6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Alacak

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/5591 E. 2012/5071 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Usul tespitleri

Dava şartı
dava şartı

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sermaye taahhüdü tahsilat makbuzu aldatma (hile) ortaklık sözleşmesi ba formu pasif husumet yokluğu dolandırıcılık pasif husumet husumet yokluğu ortaklık ilişkisi kâr payı ek tasfiye iflas yönetim kurulu kararı taahhütname eksik inceleme zamanaşımı ibraz husumet

Atıf yapılan mevzuat: BK — BK 53 · SPK · TTK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davacının dava dışı Liechtenstein’da kurulu Jetpa International Marketıng and Tradıng AG’ye sessiz ortak olmak amacıyla ödeme yaptığı konusunda taraflar arasında bir ihtilafın bulunmadığı, davacının yurtdışında ödeme yaptığı dava dışı bu şirkete başvurmadan davalılara husumet yöneltmesinin doğru olmadığı, bu şirket iflas etmiş olsa bile iflas aşamasında da müracaat yollarının mevcut olduğu, davacı tarafından bu yollara başvurulup, bu başvurunun sonuçsuz kalması halinde davalılara yönelebileceği gerekçesiyle, pasif husumet yokluğundan davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, davalıların tazmin yükümlüğü bulunduğu iddia olunan alacağın tahsili istemine ilişkindir.

Davacı vekili, sanıklar arasında davalı ...’ün de bulunduğu Bakırköy 8.Ağır Ceza Mahkemesi'nde 2002/614 Esas numarası ile açılan davada adı geçen sanığın mahkûmiyetine karar verildiğini iddia ederek, ceza mahkemesi kararını dosyaya sunmuştur. Ayrıca Dairemize intikal eden emsal nitelikteki dosyalara da ceza davasında alınan bilirkişi raporu ibraz edilmiştir. Bakırköy 8.Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2002/614 Esas, 2006/359 Karar sayılı dosyasında, “Jetpa Holding A.Ş.’ne ait hisselerin büyük kısmına Jetpa GmbH’nin sahip olduğu, Jetpa AG’nin de Jetpa GmbH’nin hisselerinin büyük kısmına sahip olduğu” tespitinden sonra “sanık ...’ün yurt dışındaki Jetpa GmbH şirketinin sessiz ortaklarından topladığı paraları, ortak olduğu Jetpa Holding A.Ş.’ne sermaye taahhüdünü yerine getirmek için Türkiye’ye aktardığı, Jetpa Holding A.Ş.’nce de bu paraların hisse alımından dolayı borçlu göründüğü... ve ...’a borçlarını ödemek üzere kullandırıldığı,...’ün yurt dışından topladığı ve çeşitli hesaplar yardımı ile yurt içinde Holding hesabına geçirdiği paraların bir kısmını değişik şirketlerine kullandırdığı ve bir kısım paraları da şahsi hesaplarına geçirdiği, tüm bu şirketlerin tek imza yetkilisinin sanık ... olduğu, Jetpa AG’nin tasfiye işleminin başladığı ve mahkemece iflasının kabul edildiği, Jetpa GmbH şirketinden Türkiye’ye büyük oranda döviz getirdiğinin belirlendiği, sanık ...’ün broşürler ve ortaklara yazdığı mektuplarla hileli, milli ve dini duyguları kullanarak aldatıcı hareketlerde bulunduğu, ilk başlarda müştekilere kâr payı şeklinde yapılan ödemelerin de bir aldatmaca olduğu, gerçekte müştekilere kâr payı ödemediği, sanık eyleminin nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturduğu” gerekçesiyle sanık ...’ün mahkûmiyetine karar verildiği, Yargıtay 11. Ceza Dairesi Başkanlığı tarafından mahkumiyet kararının bozulması sonrasında, mahkemece zamanaşımı nedeniyle davanın ortadan kaldırılmasına karar verildiği anlaşılmakta ise de kararın kesinleşip kesinleşmediği anlaşılamamaktadır.

01.09.1999 tarihli “Ortaklık Sözleşmesi”, 02.07.1999 tarihli “Kâr payı ortaklık sertifikası talep formu” başlıklı belge ve tahsilat makbuzuyla 50.000 DM ödemek sureti ile davacı ile dava dışı Jetpa International Marketing and Trading AG arasında “sessiz ortak” tabir edilen bir ortaklık ilişkisi kurulmuştur. Dairemize intikal eden dosyalarda da adı geçen yabancı şirketin iflasına karar verildiği anlaşılmaktadır. Mahkemece akdi ilişkinin davacı ile dava dışı şirket arasında olduğu kabul edilerek dava dışı şirketin borcundan dolayı doğrudan davalı şirkete ve bu şirketin yönetim kurulu başkanı olan diğer davalı gerçek kişiye karşı davacının dava açma hakkının bulunmadığı gerekçesiyle dava ret edilmişse de, mahkemenin gerekçesinde emsal olduğunu belirttiği dava tarihinden sonra ortaya çıkan vakıalar, anılan ceza mahkemesi dosyasındaki iddialar ile davacının akdi ilişki kurduğu şirkete müracaat etmesinin sonuçsuz kalacağının bilinebilecek olması durumunda, davacının doğrudan davalılar aleyhinde dava açmasını kabul etmek gerekir.

Bu durumda mahkemece, BK’nun 53. maddesi gereğince ceza mahkemesi tarafından belirlenen maddi vakıaların hukuk hakimini bağlayacağı gözetilerek, ceza mahkemesi tarafından verilen kararın kesinleşip kesinleşmediği araştırılarak, kesinleşmesi halinde tespit edilen maddi vakıaların neler olduğunun belirlenmesi, ceza mahkemesi kararının kesinleşmemesi halinde ise taraf vekillerine kanıtlarını sunması için süre verilerek, sunulacak kanıtlar ile ceza mahkemesi dosyasındaki tüm belgeler birlikte incelenmek ve gerektiğinde uzman kişilerden oluşan heyetten bilirkişi raporu alınarak, davacının uğradığını iddia ettiği zarardan davalıların sorumlu olup olmayacağının saptanması gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Alacak 🔁 aynen tekrar

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/5589 E. 2012/5069 K.

    Ortak: · dava şartı · zamanaşımı var · Alacak

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Alacak 🔁 aynen tekrar

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/5583 E. 2012/5064 K.

    Ortak: · dava şartı · zamanaşımı var · Alacak

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Alacak 🔁 aynen tekrar

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/5586 E. 2012/5067 K.

    Ortak: · dava şartı · zamanaşımı var · Alacak

    Sonuç: 🔶 iki emsal

5 benzer karar daha
  • Alacak 🔁 aynen tekrar

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/5599 E. 2012/8374 K.

    Ortak: · dava şartı · zamanaşımı var · Alacak

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Alacak 🔁 aynen tekrar

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/5581 E. 2012/5062 K.

    Ortak: · dava şartı · zamanaşımı var · Alacak

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Alacak 🔁 aynen tekrar

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/5590 E. 2012/5070 K.

    Ortak: · dava şartı · zamanaşımı var · Alacak

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Alacak 🔁 aynen tekrar

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/5595 E. 2012/8370 K.

    Ortak: · dava şartı · zamanaşımı var · Alacak

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Alacak 🔁 aynen tekrar

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/5597 E. 2012/8372 K.

    Ortak: · dava şartı · zamanaşımı var · Alacak

    Sonuç: 🔶 iki emsal

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2010/5591 E.  ,  2012/5071 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 3.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 06.10.2009 tarih ve 2009/84 - 2009/583 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 30.03.2012 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin istenildiği an geri alınabileceği ve yüksek oranda faiz verileceği vaadi ile davalı şirkete bağlı Liechtenstein’da kurulu Jetpa International Marketıng and Tradıng AG’ye 50.000 DM ödeme yaptığını, anılan şirketin iflas ettiğini, bu şirket aracılığı ile yurtdışında toplanan paraların davalıların hesabına aktarıldığını, müvekkilinin ortak olma amacının bulunmadığını, davalıların SPK, Bankalar Kanunu ve TTK’na aykırı olarak para topladıklarını ileri sürerek, müvekkili ile davalılar arasında var olduğu iddia edilen ilişkinin hükümsüzlüğünü ve 54.920,41 TL’nin temerrüt faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalılar vekili, davacının dava dışı Jetpa International Marketing and Tradıng AG‘ye sessiz ortak olduğunu ve bu şirkete para verdiğini, davacı ile davalılar arısında ticari yada hukuki ilişki bulunmadığından davalılara husumet yöneltilemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davacının dava dışı Liechtenstein’da kurulu Jetpa International Marketıng and Tradıng AG’ye sessiz ortak olmak amacıyla ödeme yaptığı konusunda taraflar arasında bir ihtilafın bulunmadığı, davacının yurtdışında ödeme yaptığı dava dışı bu şirkete başvurmadan davalılara husumet yöneltmesinin doğru olmadığı, bu şirket iflas etmiş olsa bile iflas aşamasında da müracaat yollarının mevcut olduğu, davacı tarafından bu yollara başvurulup, bu başvurunun sonuçsuz kalması halinde davalılara yönelebileceği gerekçesiyle, pasif husumet yokluğundan davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, davalıların tazmin yükümlüğü bulunduğu iddia olunan alacağın tahsili istemine ilişkindir.

Davacı vekili, sanıklar arasında davalı ...’ün de bulunduğu Bakırköy 8.Ağır Ceza Mahkemesi'nde 2002/614 Esas numarası ile açılan davada adı geçen sanığın mahkûmiyetine karar verildiğini iddia ederek, ceza mahkemesi kararını dosyaya sunmuştur. Ayrıca Dairemize intikal eden emsal nitelikteki dosyalara da ceza davasında alınan bilirkişi raporu ibraz edilmiştir. Bakırköy 8.Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2002/614 Esas, 2006/359 Karar sayılı dosyasında, “Jetpa Holding A.Ş.’ne ait hisselerin büyük kısmına Jetpa GmbH’nin sahip olduğu, Jetpa AG’nin de Jetpa GmbH’nin hisselerinin büyük kısmına sahip olduğu” tespitinden sonra “sanık ...’ün yurt dışındaki Jetpa GmbH şirketinin sessiz ortaklarından topladığı paraları, ortak olduğu Jetpa Holding A.Ş.’ne sermaye taahhüdünü yerine getirmek için Türkiye’ye aktardığı, Jetpa Holding A.Ş.’nce de bu paraların hisse alımından dolayı borçlu göründüğü...

ve ...’a borçlarını ödemek üzere kullandırıldığı,...’ün yurt dışından topladığı ve çeşitli hesaplar yardımı ile yurt içinde Holding hesabına geçirdiği paraların bir kısmını değişik şirketlerine kullandırdığı ve bir kısım paraları da şahsi hesaplarına geçirdiği, tüm bu şirketlerin tek imza yetkilisinin sanık ... olduğu, Jetpa AG’nin tasfiye işleminin başladığı ve mahkemece iflasının kabul edildiği, Jetpa GmbH şirketinden Türkiye’ye büyük oranda döviz getirdiğinin belirlendiği, sanık ...’ün broşürler ve ortaklara yazdığı mektuplarla hileli, milli ve dini duyguları kullanarak aldatıcı hareketlerde bulunduğu, ilk başlarda müştekilere kâr payı şeklinde yapılan ödemelerin de bir aldatmaca olduğu, gerçekte müştekilere kâr payı ödemediği, sanık eyleminin nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturduğu” gerekçesiyle sanık ...’ün mahkûmiyetine karar verildiği, Yargıtay 11.

Ceza Dairesi Başkanlığı tarafından mahkumiyet kararının bozulması sonrasında, mahkemece zamanaşımı nedeniyle davanın ortadan kaldırılmasına karar verildiği anlaşılmakta ise de kararın kesinleşip kesinleşmediği anlaşılamamaktadır.

01.09.1999 tarihli “Ortaklık Sözleşmesi”, 02.07.1999 tarihli “Kâr payı ortaklık sertifikası talep formu” başlıklı belge ve tahsilat makbuzuyla 50.000 DM ödemek sureti ile davacı ile dava dışı Jetpa International Marketing and Trading AG arasında “sessiz ortak” tabir edilen bir ortaklık ilişkisi kurulmuştur. Dairemize intikal eden dosyalarda da adı geçen yabancı şirketin iflasına karar verildiği anlaşılmaktadır. Mahkemece akdi ilişkinin davacı ile dava dışı şirket arasında olduğu kabul edilerek dava dışı şirketin borcundan dolayı doğrudan davalı şirkete ve bu şirketin yönetim kurulu başkanı olan diğer davalı gerçek kişiye karşı davacının dava açma hakkının bulunmadığı gerekçesiyle dava ret edilmişse de, mahkemenin gerekçesinde emsal olduğunu belirttiği dava tarihinden sonra ortaya çıkan vakıalar, anılan ceza mahkemesi dosyasındaki iddialar ile davacının akdi ilişki kurduğu şirkete müracaat etmesinin sonuçsuz kalacağının bilinebilecek olması durumunda, davacının doğrudan davalılar aleyhinde dava açmasını kabul etmek gerekir.

Bu durumda mahkemece, BK’nun 53. maddesi gereğince ceza mahkemesi tarafından belirlenen maddi vakıaların hukuk hakimini bağlayacağı gözetilerek, ceza mahkemesi tarafından verilen kararın kesinleşip kesinleşmediği araştırılarak, kesinleşmesi halinde tespit edilen maddi vakıaların neler olduğunun belirlenmesi, ceza mahkemesi kararının kesinleşmemesi halinde ise taraf vekillerine kanıtlarını sunması için süre verilerek, sunulacak kanıtlar ile ceza mahkemesi dosyasındaki tüm belgeler birlikte incelenmek ve gerektiğinde uzman kişilerden oluşan heyetten bilirkişi raporu alınarak, davacının uğradığını iddia ettiği zarardan davalıların sorumlu olup olmayacağının saptanması gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 900,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 30.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1047918000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.