Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/4676 E. 2011/15108 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ttk 790↗ taşıtan↗ ticari satım sözleşmesi↗ ticari satım↗ kusur oranı↗ ziya↗ satım sözleşmesi↗ taşıma sözleşmesi↗ üçüncü kişi↗ dolandırıcılık↗ taşıyıcı↗ bilirkişi incelemesi↗ kusur↗ eksik inceleme↗ ibraz↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda taşıyıcı davalının, eşyanın kendisine teslim edildiği tarihten gönderilene teslim edileceği tarihe kadar geçen sürede uğradığı ziya ve hasardan sorumlu olduğu, TTK'nun 790.maddesi uyarınca gönderilenin bulunmaması halinde keyfiyetin hemen gönderene bildirilerek cevabının beklenilmesi gerektiği, davalı taşıyıcının bu gerekliliğe uymadığı, alıcı adına gelen başka bir kargo belgesinden öğrendiği telefon numarasını arayarak alıcıya ulaşan davalının gerekli özeni göstermediği, telefonla ulaşılan kişinin imzaladığı talimatı ibraz eden üçüncü kişiye emtiayı teslim ettiği, teslimde TTK'nun 790. maddesine aykırı davrandığı, davacının zararına neden olduğu, akidini iyi seçmeyen davacının da müterafik kusurunun olduğu, dolandırıcı kişiye mal teslim ettiği, olayın mahiyeti ve yaşamda karşılaşılan sıklığı nedeniyle davacının kusuru oranında bilirkişi incelemesi yaptırılmadığı, mahkemece bu oranın %25 olarak belirlendiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 74.631.45 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Ancak, bozmaya uyulmasına rağmen gereği tam olarak yerine getirilmemiştir. Akidini iyi seçmeyen ve dolandırıcı kişiye mal gönderen davacı taşıtanın da zararın meydana gelmesinde müterafik kusurunun bulunduğu çekişmesizdir. Mahkemece, hayat deneyimleri dikkate alınarak re’sen davacının %25 oranında kusurlu olduğu kabul edilmek suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulmuştur. Dosya kapsamından dava dışı alıcı ve aynı zamanda davacının ticari satım sözleşmesinin akidi ile işbirliği içinde bulunan diğer kişiler hakkında dolandırıcılık suçundan kamu davası açıldığı anlaşılmaktadır. Anılan dosya içeriğinde ticari satım sözleşmesinin nasıl kurulduğu ve taşınan emtianın nasıl teslim edildiğine dair bilgi ve belgeler yer almaktadır. Bu durum karşısında, ceza dosyası içeriği, dava dosyasında yer alan kanıtlar, ticari hayatın gerekleri ve somut olayın özellikleri çerçevesinde alanında uzman bilirkişi veya bilirkişi kuruluna inceleme yaptırılarak zararın meydana gelmesinde davacının kusur oranının tespiti yönünde denetime uygun rapor alınması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/6975 E. 2010/7964 K.
Ortak:ziya · üçüncü kişi · dolandırıcılık · taşıyıcı · ibraz · teslim
İncelediğiniz karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda «taşıyıcı» davalının, eşyanın kendisine «teslim» edildiği tarihten gönderilene teslim edileceği tarihe kadar geçen sürede uğradığı «ziya» ve hasardan sorumlu olduğu, TTK'nun 790.maddesi uyarınca gönderilenin bulunmaması halinde keyfiyetin hemen gönderene bildirilerek cevabının beklenilmesi gerektiği, davalı taşıyıcının bu gerekliliğe uymadığı, alıcı adına gelen başka bir kargo belgesinden öğrendiği telefon numarasını arayarak alıcıya ulaşan davalının gerekli özeni göstermediği, telefonla ulaşılan kişinin imzaladığı talimatı «ibraz» eden «üçüncü kişiye» emtiayı teslim ettiği, teslimde TTK'nun 790. maddesine aykırı davrandığı, davacının zararına neden olduğu, akidini iyi seçmeyen davacının da müterafik kusurunun olduğu, «dolandırıcı» kişiye mal teslim ettiği, olayın mahiyeti ve yaşamda karşılaşılan sıklığı nedeniyle davacının «kusuru» oranında «bilirkişi incelemesi» yaptırılmadığı, mahkemece bu oranın %25 olarak belirlendiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 74.631.45 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Akidini iyi seçmeyen ve «dolandırıcı» kişiye mal gönderen davacı «taşıtanın» da zararın meydana gelmesinde müterafik kusurunun bulunduğu çekişmesizdir.
Dosya kapsamından dava dışı alıcı ve aynı zamanda davacının «ticari satım sözleşmesinin» akidi ile işbirliği içinde bulunan diğer kişiler hakkında «dolandırıcılık» suçundan kamu davası açıldığı anlaşılmaktadır.
Benzer bu karardaMahkemece, davalının TTK'nun 781. maddesi uyarınca eşyanın kendisine «teslim» edildiği tarihten gönderilene teslim edileceği tarihe kadar geçen sürede uğradığı «ziya» ve hasardan sorumlu olduğu, aynı Yasa'nın 790. maddesi uyarınca gönderilenin bulunmaması halinde keyfiyetin hemen gönderene bildirerek cevabını beklemesi gerektiği, davalı «taşıyıcının» bu lazimeye uymadığı, alıcı adına gelen başka bir kargo belgesinden öğrendiği telefon numarasını arayarak alıcıya ulaşan davalının gerekli özeni göstermediği, telefonla ulaşılan kişinin imzaladığı yazılı talimatı «ibraz» eden «üçüncü kişiye» emtiayı teslim eden davalının oluşan zarardan sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne dair verilen karar,davalı vekilinin temyizi üzerine sair temyiz itirazları reddedilip, "teslimde TTK’nun 790 ncı maddesine uygun hareket etmeyen ve aynı Yasa’nın 20 nci maddesinde öngörülen basiretli davranışı göstermeyen davalı taşıyıcının kusurlu olduğu çekişmesiz ise de, olayda akidini iyi seçmeyen ve «dolandırıcı» bir şahsa veresiye mal gönderen davacının da müterafik kusurlu olduğunun kabulü gerektiği" belirtilerek davalı yararına bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/10275 E. 2010/960 K.
Ortak:ziya · üçüncü kişi · dolandırıcılık · taşıyıcı · ibraz · teslim
İncelediğiniz karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda «taşıyıcı» davalının, eşyanın kendisine «teslim» edildiği tarihten gönderilene teslim edileceği tarihe kadar geçen sürede uğradığı «ziya» ve hasardan sorumlu olduğu, TTK'nun 790.maddesi uyarınca gönderilenin bulunmaması halinde keyfiyetin hemen gönderene bildirilerek cevabının beklenilmesi gerektiği, davalı taşıyıcının bu gerekliliğe uymadığı, alıcı adına gelen başka bir kargo belgesinden öğrendiği telefon numarasını arayarak alıcıya ulaşan davalının gerekli özeni göstermediği, telefonla ulaşılan kişinin imzaladığı talimatı «ibraz» eden «üçüncü kişiye» emtiayı teslim ettiği, teslimde TTK'nun 790. maddesine aykırı davrandığı, davacının zararına neden olduğu, akidini iyi seçmeyen davacının da müterafik kusurunun olduğu, «dolandırıcı» kişiye mal teslim ettiği, olayın mahiyeti ve yaşamda karşılaşılan sıklığı nedeniyle davacının «kusuru» oranında «bilirkişi incelemesi» yaptırılmadığı, mahkemece bu oranın %25 olarak belirlendiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 74.631.45 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Akidini iyi seçmeyen ve «dolandırıcı» kişiye mal gönderen davacı «taşıtanın» da zararın meydana gelmesinde müterafik kusurunun bulunduğu çekişmesizdir.
Dosya kapsamından dava dışı alıcı ve aynı zamanda davacının «ticari satım sözleşmesinin» akidi ile işbirliği içinde bulunan diğer kişiler hakkında «dolandırıcılık» suçundan kamu davası açıldığı anlaşılmaktadır.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davalının TTK'nun 781. maddesi uyarınca eşyanın kendisine «teslim» edildiği tarihten gönderilene teslim edileceği tarihe kadar geçen sürede uğradığı «ziya» ve hasardan sorumlu olduğu, aynı Yasa'nın 790. maddesi uyarınca gönderilenin bulunmaması halinde keyfiyetin hemen gönderene bildirerek cevabını beklemesi gerektiği, davalı «taşıyıcının» bu lazimeye uymadığı, alıcı adına gelen başka bir kargo belgesinden öğrendiği telefon numarasını arayarak alıcıya ulaşan davalının gerekli özeni göstermediği, telefonla ulaşılan kişinin imzaladığı yazılı talimatı «ibraz» eden «üçüncü kişiye» emtiayı teslim eden davalının oluşan zarardan sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
2- Ancak, «teslimde» TTK’nun 790 ncı maddesine uygun hareket etmeyen ve aynı Yasa’nın 20 nci maddesinde öngörülen basiretli davranışı göstermeyen davalı «taşıyıcının» kusurlu olduğu çekişmesiz ise de, olayda akidini iyi seçmeyen ve «dolandırıcı» bir şahsa veresiye mal gönderen davacının da muterafik kusurlu olduğunun kabulü gerekir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/2391 E. 2017/4491 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu karardaMahkemece, 16.790,25 TL'lik kısım yönünden açılan davanın konusuz kaldığından karar «verilmesine yer olmadığına», 49.500,00 TL'lik kısım yönünden ise davanın kabulüne dair verilen karar davalı vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizin 14/12/2015 tarihli kararı ile onanmıştır.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/770 E. 2013/694 K.
Ortak:taşıma sözleşmesi · bilirkişi incelemesi
İncelediğiniz karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda «taşıyıcı» davalının, eşyanın kendisine «teslim» edildiği tarihten gönderilene teslim edileceği tarihe kadar geçen sürede uğradığı «ziya» ve hasardan sorumlu olduğu, TTK'nun 790.maddesi uyarınca gönderilenin bulunmaması halinde keyfiyetin hemen gönderene bildirilerek cevabının beklenilmesi gerektiği, davalı taşıyıcının bu gerekliliğe uymadığı, alıcı adına gelen başka bir kargo belgesinden öğrendiği telefon numarasını arayarak alıcıya ulaşan davalının gerekli özeni göstermediği, telefonla ulaşılan kişinin imzaladığı talimatı «ibraz» eden «üçüncü kişiye» emtiayı teslim ettiği, teslimde TTK'nun 790. maddesine aykırı davrandığı, davacının zararına neden olduğu, akidini iyi seçmeyen davacının da müterafik kusurunun olduğu, «dolandırıcı» kişiye mal teslim ettiği, olayın mahiyeti ve yaşamda karşılaşılan sıklığı nedeniyle davacının «kusuru» oranında «bilirkişi incelemesi» yaptırılmadığı, mahkemece bu oranın %25 olarak belirlendiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 74.631.45 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Dava, «taşıma sözleşmesinden» kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaMahkemece yapılan yargılama sonunda iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirketin davacı ile arasında herhangi bir «taşıma sözleşmesi» bulunmadığı, davalının emtia taşıma işini dava dışı ...'ne verdiği, davacının dava dışı bu şirket ile taşıma sözleşmesi yaparak bir kısım taşımayı gerçekleştirdiği …
2-Mahkemece yapılan yargılamada, davalının «ticari defter» ve kayıtlarının bulunduğu adreste «bilirkişi incelemesi» yapılarak rapor alınmasına, «bilirkişi ücreti», posta «masrafı» ve talimat mahkemesi «keşif» giderlerinin davalı tarafça karşılanmasına karar verildiği, davalı tarafça karşılanan «yargılama giderinin» bir kısmının kullanıldığı, bir kısmının talimat mahkemesince mahal mahkemesine iade edildiği anlaşılmaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bilirkişi ücreti · keşif · yargılama giderleri · ticari defter · yargılama gideri · dosya masrafı · e-defter
Benzer bu kararda2-Mahkemece yapılan yargılamada, davalının «ticari defter» ve kayıtlarının bulunduğu adreste «bilirkişi incelemesi» yapılarak rapor alınmasına, «bilirkişi ücreti», posta «masrafı» ve talimat mahkemesi «keşif» giderlerinin davalı tarafça karşılanmasına karar verildiği, davalı tarafça karşılanan «yargılama giderinin» bir kısmının kullanıldığı, bir kısmının talimat mahkemesince mahal mahkemesine iade edildiği anlaşılmaktadır.
Buna göre, davalı tarafça yatırılan ancak kullanılmayan «yargılama giderinin» davalı tarafa iadesine, davanın reddine karar verildiği gözetilerek davalı tarafça yatırılan ve kullanılan «yargılama giderlerin» davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmesi gerekirken, davalı tarafça yatırılan yargılama giderleri hususunda hüküm kurulmaması doğru olmamış, kararın bu nedenle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/4676 E. , 2011/15108 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 10/12/2010 tarih ve 2010/475-2010/488 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 15.11.2011 gününde davacı avukatı ... ile davalı avukatı ... gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalıya teslim ettiği emtianın alıcısına teslim edilmediğini ileri sürerek, 7.000,00 TL'nın temerrüt faiziyle tahsilini istemiş, ıslahla talebini 99.508,59 TL'na çıkartmıştır.
Davalı vekili, müvekkiline teslim edilen emtianın alıcısı olan dava dışı ...'in talimatıyla... isimli kişiye teslim edildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda taşıyıcı davalının, eşyanın kendisine teslim edildiği tarihten gönderilene teslim edileceği tarihe kadar geçen sürede uğradığı ziya ve hasardan sorumlu olduğu, TTK'nun 790.maddesi uyarınca gönderilenin bulunmaması halinde keyfiyetin hemen gönderene bildirilerek cevabının beklenilmesi gerektiği, davalı taşıyıcının bu gerekliliğe uymadığı, alıcı adına gelen başka bir kargo belgesinden öğrendiği telefon numarasını arayarak alıcıya ulaşan davalının gerekli özeni göstermediği, telefonla ulaşılan kişinin imzaladığı talimatı ibraz eden üçüncü kişiye emtiayı teslim ettiği, teslimde TTK'nun 790. maddesine aykırı davrandığı, davacının zararına neden olduğu, akidini iyi seçmeyen davacının da müterafik kusurunun olduğu, dolandırıcı kişiye mal teslim ettiği, olayın mahiyeti ve yaşamda karşılaşılan sıklığı nedeniyle davacının kusuru oranında bilirkişi incelemesi yaptırılmadığı, mahkemece bu oranın %25 olarak belirlendiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 74.631.45 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Ancak, bozmaya uyulmasına rağmen gereği tam olarak yerine getirilmemiştir. Akidini iyi seçmeyen ve dolandırıcı kişiye mal gönderen davacı taşıtanın da zararın meydana gelmesinde müterafik kusurunun bulunduğu çekişmesizdir. Mahkemece, hayat deneyimleri dikkate alınarak re’sen davacının %25 oranında kusurlu olduğu kabul edilmek suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulmuştur. Dosya kapsamından dava dışı alıcı ve aynı zamanda davacının ticari satım sözleşmesinin akidi ile işbirliği içinde bulunan diğer kişiler hakkında dolandırıcılık suçundan kamu davası açıldığı anlaşılmaktadır. Anılan dosya içeriğinde ticari satım sözleşmesinin nasıl kurulduğu ve taşınan emtianın nasıl teslim edildiğine dair bilgi ve belgeler yer almaktadır.
Bu durum karşısında, ceza dosyası içeriği, dava dosyasında yer alan kanıtlar, ticari hayatın gerekleri ve somut olayın özellikleri çerçevesinde alanında uzman bilirkişi veya bilirkişi kuruluna inceleme yaptırılarak zararın meydana gelmesinde davacının kusur oranının tespiti yönünde denetime uygun rapor alınması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, takdir edilen 825,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 15.11.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1034636100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz