Gemi sicili
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/2216 E. 2013/18473 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
gemi sicili↗ sicilden terkin↗ temlik↗ ihtar↗ hukuki yarar↗ terkin↗ cy/cy kaydı↗ eksik inceleme↗ temerrüt↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, dosya kapsamına göre, teknenin kendisine teslim edildiği anlaşılan davalının, aradan geçen uzun süreye rağmen tescili için gerekli belgelerin kendilerine teslimi için davacıdan herhangi bir talebinin bulunmadığı, ihtarının söz konusu olmadığı, bu konuda davacının temerrüde düşürülmediği, bu nedenle söz konusu belgelerin teslim edilmediğinin kabul edilmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu, teknenin davalıya hibe edilmiş olması ve aradan geçen uzun süre gözetildiğinde, böyle bir savunmanın Türk Medeni Kanunu'nun 2. maddesine uygun düşmediği ve TTK'nın 868. maddesi gereğince gemi siciline kayıtlı bir geminin temliki için malik ile iktisap edenin mülkiyetin iktisap edene intikal edeceğine dair anlaşmaların lazım ve kafi olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, konusu yatın davacı adına olan kaydının sicilden terkini ile davalı adına tesciline ve ödenen MTV'nin davalıdan tahsiline karar verilmesi istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda yazılı gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Oysa, gemi siciline tescil, terkin ve düzeltme ilgilinin talebi üzerine olur. (TTK.843 ve 849.) İlgililer mahkemeden gemi mülkiyetinin sicile tesciline dair istemde bulunamaz. İlgililer ancak, TTK’nın 864. maddesinde açıklandığı üzere sicil memurunun kararları hakkında aynı Kanun'un 36. maddesine göre itiraz hakları mevcuttur. Bu itibarla, mahkemece, terkin ve tescil istemi yönünden sicil memuruna başvurulmadan, üstelik sicil memurunun taraf olmadığı bir davada, doğrudan mahkemeye başvurulamayacağı gözden kaçırılarak yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
2- Diğer talepler yönünden incelemeye gelince; dava dilekçesinde ve yargılama aşamasında davacı vekilince davaya konu edilen yatın davalı tarafından dava dışı ... Denizcilik Yüksek Okulu'na haricen satıldığının iddia edilmesine, bu bağlamda işbu davada verilecek kararın dava dışı devralanın hukuki yararını da etkiliyeceğinin muhakkak olmasına göre, gerek yatın mülkiyetinin tespiti, gerekse davalının vergi sorumluluğunun miktarının belirlenmesi bakımından dava dışı devralanın yokluğunda uyuşmazlığın çözülmesi mümkün değildir.
Bu durumda, mahkemece, davacı vekiline yatın devredildiğini iddia ettiği dava dışı devralana karşı da dava açması için önel verilmesi, dava açıldığı takdirde işbu davayla birleştirilmesi, dava konusu yatın dava dışı devralana hangi tarihte devredildiğinin belirlenmesi ve dava tarihine göre mülkiyetin tespiti gerekirken bu yönden eksik incelemeye dayalı yazılı gerekçelerle hüküm tesisi doğru görülmemiş, hükmün davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/5459 E. 2010/1447 K.
Ortak:gemi sicili · temlik · terkin · cy/cy kaydı
İncelediğiniz karardaMahkemece, dosya kapsamına göre, teknenin kendisine «teslim» edildiği anlaşılan davalının, aradan geçen uzun süreye rağmen tescili için gerekli belgelerin kendilerine teslimi için davacıdan herhangi bir talebinin bulunmadığı, «ihtarının» söz konusu olmadığı, bu konuda davacının «temerrüde» düşürülmediği, bu nedenle söz konusu belgelerin teslim edilmediğinin kabul edilmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu, teknenin davalıya hibe edilmiş olması ve aradan geçen uzun süre gözetildiğinde, böyle bir savunmanın Türk Medeni Kanunu'nun 2. maddesine uygun düşmediği ve TTK'nın 868. maddesi gereğince «gemi siciline» kayıtlı bir geminin «temliki» için malik ile iktisap edenin mülkiyetin iktisap edene intikal edeceğine dair anlaşmaların lazım ve kafi olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
1- Dava, konusu yatın davacı adına olan «kaydının» «sicilden terkini» ile davalı adına tesciline ve ödenen MTV'nin davalıdan tahsiline karar verilmesi istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda yazılı gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Oysa, «gemi siciline» tescil, «terkin» ve düzeltme ilgilinin talebi üzerine olur. (TTK.843 ve 849.) İlgililer mahkemeden gemi mülkiyetinin sicile tesciline dair istemde bulunamaz.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, «gemi siciline» «kaydı» yapılan deniz araçlarının devrinin «resmi şekilde» yapılması gerektiği, dava konusu teknenin tescili zorunlu olmamakla birlikte tescili yapılmış olduğundan artık devrinin resmi şekilde yapılması gerektiği gerekçesiyle adi yazılı belgeye dayanılarak açılan davanın reddine karar verilmiştir.
TTK'nun 868. maddesine göre, «gemi siciline» kayıtlı bir geminin «temliki» için maliki ile iktisap edenin, mülkiyetin iktisap edene intikal edeceğine dair anlaşmaları lazım ve kafidir.
1-Davacı vekili, müvekkili adına kayıtlı deniz aracının mülkiyetinin 12.08.2005 tarihinde davalı Vait'e intikal ettiğinin tesbitine, «gemi sicil» kaydında tekne malikinin Vait olarak düzeltilmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:resmi şekil · ziya
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, «gemi siciline» «kaydı» yapılan deniz araçlarının devrinin «resmi şekilde» yapılması gerektiği, dava konusu teknenin tescili zorunlu olmamakla birlikte tescili yapılmış olduğundan artık devrinin resmi şekilde yapılması gerektiği gerekçesiyle adi yazılı belgeye dayanılarak açılan davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak, gemi mülkiyetinin iktisap ve «ziyaı» hususunda deniz hukukunda özel hükümler getirilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/1036 E. 2021/2025 K.
Ortak:eksik inceleme
İncelediğiniz kararda… ayla birleştirilmesi, dava konusu yatın dava dışı devralana hangi tarihte devredildiğinin belirlenmesi ve dava tarihine göre mülkiyetin tespiti gerekirken bu yönden «eksik incelemeye» dayalı yazılı gerekçelerle hüküm tesisi doğru görülmemiş, hükmün davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer bu kararda… olduğu dönem bakımından sigortalı yatın davacı tarafından ticari hayatta kullanılıp kullanılmadığı, yattan bu yönde bir gelir elde edilip edilmediğinin davacıya ait «ticari defter» ve kayıtları da incelenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, «eksik inceleme» ve araştırmaya dayalı yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tam ziya · ticari defter ibrazı · ziya · teminat kapsamı · hakem kararı · riziko · ticari defter · geçersizlik
Benzer bu karardaDavacı vekili, sigortalı yatın bilinmeyen bir sebeple tamamen yanarak battığını ileri sürerek «tam ziya» nedeniyle oluşan «hasarın» tazminini talep etmiş; davalı vekili ise yatın hususi yat olarak sigortalanmasına karşın ticari yat olarak kullanıldığının tespit edildiği ve bu nedenle «rizikonun» «teminat» dışı olduğunu savunmuştur.
İtiraz «hakem» Heyetince, toplanan deliller yeterli görülerek ve davaya konu yatın olay günü kiralık olarak kullanıldığı yönünde mevcut bir belge bulunmadığı gerekçesiyle yatın ticari amaçlı kullanılmadığı ve «hasarın» «teminat kapsamında» olduğu kabul edilmişse de yapılan inceleme ve araştırma bu sonuca varmak için yeterli değildir.
Ayrıca, 6100 sayılı HMK 222/1 maddesinde; "Mahkeme, ticari davalarda tarafların «ticari defterlerinin ibrazına» kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.” düzenlemesi mevcuttur.
Davalı tarafından düzenlenen ve olay zamanında geçerli olduğu anlaşılan poliçe incelendiğinde, “Kullanım Amacı” başlığı altında, sigortalı yatın özel amaçlar ile kullanılacağının sigortalı tarafından beyan edildiği, yatın ticari amaçlar ile kullanılması halinde bu durumun en seri vasıta ile sigortacıya bildirileceği, aksi halde poliçe ile verilen «teminatın» «geçersiz» olacağı şeklinde düzenleme bulunduğu görülmektedir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/4031 E. 2020/1198 K.
Ortak:terkin · eksik inceleme
İncelediğiniz kararda1- Dava, konusu yatın davacı adına olan «kaydının» «sicilden terkini» ile davalı adına tesciline ve ödenen MTV'nin davalıdan tahsiline karar verilmesi istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda yazılı gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Oysa, «gemi siciline» tescil, «terkin» ve düzeltme ilgilinin talebi üzerine olur. (TTK.843 ve 849.) İlgililer mahkemeden gemi mülkiyetinin sicile tesciline dair istemde bulunamaz.
Bu itibarla, mahkemece, «terkin» ve tescil istemi yönünden sicil memuruna başvurulmadan, üstelik sicil memurunun taraf olmadığı bir davada, doğrudan mahkemeye başvurulamayacağı gözden kaçırılarak yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
Benzer bu karardaİlk Derece Mahkemesi, tüm dosya kapsamına göre; tazminat ödeme tarihi olan 2012 itibariyle «aşkın zararın» bulunduğu hususunun davacı tarafından ispatlanamadığı, hasardan sonra davacının tekneyi tümüyle «terk» ettiği, gerekli bakımları yapmadığı, «hasar» bedelinin geç ödenmesi teknenin mevcut halinin korunması için bakımın yapılmasına engel teşkil etmeyeceği, bu şekilde bakım yapma görevinin davacıya ait olduğu ger …
Bu durumda mahkemece, hasarlı yatın 27.07.2012 tarihi itibariyle tamir edilebilmesi için gereken tutarın piyasa rayiç fiyatlarına göre tespiti ile davacıya ödenen tazminatın karşılaştırılıp değerlendirilmesi suretiyle davacının «munzam zararının» mevcut olup olmadığının tespiti ile sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçelerle «eksik incelemeye» dayalı karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:aşkın zarar · zararın ispatı · munzam zarar · dosya masrafı · sigorta poliçesi · hasar
Benzer bu karardaDavacı taraf, «hasar» tarihi ile tazminatın ödenme tarihi arasında sürede yatın tamir «masraflarının» arttığını yapılan ödeme ve faizi ile karşılanamayan «munzam zararı» olduğunu iddia etmektedir.
İlk Derece Mahkemesi, tüm dosya kapsamına göre; tazminat ödeme tarihi olan 2012 itibariyle «aşkın zararın» bulunduğu hususunun davacı tarafından ispatlanamadığı, hasardan sonra davacının tekneyi tümüyle «terk» ettiği, gerekli bakımları yapmadığı, «hasar» bedelinin geç ödenmesi teknenin mevcut halinin korunması için bakımın yapılmasına engel teşkil etmeyeceği, bu şekilde bakım yapma görevinin davacıya ait olduğu ger …
Dava, zarar gören yat için yat «sigorta poliçesi» kapsamında talep edilen tazminatın geç ödenmesi ve bu süreçte artan tamir «masrafları» nedeniyle faizle karşılanamayan zararların tazmini istemine ilişkindir.
Ancak, taraflar arasında düzenlenen «sigorta poliçesi» zarar sigortası niteliğinde olup, dosya kapsamından da anlaşıldığı üzere sigortalı mal üzerinde «hasar» gerçekleşmiştir.
1 benzer karar daha
-
Gemi Sicil Memurluğu Kararına İtiraz
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/989 E. 2018/6331 K.
Ortak:cy/cy kaydı · teslim
İncelediğiniz karardaMahkemece, dosya kapsamına göre, teknenin kendisine «teslim» edildiği anlaşılan davalının, aradan geçen uzun süreye rağmen tescili için gerekli belgelerin kendilerine teslimi için davacıdan herhangi bir talebinin bulunmadığı, «ihtarının» söz konusu olmadığı, bu konuda davacının «temerrüde» düşürülmediği, bu nedenle söz konusu belgelerin teslim edilmediğinin kabul edilmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu, teknenin davalıya hibe edilmiş olması ve aradan geçen uzun süre gözetildiğinde, böyle bir savunmanın Türk Medeni Kanunu'nun 2. maddesine uygun düşmediği ve TTK'nın 868. maddesi gereğince «gemi siciline» kayıtlı bir geminin «temliki» için malik ile iktisap edenin mülkiyetin iktisap edene intikal edeceğine dair anlaşmaların lazım ve kafi olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
1- Dava, konusu yatın davacı adına olan «kaydının» «sicilden terkini» ile davalı adına tesciline ve ödenen MTV'nin davalıdan tahsiline karar verilmesi istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda yazılı gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… diği, tarafların mülkiyetin geçmesi konusunda anlaşmaları ve hibe sözleşmesi kapsamında devrin yapılmasıyla sözleşmenin gerçekleştiği, bu nedenle yatın teknik kütük «kaydının» 28.01.2004 tarihinde kapatılmasının «bağış» işleminin gerçekleştiği 1995 tarihinden sonra ancak bildirici mahiyet «taşıyacağı», «idari işlemin» iptaline ilişkin bir karar verilmekle birlikte idarenin yerine geçerek işlem yapılması yönünde karar verilemeyeceğinden sadece davacının iptal talebinin kabulü gerektiği gerekçeleri ile davacıya ait olup 1995 yılında Sahil Güvenlik Ege Deniz Bölge Komutanlığı TCSG -55 Bot Komutanlığına hibe ve «teslim» edilen ... isimli yatın davalı Denizcilik Müsteşarlığı ...
Bölge Müdürlüğü tarafından 28.01.2004 tarihi itibariyle teknik kütüğünün «kaydının» kapatılmasına ilişkin 10.08.2007 tarihli kararın iptaline, fazlaya ilişkin taleplerinin reddine karar verilmiştir.
… otor yatın bağlama kütük kayıtlarının 1995 yılı itibarıyla kapatılarak davacı üzerinden terkinini talep etmiş olduğu halde davalı yanca 28.01.2004 tarihi itibarıyla «kaydın» kapatılmasına karar verildiğini ileri sürerek, ... isimli motor yatın kütük kayıtlarının 1995 yılı itibarıyla kapatılarak müvekkili üzerinden terkinine karar veril …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bağış · idari işlem · taşıyan · vekalet ücreti
Benzer bu kararda… diği, tarafların mülkiyetin geçmesi konusunda anlaşmaları ve hibe sözleşmesi kapsamında devrin yapılmasıyla sözleşmenin gerçekleştiği, bu nedenle yatın teknik kütük «kaydının» 28.01.2004 tarihinde kapatılmasının «bağış» işleminin gerçekleştiği 1995 tarihinden sonra ancak bildirici mahiyet «taşıyacağı», «idari işlemin» iptaline ilişkin bir karar verilmekle birlikte idarenin yerine geçerek işlem yapılması yönünde karar verilemeyeceğinden sadece davacının iptal talebinin kabulü gerektiği gerekçeleri ile davacıya ait olup 1995 yılında Sahil Güvenlik Ege Deniz Bölge Komutanlığı TCSG -55 Bot Komutanlığına hibe ve «teslim» edilen ... isimli yatın davalı Denizcilik Müsteşarlığı ...
2-Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin «vekalet ücretine» yönelik sair temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/2216 E. , 2013/18473 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 04.11.2011 tarih ve 2009/195-2011/433 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 22.10.2013 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirket adına ... Limanının ...nolu tescil numarasında kayıtlı M/Y Pıranha adlı motor yatın 20.06.2000 tarihinde davalıya hibe ve teslim edildiğini, daha sonra devir için gerekli evrakların dernek yetkilisi Çağlar Altıntaş'a teslim edildiğini, aradan 7 yıl geçtikten sonra ......Vergi Dairesi'nin yata ait MTV borcunun ödenmediği gerekçesi ile davacı aleyhine ödeme emri gönderdiğini, bu nedenle davalı derneğin devir işlemlerini gerçekleştirmesi için ihtarname keşide edildiğini, ancak gönderilen cevabi ihtarda yatı teslim almalarına rağmen gerekli evraklarını almadıklarını iddia ettiklerini ileri sürerek, dava konusu yatın davacı adına olan kaydının terkinine ve ödenmeyen MTV tutarının davalı tarafından ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, 20.06.2000 tarihinde yapılan anlaşmaya göre yat sahibinin tescile esas belgeleri temin edip davalıya vereceğinin kararlaştırıldığını, ancak davacının bu edimini yerine getirmediğini, davacının vergi borçlarına itirazı nedeni ile açtığı davanın reddedildiğini, dernek yetkilileri hakkında yapılan şikayet nedeni ile de takipsizlik kararı verildiğini, davacının 8 yıl gibi bir süre geçtikten sonra vergi cezalarından kaçmak için bu davayı açtığını, yatın devir, teslim ve tescilinin bağışlayan konumunda olan davacı şirketin sorumluluklarını yerine getirmemesinden dolayı gerçekleşmediğini, yatın hiçbir zaman dernek tasarrufuna geçmediğini ve davalı tarafından kullanılmadığını savunarak, davanın görev, yetki ve esas yöünden reddini istemiştir.
Mahkemece, dosya kapsamına göre, teknenin kendisine teslim edildiği anlaşılan davalının, aradan geçen uzun süreye rağmen tescili için gerekli belgelerin kendilerine teslimi için davacıdan herhangi bir talebinin bulunmadığı, ihtarının söz konusu olmadığı, bu konuda davacının temerrüde düşürülmediği, bu nedenle söz konusu belgelerin teslim edilmediğinin kabul edilmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu, teknenin davalıya hibe edilmiş olması ve aradan geçen uzun süre gözetildiğinde, böyle bir savunmanın Türk Medeni Kanunu'nun 2. maddesine uygun düşmediği ve TTK'nın 868. maddesi gereğince gemi siciline kayıtlı bir geminin temliki için malik ile iktisap edenin mülkiyetin iktisap edene intikal edeceğine dair anlaşmaların lazım ve kafi olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, konusu yatın davacı adına olan kaydının sicilden terkini ile davalı adına tesciline ve ödenen MTV'nin davalıdan tahsiline karar verilmesi istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda yazılı gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Oysa, gemi siciline tescil, terkin ve düzeltme ilgilinin talebi üzerine olur. (TTK.843 ve 849.) İlgililer mahkemeden gemi mülkiyetinin sicile tesciline dair istemde bulunamaz. İlgililer ancak, TTK’nın 864. maddesinde açıklandığı üzere sicil memurunun kararları hakkında aynı Kanun'un 36. maddesine göre itiraz hakları mevcuttur. Bu itibarla, mahkemece, terkin ve tescil istemi yönünden sicil memuruna başvurulmadan, üstelik sicil memurunun taraf olmadığı bir davada, doğrudan mahkemeye başvurulamayacağı gözden kaçırılarak yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
2- Diğer talepler yönünden incelemeye gelince; dava dilekçesinde ve yargılama aşamasında davacı vekilince davaya konu edilen yatın davalı tarafından dava dışı ... Denizcilik Yüksek Okulu'na haricen satıldığının iddia edilmesine, bu bağlamda işbu davada verilecek kararın dava dışı devralanın hukuki yararını da etkiliyeceğinin muhakkak olmasına göre, gerek yatın mülkiyetinin tespiti, gerekse davalının vergi sorumluluğunun miktarının belirlenmesi bakımından dava dışı devralanın yokluğunda uyuşmazlığın çözülmesi mümkün değildir.
Bu durumda, mahkemece, davacı vekiline yatın devredildiğini iddia ettiği dava dışı devralana karşı da dava açması için önel verilmesi, dava açıldığı takdirde işbu davayla birleştirilmesi, dava konusu yatın dava dışı devralana hangi tarihte devredildiğinin belirlenmesi ve dava tarihine göre mülkiyetin tespiti gerekirken bu yönden eksik incelemeye dayalı yazılı gerekçelerle hüküm tesisi doğru görülmemiş, hükmün davalı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) ve (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 990,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 22.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1035061500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz