlem talep etmeyeceği hukukun genel ilkesi gereğince, güven duyulması gereken bankanın basiretli bir tacir gibi hareket etmediği ve Laloğlu Otomotiv Yetkilileri hakkında da hazırlık tahkikatının devam ettiği, davacının şartları oluşmayan, verilmemesi gereken bir krediyi tahsis ederek dava dışı Laloğlu Otomotiv yetkilileri hesabına aktardığı, BK 53. maddesi de gözetilerek olayın üzerinde uzun yıllar geçmesine rağmen Laloğlu Otomotiv yetkililer hakkında soruşturmanın devam ettiği henüz davasının dahi açılmadığı ve cezai yargılama süreci dikkate alınarak, "geciken adalet adalet değildir" ilkesi uyarınca ceza dosyasının sonucunun beklenmesine gerek görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava,kredi sözleşmesine dayalı alacak istemine ilişkindir.Mahkemece yukarıda açıklanan gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.Ancak,davalı 28.07.2009 tarihli oturumda davacı tarafından ibraz edilen kredi sözleşmesindeki imzanın kendisine ait olduğunu,kendisinin dava dışı Laloğlu Otomotiv Ltd.Şti'den otomobil alarak krediyi kendisinin kullandığını,aracın üzerindeki hacizlerin dava dışı şirket tarafından kaldırılması ve çekilen kredinin geri kalan taksitlerinin ödeneceğinin söylenmesi üzerine aracı dava dışı şirkete iade ettiğini beyan etmiştir. Davalının dava dışı şlrketten otomobil aldığını ve kredi sözleşmesindeki imzanın kendisine ait olduğunu beyan etmesine göre mahkemece davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/10561 E. 2012/17358 K.
Ortak:tahkikat · kefil · kredi sözleşmesi
İncelediğiniz kararda… a ve tüm dosya kapsamına göre;davacı bankanın kredi için yeterli belge ve bilgiler olmadan sahte belgelerle davalıya kredi kullandırdığı ve bu kredinin de dava dışı «kefil» Laloğlu Otomotiv Şirketine aktarıldığı, bu anlamda davacı bankanın ağır kusurlu bulunduğu ve hiç kimsenin kendi kusurundan kendi lehine hukuki sonuç doğurucu işlem talep etmeyeceği hukukun genel ilkesi gereğince, güven duyulması gereken bankanın basiretli bir «tacir» gibi hareket etmediği ve Laloğlu Otomotiv Yetkilileri hakkında da hazırlık «tahkikatının» devam ettiği, davacının şartları oluşmayan, verilmemesi gereken bir krediyi tahsis ederek dava dışı Laloğlu Otomotiv yetkilileri hesabına aktardığı, BK 53. maddesi …
Dava,«kredi sözleşmesine» dayalı alacak istemine ilişkindir.Mahkemece yukarıda açıklanan gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.Ancak,davalı 28.07.2009 tarihli oturumda davacı tarafından «ibraz» edilen kredi sözleşmesindeki imzanın kendisine ait olduğunu,kendisinin dava dışı Laloğlu Otomotiv Ltd.Şti'den otomobil alarak krediyi kendisinin kullandığını,aracı …
Davalının dava dışı şlrketten otomobil aldığını ve «kredi sözleşmesindeki» imzanın kendisine ait olduğunu beyan etmesine göre mahkemece davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu kararda… kişi raporlarına göre, davacı banka şubesi tarafından 23.03.2006 tarihinde, davalı borçlu ...'a 30.000 TL miktarlı 24 ay geri ödemeli taşıt kredisi kullandırıldığı, «müşterek borçlu müteselsil kefil» sıfatıyla diğer davalı ... hakkında da dava açılmakla birlikte yaptırılan «imza incelemesi» sonucunda, «kredi sözleşmesindeki» imzaların davalı ...’e ait olmadığının anlaşıldığı, 10.11.2006 tarihi itibariyle alacaklı banka tarafından «muacceliyet» ihbarnamesi gönderilmesiyle borcun muaccel hale geldiği, dava tarihi itibariyle anapara, «gecikme faizi» ve BSMV olmak üzere davacının alacaklı olduğu miktarın 41.062,42 TL olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, 41.062, 42 TL’nın davalı ...’dan tahsiline, davalı ... y …
2- Dava, kredi alacağının tahsiline ilişkin olup, davalı ..., davacı Banka'nın şube müdürünün olayla ilgili yolsuzluğundan dolayı hakkında idari ve cezai «tahkikat» mevcut olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiş ve dava konusu krediye ilişkin belgelerin ve idari soruşturma dosyasının mahkemece celbini istemiştir.
Şti yöneticilerinin «dolandırıcılık», «zimmet» ve görevi kötüye kullanma suçlarından haklarında idari ve cezai «tahkikat» yapıldığını ve yüzlerce vatandaşı bu şekilde dolandırdıklarını savunmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:gecikme faizi · zimmet · imza incelemesi · müşterek borçlu müteselsil kefil · müteselsil kefil · muacceliyet · dolandırıcılık · eksik inceleme
Benzer bu kararda… kişi raporlarına göre, davacı banka şubesi tarafından 23.03.2006 tarihinde, davalı borçlu ...'a 30.000 TL miktarlı 24 ay geri ödemeli taşıt kredisi kullandırıldığı, «müşterek borçlu müteselsil kefil» sıfatıyla diğer davalı ... hakkında da dava açılmakla birlikte yaptırılan «imza incelemesi» sonucunda, «kredi sözleşmesindeki» imzaların davalı ...’e ait olmadığının anlaşıldığı, 10.11.2006 tarihi itibariyle alacaklı banka tarafından «muacceliyet» ihbarnamesi gönderilmesiyle borcun muaccel hale geldiği, dava tarihi itibariyle anapara, «gecikme faizi» ve BSMV olmak üzere davacının alacaklı olduğu miktarın 41.062,42 TL olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, 41.062, 42 TL’nın davalı ...’dan tahsiline, davalı ... y …
Şti yöneticilerinin «dolandırıcılık», «zimmet» ve görevi kötüye kullanma suçlarından haklarında idari ve cezai «tahkikat» yapıldığını ve yüzlerce vatandaşı bu şekilde dolandırdıklarını savunmuştur.
Şti'ne para ödenip ödenmediği hususunda inceleme yapılarak, şayet bu olayla ilgili ceza davası açılmışsa, gerekirse ceza dava dosyasının sonuçlanması da beklenip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, «eksik inceleme» sonucunda yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/6098 E. , 2013/20750 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Erzurum 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 13/03/2012 tarih ve 2009/187-2012/134 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkili banka tarafından 20.06.2006 tarihli genel ticari sözleşmesine dayanılarak davalıya 10.000,00 TL kredi kullandırılmış olup davalının bu sözleşmeyi müşteri ve asıl borçlu sıfatı ile imzaladığını, bu kredi sözleşmesinde imzası bulunan davalı ... ve müşterek borçlu müteselsil kefil olarak imzası bulunan ... ve Laloğlu Canlı Hayvan Toplu Taşımacılık Nak. San. Tic. Ltd. Şti.'nin de borcunu ödememesi üzerine müvekkili bankaca tüm borçlulara 27.02.2007 tarihli muacceliyet ihbarnamesi tebliğ edildiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 7.500,00 TL alacağın kredi tarihinden itibaren cari ticari kredi temerrüt faiz oranları üzerinden işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş,02.11.2010 hakim havale tarihli ıslah dilekçesi ile de fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla ilk dilekçelerinde istedikleri 7.500,00 TL alacaklarının davalı yönünden 6.761,05 TL daha artırılarak toplam 14.261,05 TL alacağın kredi tarihinden itibaren cari ticari kredi temerrüt faizi oranları üzerinden işleyecek faizi ve sair ferileriyle birlikte davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı; kredi sözleşmesi altındaki imzanın kendisine ait olduğunu, Laloğlu Otomotiv'den bir otomobil aldığını ve Ziraat Bankasından kredi kullandığını, Laloğlu'ndan aldığı otomobilin hacizli olduğunu, daha sonra Laloğlu Otomotiv'in bu hacizleri kaldırdığını, bankadan çektiği kredinin kalan miktarını da ödeyeceğini söylediklerini, ancak ödemediklerini, beş taksiti de kendisinin ödediğini, kalan taksitleri Laloğlu Otomotiv ödeyeceğini söylediğinden arabayı tekrar onların üzerine verdiğini buna ilişkin aralarında gerek banka ile gerekse Laloğlu Otomotiv ile herhangi bir sözleşme olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia,savunma ve tüm dosya kapsamına göre;davacı bankanın kredi için yeterli belge ve bilgiler olmadan sahte belgelerle davalıya kredi kullandırdığı ve bu kredinin de dava dışı kefil Laloğlu Otomotiv Şirketine aktarıldığı, bu anlamda davacı bankanın ağır kusurlu bulunduğu ve hiç kimsenin kendi kusurundan kendi lehine hukuki sonuç doğurucu işlem talep etmeyeceği hukukun genel ilkesi gereğince, güven duyulması gereken bankanın basiretli bir tacir gibi hareket etmediği ve Laloğlu Otomotiv Yetkilileri hakkında da hazırlık tahkikatının devam ettiği, davacının şartları oluşmayan, verilmemesi gereken bir krediyi tahsis ederek dava dışı Laloğlu Otomotiv yetkilileri hesabına aktardığı, BK 53.
maddesi de gözetilerek olayın üzerinde uzun yıllar geçmesine rağmen Laloğlu Otomotiv yetkililer hakkında soruşturmanın devam ettiği henüz davasının dahi açılmadığı ve cezai yargılama süreci dikkate alınarak, "geciken adalet adalet değildir" ilkesi uyarınca ceza dosyasının sonucunun beklenmesine gerek görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava,kredi sözleşmesine dayalı alacak istemine ilişkindir.Mahkemece yukarıda açıklanan gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.Ancak,davalı 28.07.2009 tarihli oturumda davacı tarafından ibraz edilen kredi sözleşmesindeki imzanın kendisine ait olduğunu,kendisinin dava dışı Laloğlu Otomotiv Ltd.Şti'den otomobil alarak krediyi kendisinin kullandığını,aracın üzerindeki hacizlerin dava dışı şirket tarafından kaldırılması ve çekilen kredinin geri kalan taksitlerinin ödeneceğinin söylenmesi üzerine aracı dava dışı şirkete iade ettiğini beyan etmiştir. Davalının dava dışı şlrketten otomobil aldığını ve kredi sözleşmesindeki imzanın kendisine ait olduğunu beyan etmesine göre mahkemece davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, 18/11/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1045820000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz