Genel Kurul Kararının Yokluğunun Tespiti
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/9132 E. 2018/1912 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Hak düşürücü süre
- {'var': True, 'sure': '3 aylık', 'kanun': None}
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
çağrısız genel kurul↗ yoklukla malul karar↗ hazirun cetveli↗ yokluk↗ iptal davası↗ hak düşürücü süre↗ usulden reddi↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre, iptal davasının bu kararların alınmasından itibaren üç ay içerisinde açılması gerektiği, davanın bu süre geçirildikten sonra açıldığı, gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, çağrısız genel kurul kararının yoklukla malul olduğunun tespiti istemine ilişkindir. Çağrısız genel kurulun yapılabilmesi için tüm ortakların genel kurula katılmış ve itirazlarının bulunmaması gerekmektedir. Somut uyuşmazlıkta, davacı genel kurula katılmadığını, hazirun cetvelinde yer alan imzanın kendisine ait olmadığını, ileri sürmektedir. Bu durumda, mahkemece ileri sürülen hususlar tespit edilmeksizin iptal davası için 3 aylık hak düşürücü sürenin geçtiğinden bahisle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Ortaklar kurulu kararının iptali | Ortaklar kurulu kararlarının iptaline karar verilmesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/4234 E. 2010/10296 K.
Ortak:çağrısız genel kurul · hazirun cetveli · dava şartı
İncelediğiniz karardaDava, «çağrısız genel kurul» kararının «yoklukla malul» olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
Somut uyuşmazlıkta, davacı genel kurula katılmadığını, «hazirun cetvelinde» yer alan imzanın kendisine ait olmadığını, ileri sürmektedir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, «limited şirketlerde» ortak sayısına bağlı olmaksızın tüm ortakların katılımı ile çağrısız olarak «ortaklar kurulu» toplantısı yapılabileceği, TTK'nın 538. maddesinde «çağrısız genel kurul» toplantısı için tüm ortakların hazır olması koşulunun amir hüküm olarak öngörüldüğü, karar için ise oy çokluğunu sağlamanın yeterli olacağı, iptali istenen 26.12.2007 günlü kararda davacıların isimlerinin yazılı olmasına karşın imzalarının bulunmadığı, dolayısıyla toplantıya katıldıklarının, katıldılarsa «muhalefet şerhi» verildiğine ilişkin bilginin kararda yer almadığı, ayrıca «hazirun cetveli» de düzenlenmediği, sadece 26.12.2007 tarihinde «şirket merkezinde» saat 18.00'de toplanıldığına ilişkin bir tutanak bulunduğu, üzerinde bu tutanağın ekinin bulunmadığına dair şerh olduğu, bunun dışında başka bir bilgi ve belge bulunmadığı, bu nedenle mahkemece çağrısız genel kurul toplantısının koşullarının gerçekleşmediği belirtilerek davanın davalılardan şirket yönünden kabulüne, diğer davalılar bakımından ise davalı olma sıfatları bulunmadığından «husumet» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:mutlak butlan · ortaklar kurulu kararının iptali · muhalefet şerhi · butlan · şirket merkezi mahkemesi · ortaklar kurulu kararı · cy/cy şerhi · limited şirket
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, «limited şirketlerde» ortak sayısına bağlı olmaksızın tüm ortakların katılımı ile çağrısız olarak «ortaklar kurulu» toplantısı yapılabileceği, TTK'nın 538. maddesinde «çağrısız genel kurul» toplantısı için tüm ortakların hazır olması koşulunun amir hüküm olarak öngörüldüğü, karar için ise oy çokluğunu sağlamanın yeterli olacağı, iptali istenen 26.12.2007 günlü kararda davacıların isimlerinin yazılı olmasına karşın imzalarının bulunmadığı, dolayısıyla toplantıya katıldıklarının, katıldılarsa «muhalefet şerhi» verildiğine ilişkin bilginin kararda yer almadığı, ayrıca «hazirun cetveli» de düzenlenmediği, sadece 26.12.2007 tarihinde «şirket merkezinde» saat 18.00'de toplanıldığına ilişkin bir tutanak bulunduğu, üzerinde bu tutanağın ekinin bulunmadığına dair şerh olduğu, bunun dışında başka bir bilgi ve belge bulunmadığı, bu nedenle mahkemece çağrısız genel kurul toplantısının koşullarının gerçekleşmediği belirtilerek davanın davalılardan şirket yönünden kabulüne, diğer davalılar bakımından ise davalı olma sıfatları bulunmadığından «husumet» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Dava, «ortaklar kurulu kararının iptali» istemine ilişkindir.
Dava konusu olayda, tüm ortakların çağrısız toplantıya katılmadıklarını ve çağrısız toplantıya itiraz ettiklerini, bu hususta kanıt yükü kendilerinde olan davacılar kanıtlayamadığına, ortada çağrısız toplantıyı «mutlak butlanla» malul kılacak başka bir halin varlığı da iddia ve ispat edilmediğine göre, mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
TTK' nun 538.maddesi uyarınca bütün ortakların hazır olması ve bu şekilde toplantıya hiçbir ortağın itiraz etmemesi halinde çağrısız olarak «ortaklar kurulu» toplanabilir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/9132 E. , 2018/1912 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
15. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 04/02/2016 tarih ve 2014/1328-2016/50 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin hissedarı olduğunu, davalı şirketin 01/04/2011 tarihli 2009 - 2010 yıllarına ait çağrısız olağan genel kurul toplantısında alınan kararların yoklukla batıl olduğunu, zira müvekkilinin toplantıda hazır bulunmamasına rağmen genel kurul tutanaklarında sahte imza ile toplantıya katılmış gibi gösterildiğini, ileri sürerek genel kurulda alınan tüm kararların yok hükmünde olduklarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalı şirket davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre, iptal davasının bu kararların alınmasından itibaren üç ay içerisinde açılması gerektiği, davanın bu süre geçirildikten sonra açıldığı, gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, çağrısız genel kurul kararının yoklukla malul olduğunun tespiti istemine ilişkindir. Çağrısız genel kurulun yapılabilmesi için tüm ortakların genel kurula katılmış ve itirazlarının bulunmaması gerekmektedir. Somut uyuşmazlıkta, davacı genel kurula katılmadığını, hazirun cetvelinde yer alan imzanın kendisine ait olmadığını, ileri sürmektedir. Bu durumda, mahkemece ileri sürülen hususlar tespit edilmeksizin iptal davası için 3 aylık hak düşürücü sürenin geçtiğinden bahisle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 13/03/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/467111000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz