Ticaret Sicili Memurluğu işleminin iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/17774 E. 2013/15903 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
imtiyazlı pay↗ ttk 391↗ yönetim kurulu üyeliği↗ sermaye artırımı↗ olağanüstü genel kurul↗ ticaret sicili↗ yönetim kurulu kararı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, imtiyazlı pay sahiplerinin şirketin olağanüstü genel kurul kararında sermaye arttırımını kabul etmelerinin yeterli olmadığı, ayrıca A grubu pay sahiplerinin yapacakları özel toplantıda da bunun onaylanması gerektiği, aksi bir uygulamanın imtiyazlı pay sahiplerinin korunmasına ilişkin 6762 sayılı TTK'nın 389 ve 391. maddelerine aykırı olacağı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, Ticaret Sicil Memurluğu işleminin iptali istemine ilişkindir. Davacı şirket ana sözleşmesinin 6. maddesinde şirketin yerli ortaklarının %49 payla A grubunu, yabancı ortakların da %51 payla B grubunu oluşturdukları belirtilmiştir. Tescili istenen sermaye artırımına ilişkin genel kurul kararının %51 hisse sahibi B grubu yabancı ortakların kabul oyu ile alındığı, %49 hisse sahibi A grubu yerli ortakların ise red oyu kullandığı anlaşılmaktadır. Davacı şirketin ana sözleşmesinin 10. maddesi uyarınca yönetim kurulu üyelerinin 2'sinin A grubu, 3'ünün B grubu hisse sahiplerinin göstereceği adaylar arasından seçileceği belirlenmiştir. Şirket ana sözleşmesinin 8. maddesinde ise lüzumu halinde şirket sermayesinin TTK ve ana sözleşme hükümlerine uygun olarak genel kurul kararıyla artırılıp eksiltilebileceği belirtilmiştir. Açıklanan bu hükümler itibariyle, imtiyazlı hisse sahiplerinin.6762 sayılı TTK 391. madde uyarınca kullanma hak ve yetkileri bulunan imtiyazları yönetim kurulu üyeliği seçimi ile sınırlı olup, sermaye artırımına yönelik böyle bir imtiyaz hakları bulunmamaktadır. O halde uyuşmazlığın şirket ana sözleşme hükümleri dikkate alınarak değerlendirilmesi gerekirken, her iki imtiyazlı grubun sermaye artırım kararının onaylanması konusunda ayrı ayrı karar almasının zorunlu olduğu, bunun sonucunda, A grubu pay sahiplerinin de yapacakları özel toplantıda bu kararı onaylaması gerektiği gerekçesiyle, davanın reddi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/12248 E. 2014/6290 K.
Ortak:yönetim kurulu kararı
İncelediğiniz karardaDavacı şirketin ana sözleşmesinin 10. maddesi uyarınca «yönetim kurulu» üyelerinin 2'sinin A grubu, 3'ünün B grubu hisse sahiplerinin göstereceği adaylar arasından seçileceği belirlenmiştir.
Açıklanan bu hükümler itibariyle, imtiyazlı hisse sahiplerinin.6762 sayılı TTK 391. madde uyarınca kullanma hak ve yetkileri bulunan imtiyazları «yönetim kurulu üyeliği» seçimi ile sınırlı olup, «sermaye artırımına» yönelik böyle bir imtiyaz hakları bulunmamaktadır.
Benzer bu kararda1- Davacılar tarafından «yönetim kurulu» üyelerinin seçimine ilişkin 30.12.2011 tarihli genel kurul toplantısında alınan kararın iptali talep edildiğine göre, bu «genel kurul kararının iptal» edilip edilmemesi şirket ana sözleşmesinin yönetim kurulu seçimine ilişkin 7. maddesinin değiştirilmesi ile ilgili 06.10.2011 tarihli genel kurul kararının iptal edilip edilmemesine bağlıdır.
Davacılar tarafından «yönetim kurulu» seçimine ilişkin ana sözleşmenin 7. maddesinin değiştirilmesi ile ilgili 06.10.2011 tarihli «genel kurul kararının iptali davası» açılıp bu dava «derdest» olduğuna göre, bu davanın neticelenmesi ve kesinleşmesi beklenip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, «eksik inceleme» sonucu karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:esas sözleşme değişikliği · objektif iyi niyet kuralı · ana sözleşme değişikliği · esas sözleşme · pay sahipliği · hakkın kötüye kullanılması · genel kurul kararının iptali · derdestlik
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacıların genel kurulda imtiyazlı payları kaldıran «ana sözleşme değişikliğine» ve yeni yönetim kurulunun seçimine onay verdikleri, seçilen yeni yönetim kurulunda eski B grubu «pay sahiplerinden» sadece bir üye bulunduğu, davacıların yeni hisse dağılımından sonra aslında B grubuna tadil eden 2007 tarihli «esas sözleşmede» tanınan 2 aday önerme hakkını kullanmayarak değişikliği bu anlamda da kabul ettiği, bu durumda imtiyazları payları kaldıran 24.12.2010 tarihli genel kurul kararının «infazı» için TTK 391 maddesine rağmen ayrıca imtiyazlı paylar genel kurulunun onayının aranmasına gerek olmadığı, 24.12.2010 tarihinde gerçekleştirilen tescil ve «ilan» edilen «esas sözleşme değişikliği» sonrasında yapılan genel kurul toplantılarında alınan kararların kanuna, esas sözleşmeye veya «objektif iyi niyet kurallarına» istinaden iptali veya «geçersizliğinin» ileri sürülemeyeceği, davacıların bu davranışının M.K.
Davacılar tarafından «yönetim kurulu» seçimine ilişkin ana sözleşmenin 7. maddesinin değiştirilmesi ile ilgili 06.10.2011 tarihli «genel kurul kararının iptali davası» açılıp bu dava «derdest» olduğuna göre, bu davanın neticelenmesi ve kesinleşmesi beklenip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, «eksik inceleme» sonucu karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
2. maddesinde düzenlenen «hakkın kötüye kullanımı» «yasağına» aykırı olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
1- Davacılar tarafından «yönetim kurulu» üyelerinin seçimine ilişkin 30.12.2011 tarihli genel kurul toplantısında alınan kararın iptali talep edildiğine göre, bu «genel kurul kararının iptal» edilip edilmemesi şirket ana sözleşmesinin yönetim kurulu seçimine ilişkin 7. maddesinin değiştirilmesi ile ilgili 06.10.2011 tarihli genel kurul kararının iptal edilip edilmemesine bağlıdır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/394 E. 2017/3442 K.
Ortak:imtiyazlı pay · sermaye artırımı · olağanüstü genel kurul · yönetim kurulu kararı
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, «imtiyazlı pay» sahiplerinin şirketin «olağanüstü genel kurul» kararında sermaye arttırımını kabul etmelerinin yeterli olmadığı, ayrıca A grubu pay sahiplerinin yapacakları özel toplantıda da bunun onaylanması gerektiği, aksi bir uygulamanın imtiyazlı pay sahiplerinin korunmasına ilişkin 6762 sayılı TTK'nın 389 ve 391. maddelerine aykırı olacağı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Açıklanan bu hükümler itibariyle, imtiyazlı hisse sahiplerinin.6762 sayılı TTK 391. madde uyarınca kullanma hak ve yetkileri bulunan imtiyazları «yönetim kurulu üyeliği» seçimi ile sınırlı olup, «sermaye artırımına» yönelik böyle bir imtiyaz hakları bulunmamaktadır.
Tescili istenen «sermaye artırımına» ilişkin genel kurul kararının %51 hisse sahibi B grubu yabancı ortakların kabul oyu ile alındığı, %49 hisse sahibi A grubu yerli ortakların ise red oyu kullandığı anlaşılmaktadır.
Benzer bu kararda… edarların ik aday göstermesi yönünden imtiyaz tanındığı ancak, dava konusu genel kurul toplantısı ile bu imtiyazın kaldırıldığı, TTK'nın 390. m. gereği A ve B grubu «imtiyazlı pay sahipleri» genel kurulunun davalı şirketin 06/10/2011 tarihli genel kurul toplantısında alınan 7. maddenin tadiline ilişkin kararı ayrı ayrı oylayıp onanması gerekirken TTK'nın 389. madde hükmünün uygulanmadığını zira, ortada bir «sermaye artırımı» kararı bulunmadığını, davacıların katıldığı ve oy birliğiyle alınan 02/12/2010 tarihli «olağan genel kurul» toplantısı sermaye artırımına ilişkin olduğundan, davacıların toplantıya ve artırım kararına katılmasında TTK'nın 391. m. uyarınca ayrıca imtiyazlı pay sahipleri genel kurulunun genel kurul kararını onamasına gerek olmadığı, dava konusu olağanüstü genel kurul toplantısının ise, sermaye artırımı ile ilgili olmayıp, imtiyazlı payların yönetim kurulunun «temsilinde» imtiyazlarını kaldırmaya, toplantı ve karar «nisaplarını» düşürmeye yönelik olduğundan imtiyazlı pay sahiplerinin menfaatlerini ihlal edici nitelikte bulunduğu, 02/12/2010 tarihli genel kurul toplantısında ana sözleşmenin "sermaye" başlıklı 6. m. değiştirilmesine karar verilmiş ise de, bu durumun örtülü şekilde 7 ve 10. m. düzenlenen yönetime katılma imtiyazının da değiştirildiği anlamına gelmeyeceği, yorum yoluyla "imtiyaz" hakkının kaldırılmasının mümkün olmadığı, «esas sözleşmenin» 7. ve 10. maddelerinin değiştirilmesine ilişkin kararların imtiyazlı pay sahipleri genel kurulu tarafından onaylanmaması nedeniyle «infazının» olanaklı olmadığı gerekçesiyle, asıl ve birleşen davanın kabulü ile, 06/10/2011 tarihli genel kurul toplantısında ana sözleşmenin 7. ve 10. maddelerinin değiştiril …
Bu hususi toplantıda müzakere ve karar «nisabı», 388 inci maddenin üçüncü ve dördüncü fıkraları hükümlerine tabidir.” Somut olayda uyuşmazlık, davalı şirketin ana sözleşmesinin imtiyaz hakkı tanıdığı iddia edilen 7. ve 10. maddelerinin değiştirilmesine ilişkin 06/10/2011 tarihli «olağanüstü genel kurul» toplantısında alınan kararların 6762 sayılı TTK'nın 389. maddesinde hükme bağlanan yasal düzenleme uyarınca «imtiyazlı pay sahipleri» kurulunun vereceği kararla onaylanmadıkça «infaz» edilip edilemeyeceği noktasında toplanmaktadır.
Şirket ana sözleşmesinin işbu 6. maddesinin de 02/12/2010 tarihinde yapılan «olağan genel kurul» toplantısında A ve B grubu hissedarların tümünün katılımıyla oy birliği ile değiştirildiği ve tescil edildiği, aynı genel kurul toplantısında alınan kararla «yönetim kurulu» üyelerinin seçimi maddesi ile de yeni değişikliğe uygun olarak yönetim kurulu üyelerinin seçiminin yapıldığı anlaşılmıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ana sözleşme değişikliği · nisap · karar nisabı · esas sözleşme · pay sahipliği · tasdik kararı · hisse senedi · infaz
Benzer bu kararda… edarların ik aday göstermesi yönünden imtiyaz tanındığı ancak, dava konusu genel kurul toplantısı ile bu imtiyazın kaldırıldığı, TTK'nın 390. m. gereği A ve B grubu «imtiyazlı pay sahipleri» genel kurulunun davalı şirketin 06/10/2011 tarihli genel kurul toplantısında alınan 7. maddenin tadiline ilişkin kararı ayrı ayrı oylayıp onanması gerekirken TTK'nın 389. madde hükmünün uygulanmadığını zira, ortada bir «sermaye artırımı» kararı bulunmadığını, davacıların katıldığı ve oy birliğiyle alınan 02/12/2010 tarihli «olağan genel kurul» toplantısı sermaye artırımına ilişkin olduğundan, davacıların toplantıya ve artırım kararına katılmasında TTK'nın 391. m. uyarınca ayrıca imtiyazlı pay sahipleri genel kurulunun genel kurul kararını onamasına gerek olmadığı, dava konusu olağanüstü genel kurul toplantısının ise, sermaye artırımı ile ilgili olmayıp, imtiyazlı payların yönetim kurulunun «temsilinde» imtiyazlarını kaldırmaya, toplantı ve karar «nisaplarını» düşürmeye yönelik olduğundan imtiyazlı pay sahiplerinin menfaatlerini ihlal edici nitelikte bulunduğu, 02/12/2010 tarihli genel kurul toplantısında ana sözleşmenin "sermaye" başlıklı 6. m. değiştirilmesine karar verilmiş ise de, bu durumun örtülü şekilde 7 ve 10. m. düzenlenen yönetime katılma imtiyazının da değiştirildiği anlamına gelmeyeceği, yorum yoluyla "imtiyaz" hakkının kaldırılmasının mümkün olmadığı, «esas sözleşmenin» 7. ve 10. maddelerinin değiştirilmesine ilişkin kararların imtiyazlı pay sahipleri genel kurulu tarafından onaylanmaması nedeniyle «infazının» olanaklı olmadığı gerekçesiyle, asıl ve birleşen davanın kabulü ile, 06/10/2011 tarihli genel kurul toplantısında ana sözleşmenin 7. ve 10. maddelerinin değiştiril …
Maddesi uyarınca “Umumi heyetçe esas mukavelenin değiştirilmesine dair verilen karar imtiyazlı «hisse senedi» sahiplerinin haklarını ihlal edecek mahiyette ise bu karar, adı geçen pay sahiplerinin yapacakları hususi bir toplantıda verecekleri diğer bir kararla «tasdik» olunmadıkça, «infaz» edilemez.
Bu hususi toplantıda müzakere ve karar «nisabı», 388 inci maddenin üçüncü ve dördüncü fıkraları hükümlerine tabidir.” Somut olayda uyuşmazlık, davalı şirketin ana sözleşmesinin imtiyaz hakkı tanıdığı iddia edilen 7. ve 10. maddelerinin değiştirilmesine ilişkin 06/10/2011 tarihli «olağanüstü genel kurul» toplantısında alınan kararların 6762 sayılı TTK'nın 389. maddesinde hükme bağlanan yasal düzenleme uyarınca «imtiyazlı pay sahipleri» kurulunun vereceği kararla onaylanmadıkça «infaz» edilip edilemeyeceği noktasında toplanmaktadır.
Asıl ve birleşen dava, batıl nitelikte olduğu iddia edilen «ana sözleşme değişikliğine» ilişkin «olağanüstü genel kurul» kararının tescil işleminin iptali istemine ilişkindir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Men'i
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/2454 E. 2017/4313 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:eda davası · sözleşmeden doğan dava · sözleşmenin feshi · tespit davası · ihbar · ihtar · hukuki yarar · ihtarname
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafından gönderilen 14/12/2007 tarihli «ihtarname» ile davalının 24/05/2007 tarihli alt imtiyaz «sözleşmesinden doğan» yükümlülüklerini yerine getirmesi gerektiğinin «ihtar» edildiği, verilen süre içerisinde gereği yerine getirilmediğinden 08/01/2008 tarihinde haklı sebeplerle alt-imtiyaz sözleşmesinin feshedildiğinin «ihbar» edildiği, davacının «sözleşmeyi feshine» gerekçe gösterdiği hususlarda davalının sözleşmede belirtilen yükümlülüklerini yerine getirdiğine dair somut delil sunamadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile taraf …
Dava tarihi itibariyle «eda davası» açılmasının mümkün olduğu hallerde ayrıca «tespit davası» açılmasında «hukuki yarar» bulunmadığından bu davanın hukuki yarar yokluğundan reddi gerekirken, mahkemece işin esası hakkında karar vermesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/3709 E. 2015/10850 K.
Ortak:imtiyazlı pay · olağanüstü genel kurul
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, «imtiyazlı pay» sahiplerinin şirketin «olağanüstü genel kurul» kararında sermaye arttırımını kabul etmelerinin yeterli olmadığı, ayrıca A grubu pay sahiplerinin yapacakları özel toplantıda da bunun onaylanması gerektiği, aksi bir uygulamanın imtiyazlı pay sahiplerinin korunmasına ilişkin 6762 sayılı TTK'nın 389 ve 391. maddelerine aykırı olacağı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, davalı şirketin 11/11/2011 tarihli olağanüstü genel kurulunda B Grubu «imtiyazlı pay» sahibi olan davacılara imtiyazlı haklar tanıyan ana sözleşmenin ilgili maddelerinde imtiyaz haklarını etkiler mahiyette değişiklik yapıldığı, kararların pay sahiplerinin yapacakları hususi genel toplantıda verecekleri bir kararla «tasdik» edilmediği, davacılar tarafından davalı şirkete bu taleple gönderilen «ihtarnamenin» sonuçsuz kaldığı, davacıların taleplerinde haklı olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne, davalı şirketin 11/11/2011 tarihinde yapılan «olağanüstü genel kurul» toplantısında davacıların sahibi bulundukları B Grubu imtiyazlı pay sahiplerinin haklarını etkileyen ana sözleşmenin 12 ve 14. maddelerindeki değişikliklerin görüşülmesi ve karar bağlanmasına özgü olarak B Grubu imtiyazlı «pay sahipleri» genel kurulu yapılmasına «kesin» olarak karar verilmiştir.
Dava, «imtiyazlı pay sahipleri» genel kurul toplantısının yapılmasına karar verilmesine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar gerekçesinde davalı şirketin 11.11.2011 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında alınan ve «imtiyazlı pay» sahiplerinin haklarını ihlal ettiği iddia olunan ana sözleşmenin 12. ve 14. maddelerindeki değişikliğine ilişkin kararların «infazı» yönünden yapılmasına karar verilmesi istenen imtiyazlı paylar genel kurul toplantısı için uygulanması gereken hükmünün 6762 sayılı Türk Ticaret Kanun'unun 389. maddesi olduğunun kabulüne rağmen, bu kabulle çelişir biçimde sonradan yürürlüğe giren 6102 sayılı TTK'nın 454. maddesinde yer alan mahkeme aracılığı ile imtiyazlı «pay sahipleri» genel kurulunun toplanmasına karar verilmesi doğru olmadığı gibi, ayrıca 11.11.2011 tarihli genel kurulda alınan ve ana sözleşmenin 12. maddesine ilişkin değişikli …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:pay sahipliği · tasdik kararı · infaz · ihtarname · kesin hüküm
Benzer bu karardaMahkemece, davalı şirketin 11/11/2011 tarihli olağanüstü genel kurulunda B Grubu «imtiyazlı pay» sahibi olan davacılara imtiyazlı haklar tanıyan ana sözleşmenin ilgili maddelerinde imtiyaz haklarını etkiler mahiyette değişiklik yapıldığı, kararların pay sahiplerinin yapacakları hususi genel toplantıda verecekleri bir kararla «tasdik» edilmediği, davacılar tarafından davalı şirkete bu taleple gönderilen «ihtarnamenin» sonuçsuz kaldığı, davacıların taleplerinde haklı olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne, davalı şirketin 11/11/2011 tarihinde yapılan «olağanüstü genel kurul» toplantısında davacıların sahibi bulundukları B Grubu imtiyazlı pay sahiplerinin haklarını etkileyen ana sözleşmenin 12 ve 14. maddelerindeki değişikliklerin görüşülmesi ve karar bağlanmasına özgü olarak B Grubu imtiyazlı «pay sahipleri» genel kurulu yapılmasına «kesin» olarak karar verilmiştir.
Karar gerekçesinde davalı şirketin 11.11.2011 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında alınan ve «imtiyazlı pay» sahiplerinin haklarını ihlal ettiği iddia olunan ana sözleşmenin 12. ve 14. maddelerindeki değişikliğine ilişkin kararların «infazı» yönünden yapılmasına karar verilmesi istenen imtiyazlı paylar genel kurul toplantısı için uygulanması gereken hükmünün 6762 sayılı Türk Ticaret Kanun'unun 389. maddesi olduğunun kabulüne rağmen, bu kabulle çelişir biçimde sonradan yürürlüğe giren 6102 sayılı TTK'nın 454. maddesinde yer alan mahkeme aracılığı ile imtiyazlı «pay sahipleri» genel kurulunun toplanmasına karar verilmesi doğru olmadığı gibi, ayrıca 11.11.2011 tarihli genel kurulda alınan ve ana sözleşmenin 12. maddesine ilişkin değişikli …
Dava, «imtiyazlı pay sahipleri» genel kurul toplantısının yapılmasına karar verilmesine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/17774 E. , 2013/15903 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Manisa 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 16.05.2012 tarih ve 2012/121-2012/217 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin 29.11.2011 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında sermaye arttırım kararı alındığını, bu kararın tescili talebinin davalı ... Memurluğu tarafından reddedildiğini ileri sürerek, red işleminin iptaline, 29.11.2011 tarihli olağanüstü genel kurulda alınan sermaye arttırımı kararının tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davacı şirkette birden fazla imtiyazlı grup hisseler mevcut olduğundan genel kurulca verilen sermaye arttırım kararının her imtiyazlı grup hisse senedi sahiplerinin yapacakları özel bir toplantıda verecekleri karar ile tasdik edilmedikçe tescilinin yapılmayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, imtiyazlı pay sahiplerinin şirketin olağanüstü genel kurul kararında sermaye arttırımını kabul etmelerinin yeterli olmadığı, ayrıca A grubu pay sahiplerinin yapacakları özel toplantıda da bunun onaylanması gerektiği, aksi bir uygulamanın imtiyazlı pay sahiplerinin korunmasına ilişkin 6762 sayılı TTK'nın 389 ve 391. maddelerine aykırı olacağı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, Ticaret Sicil Memurluğu işleminin iptali istemine ilişkindir. Davacı şirket ana sözleşmesinin 6. maddesinde şirketin yerli ortaklarının %49 payla A grubunu, yabancı ortakların da %51 payla B grubunu oluşturdukları belirtilmiştir. Tescili istenen sermaye artırımına ilişkin genel kurul kararının %51 hisse sahibi B grubu yabancı ortakların kabul oyu ile alındığı, %49 hisse sahibi A grubu yerli ortakların ise red oyu kullandığı anlaşılmaktadır. Davacı şirketin ana sözleşmesinin 10. maddesi uyarınca yönetim kurulu üyelerinin 2'sinin A grubu, 3'ünün B grubu hisse sahiplerinin göstereceği adaylar arasından seçileceği belirlenmiştir. Şirket ana sözleşmesinin 8. maddesinde ise lüzumu halinde şirket sermayesinin TTK ve ana sözleşme hükümlerine uygun olarak genel kurul kararıyla artırılıp eksiltilebileceği belirtilmiştir.
Açıklanan bu hükümler itibariyle, imtiyazlı hisse sahiplerinin.6762 sayılı TTK 391. madde uyarınca kullanma hak ve yetkileri bulunan imtiyazları yönetim kurulu üyeliği seçimi ile sınırlı olup, sermaye artırımına yönelik böyle bir imtiyaz hakları bulunmamaktadır. O halde uyuşmazlığın şirket ana sözleşme hükümleri dikkate alınarak değerlendirilmesi gerekirken, her iki imtiyazlı grubun sermaye artırım kararının onaylanması konusunda ayrı ayrı karar almasının zorunlu olduğu, bunun sonucunda, A grubu pay sahiplerinin de yapacakları özel toplantıda bu kararı onaylaması gerektiği gerekçesiyle, davanın reddi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 17.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1038738600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz