Rücuen alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/4227 E. 2011/15115 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
rücuen alacak↗ zamanaşımı def'i↗ olumsuz oy↗ def'i↗ hasar↗ zamanaşımı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava TTK'nun 1301. Madde hükmüne göre açılan rücuen alacak istemine ilişkindir.
Davalı vekili, davacının 09/07/2007 tarihli hasar talebi bakımından geçerli şekilde zamanaşımı definde bulunmuştur. Mahkemece yazılı şekilde hüküm kurulmuştur. Ancak, davalı vekilinin zamanaşımı def'iyle ilgili olumlu yada olumsuz bir karar verilmeden uyuşmazlığın esasına yönelik hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Markaya tecavüzün tespiti ve men'i | Hükmün ilanı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/800 E. 2014/8162 K.
Ortak:olumsuz oy · zamanaşımı · zamanaşımı var
İncelediğiniz karardaAncak, davalı vekilinin «zamanaşımı def»'iyle ilgili olumlu yada «olumsuz» bir karar verilmeden uyuşmazlığın esasına yönelik hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Davalı vekili, davacının 09/07/2007 tarihli «hasar» talebi bakımından geçerli şekilde «zamanaşımı» definde bulunmuştur.
Benzer bu kararda2- Ancak, davalı taraf, davacının «ıslah» dilekçesiyle talep ettiği maddi ve manevi tazminat istemine karşı «zamanaşımı» definde bulunduğu halde, mahkemece bu konuda olumlu veya «olumsuz» bir karar verilmemesi doğru olmamıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:marka hakkına tecavüz · ıslah · iltibas
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalının «iltibas» yaratacak şekilde davacıya ait markaları kullandığı, eyleminin «marka hakkına tecavüz» teşkil ettiği, zarar miktarının tam olarak belirlenemediği, Borçlar Kanunu'nun genel hükümlerine göre zararın hakim tarafından takdir edilebileceği gerekçesiyle, d …
2- Ancak, davalı taraf, davacının «ıslah» dilekçesiyle talep ettiği maddi ve manevi tazminat istemine karşı «zamanaşımı» definde bulunduğu halde, mahkemece bu konuda olumlu veya «olumsuz» bir karar verilmemesi doğru olmamıştır.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/13795 E. 2012/20353 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hakkaniyet · marka hakkına tecavüz · maddi tazminat · avans faizi · iltibas
Benzer bu kararda9 ve 61. madde hükümlerine göre davacının «marka hakkına tecavüz» teşkil ettiği, davacı tarafça davalının haksız tecavüzü nedeniyle elde etmesi muhtemel kazancın tazminat olarak belirlenmesi için seçimlik hakkını kullandığı, davacının dava tarihi itibariyle 1.725,92 TL «maddi tazminat» talep edebileceğinin bilirkişi raporu ile belirlendiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 1.725,92 TL maddi, 15.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek olan «avans faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Dava, «marka hakkına tecavüz» nedeniyle markaya tecavüzün tespit ve men'iyle, maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece 1.725,92 TL «maddi tazminata» hükmedilmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, davalının Künefix ibaresini Künefis markası ile «iltibas» doğuracak şekilde kullandığı, davalının Künefix ibaresini kullanmasının 556 sayılı KHK m.
Her ne kadar maddi ve manevi tazminatın koşulları farklı ise de aynı olaya dayalı maddi ve manevi tazminat istemlerinin de uyumlu olması gerektiği «hakkaniyet» gereğidir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/4227 E. , 2011/15115 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 29/12/2009 tarih ve 2008/1513-2009/2619 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili , dava dışı EGO Genel Müdürlüğü ile yapılan yangın sigorta poliçesi ile anılan sigortalıya ait taşınmaz ve taşınır mal varlığının teminat kapsamına alındığını davalının kanal yapımı çalışmaları sırasında teminat kapsamında olan bir kısım servis hatlarına ait kablolara zarar verildiğini, altı ayrı yer ve zamanda meydana gelen hasarlar nedeniyle sigorta ettirene toplam 1.613,31 TL ödeme yapıldığını , TTK nun 1301 . madde hükmüne göre bu miktarın ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, davaya bakmakla görevli yargı yerinin idari yargı olduğunu, 09/06/2007 tarihli tutanak itibariyle zamanaşımının dolduğunu, kazı işlemine başlamadan önce güzergah ekibi görevlendirilmesinin istendiğini ancak görevlendirilmediğini, kabloların yüzeye yakın olduğunu, uyarı işareti bulunmadığını, sigortalının kusurlu olduğunu, belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava TTK'nun 1301. Madde hükmüne göre açılan rücuen alacak istemine ilişkindir.
Davalı vekili, davacının 09/07/2007 tarihli hasar talebi bakımından geçerli şekilde zamanaşımı definde bulunmuştur. Mahkemece yazılı şekilde hüküm kurulmuştur. Ancak, davalı vekilinin zamanaşımı def'iyle ilgili olumlu yada olumsuz bir karar verilmeden uyuşmazlığın esasına yönelik hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddine; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 15/11/2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1034637600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz