Rücuen alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/5365 E. 2010/11133 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
davaların birleştirilmesi↗ keşif↗ riziko↗ iş bölümü↗ hasar↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, hasara neden olan su baskınının, ASKİ' ye ait kanal sistemindeki muayene bacasının yabancı maddeler ve pik demir kapağının geri kaçması nedeniyle tıkanması sonucu oluştuğu, hasarın oluşumunda davalının kusurunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, rücuan alacak istemine ilişkindir. Davacı vekili, BK.’nun 58. maddesine dayalı olarak sigortalısına ödediği tazminatın tahsili için dava açmıştır. Gerek, davalının bağımsız bölüm maliki olduğu Hukuk Apartmanı Yönetimince yapılan tespit sonucu alınan raporda, gerekse dosyada yapılan keşif sonucu alınan bilirkişi raporunda, rizikonun davalının bağımsız bölüm maliki olduğu apartmanın kanalizasyon sisteminden kaynaklanmadığı, dava dışı ASKİ’ye ait ana kanal sisteminden kaynaklandığı belirtilmiştir. Bilirkişi raporu üzerine, davacı vekili ASKİ hakkında dava açıp, numarasını mahkemeye bildirerek davaların birleştirilmesini istemiştir. Yukarıda anılan tespit dosyasında hasım olarak gösterilen ASKİ
vekili tespit raporunun tebliğinden sonra tespit ve rapora itiraz etmiştir. HMUK.’nun 45. maddesine göre, aynı mahkemede görülmekte olan davalar arasında bağlantı bulunması halinde, davalar yargılamanın her aşamasında, istek üzerine veya kendiliğinden birleştirilebilir. Davaların aynı sebepten doğması veya biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması halinde bağlantı var sayılır. Belirtilen yasal düzenleme karşısında, eldeki dava ile aynı olay nedeniyle davacı tarafından ASKİ Genel Müdürlüğü aleyhine açılan dava arasında bağlantı bulunduğu, her iki davanın aynı mahkemenin farklı dairelerinde görüldüğü, ASKİ’nin yapılan tespite itiraz ettiği de dikkate alınarak, her iki davanın birlikte görülerek, iddia, savunma ve delilerle göre rizikonun oluşumunda hangi tarafın ne oranda kusurlu olduğunun kuşkuya yer vermeyecek şekilde ortaya çıkarılmasının zorunluluğu karşısında, davaların birleştirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/4022 E. 2012/10568 K.
Ortak:hasar
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, «hasara» neden olan su baskınının, ASKİ' ye ait kanal sistemindeki muayene bacasının yabancı maddeler ve pik demir kapağının geri kaçması nedeniyle tıkanması sonucu oluştuğu, hasarın oluşumunda davalının kusurunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… 6.12.2008 tarihinde düzenlenen içme suyu şebeke arıza takip formuna göre su baskınına neden olan arızanın davalı ASKİ’nin bakım ve denetiminde olduğu, meydana gelen «hasarın» «teminat kapsamında» bulunduğu, davacının «ibraz» ettiği faturalarla hasar gören emtiaların işyerinde bulunduğunu kanıtladığı, olay tarihi ve «ıslah» tarihi dikkate alındığında ıslah tarihinde 2 yıllık «zamanaşımı» süresinin dolduğu, davalı ASKİ yönünden «haksız fiil» hükümleri uyarınca «yasal faiz», davalı ... yönünden «sigorta sözleşmesinden» kaynaklanması nedeniyle «avans faizi» uygulanması gerektiği kanaatiyle ıslah edilen davanın kısmen kabulü ile,10.000,00 TL'nin davalılardan müteselsilen tahsiline, alacağa davalı ASKİ yönünden 06.12.20 …
… bulunmamasına ve her ne kadar mahkemenin gerekçeli kararında olay tarihi olarak 06.12.2008 tarihi kabul edilmek suretiyle davalı ASKİ yönünden bu tarihten itibaren «temerrüt faizine» hükmedilmiş ise de, dosya içeriği itibariyle esasen «uyuşmazlık konusu» «hasar» 06.10.2008 tarihinde meydana gelmiş olup; bu tarih ile «ıslahın» yapıldığı 22.11.2010 tarihi arasında TTK'nun 1268. maddesinde belirtilen 2 yıllık «zamanaşımı» süresinin de dolmuş olmasına göre, davalı ASKİ ve davalı ... vekillerinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazların redd …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:temerrüt ve faiz başlangıcı · tacir sıfatı · işyeri sigorta poliçesi · işyeri sigortası · haksız eylem · teminat kapsamı · sigorta sözleşmesi · uyuşmazlık konusu
Benzer bu kararda2-Dava «işyeri sigorta poliçesine» dayalı tazminat istemine ilişkin olup, uyuşmazlığın davalı ASKİ yönünden haksız eylemden kaynaklanmasına ve davalı ASKİ'nin söz konusu faaliyetlerinden dolayı «tacir» olması nedeniyle anılan davalının «tacir sıfatına» göre «avans faizine» hükmedilmesi gerekirken «yasal faize» hükmedilmesi doğru görülmediği gibi, «haksız eylem» tarihi de 06.10.2008 olduğu halde «temerrüt faizi başlangıcının» 06.12.2008 olarak kabulü de doğru görülmeyip hükmün bu nedenle davacı taraf yararına bozulması gerekirse de yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapıl …
… 6.12.2008 tarihinde düzenlenen içme suyu şebeke arıza takip formuna göre su baskınına neden olan arızanın davalı ASKİ’nin bakım ve denetiminde olduğu, meydana gelen «hasarın» «teminat kapsamında» bulunduğu, davacının «ibraz» ettiği faturalarla hasar gören emtiaların işyerinde bulunduğunu kanıtladığı, olay tarihi ve «ıslah» tarihi dikkate alındığında ıslah tarihinde 2 yıllık «zamanaşımı» süresinin dolduğu, davalı ASKİ yönünden «haksız fiil» hükümleri uyarınca «yasal faiz», davalı ... yönünden «sigorta sözleşmesinden» kaynaklanması nedeniyle «avans faizi» uygulanması gerektiği kanaatiyle ıslah edilen davanın kısmen kabulü ile,10.000,00 TL'nin davalılardan müteselsilen tahsiline, alacağa davalı ASKİ yönünden 06.12.20 …
… bulunmamasına ve her ne kadar mahkemenin gerekçeli kararında olay tarihi olarak 06.12.2008 tarihi kabul edilmek suretiyle davalı ASKİ yönünden bu tarihten itibaren «temerrüt faizine» hükmedilmiş ise de, dosya içeriği itibariyle esasen «uyuşmazlık konusu» «hasar» 06.10.2008 tarihinde meydana gelmiş olup; bu tarih ile «ıslahın» yapıldığı 22.11.2010 tarihi arasında TTK'nun 1268. maddesinde belirtilen 2 yıllık «zamanaşımı» süresinin de dolmuş olmasına göre, davalı ASKİ ve davalı ... vekillerinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazların redd …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/4833 E. 2010/10722 K.
Ortak:hasar
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, «hasara» neden olan su baskınının, ASKİ' ye ait kanal sistemindeki muayene bacasının yabancı maddeler ve pik demir kapağının geri kaçması nedeniyle tıkanması sonucu oluştuğu, hasarın oluşumunda davalının kusurunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaTeks. ve Tic.Ltd.Şti. ve diğer şirket arasında «eser sözleşmesi» bulunduğu, asıl iş sahibinin davalı ASKİ olduğu, dava dışı yüklenici şirketlerin yaptığı kazı çalışması sonucu davacının sigortalısının yer altı hatlarının ve imalatlarının «hasara» uğratıldığı hususları «uyuşmazlık konusu» değildir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:eser sözleşmesi · ifa · pasif husumet · uyuşmazlık konusu · sigorta poliçesi · ibraz · husumet
Benzer bu kararda… esi uyarınca iş sahibinin ASKİ olduğu, dava dışı şirketlerin bedeli karşılığında yüklenici sıfatı ile iş yapmayı yüklendiği, davalı ile dava dışı şirketler arasında «eser sözleşmesi» bulunduğu, yüklenici şirketlerin iş sahibinden bağımsız olarak sonuca yönelik eseri gerçekleştirmek için işleri yürütürken başkalarına verdikleri zarardan bizzat sorumlu oldukları, sözleşmede buna dair hüküm bulunduğu, iş sahibinin sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın «pasif husumet» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Teks. ve Tic.Ltd.Şti. ve diğer şirket arasında «eser sözleşmesi» bulunduğu, asıl iş sahibinin davalı ASKİ olduğu, dava dışı yüklenici şirketlerin yaptığı kazı çalışması sonucu davacının sigortalısının yer altı hatlarının ve imalatlarının «hasara» uğratıldığı hususları «uyuşmazlık konusu» değildir.
Mahkemece, yüklenici şirketlerin iş sahibinden bağımsız olarak sonuca yönelik eseri gerçekleştirmek için işleri yürütürken başkalarına verdikleri zarardan bizzat sorumlu oldukları gerekçesi ile davalı asıl iş sahibi ASKİ hakkındaki davanın «pasif husumetten» reddine karar verilmiştir.
Ancak, dosyaya «ibraz» edilen ve davalı ASKİ ile yüklenici şirketler arasında düzenlenen sözleşmenin özellikle 22 ve devamı maddelerinde iş sahibi davalı ASKİ’nin dava dışı yüklenici firmayı denetleme ve gözetime yetkili olduğu, işin davalı ASKİ’nin kontrolünde «ifa» edildiği, dolayısıyla adam çalıştıran konumunda bulunduğu anlaşılmaktadır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/4834 E. 2010/10598 K.
Ortak:hasar
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, «hasara» neden olan su baskınının, ASKİ' ye ait kanal sistemindeki muayene bacasının yabancı maddeler ve pik demir kapağının geri kaçması nedeniyle tıkanması sonucu oluştuğu, hasarın oluşumunda davalının kusurunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaDavalı ile dava dışı şirketler arasında «eser sözleşmesi» olduğu, asıl iş sahibinin davalı ASKİ bulunduğu, yüklenici olan dava dışı firmaların yaptığı kazı ve benzeri çalışmalar sonucu davacının sigortalısına ait taşınmaz ve imalatların «hasara» uğratıldığı hususları «uyuşmazlık konusu» değildir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:pasif husumet yokluğu · eser sözleşmesi · ifa · pasif husumet · uyuşmazlık konusu · husumet yokluğu · taraf ehliyeti · ibraz
Benzer bu karardaBu durum karşısında, davalı işveren ASKİ'nin pasif dava «ehliyetinin» bulunduğu nazara alınmak suretiyle işin esasına girilerek inceleme yapılması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davalı ASKİ aleyhine açılan davanın «pasif husumet yokluğu» nedeniyle reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, dava dışı yüklenicilerin, iş sahibi olan davacıdan bağımsız olarak işleri yürütürken başkalarına verdiği zarardan bizzat sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın «pasif husumet yokluğu» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Yazılı gerekçe ile davalı iş sahibi olan ASKİ hakkındaki davanın «pasif husumet yokluğu» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Davalı ile dava dışı şirketler arasında «eser sözleşmesi» olduğu, asıl iş sahibinin davalı ASKİ bulunduğu, yüklenici olan dava dışı firmaların yaptığı kazı ve benzeri çalışmalar sonucu davacının sigortalısına ait taşınmaz ve imalatların «hasara» uğratıldığı hususları «uyuşmazlık konusu» değildir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/11783 E. 2010/2552 K.
Ortak:hasar
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, «hasara» neden olan su baskınının, ASKİ' ye ait kanal sistemindeki muayene bacasının yabancı maddeler ve pik demir kapağının geri kaçması nedeniyle tıkanması sonucu oluştuğu, hasarın oluşumunda davalının kusurunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, sigortalı işyerinde «hasar» meydana gelmesinde davacının %20 oranında, davalı ASKİ’nin %30 oranında, dava dışı apartman yönetiminin %50 oranında kusurlu olduğunun kabul edildiği ve dava dilekçesinde diğer zarar sorumlularından müştereken ve müteselsilen tahsil talebi bulunmadığı halde, davalı ASKİ’nin sadece kendi «kusur oranına» isabet eden zarardan sorumlu tutulması gerekirken, davacının %20 kusur oranına isabet eden meblağ toplam zarardan indirilerek davalı ASKİ aleyhine hüküm tesisi doğ …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:rücuan tazminat · işyeri sigorta poliçesi · işyeri sigortası · kusur oranı · müteselsil sorumluluk · sigorta poliçesi · yasal faiz · kusur
Benzer bu kararda2-Dava, «işyeri sigorta poliçesine» dayalı «rücuan tazminat» istemine ilişkindir.
… olduğu, dava dışı apartman yönetiminin ise %50 kusurlu olduğu, BK’nun 50. maddesi uyarınca birlikte zarar verilmesi halinde zarar verenlerin zarardan müştereken ve «müteselsilen sorumlu» olacağı, sigortalının %20 kusurunun zarardan tenzili ile 6.765,00 YTL zararın 5.412,00 YTL’sinden davalı idarenin sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 5.412,00 YTL’nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte tahsiline karar verilmiştir.
Mahkemece, sigortalı işyerinde «hasar» meydana gelmesinde davacının %20 oranında, davalı ASKİ’nin %30 oranında, dava dışı apartman yönetiminin %50 oranında kusurlu olduğunun kabul edildiği ve dava dilekçesinde diğer zarar sorumlularından müştereken ve müteselsilen tahsil talebi bulunmadığı halde, davalı ASKİ’nin sadece kendi «kusur oranına» isabet eden zarardan sorumlu tutulması gerekirken, davacının %20 kusur oranına isabet eden meblağ toplam zarardan indirilerek davalı ASKİ aleyhine hüküm tesisi doğ …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2009/5365 E. , 2010/11133 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Ankara 8. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 29.01.2009 tarih ve 2007/331-2009/36 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilince sigortalanan işyerinde su basması sonucu oluşan hasarın sigortalıya ödendiğini, zararın davacıya ait binanın kanalizasyon sisteminin tıkanmasından kaynaklandığını ileri sürerek, şimdilik 23.845,50 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, hasara neden olan su baskınının, ASKİ' ye ait kanal sistemindeki muayene bacasının yabancı maddeler ve pik demir kapağının geri kaçması nedeniyle tıkanması sonucu oluştuğu, hasarın oluşumunda davalının kusurunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, rücuan alacak istemine ilişkindir. Davacı vekili, BK.’nun 58. maddesine dayalı olarak sigortalısına ödediği tazminatın tahsili için dava açmıştır. Gerek, davalının bağımsız bölüm maliki olduğu Hukuk Apartmanı Yönetimince yapılan tespit sonucu alınan raporda, gerekse dosyada yapılan keşif sonucu alınan bilirkişi raporunda, rizikonun davalının bağımsız bölüm maliki olduğu apartmanın kanalizasyon sisteminden kaynaklanmadığı, dava dışı ASKİ’ye ait ana kanal sisteminden kaynaklandığı belirtilmiştir. Bilirkişi raporu üzerine, davacı vekili ASKİ hakkında dava açıp, numarasını mahkemeye bildirerek davaların birleştirilmesini istemiştir. Yukarıda anılan tespit dosyasında hasım olarak gösterilen ASKİ
vekili tespit raporunun tebliğinden sonra tespit ve rapora itiraz etmiştir. HMUK.’nun 45. maddesine göre, aynı mahkemede görülmekte olan davalar arasında bağlantı bulunması halinde, davalar yargılamanın her aşamasında, istek üzerine veya kendiliğinden birleştirilebilir. Davaların aynı sebepten doğması veya biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması halinde bağlantı var sayılır. Belirtilen yasal düzenleme karşısında, eldeki dava ile aynı olay nedeniyle davacı tarafından ASKİ Genel Müdürlüğü aleyhine açılan dava arasında bağlantı bulunduğu, her iki davanın aynı mahkemenin farklı dairelerinde görüldüğü, ASKİ’nin yapılan tespite itiraz ettiği de dikkate alınarak, her iki davanın birlikte görülerek, iddia, savunma ve delilerle göre rizikonun oluşumunda hangi tarafın ne oranda kusurlu olduğunun kuşkuya yer vermeyecek şekilde ortaya çıkarılmasının zorunluluğu karşısında, davaların birleştirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüne, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 01.11.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1034706700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz