Haksız Rekabetin Tespiti ve Menfi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/12649 E. 2011/12967 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
münhasır yetki↗ aktif dava ehliyeti↗ münhasırlık↗ tüzel kişilik↗ taraf ehliyeti↗ maddi ve manevi tazminat↗ yetki↗ taşıyan↗ eksik inceleme↗ haksız rekabet↗ temsil↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalının dava konusu oteldeki arıtma tesislerinin 1994 yılından beri bakımını üstlendiği, bu nedenle de otelin ismini broşürlerinde kullanmasının haksız rekabet sayılamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve mahkemece yapılan yargılama sonucunda davacının Bodrum Sea Garden Oteli’nin deniz suyu arıtma tesislerini kurmadığının ve davalının da 1994 yılından bu yana anılan otelin bakımını üstlendiğinin anlaşılması karşısında, mahkemece aynı zamanda su arıtma tesislerinin bakım hizmetlerini ticari faaliyet alanı olarak seçen davalı şirketin, anılan otelin fotoğraflarını broşürlerinde kullanmasının haksız rekabet oluşturmayacağının kabul edilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Ancak, dava haksız rekabetin tespit ve önlenmesi ile maddi ve manevi tazminatın tahsili istemlerine ilişkindir.
Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde, davalı şirketin haksız rekabet oluşturan iki eylemi olduğu belirtilmiştir. Bunlardan Sea Garden Oteli’nin fotoğraflarının davalı tarafından broşürlerinde kullanmasının haksız rekabet oluşturmayacağı yukarıda (1) numaralı bentte açıklanmıştır. Ancak davacıya ait olduğu iddia edilen arıtma sistemlerinin fotoğraflarının davalı tarafından broşürlerinde kullanılmasının haksız rekabet oluşturduğuna dair davacı iddiası hakkında, mahkemece bir inceleme ve değerlendirme yapılmamıştır. Ayrıca mahkemece davacı tarafından sunulan temsil sözleşmesinde adı geçen BWT. AG. unvanlı şirketin, dava dilekçesinde belirtilen Hydrotechnik isimli şirket olup olmadığı araştırılmadığı gibi anılan sözleşmenin, dava dışı temsilcilik verene ait hakların ihlali halinde davacıya dava hakkı verip vermediği de incelenmemiştir. Aktif dava ehliyeti ile ilgili olan bu hususların mahkemece resen araştırılması gerektiği tabiidir.
Bu durum karşısında mahkemece, öncelikle davacının sunduğu temsil sözleşmesinde adı geçen BWT. AG. unvanlı şirketin dava dilekçesinde belirtilen Hydrotechnik isimli şirket olup olmadığının araştırılması, anılan şirketlerin aynı tüzel kişilik olduğunun anlaşılması halinde, bu kez temsil sözleşmesinin temsilcilik verene ait hakların ihlali halinde davacı temsilciye dava hakkı verip vermediğinin tartışılması, daha sonra da davacı tarafından davalının broşürlerinde bayisi olmadığı halde bayisiymiş gibi Hydrotechnik Austria firmasının ismini taşıyan su arıtma sistemleri cihazlarının fotoğraflarını kullandığı ileri sürüldüğüne göre, öncelikle davacının dayandığı temsil sözleşmesinin kendisine münhasır yetki verip vermediğinin, daha sonra ise davalının bu fotoğrafları kullanmasının benzer bir sözleşmeye dayanıp dayanmadığının ve haksız rekabet oluşturup oluşturmayacağının tartışılıp değerlendirilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, bu hususlar üzerinde durulmadan eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/13654 E. 2014/20165 K.
Ortak:haksız rekabet · temsil
İncelediğiniz karardaAG. unvanlı şirketin dava dilekçesinde belirtilen Hydrotechnik isimli şirket olup olmadığının araştırılması, anılan şirketlerin aynı «tüzel kişilik» olduğunun anlaşılması halinde, bu kez «temsil» sözleşmesinin temsilcilik verene ait hakların ihlali halinde davacı temsilciye dava hakkı verip vermediğinin tartışılması, daha sonra da davacı tarafından davalının broşürlerinde bayisi olmadığı halde bayisiymiş gibi Hydrotechnik Austria firmasının ismini «taşıyan» su arıtma sistemleri cihazlarının fotoğraflarını kullandığı ileri sürüldüğüne göre, öncelikle davacının dayandığı temsil sözleşmesinin kendisine «münhasır yetki» verip vermediğinin, daha sonra ise davalının bu fotoğrafları kullanmasının benzer bir sözleşmeye dayanıp dayanmadığının ve «haksız rekabet» oluşturup oluşturmayacağının tartışılıp değerlendirilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, bu hususlar üzerinde durulmadan «eksik incelemeye» dayalı olarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalının dava konusu oteldeki arıtma tesislerinin 1994 yılından beri bakımını üstlendiği, bu nedenle de otelin ismini broşürlerinde kullanmasının «haksız rekabet» sayılamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… aynı zamanda su arıtma tesislerinin bakım hizmetlerini ticari faaliyet alanı olarak seçen davalı şirketin, anılan otelin fotoğraflarını broşürlerinde kullanmasının «haksız rekabet» oluşturmayacağının kabul edilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz i …
Benzer bu karardaMahkemece, uyulan bozma ilamı, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının «temsilcisi» olduğu dava dışı Hydrotechnik firmasına ait arıtma sistemlerinin fotoğraflarının davalı tarafından broşürlerinde kullanıldığı, davalının hiçbir ilgisi olmadığı halde yabancı firmanın adının davalı broşürlerinde net olarak göründüğü, davalı şirketin bu şekilde aldatıcı ve «dürüstlük kuralına» aykırı davranışının TTK'nın 54 vd. maddeleri uyarınca «haksız rekabet» teşkil ettiği, davacının uğradığı zararın miktarı tam olarak tespit edilememekle birlikte TTK'nın 58/d (ETTK.56/d), BK'nın 50 (EBK.
2- Ancak, davanın reddedilen kısmı yönünden kendisini vekille «temsil» ettiren davalı lehine «vekalet ücretine» hükmedilmemesi doğru görülmemiş, bu nedenle kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hakkaniyet · dürüstlük kuralı · maddi tazminat · vekalet ücreti
Benzer bu kararda42). maddeleri gereğince olayların olağan akışı dikkate alınarak «hakkaniyete» uygun bir «maddi tazminata» hükmetmek gerektiği, manevi tazminat talebinin ise şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 10.000 USD maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Mahkemece, uyulan bozma ilamı, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının «temsilcisi» olduğu dava dışı Hydrotechnik firmasına ait arıtma sistemlerinin fotoğraflarının davalı tarafından broşürlerinde kullanıldığı, davalının hiçbir ilgisi olmadığı halde yabancı firmanın adının davalı broşürlerinde net olarak göründüğü, davalı şirketin bu şekilde aldatıcı ve «dürüstlük kuralına» aykırı davranışının TTK'nın 54 vd. maddeleri uyarınca «haksız rekabet» teşkil ettiği, davacının uğradığı zararın miktarı tam olarak tespit edilememekle birlikte TTK'nın 58/d (ETTK.56/d), BK'nın 50 (EBK.
2- Ancak, davanın reddedilen kısmı yönünden kendisini vekille «temsil» ettiren davalı lehine «vekalet ücretine» hükmedilmemesi doğru görülmemiş, bu nedenle kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/2609 E. 2017/5331 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2009/12649 E. , 2011/12967 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Bodrum 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 10/10/2002 tarih ve 1997/749-2002/432 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 11.10.2011 gününde davacı avukatı ...geldi, davetiye tebliğine rağmen davalı taraf gelmedi, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin Avusturya'da mukim Hydrotechnik isimli su arıtma sistemleri üreten şirketin Türkiye temsilcisi olduğunu, davalının da aynı alanda faaliyette bulunduğunu, ancak müvekkilince kurulan Bodrum Sea Garden turistik tesislerinin deniz suyu arıtma sistemini kendisi kurmuş gibi tanıtımlarında referans olarak gösterdiğini, yine müvekkiline ait arıtma sistemleri cihazlarının fotoğraflarını broşürlerinde kullandığını, bu suretle Bodrum Torba Belediyesinin ve İstanbul Çırağan Kempinski otelinin su arıtma sistemlerini kurup müvekkilini zarara uğrattığını ileri sürerek, davalının eyleminin haksız rekabet oluşturduğunun tespit ve önlenmesini, (30.000) USD maddi ve (30.000) USD manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, İstanbul Asliye Ticaret Mahkemelerinin yetkili olduğunu, davanın zamanaşımına uğradığını, müvekkilinin Sea Garden Oteli'nin su arıtma tesislerinin 01.10.1993 tarihinden beri bakım işlerini yaptığını, arıtma tesislerinin montaj ve bakım hizmetlerini ticari faaliyet alanı olarak seçmiş bir şirketin, halen bakımını sürdürdüğü bir tesisi broşüründe göstermesinin doğal olduğunu, davacı şirketin ise 08.05.1997 tarihinde kurulduğunu, broşürlerinde kullanılan fotoğrafların ise herhangi bir marka içermeyen standart su tasfiye sistemleri olup davacıya ait olduğunun ispatının gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalının dava konusu oteldeki arıtma tesislerinin 1994 yılından beri bakımını üstlendiği, bu nedenle de otelin ismini broşürlerinde kullanmasının haksız rekabet sayılamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve mahkemece yapılan yargılama sonucunda davacının Bodrum Sea Garden Oteli’nin deniz suyu arıtma tesislerini kurmadığının ve davalının da 1994 yılından bu yana anılan otelin bakımını üstlendiğinin anlaşılması karşısında, mahkemece aynı zamanda su arıtma tesislerinin bakım hizmetlerini ticari faaliyet alanı olarak seçen davalı şirketin, anılan otelin fotoğraflarını broşürlerinde kullanmasının haksız rekabet oluşturmayacağının kabul edilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Ancak, dava haksız rekabetin tespit ve önlenmesi ile maddi ve manevi tazminatın tahsili istemlerine ilişkindir.
Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde, davalı şirketin haksız rekabet oluşturan iki eylemi olduğu belirtilmiştir. Bunlardan Sea Garden Oteli’nin fotoğraflarının davalı tarafından broşürlerinde kullanmasının haksız rekabet oluşturmayacağı yukarıda (1) numaralı bentte açıklanmıştır. Ancak davacıya ait olduğu iddia edilen arıtma sistemlerinin fotoğraflarının davalı tarafından broşürlerinde kullanılmasının haksız rekabet oluşturduğuna dair davacı iddiası hakkında, mahkemece bir inceleme ve değerlendirme yapılmamıştır. Ayrıca mahkemece davacı tarafından sunulan temsil sözleşmesinde adı geçen BWT. AG. unvanlı şirketin, dava dilekçesinde belirtilen Hydrotechnik isimli şirket olup olmadığı araştırılmadığı gibi anılan sözleşmenin, dava dışı temsilcilik verene ait hakların ihlali halinde davacıya dava hakkı verip vermediği de incelenmemiştir.
Aktif dava ehliyeti ile ilgili olan bu hususların mahkemece resen araştırılması gerektiği tabiidir.
Bu durum karşısında mahkemece, öncelikle davacının sunduğu temsil sözleşmesinde adı geçen BWT. AG. unvanlı şirketin dava dilekçesinde belirtilen Hydrotechnik isimli şirket olup olmadığının araştırılması, anılan şirketlerin aynı tüzel kişilik olduğunun anlaşılması halinde, bu kez temsil sözleşmesinin temsilcilik verene ait hakların ihlali halinde davacı temsilciye dava hakkı verip vermediğinin tartışılması, daha sonra da davacı tarafından davalının broşürlerinde bayisi olmadığı halde bayisiymiş gibi Hydrotechnik Austria firmasının ismini taşıyan su arıtma sistemleri cihazlarının fotoğraflarını kullandığı ileri sürüldüğüne göre, öncelikle davacının dayandığı temsil sözleşmesinin kendisine münhasır yetki verip vermediğinin, daha sonra ise davalının bu fotoğrafları kullanmasının benzer bir sözleşmeye dayanıp dayanmadığının ve haksız rekabet oluşturup oluşturmayacağının tartışılıp değerlendirilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, bu hususlar üzerinde durulmadan eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, takdir edilen 825,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 13.10.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1033685500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz