Mülkiyet
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/4439 E. 2011/15544 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
cy/cy kaydı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, incelenen evrak ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davaya konu teknenin satışına ilişkin hiçbir mülkiyet belgesi gösteremediği ve teknenin tonilato belgesi düzenlenerek müdahil ... adına tespit ve tescil edildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı temyiz etmiştir.
Davacı, davalı ... adına kayıtlı olan davaya konu balıkçı sandalını diğer davalı ...’den satın aldığını, ancak sandalın kaydının davalı ... adına tescilli olduğunu bildirerek işbu davayı açmış, mahkemece yapılan yargılama sonunda, davacının davaya konu teknenin satışına ilişkin hiçbir mülkiyet belgesi gösteremediği ve tonilato belgesinin müdahil ... adına tescil edildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, davaya konu sandal menkul hükümlerine tabi olup, dosya içerisinde örneği bulunan tonilato belgesi ile diğer evrakın müdahil adına düzenlenmiş bulunmasının da mevcut duruma bir etkisi bulunmamaktadır. Bu durumda, mahkemece, taraflar yapılan işlemin menkul devri niteliğinde olduğu ve davacının talebinin mülkiyetin tespiti mahiyetinde bulunduğu göz önüne alınarak yapılacak değerlendirme sonunda hüküm kurulması gerekirken, yukarıda değinilen gerekçe ile davanın reddi yönünde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/4051 E. 2019/6030 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:objektif iyiniyet kuralları · gemi sicili · objektif iyiniyet · iyiniyet kuralları · mücerretlik · iyiniyet kuralı · sahtelik · iyiniyet
Benzer bu karardaBölge Adliye Mahkemesi, davacının «sicilden terkin» istemiyle açtığı davayı TMK 2/2 maddesine bağlı olarak davacının davranışının «objektif iyiniyet kuralları» ile bağdaşmadığı gerekçesi ile reddetmiş ise de, gerek tescil işleminin yapıldığı tarihteki 6762 sayılı Kanun'un 851/«son» maddesi ve gerekse 6102 sayılı TTK'nın 965/1 maddesi hükmü uyarınca «gemi siciline» tescili ihtiyari nitelikte olan gemiler bakımından sicilden terkin işlemi «mücerret» talebe bağlı kılınmıştır.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesince, davacının 17/06/2005 tarihli işlemin «sahteliğini» ileri sürmüş ise de tescil aşamasında sunulan evraklar ve davalıya hitaben düzelenen 28/08/2008 tarihli dilekçe ile teknenin kayalara çarparak battığını belirtip Liman Başkanlığından «terkin» talebinde bulunması sebebiyle davacının sahtelik iddiasına itibar edilmediği, davacının teknenin özelliklerine ilişkin belge içeriğinden haberdar olmasına rağmen uzun süre sessiz kalıp teknenin imalat yılına ilişkin itiraz ileri sürmesinin TMK 2/2 maddesine göre «objektif iyiniyet kurallarına» aykırı olduğu gerekçesi ile istinaf başvurusunun kabulüne ilk derece mahkemesinin 29/05/2017 tarih 2015/15 Esas 2017/197 Karar sayılı kararının kaldırılmasına, dav …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/7136 E. 2012/14290 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:delil tespiti · gerçek zarar · denetime elverişlilik · reeskont faizi · hasar
Benzer bu karardaDosyada mevcut «delil tespiti» ve ekspertiz raporları değerlendirilmek suretiyle teknenin gördüğü «hasar» miktarı bilirkişice, kalem kalem ve Yargıtay «denetimine elverişli» şekilde gösterilerek «gerçek zararın» belirlenmesi gerekirken yetersiz bilirkişi raporuna göre hüküm kurulması doğru görülmemiş, davalı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile hükmün bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ,benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, 35.000 TL lik «hasarın» %40'ı olan 14.000 TL 'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek T.C Merkez Bankası'nın kısa vadeli krediler için öngördüğü «reeskont faizi» ile birlikte tahsiline karar verilmiştir.
2- Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporları sigortalı teknenin uğradığı zararın tespiti bakımından Yargıtay «denetimine elverişli» değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/11774 E. 2011/4777 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:gemi sicili · terditli dava · bedel iadesi · kâr payı · vekalet ücreti
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, TTK'nun 843.maddesi uyarınca bir geminin malikinin veya maliklerden birinin talebi üzerine «gemi siciline» tescil olunacağı, aynı Yasanın 844. maddesine göre 18 gros tonilato ve daha büyük ticaret gemilerinin sicile tescilinin zorunlu olduğu, sicile kayıtlı olmayan gemiler menkul hükümlerine tabi olup dava konusu tekne de bu vasıfta olduğu için davacıya yapılan satışın geçerli olduğu, davacının 1/2 mülkiyetine sahip olduğu teknenin sicile kayıt edilmesinin sicil memurluğuna yapılacak bir taleple mümkün olacağı, taraflar arasındaki satış geçerli olup sözleşme feshedilmediğinden satış bedelinin talep edilemeyeceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile çoğun içerisinde azın da bulunduğu kuralı gereğince teknenin 1/2 «payının» tesciline ilişkin talebin reddine, teknenin 1/2 payının davacıya ait olduğunun tespitine, davacının «bedelin iadesi» talebinin reddine karar verilmiştir.
Yapılan açıklamalar doğrultusunda mahkemece, öncelikle davacının asıl talebi incelenip kabul kararı verildiğine göre ikinci talebin incelemesine geçilmeden hüküm kurulması gerekirken «terditli» olarak yapılan «bedelin iadesi» talebinin de reddine karar verilip bu meblağ üzerinden davalı yararına 5.942,00 TL «vekalet ücretine» hükmedilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Dava «terditli» olarak açılmış olup mahkemece çoğun içinde az da vardır kuralı gereği davacının dava konusu teknenin %50 hisse sahibi olduğunun tespitine, «bedelin iadesi» talebinin ise reddine karar verilmiştir.
2- Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelemesine gelince; Dava, davalıya ait teknenin %50 hissesinin davacı adına «gemi siciline» kayıt işlemlerinin yapılması, bu mümkün olmadığı taktirde %50 hisse karşılığı ödenen bedelin davalıdan tahsili istemine ilişkindir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/4439 E. , 2011/15544 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Mudanya Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 09/12/2009 tarih ve 2008/757-2009/754 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı, davaya konu balıkçı sandalını davalı ...’den satın aldığını ve bedeli peşin olarak ödediğini, balıkçı sandalının kaydının diğer davalı ... adına olduğunu ve bu kişinin sandalı üçüncü kişilere sattığını ileri sürerek, davalı ... adına kayıtlı olan sandalın adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... davanın reddini savunmuş, diğer davalı davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, incelenen evrak ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davaya konu teknenin satışına ilişkin hiçbir mülkiyet belgesi gösteremediği ve teknenin tonilato belgesi düzenlenerek müdahil ... adına tespit ve tescil edildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı temyiz etmiştir.
Davacı, davalı ... adına kayıtlı olan davaya konu balıkçı sandalını diğer davalı ...’den satın aldığını, ancak sandalın kaydının davalı ... adına tescilli olduğunu bildirerek işbu davayı açmış, mahkemece yapılan yargılama sonunda, davacının davaya konu teknenin satışına ilişkin hiçbir mülkiyet belgesi gösteremediği ve tonilato belgesinin müdahil ... adına tescil edildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, davaya konu sandal menkul hükümlerine tabi olup, dosya içerisinde örneği bulunan tonilato belgesi ile diğer evrakın müdahil adına düzenlenmiş bulunmasının da mevcut duruma bir etkisi bulunmamaktadır. Bu durumda, mahkemece, taraflar yapılan işlemin menkul devri niteliğinde olduğu ve davacının talebinin mülkiyetin tespiti mahiyetinde bulunduğu göz önüne alınarak yapılacak değerlendirme sonunda hüküm kurulması gerekirken, yukarıda değinilen gerekçe ile davanın reddi yönünde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacının temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 21/11/2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1035014200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz