Tespit
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/2729 E. 2011/14858 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen karar, Dairemizce “taraf teşkili sağlanmadan yargılama yapıldığı” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak taraf teşkili sağlanmış ve yargılama sonunda, ipoteğin taşınmazın bütünleyici parçalarını, makine, eşya vs. gibi eklentilerini de kapsadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili ve katılma yolu ile davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekili ve katılma yolu ile davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/8997 E. 2012/15484 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/4940 E. 2021/1933 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:ilamsız icra takibi · müteselsil kefil · denetime elverişlilik · kefalet · genel kredi sözleşmesi · uyuşmazlık konusu · kefil · kredi sözleşmesi
Benzer bu karardaBölge adliye mahkemesince, davalının «kefil» olarak açıkca imzasını inkar etmediği «genel kredi sözleşmesinin» yasaya uygun olduğunu, sözleşmeye sonradan eklenti yapılmadığını, davalının «ihtarname» ile «temerrüde» düşürüldüğünü ancak mahkemece rapora dayalı hesaplamada hataya düşüldüğününü, raporun «denetime elverişli» olması nedeniyle yeniden rapor alınmasına gerek olmadığı ve yapılan inceleme sonunda davalının borçlu olduğu tutarın davacı talebi ile bağlı kalınarak 1.057.231,88 …
Dava, «genel kredi sözleşmesinden» kaynaklanan alacağın tahsili için davalı «kefil» hakkında başlatılan «ilamsız icra takibine» vaki itirazın iptali davasıdır.
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacı bankanın takip tarihi itibarıyla alacaklı olduğu miktarın tespit edildiği, banka ile asıl borçlu şirket arasındaki «genel kredi sözleşmesinde» davalının imzasının bulunduğu, bu nedenle davalının «kefil» olarak sorumluluğunun doğduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dava dosyası içinde bulunan 05.07.2012 tarihli sözleşme fotokopisinin incelenmesinden, sözleşmenin bütünlük içinde olduğu ve bu sözleşmede davalının «müteselsil kefil» olarak imzasının bulunduğu, eş rızasının da alınmış olduğu görülmektedir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/2729 E. , 2011/14858 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Erzurum 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 17/09/2009 tarih ve 2009/256-2009/322 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili banka tarafından davalı şirkete nakdi kredi kullandırıldığını, ancak davalı tarafından banka alacağının süresinde ödenmediğini, alacağın muaccel olduğunu ve borçlunun mal varlıklarını eksiltmesinin kuvvetle muhtemel bulunduğunu, müvekkili banka lehine verilen ipoteğin taşınmazı bütünleyici parçaları, eklentileri ve teferruatı ile birlikte yükümlü kıldığını, mahkeme kararı ile tespiti yapılarak davalı şirket yetkilisine teslim edilen makine ve teferruatının müvekkili bankaya verilen ipotek kapsamında olduğunun tespitinin gerektiğini ileri sürerek, davalı şirket yetkilisine teslim edilen makine ve teferruatının müvekkili bankaya verilen ipotek kapsamında olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davaya yanıt vermemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen karar, Dairemizce “taraf teşkili sağlanmadan yargılama yapıldığı” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak taraf teşkili sağlanmış ve yargılama sonunda, ipoteğin taşınmazın bütünleyici parçalarını, makine, eşya vs. gibi eklentilerini de kapsadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili ve katılma yolu ile davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekili ve katılma yolu ile davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekili ve katılma yolu ile davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 01,25 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 04.11.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1034435200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz