Lehdar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/7137 E. 2011/15321 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
lehdar↗ hayat sigortası↗ aktif dava ehliyeti↗ direnme kararı↗ sigorta sözleşmesi↗ taraf ehliyeti↗ sigorta poliçesi↗ dahili dava↗ ibraz↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, davacının sadece iştira bedelini isteyebileceği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar Dairemizin 26.01.2009 gün ve 2007/11620 Esas, 2009/656 Karar sayılı ilamıyla ilamda yer alan gerekçelerle bozulmuş mahkemece verilen kısmen direnme kararının taraf vekillerince temyizi üzerine YHGK’nca kurulan yeni hükmün temyiz incelemesi görevinin Dairemize ait olduğundan bahisle verilen karar gereğince dosya Dairemize intikal etmiştir.
1-Davacının murisi ... Çizmeciler ile davalı sigorta şirketi arasında 23.02.1997 başlangıç ve 23.02.2007 bitiş tarihli Hayat Sigorta Poliçesi düzenlendiği, sigorta poliçesinin menfaattarının davacı ... olduğu, sigortalının davalı sigorta şirketine verdiği 29.04.2003 tarihli dilekçe ile iştira talebinde bulunduğu, iştira bedelini alamadan 13.05.2003 tarihinde ölmesi üzerine işbu davanın açıldığı tartışma konusu değildir.
Davalı vekilinin davaya dayanak yapılan sigorta poliçesi aslının sigortalı tarafından iştira talep dilekçesinin ekinde sigorta şirketine verildiğini savunduğu, 21.04.2004 tarihli duruşmada ise sigorta poliçesi aslını dosyaya sunduğu, sigorta poliçesi aslının mahkeme kasasına konulduğu dosyada bulunan belgelerden anlaşılmaktadır.
Mahkemece bozmaya konu ilk kararda sigorta poliçe aslının davalı tarafından dosyaya sunulduğu olgusu göz ardı edilerek, sigorta poliçesi aslının sigortalı tarafından sigorta şirketine verilip verilmediğinin sonuca etkili olmadığı, dolayısıyla iştira şartlarının oluştuğundan bahisle davacının ölüm tazminatına hak kazanamayacağı, sadece iştira bedelini talep edebileceği gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dairemizin 2007/11620 Esas, 2009/656 Karar sayılı ilamıyla poliçenin sigortalı tarafından sigorta şirketine geri verilmeden ve sigorta ilişkisi sona ermeden öldüğü, iştira kullanım koşulları oluşmadığından davacının ölüm tazminatı isteyebileceği kabul edilerek davacının sigorta poliçesinin lehdarı olması karşısında aktif dava ehliyeti bozma nedeni yapılmamıştır.
Bozma sonrasında mahkemece ilk kararın gerekçesinde değerlendirilmemesine rağmen "poliçe aslının davalı tarafından dosyaya konulduğu" gerekçesiyle kısmi direnme kararı verilmiştir. Mahkemenin bu defa gerekçesinde yer alan poliçe aslının dosyaya ibraz edildiği olgusu gözetildiğinde taraflar arasındaki sigorta sözleşmesinin sona erdiğinin kabulü karşısında artık iştira bedelinin murisin terekesine dahil bir unsur olduğu gözetilerek davacının aktif dava ehliyetinin değerlendirilmesi gerekirken, davacının biten sigorta sözleşmesine dayalı olarak sigorta lehdarı olduğundan bahisle dava hakkının varlığının kabul edilmesi doğru olmamış ve kararın açıklanan nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/4842 E. 2012/7060 K.
Ortak:direnme kararı
İncelediğiniz kararda… ce temyizi üzerine karar Dairemizin 26.01.2009 gün ve 2007/11620 Esas, 2009/656 Karar sayılı ilamıyla ilamda yer alan gerekçelerle bozulmuş mahkemece verilen kısmen «direnme» kararının taraf vekillerince temyizi üzerine YHGK’nca kurulan yeni hükmün temyiz incelemesi görevinin Dairemize ait olduğundan bahisle verilen karar gereğince dosy …
Bozma sonrasında mahkemece ilk kararın gerekçesinde değerlendirilmemesine rağmen "poliçe aslının davalı tarafından dosyaya konulduğu" gerekçesiyle kısmi «direnme» kararı verilmiştir.
Benzer bu kararda… iği karar taraf vekillerinin temyizi üzerine Dairemizin 26.01.2009 gün ve 2007/11620 Esas, 2009/656 karar sayılı ilamıyla bozulması üzerine mahkemece verilen kısmen «direnme» kararının taraf vekillerince temyizi sonucu YHGK'nca yeni hükmün temyiz inceleme görevinin Dairemize ait olduğundan bahisle vermiş olduğu karar gereğince dosya Dai …
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/15269 E. 2013/21412 K.
Ortak:sigorta poliçesi
İncelediğiniz karardaÇizmeciler ile davalı sigorta şirketi arasında 23.02.1997 başlangıç ve 23.02.2007 bitiş tarihli Hayat Sigorta Poliçesi düzenlendiği, «sigorta poliçesinin» menfaattarının davacı ... olduğu, sigortalının davalı sigorta şirketine verdiği 29.04.2003 tarihli dilekçe ile iştira talebinde bulunduğu, iştira bedelini alamadan 13.05.2003 tarihinde ölmesi üzerine işbu davanın açıldığı tartışma konusu değildir.
Davalı vekilinin davaya dayanak yapılan «sigorta poliçesi» aslının sigortalı tarafından iştira talep dilekçesinin ekinde sigorta şirketine verildiğini savunduğu, 21.04.2004 tarihli duruşmada ise sigorta poliçesi aslını dosyaya sunduğu, sigorta poliçesi aslının mahkeme kasasına konulduğu dosyada bulunan belgelerden anlaşılmaktadır.
Mahkemece bozmaya konu ilk kararda sigorta poliçe aslının davalı tarafından dosyaya sunulduğu olgusu göz ardı edilerek, «sigorta poliçesi» aslının sigortalı tarafından sigorta şirketine verilip verilmediğinin sonuca etkili olmadığı, dolayısıyla iştira şartlarının oluştuğundan bahisle davacının ölüm tazminatına hak kazanamayacağı, sadece iştira bedelini talep edebileceği gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan kanıtlara göre, davacının 3 «sigorta poliçesinin» iptal edilmesini istenmiş ise de «poliçe özel şartları» dikkate alındığında iptalin söz konusu olamayacağı, "Hayat Sigortası Genel Şartları" C-6 maddesi ve TTK'nın 1327. maddesi doğrultusunda davacı ... ettirenin sigorta «primlerinin iadesi» talebinin iştira istemi olarak değerlendirilmesi gerektiği, davacıya ödenmesi gereken iştira tutarı toplamının 3.982,77 USD olarak hesaplandığı gerekçesiyle davanı …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:poliçe özel şartları · prim iadesi · ek prim
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan kanıtlara göre, davacının 3 «sigorta poliçesinin» iptal edilmesini istenmiş ise de «poliçe özel şartları» dikkate alındığında iptalin söz konusu olamayacağı, "Hayat Sigortası Genel Şartları" C-6 maddesi ve TTK'nın 1327. maddesi doğrultusunda davacı ... ettirenin sigorta «primlerinin iadesi» talebinin iştira istemi olarak değerlendirilmesi gerektiği, davacıya ödenmesi gereken iştira tutarı toplamının 3.982,77 USD olarak hesaplandığı gerekçesiyle davanı …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/11162 E. 2012/2970 K.
Ortak:hayat sigortası · sigorta poliçesi
İncelediğiniz karardaÇizmeciler ile davalı sigorta şirketi arasında 23.02.1997 başlangıç ve 23.02.2007 bitiş tarihli Hayat Sigorta Poliçesi düzenlendiği, «sigorta poliçesinin» menfaattarının davacı ... olduğu, sigortalının davalı sigorta şirketine verdiği 29.04.2003 tarihli dilekçe ile iştira talebinde bulunduğu, iştira bedelini alamadan 13.05.2003 tarihinde ölmesi üzerine işbu davanın açıldığı tartışma konusu değildir.
Davalı vekilinin davaya dayanak yapılan «sigorta poliçesi» aslının sigortalı tarafından iştira talep dilekçesinin ekinde sigorta şirketine verildiğini savunduğu, 21.04.2004 tarihli duruşmada ise sigorta poliçesi aslını dosyaya sunduğu, sigorta poliçesi aslının mahkeme kasasına konulduğu dosyada bulunan belgelerden anlaşılmaktadır.
Mahkemece bozmaya konu ilk kararda sigorta poliçe aslının davalı tarafından dosyaya sunulduğu olgusu göz ardı edilerek, «sigorta poliçesi» aslının sigortalı tarafından sigorta şirketine verilip verilmediğinin sonuca etkili olmadığı, dolayısıyla iştira şartlarının oluştuğundan bahisle davacının ölüm tazminatına hak kazanamayacağı, sadece iştira bedelini talep edebileceği gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu kararda1- Dava, «hayat sigortası poliçesinden» kaynaklanan iştira bedeli istemine ilişkindir.
Mahkemece, hükme esas alınan bilirkişi raporunda, Hayat Sigortaları Yönetmeliği'nin 32. maddesi gereğince, «kar payının» sigorta «primlerinin» sigorta şirketinin hesaplarına geçtiği günün ertesi günü esas alınarak hesaplanmasının gerektiği belirtildiği halde, kredi kartıyla yapılan davacı ödemelerinde hesaba geçme tarihi değil kredi kartından kesinti yapılan tarih dikkate alınarak hesaplama yapılmasının yerinde olmadığı ve yine Yönetmeliğin 30. maddesinde kar payının gün esasına göre «dağıtılması» esası ile davalı sigorta şirketinin «hayat sigortaları» tarifesinde de iştira bedelinin günlük olarak hesaplanması esası benimsendiği halde 3 aylık ve aylık hesaplama yapıldığı, bu hesaplama biçiminin doğru olmadığı, ay …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kar payı · ek prim · kâr dağıtımı · kâr payı · vekalet ücreti · temsil
Benzer bu karardaMahkemece, hükme esas alınan bilirkişi raporunda, Hayat Sigortaları Yönetmeliği'nin 32. maddesi gereğince, «kar payının» sigorta «primlerinin» sigorta şirketinin hesaplarına geçtiği günün ertesi günü esas alınarak hesaplanmasının gerektiği belirtildiği halde, kredi kartıyla yapılan davacı ödemelerinde hesaba geçme tarihi değil kredi kartından kesinti yapılan tarih dikkate alınarak hesaplama yapılmasının yerinde olmadığı ve yine Yönetmeliğin 30. maddesinde kar payının gün esasına göre «dağıtılması» esası ile davalı sigorta şirketinin «hayat sigortaları» tarifesinde de iştira bedelinin günlük olarak hesaplanması esası benimsendiği halde 3 aylık ve aylık hesaplama yapıldığı, bu hesaplama biçiminin doğru olmadığı, ay …
2- Davalı kendisini vekil ile «temsil» ettirip, davalı vekili tarafından cevap dilekçesi, delil listesi ve bilirkişi raporlarına itiraza ilişkin dilekçeler sunulmuştur.
Bu durumda mahkemece davalı yararına reddedilen değer üzerinden «vekalet ücretine» hükmedilmesi gerekirken yasal dayanağı ve gerekçesi gösterilmeden dilekçe yazım ücretine hükmedilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/7137 E. , 2011/15321 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Antalya 1.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 06.11.2009 tarih ve 2009/205 - 2009/547 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak taraf vekilleri tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 15.11.2011 gününde davacı avukatı ... ile davalı avukatı . gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin lehdarı olduğu hayat sigortası poliçesinin sigortalısı babası ...’in ölümü nedeniyle sigortacının ödemesi gereken ölüm tazminatını ve birikmiş anaparayı ödemediğini ileri sürerek, 66.000.000.000.-TL ölüm tazminat ile 4.000.000.000.-lira birikmiş anaparanın reeskont faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, sigortalı ...’in TTK'nun 1327. maddesine dayalı iştira hakkını kullandığını, bu nedenle davacıya iştira bedeli ödeyebileceğini ancak ölüm tazminatının ödenemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacının sadece iştira bedelini isteyebileceği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar Dairemizin 26.01.2009 gün ve 2007/11620 Esas, 2009/656 Karar sayılı ilamıyla ilamda yer alan gerekçelerle bozulmuş mahkemece verilen kısmen direnme kararının taraf vekillerince temyizi üzerine YHGK’nca kurulan yeni hükmün temyiz incelemesi görevinin Dairemize ait olduğundan bahisle verilen karar gereğince dosya Dairemize intikal etmiştir.
1-Davacının murisi ... Çizmeciler ile davalı sigorta şirketi arasında 23.02.1997 başlangıç ve 23.02.2007 bitiş tarihli Hayat Sigorta Poliçesi düzenlendiği, sigorta poliçesinin menfaattarının davacı ... olduğu, sigortalının davalı sigorta şirketine verdiği 29.04.2003 tarihli dilekçe ile iştira talebinde bulunduğu, iştira bedelini alamadan 13.05.2003 tarihinde ölmesi üzerine işbu davanın açıldığı tartışma konusu değildir.
Davalı vekilinin davaya dayanak yapılan sigorta poliçesi aslının sigortalı tarafından iştira talep dilekçesinin ekinde sigorta şirketine verildiğini savunduğu, 21.04.2004 tarihli duruşmada ise sigorta poliçesi aslını dosyaya sunduğu, sigorta poliçesi aslının mahkeme kasasına konulduğu dosyada bulunan belgelerden anlaşılmaktadır.
Mahkemece bozmaya konu ilk kararda sigorta poliçe aslının davalı tarafından dosyaya sunulduğu olgusu göz ardı edilerek, sigorta poliçesi aslının sigortalı tarafından sigorta şirketine verilip verilmediğinin sonuca etkili olmadığı, dolayısıyla iştira şartlarının oluştuğundan bahisle davacının ölüm tazminatına hak kazanamayacağı, sadece iştira bedelini talep edebileceği gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dairemizin 2007/11620 Esas, 2009/656 Karar sayılı ilamıyla poliçenin sigortalı tarafından sigorta şirketine geri verilmeden ve sigorta ilişkisi sona ermeden öldüğü, iştira kullanım koşulları oluşmadığından davacının ölüm tazminatı isteyebileceği kabul edilerek davacının sigorta poliçesinin lehdarı olması karşısında aktif dava ehliyeti bozma nedeni yapılmamıştır.
Bozma sonrasında mahkemece ilk kararın gerekçesinde değerlendirilmemesine rağmen "poliçe aslının davalı tarafından dosyaya konulduğu" gerekçesiyle kısmi direnme kararı verilmiştir. Mahkemenin bu defa gerekçesinde yer alan poliçe aslının dosyaya ibraz edildiği olgusu gözetildiğinde taraflar arasındaki sigorta sözleşmesinin sona erdiğinin kabulü karşısında artık iştira bedelinin murisin terekesine dahil bir unsur olduğu gözetilerek davacının aktif dava ehliyetinin değerlendirilmesi gerekirken, davacının biten sigorta sözleşmesine dayalı olarak sigorta lehdarı olduğundan bahisle dava hakkının varlığının kabul edilmesi doğru olmamış ve kararın açıklanan nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, takdir olunan 825,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 17.11.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1034675800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz