6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Ortaklıktan çıkma

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/4704 E. 2010/10953 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Usul tespitleri

Dava şartı
dava şartı

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ortaklıktan çıkma şirketin feshi istifa keşif kar payı malvarlığına ilişkin dava şirket müdürü pasif husumet yokluğu pasif husumet fesih husumet yokluğu limited şirket kâr payı ticari defter ek tasfiye iflas eksik inceleme husumet e-defter

Atıf yapılan mevzuat: İİK · TTK — TTK 549

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, şirketin faaliyetine devam ettiği, ancak kısa vadeli borçlarını ödeme gücünün zayıfladığı, sermayesinin 2/3’ünün eksilmediği, şirketin başka bir şirketle birleşmediği, ortak sayısının bire düşmediği, elliyi aşmadığı, ortaklıktan çıkma ve fesih şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

1- Dava, davacı ve davalılardan ...’ın ortağı olduğu davalı şirketin feshi ve diğer istemlere ilişkindir. Davalılardan ..., davalı şirketin ortağı olmayıp, bu şirketin müdürü, diğer davalı ... ise şirketin ortağıdır. Davada istenilen şirketin feshi, tasfiye payı ve kar payı istemlerinin davalı şirketin ortağı olmayan davalı ...’tanistenmesi mümkün olmadığı gibi ayrıca şirkete husumet yöneltildiğinden diğer ortağa da husumet yöneltilemez. Anılan istemler yönünden bu davalılara husumet düşmediğinden bu davalılar hakkındaki davanın pasif husumet yokluğundan reddi gerektiğinden mahkemece verilen red kararının anılan davalılar yönünden sonucu itibariyle doğru olması nedeniyle kararın bu davalılar yönünden gerekçesi açıklanan şekilde değiştirilerek onanması gerekmiştir.

2- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin davalı şirkete yönelik aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

3- Ancak, şirketin feshine ilişkin istemle ilgili olarak şirketin ticari defter ve belgeleri üzerinde yaptırılan inceleme sonucu düzenlenen raporda davalı şirketin sermayesinin 2/3’ünün eksilmediği, iflasına karar verilmediği, ortak sayısının bire düşmediği, 50’yi aşmadığı, kısa vadeli borçlarını ödeme gücünün zayıfladığı belirtilmiş, mahkemece bu hususlara dayalı olarak yazılı şekilde ortaklıktan çıkma ve fesih şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Davalı şirket, davacı ve davalılardan ... tarafından kurulmuş iki ortaklı bir limited şirkettir. Davacı, şirket ortaklarının bir araya gelmediğini, şirket müdürünün istifa etmiş olduğunu, şirket demirbaşları ve envanterinde kayıtlı malların şirketin sicilde yazılı adresinde mevcut olmadığını, şirkete ait malvarlığının başka bir şirkete kaydırılarak şirketin içinin boşaltıldığını, şirketin varlığının sadece resmi kayıtlarda kaldığını ileri sürmüştür. Bu durumda mahkemece, davacının iddialarının doğru olup olmadığının tespiti için şirketin adresinde uzman bilirkişiler vasıtasıyla keşif yapılarak şirketin demirbaşları ve ticari malları ile faal olup olmadığının tespiti ile sonucuna göre TTK’nun 549/4 ncü bendi uyarınca şirketin feshinin istenmesi için muhik sebeplerin bulunup bulunmadığı, şirketin devamında bir yarar olup olmadığı değerlendirilerek şirketin feshi istemi hakkında bir karar verilmesi gerekirken gerçek durumu yansıtıp yansıtmadığı belli olmayan defter ve belgeler üzerinde yapılan incelemeye dayalı olarak düzenlenmiş bulunan rapor esas alınarak, davacının iddiaları yönünden bir inceleme yapılmadan, şirketin faaliyetine devam ettiği, ortak sayısının bire düşmediği, 50’yi aşmadığı, iflasına karar verilmediği gibi davacının iddialarına konu bile olmayan, somut olayla ilgisi bulunmayan, sadece kanunda yazılı hususlar yazılarak somut olaya uymayan bir gerekçe ile şirketin feshine yönelik istemin reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, eksik incelemeye dayalı olarak verilen kararın bu yönden bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

Usul yönünden süz:
  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/2376 E. 2021/6358 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2009/4704 E.  ,  2010/10953 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Diyarbakır 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 27.11.2008 tarih ve 2006/641-2008/809 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkili ile davalılardan ...’ın birlikte davalı şirketi kurduklarını ve şirket müdürü olarak davalı ...’ın seçildiğini, şirketin kuruluşundan itibaren geçen süre içinde gerek seçilen müdür gerekse diğer ortak tarafından iyi yönetilmediğini, şirketin işleyişi ve yapılan faaliyetleri konusunda müvekkile hiç bilgi aktarılmadığını ileri sürerek, müvekkilinin ortağı olduğu şirketten ayrılmasına izin verilmesini, şirketin kuruluşundan bu yana müvekkiline payı oranında ödenmesi gereken kar miktarı ile şirketin sahip olduğu malvarlığından müvekkilinin pay oranına isabet eden miktarın şirketten ve şirket ortağı davalılardan tahsilini, davalı şirketin feshini talep ve dava etmiştir.

Davalı ... vekili, müvekkilinin davalı şirketin ortağı olmadığını, şirket ortakları tarafından şirket müdürü olarak atandığını ve bu görevini 2004 yılına kadar sürdürdüğünü, davacının istemlerinin muhatabının müvekkili olmadığını, müvekkilinin şirket ortaklarının aldığı kararlar doğrultusunda şirketi yönettiğini savunarak, davanın husumet ve esas yönlerinden reddini istemiştir.

Diğer davalılar, davaya yanıt vermemişlerdir.

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, şirketin faaliyetine devam ettiği, ancak kısa vadeli borçlarını ödeme gücünün zayıfladığı, sermayesinin 2/3’ünün eksilmediği, şirketin başka bir şirketle birleşmediği, ortak sayısının bire düşmediği, elliyi aşmadığı, ortaklıktan çıkma ve fesih şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

1- Dava, davacı ve davalılardan ...’ın ortağı olduğu davalı şirketin feshi ve diğer istemlere ilişkindir. Davalılardan ..., davalı şirketin ortağı olmayıp, bu şirketin müdürü, diğer davalı ... ise şirketin ortağıdır. Davada istenilen şirketin feshi, tasfiye payı ve kar payı istemlerinin davalı şirketin ortağı olmayan davalı ...’tanistenmesi mümkün olmadığı gibi ayrıca şirkete husumet yöneltildiğinden diğer ortağa da husumet yöneltilemez. Anılan istemler yönünden bu davalılara husumet düşmediğinden bu davalılar hakkındaki davanın pasif husumet yokluğundan reddi gerektiğinden mahkemece verilen red kararının anılan davalılar yönünden sonucu itibariyle doğru olması nedeniyle kararın bu davalılar yönünden gerekçesi açıklanan şekilde değiştirilerek onanması gerekmiştir.

2- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin davalı şirkete yönelik aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

3- Ancak, şirketin feshine ilişkin istemle ilgili olarak şirketin ticari defter ve belgeleri üzerinde yaptırılan inceleme sonucu düzenlenen raporda davalı şirketin sermayesinin 2/3’ünün eksilmediği, iflasına karar verilmediği, ortak sayısının bire düşmediği, 50’yi aşmadığı, kısa vadeli borçlarını ödeme gücünün zayıfladığı belirtilmiş, mahkemece bu hususlara dayalı olarak yazılı şekilde ortaklıktan çıkma ve fesih şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Davalı şirket, davacı ve davalılardan ... tarafından kurulmuş iki ortaklı bir limited şirkettir. Davacı, şirket ortaklarının bir araya gelmediğini, şirket müdürünün istifa etmiş olduğunu, şirket demirbaşları ve envanterinde kayıtlı malların şirketin sicilde yazılı adresinde mevcut olmadığını, şirkete ait malvarlığının başka bir şirkete kaydırılarak şirketin içinin boşaltıldığını, şirketin varlığının sadece resmi kayıtlarda kaldığını ileri sürmüştür.

Bu durumda mahkemece, davacının iddialarının doğru olup olmadığının tespiti için şirketin adresinde uzman bilirkişiler vasıtasıyla keşif yapılarak şirketin demirbaşları ve ticari malları ile faal olup olmadığının tespiti ile sonucuna göre TTK’nun 549/4 ncü bendi uyarınca şirketin feshinin istenmesi için muhik sebeplerin bulunup bulunmadığı, şirketin devamında bir yarar olup olmadığı değerlendirilerek şirketin feshi istemi hakkında bir karar verilmesi gerekirken gerçek durumu yansıtıp yansıtmadığı belli olmayan defter ve belgeler üzerinde yapılan incelemeye dayalı olarak düzenlenmiş bulunan rapor esas alınarak, davacının iddiaları yönünden bir inceleme yapılmadan, şirketin faaliyetine devam ettiği, ortak sayısının bire düşmediği, 50’yi aşmadığı, iflasına karar verilmediği gibi davacının iddialarına konu bile olmayan, somut olayla ilgisi bulunmayan, sadece kanunda yazılı hususlar yazılarak somut olaya uymayan bir gerekçe ile şirketin feshine yönelik istemin reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, eksik incelemeye dayalı olarak verilen kararın bu yönden bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın davalı ... ve ... yönünden gerekçesi yazılı şekilde değiştirilerek ONANMASINA; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin davalı şirkete yönelik diğer temyiz itirazlarının REDDİNE; (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 28.10.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1034440200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.