Menfi tespit
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/4563 E. 2011/15716 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
bono/kambiyo senedi↗ yetkili hamil↗ lehdar↗ lehtar↗ şikayet↗ kambiyo senedi↗ kesinlik sınırı↗ hamil↗ alacak davası↗ uyuşmazlık konusu↗ bono↗ vade↗ kesin hüküm↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
11. Hukuk Dairesi 2010/4563 E. , 2011/15716 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Isparta 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 13.10.2009 tarih ve 2004/426-2009/380 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkilinin 30.05.2003 ve 30.06.2003 vade tarihli iki adet bono nedeniyle davalıdan alacaklı olduğunu, söz konusu bonolara dayanılarak davalı hakkında yapılan takibin davalının şikayeti üzerine İcra Tetkik Hakimliğince iptal edildiğini, bu karar aleyhine yapılan temyiz başvurusunun ise kesinlik sınırı altında kaldığı gerekçesi ile kabuledilmediğini, davalının borcun aslına yönelik bir itirazda ve ödeme iddiasında bulunmadığını, müvekkilinin bonoların yetkili hamili ve zilyedi olduğunu ileri sürerek, (2000) TL alacağın vade tarihlerinden itibaren davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; müvekkilinin davacıya senet vermediğini, davacının yetkili hamil olmadığının İcra Tetkik Mercii Hakimliğinin kesinleşen kararı ile sabit olduğunu, kesin hüküm karşısında davacının yetkili hamil ve alacaklı olduğu iddiasının dinlenemeyeceğini, kaldı ki davacının Cumhuriyet savcılığındaki ifadesinde, dava konusu senetleri dava dışı ... isimli kişiden aldığını kabul ettiğini, zaten senetlerin arkasında ... isimli kişinin isim ve imzasının bulunduğunu, müvekkili ile davacı arasında hiçbir alışveriş olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; taraflar arasında ticari bir ilişki bulunmadığı, davaya konu senetlerin başlangıçta boş olan lehtar kısmının sonradan davacı tarafından doldurulduğu, bu halde senetlerin bono vasfını taşımadığı ve bu senetlere dayanılarak alacak talebinde bulunulamayacağı gerekçesi ile, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı; davacı vekili temyiz etmiştir.
Davacı, davalı tarafından keşide edilen iki adet bonaya dayalı olarak alacak davası açmış olup, mahkemece davanın dayanağı olan senetlerin lehdar hanesinin sonradan
doldurulduğundan kambiyo senedi vasfında olmadığı, bu senetlere dayalı olarak alacak davası açılamayacağı gerekçesi ile dava reddedilmiştir.
TTK'nun 692/2 maddesi yollaması ile 592. maddesi uyarınca açık bono ihdası mümkün bulunmaktadır.Lehdar hanesi boş bırakılarak bono düzenlenebileceğinden, senedi alan kişi lehdar kısmına kendi adını yazabileceği gibi, lehtar hanesi açık olarak başka bir kişiye verip lehdar hanesinin onun tarafından doldurulmasına da imkan sağlayabilir. Bu şekilde bono düzenlenmesi TTK'nun 592. madesine aykırılık oluşturmaz. Buna göre, uyuşmazlık konusu bonolardaki lehdar kısmının sonradan davacı trafından doldurulmasının bononun kambiyo senedi olma vasfına halel getirmeyeceği gözetilmeksizin, yanılgılı değerlendirmeyle ve salt senetlerin bono vasfını kaybettiğinden bahisle davnın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/8341 E. 2011/1256 K.
Ortak:lehdar
İncelediğiniz karardaDavacı, davalı tarafından keşide edilen iki adet bonaya dayalı olarak «alacak davası» açmış olup, mahkemece davanın dayanağı olan senetlerin «lehdar» hanesinin sonradan doldurulduğundan «kambiyo senedi» vasfında olmadığı, bu senetlere dayalı olarak alacak davası açılamayacağı gerekçesi ile dava reddedilmiştir.
TTK'nun 692/2 maddesi yollaması ile 592. maddesi uyarınca açık «bono» ihdası mümkün bulunmaktadır.Lehdar hanesi boş bırakılarak bono düzenlenebileceğinden, senedi alan kişi «lehdar» kısmına kendi adını yazabileceği gibi, «lehtar» hanesi açık olarak başka bir kişiye verip lehdar hanesinin onun tarafından doldurulmasına da imkan sağlayabilir.
Buna göre, «uyuşmazlık konusu» bonolardaki «lehdar» kısmının sonradan davacı trafından doldurulmasının «bononun kambiyo senedi» olma vasfına halel getirmeyeceği gözetilmeksizin, yanılgılı değerlendirmeyle ve salt senetlerin bono vasfını kaybettiğinden bahisle davnın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaHer ne kadar çeklerde de uygulanması gereken TTK’nun 592. maddesi uyarınca «açık çek» verilmesi mümkün ve bu halde çekin «lehdarı» da çeki anlaşmaya uygun olarak tamamlayabilir ise de, bu husus doldurulmayan çekin boş kısmıyla ilgili olup, somut olayda olduğu gibi bedel hanesi doldurulmuş olarak verilmiş çeklerde lehdarın bedeli tek taraflı olarak düzeltebileceği veya değiştirebileceği sonucunu doğurmaz.
Keşideci çekin bedel hanesini bizzat yazmak suretiyle «lehdara» verdiğine göre, lehdar ancak onun «muvafakatiyle» bu «bölümde» değişiklik yapabilir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:açık çek · karşılıksız çek · yazılı delil başlangıcı · delil başlangıcı · yazılı delil · iş bölümü · muvafakat · ispat yükü
Benzer bu kararda… verildiğinin tespit edildiği, çekin diğer kısımlarının anlaşmaya aykırı bir biçimde doldurulduğunun kanıtlanması gerektiğinden bahisle davacı sanığın beraat ettiği, «yazılı delil başlangıcı» niteliğindeki çekin ödünç para ilişkisiyle ilgili olup bedelinin ödenmediğinin tanık beyanından anlaşıldığı, çekin anlaşmaya aykırı şekilde doldurulduğuna dair de …
Keşideci çekin bedel hanesini bizzat yazmak suretiyle «lehdara» verdiğine göre, lehdar ancak onun «muvafakatiyle» bu «bölümde» değişiklik yapabilir.
Mahkemece, dosya kapsamına göre, davanın icra takibi sırasında «zamanaşımına» uğrayan «çek» sebebiyle «sebepsiz zenginleşme» davası olduğu, davacı TTK’nun 644. maddesine dayansa da çeki «keşideciden» alan davacının temel ilişkiye dayanarak hak iddia edebileceği, «ispat yükünün» davacıda olduğu, Ankara 5.
Dava, «karşılıksız çek» bedelinin temel ilişkiye dayanarak tahsiline ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/1016 E. 2017/3929 K.
Ortak:lehdar · lehtar · kambiyo senedi · bono
İncelediğiniz karardaTTK'nun 692/2 maddesi yollaması ile 592. maddesi uyarınca açık «bono» ihdası mümkün bulunmaktadır.Lehdar hanesi boş bırakılarak bono düzenlenebileceğinden, senedi alan kişi «lehdar» kısmına kendi adını yazabileceği gibi, «lehtar» hanesi açık olarak başka bir kişiye verip lehdar hanesinin onun tarafından doldurulmasına da imkan sağlayabilir.
Buna göre, «uyuşmazlık konusu» bonolardaki «lehdar» kısmının sonradan davacı trafından doldurulmasının «bononun kambiyo senedi» olma vasfına halel getirmeyeceği gözetilmeksizin, yanılgılı değerlendirmeyle ve salt senetlerin bono vasfını kaybettiğinden bahisle davnın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece; taraflar arasında ticari bir ilişki bulunmadığı, davaya konu senetlerin başlangıçta boş olan «lehtar» kısmının sonradan davacı tarafından doldurulduğu, bu halde senetlerin «bono» vasfını taşımadığı ve bu senetlere dayanılarak alacak talebinde bulunulamayacağı gerekçesi ile, davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece tüm dosya kapsamına göre; dava konusu «bononun» fotokopisi incelendiğinde «lehtar» kısmının bulunmaması nedeniyle «kambiyo senedi vasfını» taşımadığı, dolayısıyla kambiyo senedinin «zayi nedeniyle iptali» hükümlerine göre iptalinin istenemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, «bononun» «zayi nedeniyle iptali» istemine ilişkin olup, mahkemece, dosyada fotokopisi bulunan bononun «lehtar» hanesinin boş olduğu, bu haliyle «kambiyo senedi» niteliği taşımadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bu nedenle «lehdar» hanesi açık olan «bononun» doldurularak, zorunlu unsurları tamamlanarak «kambiyo senedi» vasfıyla işlem yapılması mümkün olduğundan, «zayi nedeniyle iptal» davasına konu edilmesi de mümkün olup mahkemece yazılı gerekçeyle davanın reddi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kambiyo senedi vasfı · zayi nedeniyle iptal · zayi · ibraz
Benzer bu karardaMahkemece tüm dosya kapsamına göre; dava konusu «bononun» fotokopisi incelendiğinde «lehtar» kısmının bulunmaması nedeniyle «kambiyo senedi vasfını» taşımadığı, dolayısıyla kambiyo senedinin «zayi nedeniyle iptali» hükümlerine göre iptalinin istenemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, «bononun» «zayi nedeniyle iptali» istemine ilişkin olup, mahkemece, dosyada fotokopisi bulunan bononun «lehtar» hanesinin boş olduğu, bu haliyle «kambiyo senedi» niteliği taşımadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bu nedenle «lehdar» hanesi açık olan «bononun» doldurularak, zorunlu unsurları tamamlanarak «kambiyo senedi» vasfıyla işlem yapılması mümkün olduğundan, «zayi nedeniyle iptal» davasına konu edilmesi de mümkün olup mahkemece yazılı gerekçeyle davanın reddi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Ancak 6102 sayılı TTK'nın 778/2-f maddesi atfıyla bonolara da uygulanan TTK'nın 680. madde hükmü uyarınca «bononun» kısmen doldurulmuş ya da sadece imzalanmış olarak tedavüle çıkarılması mümkün olup, bu eksiklik senedin «ibrazına» kadar tamamlanabilir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/7556 E. 2015/5668 K.
Ortak:lehdar
İncelediğiniz karardaDavacı, davalı tarafından keşide edilen iki adet bonaya dayalı olarak «alacak davası» açmış olup, mahkemece davanın dayanağı olan senetlerin «lehdar» hanesinin sonradan doldurulduğundan «kambiyo senedi» vasfında olmadığı, bu senetlere dayalı olarak alacak davası açılamayacağı gerekçesi ile dava reddedilmiştir.
TTK'nun 692/2 maddesi yollaması ile 592. maddesi uyarınca açık «bono» ihdası mümkün bulunmaktadır.Lehdar hanesi boş bırakılarak bono düzenlenebileceğinden, senedi alan kişi «lehdar» kısmına kendi adını yazabileceği gibi, «lehtar» hanesi açık olarak başka bir kişiye verip lehdar hanesinin onun tarafından doldurulmasına da imkan sağlayabilir.
Buna göre, «uyuşmazlık konusu» bonolardaki «lehdar» kısmının sonradan davacı trafından doldurulmasının «bononun kambiyo senedi» olma vasfına halel getirmeyeceği gözetilmeksizin, yanılgılı değerlendirmeyle ve salt senetlerin bono vasfını kaybettiğinden bahisle davnın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu kararda1-Dava, dava konusu kambiyo senedinde «tahrifat» yapıldığı iddiasına dayalı menfi tesbit ve «istirdat» istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.Oysa, davacıların iddiası davaya dayanak yapılan «senette tahrifat» yapıldığına ilişkin olup, esasen uyuşmazlık «keşideci» ve «avalistin» «rızası» dışında «lehdar» hanesi başta olmak üzere senette değişiklik yapılıp yapılamayacağına ilişkindir.Bu bağlamda mahkemece yaptırılan «bilirkişi incelemesi» sonucu davaya konu senetteki lehdar hanesine yapılan ekleme başta olmak üzere bir çok unsurlardaki yazı içeriklerinin keşideci ve avalist olan davacıların elinden …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:senette tahrifat · avalist · tahrifat · eş rızası · keşideci · istirdat · bilirkişi incelemesi
Benzer bu kararda1-Dava, dava konusu kambiyo senedinde «tahrifat» yapıldığı iddiasına dayalı menfi tesbit ve «istirdat» istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.Oysa, davacıların iddiası davaya dayanak yapılan «senette tahrifat» yapıldığına ilişkin olup, esasen uyuşmazlık «keşideci» ve «avalistin» «rızası» dışında «lehdar» hanesi başta olmak üzere senette değişiklik yapılıp yapılamayacağına ilişkindir.Bu bağlamda mahkemece yaptırılan «bilirkişi incelemesi» sonucu davaya konu senetteki lehdar hanesine yapılan ekleme başta olmak üzere bir çok unsurlardaki yazı içeriklerinin keşideci ve avalist olan davacıların elinden …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/4563 E. , 2011/15716 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Isparta 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 13.10.2009 tarih ve 2004/426-2009/380 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkilinin 30.05.2003 ve 30.06.2003 vade tarihli iki adet bono nedeniyle davalıdan alacaklı olduğunu, söz konusu bonolara dayanılarak davalı hakkında yapılan takibin davalının şikayeti üzerine İcra Tetkik Hakimliğince iptal edildiğini, bu karar aleyhine yapılan temyiz başvurusunun ise kesinlik sınırı altında kaldığı gerekçesi ile kabuledilmediğini, davalının borcun aslına yönelik bir itirazda ve ödeme iddiasında bulunmadığını, müvekkilinin bonoların yetkili hamili ve zilyedi olduğunu ileri sürerek, (2000) TL alacağın vade tarihlerinden itibaren davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; müvekkilinin davacıya senet vermediğini, davacının yetkili hamil olmadığının İcra Tetkik Mercii Hakimliğinin kesinleşen kararı ile sabit olduğunu, kesin hüküm karşısında davacının yetkili hamil ve alacaklı olduğu iddiasının dinlenemeyeceğini, kaldı ki davacının Cumhuriyet savcılığındaki ifadesinde, dava konusu senetleri dava dışı ... isimli kişiden aldığını kabul ettiğini, zaten senetlerin arkasında ... isimli kişinin isim ve imzasının bulunduğunu, müvekkili ile davacı arasında hiçbir alışveriş olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; taraflar arasında ticari bir ilişki bulunmadığı, davaya konu senetlerin başlangıçta boş olan lehtar kısmının sonradan davacı tarafından doldurulduğu, bu halde senetlerin bono vasfını taşımadığı ve bu senetlere dayanılarak alacak talebinde bulunulamayacağı gerekçesi ile, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı; davacı vekili temyiz etmiştir.
Davacı, davalı tarafından keşide edilen iki adet bonaya dayalı olarak alacak davası açmış olup, mahkemece davanın dayanağı olan senetlerin lehdar hanesinin sonradan
doldurulduğundan kambiyo senedi vasfında olmadığı, bu senetlere dayalı olarak alacak davası açılamayacağı gerekçesi ile dava reddedilmiştir.
TTK'nun 692/2 maddesi yollaması ile 592. maddesi uyarınca açık bono ihdası mümkün bulunmaktadır.Lehdar hanesi boş bırakılarak bono düzenlenebileceğinden, senedi alan kişi lehdar kısmına kendi adını yazabileceği gibi, lehtar hanesi açık olarak başka bir kişiye verip lehdar hanesinin onun tarafından doldurulmasına da imkan sağlayabilir. Bu şekilde bono düzenlenmesi TTK'nun 592. madesine aykırılık oluşturmaz. Buna göre, uyuşmazlık konusu bonolardaki lehdar kısmının sonradan davacı trafından doldurulmasının bononun kambiyo senedi olma vasfına halel getirmeyeceği gözetilmeksizin, yanılgılı değerlendirmeyle ve salt senetlerin bono vasfını kaybettiğinden bahisle davnın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 23.11.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1034285000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz