Ticaret sicili tescili
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/12535 E. 2011/14276 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Hak düşürücü süre
- {'var': True, 'sure': '5 yıllık', 'kanun': None}
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ticaret sicili tescili↗ ba formu↗ ticaret unvanı↗ yenileme↗ hak düşürücü süre↗ marka hakkına tecavüz↗ uyuşmazlık konusu↗ kâr kaybı↗ ticaret sicili↗ kötüniyet↗ ilan↗ dava sebebi↗ haksız rekabet↗ temsil↗ iltibas↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalıların, davalı ... Kuruyemiş San. ve Tic. Ltd. Şti. adına kayıtlı markaları, internet sitelerinde tescil edildiği şekilden farklı bir formda ve davacı markaları ile iltibas oluşturacak şekilde kullandığı, davacı markalarının tanınmış marka olduğu, hükümsüzlük davalarının 5 yıllık sürede açılması gerekir ise de kötüniyetli tescillerin bu sürenin istisnasını oluşturduğu, aynı sektörde faaliyet gösteren davalı şirketin de ileride meydana gelebilecek iltibas ve tanınmış markanın ününden yararlanma olasılıklarını bilerek tescil yaptırdığı, aynı gerekçelerin TTK'nun 47, 52 ve 56. maddeleri uyarınca ticaret unvanı açısından da geçerli olduğu, tescilde kötüniyet olgusunun 556 sayılı KHK'nin 35. maddesinde itiraz sebebi olarak düzenlendiği ve bu durum devam ettiği sürece kötüniyetli kullanımın markaların hükümsüzlüğü için öngörülen süreye istisna oluşturacağı, dolayısıyla sessiz kalma yoluyla hak kaybı koşullarının oluşmayacağı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davalı ... Kuruyemiş San. ve Tic.Ltd.Şti. adına tescilli markanın tescil edildiği halinden farklı ve davacı markasıyla iltibas oluşturacak şekilde kullanılmasının davacının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturmasına göre, davalılar vekilinin aşağıdaki bentler dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Mahkemece, taraflara ait ticaret unvanının kılavuz sözcüğü olan "Pınar" ibaresi üzerinde davacının öncelik ve üstün hak sahibi olduğu, bu durumun gerek unvanlar bakımından, gerekse de davacının tanınmış markaları yönünden iltibas yaratıcı nitelikte bulunduğu ve davalıların tescilde kötüniyetli davrandıkları gerekçesiyle "Pınar" kelimesinin davalı şirketlerin ticaret unvanlarından terkinine karar verilmiştir.
Dosyada mevcut ticaret sicil kayıtlarına göre, davalılardan Pınar Kuruyemiş Tic. ve San.Ltd.Şti. 29.12.1993 tarihinde, diğer davalı ... Kuruyemiş Gıda ve İhtiyaç Mad. San.Tic.A.Ş. ise 16.05.2000 tarihinde ticaret siciline tescil edilmiştir. Ayrıca, her iki şirketin de kurucu ortağı ve yetkili temsilcisi olan Hasan Hüseyin Karapınar'ın "Pınar Kuruyemiş" ticaret unvanını 27.08.1983 tarihinde Konya İli'nde tescil ettirdiği ve bu unvan altında ticari faaliyette bulunduğu anlaşılmaktadır. Her ne kadar davacı şirket ticaret unvanı 1973 tarihinde tescil olunarak kullanılmakta ise de, davalı şirketlerin kurucu ortak olan Hasan Hüseyin Karapınar'ın 1983 yılından itibaren ticari faaliyetlerinde kullandığı "Pınar Kuruyemiş" unvanını onun izni ile kullandıkları ve bu kişiye tanınan haklardan davalı şirketlerin de yararlanacaklarının kabulü gerekir. Bu durumda, davalıların kurucu ortağının uzunca bir süredir kullandığı "Pınar"ibaresini ticaret unvanlarının kılavuz sözcüğü olarak tescil ettirdikleri tarihlerde kötüniyetli davrandıklarından sözedilemeyeceği gibi davalı şirketlerin sicile tescil edildikleri tarihlerden dava tarihi olan 23.11.2007'ye kadar geçen uzunca bir süre içerisinde bu kullanıma sessiz kalındıktan sonra işbu davanın açılmasının MK'nun 2. maddesine aykırılık oluşturacağının dikkate alınmaması doğru görülmemiş, kararın davalılar yararına bozulması gerekmiştir.
3-Dava konusu 1997/8282 ve 2000/13587 sayılı markaların hükümsüzlüğüne ilişkin davaya gelince; mahkemece dava konusu markaların tescil tarihlerinden işbu davanın açıldığı tarihe kadar 5 yıllık hak düşürücü sürenin dolmasına karşın, uyuşmazlık konusu markaların tescili için yapılan başvuru tarihlerinde davacıya ait "Pınar" markasının tanınmış olması nedeniyle, TTK'nun 20. maddesi uyarınca marka sahibi olan davalı ... Kuruyemiş San. ve Tic.Ltd.Şti.'nin bu durumu bilmesi gerektiğinden tescilde kötüniyetli davrandığı gerekçesiyle hükümsüzlük davasının da kabulüne karar verilmiştir.
Ancak, yukarıda (2) nolu bentte de açıklandığı üzere, dava konusu markaların sahibi davalı şirketin kurucu ortağı Hasan Hüseyin Karapınar tarafından "p.pınar+şekil" ibaresinin kuruyemiş emtiası için 1983/80225 sayı ile marka olarak tescil ettirilerek kullanıldığı ve daha sonra yenilenmeyerek hükümsüz hale geldiği anlaşılmaktadır.
Dava konusu her iki markayı oluşturan işaretler de, kurucu ortak adına tescilli iken yenilenmemekle hükümsüz hale gelen 1983/80225 sayılı markayı oluşturan "p.pınar+şekil" işaretlerinden oluşmaktadırlar. Yine, dosyada mevcut deliller itibariyle sözkonusu "p.pınar+şekil" ibaresinin ilk kez tescil olunduğu 1983 yılından bu yana gerek kurucu ortak ve gerekse de davalı ... Kuruyemiş San. ve Tic.Ltd.Şti. tarafından tescilli marka olarak aralıksız bir şekilde kuruyemiş emtiası üzerinde kullanıldığı anlaşılmaktadır. Bu durumda da, uyuşmazlık konusu markaları oluşturan işaretin davalı şirketin kurucu ortağı adına tescil edildiği, 1983 yılından beri kuruyemiş emtiası üzerinde aralıksız kullanıldığı, davalı şirketin de 1997 ve 2000 yıllarında "p.pınar+şekil" ibaresi üzerinde bir değişiklik yapılmaksızın gerçekleştirdiği dava konusu marka tescilleri bakımından kötüniyetli kabul edilemeyeceği dikkate alınarak, tescilden itibaren 5 yıllık hak düşürücü süre geçtiğinden bahisle davanın reddi gerekirken, hükümsüzlük kararı verilmesi isabetli olmadığından kararın davalı ... Kuruyemiş San. ve Tic.Ltd.Şti. yararına bozulması gerekmiştir.
4-Öte yandan, 556 sayılı KHK'nin 42. maddesine dayalı hükümsüzlük kararının ilanı mümkün olmadığı halde, dava konusu markaların hükümsüzlüğüne ilişkin hüküm fıkrasını da kapsayacak şekilde 556 sayılı KHK'nin 72. maddesi uyarınca kararın ilanına karar verilmesi de kabul şekli itibariyle doğru görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/3735 E. 2024/6114 K.
Ortak:ticaret unvanı · iltibas
İncelediğiniz karardaŞti. adına kayıtlı markaları, internet sitelerinde tescil edildiği şekilden farklı bir «formda» ve davacı markaları ile «iltibas» oluşturacak şekilde kullandığı, davacı markalarının tanınmış marka olduğu, hükümsüzlük davalarının 5 yıllık sürede açılması gerekir ise de «kötüniyetli» tescillerin bu sürenin istisnasını oluşturduğu, aynı sektörde faaliyet gösteren davalı şirketin de ileride meydana gelebilecek iltibas ve tanınmış markanın ününden yararlanma olasılıklarını bilerek tescil yaptırdığı, aynı gerekçelerin TTK'nun 47, 52 ve 56. maddeleri uyarınca «ticaret unvanı» açısından da geçerli olduğu, tescilde kötüniyet olgusunun 556 sayılı KHK'nin 35. maddesinde itiraz «sebebi» olarak düzenlendiği ve bu durum devam ettiği sürece kötüniyetli kullanımın markaların hükümsüzlüğü için öngörülen süreye istisna oluşturacağı, dolayısıyla sessiz kalma yoluyla hak «kaybı» koşullarının oluşmayacağı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
2-Mahkemece, taraflara ait «ticaret unvanının» kılavuz sözcüğü olan "Pınar" ibaresi üzerinde davacının öncelik ve üstün hak sahibi olduğu, bu durumun gerek unvanlar bakımından, gerekse de davacının tanınmış markaları yönünden «iltibas» yaratıcı nitelikte bulunduğu ve davalıların tescilde «kötüniyetli» davrandıkları gerekçesiyle "Pınar" kelimesinin davalı şirketlerin ticaret unvanlarından terkinine karar verilmiştir.
Kuruyemiş San. ve Tic.Ltd.Şti. adına tescilli markanın tescil edildiği halinden farklı ve davacı markasıyla «iltibas» oluşturacak şekilde kullanılmasının davacının «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabet» oluşturmasına göre, davalılar vekilinin aşağıdaki bentler dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
Benzer bu kararda… ruya yaptıkları itirazın davalı Kurum tarafından reddedildiğini, alınan kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava konusu başvuru ile müvekkili markaları arasında «iltibasa» yol açacak düzeyde benzerlik bulunduğunu, müvekkiline ait "PINAR" markasının tanınmış marka olduğunu, müvekkili şirket adına tescilli "PINAR" markası ile dava konu …
… a ve markanın kullanılacağı ürün ve hizmetleri tanımlamak amaçlı kullanıldığını, markalar arasındaki ortak unsur olan PINAR ibaresinin, müvekkili Pınar Kuruyemiş'in «ticaret unvanının» esaslı bir unsuru olduğunu ve önceden müvekkili adına tescil ettirilmiş bir dizi markaların esaslı unsuru olduğu ve seri marka ilkesi gereğince tescil ettirilmek i …
2.Davalı Türk Patent ve Marka Kurumu vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markalar arasında «iltibasa» yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:müktesep hak · ortalama tüketici · ayırt edicilik
Benzer bu kararda… belirtilen kararı ile davacı markaları ile başvuru konusu işaretin bütün olarak bıraktığı izlenimin benzer olduğu, tescilli marka ile başvuru konusu işaret arasında «iltibasa» sebebiyet verebilecek derecede görsel, sescil, anlamsal olarak «ortalama tüketicileri» iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, başvurunun davalı markalarında yer alan ibare ile ve diğer sözcük ile ilişkilendirilebilecek bir görsellik içerdiği, aynı, benzer, seri marka olarak algılanmasının bütünsellik ilkesi kapsamında mümkün olduğu, davalının önceki markalarının kendisine «müktesep hak» sağlamadığı, 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin dördüncü fıkrası anlamında tanınmışlık ilkesine bağlı bir değerlendirme yapılmasına gerek görülmediği, dava konus …
… kendinden önce gelen "LOKUM" ibaresini nitelemek için 556 sayılı KHK'nın 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında kullanıldığını, başvuruya yeterli «ayırt ediciliğin» sağlandığını, müvekkilinin başvuru üzerinde müktesep hakkının bulunduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı Türk Patent ve Marka Kurumu vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu başvuru ile davacı markaları arasında 556 sayılı KHK'nın 8 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, "PINAR" ibaresinin «ayırt ediciliğinin» zayıf olduğunu ve başvuruya yeterli ayırt ediciliğin sağlandığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddini istemiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2009/12535 E. , 2011/14276 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İzmir Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 09.06.2009 tarih ve 2007/206 - 2009/77 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davalılar vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 11.10.2011 gününde davacı vekili Av.... ,,,, ile davalılar Pınar Kuruyemiş San. ve Tic.Ltd.Şti. vekili Av....ve Pınar Kuruyemiş Gıda ve İhtiyaç Mad.San.Tic.A.Ş. vekili Av.... Arıkan gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ...
tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 1970'li yıllardan bu yana gıda maddelerinin üretim ve satışı faaliyetiyle iştigal ettiğini, 05.11.1975 tarihinden itibaren tescilli ve tanınmış "Pınar" markalarının sahibi olduğunu, davalıların da tamamen kötüniyetle aynı ibareyi ticaret unvanı olarak tescil ettirdiklerini, davalı ... Kuruyemiş San. ve Tic.Ltd.Şti.'nin ayrıca 1997 ve 2000 yıllarında "Pınar Kuruyemiş+Şekil" markalarını adına tescil ettirip diğer davalıya da lisans sözleşmesi ile kullandırdığını, davalıların yine kendilerine ait internet sitesinde bu markalarını tescilli şekillerinden farklı ve müvekkilinin markalarına benzer şekilde kullandıklarını ileri sürerek, davalıların fiillerinin müvekkiline ait marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespit ve önlenmesini, davalıların ticaret unvanındaki "Pınar" ibaresinin terkinini, anılan markaların hükümsüzlüğüne karar verilmesini, hüküm özetinin ilanını talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davanın 5 yıllık hak düşürücü süresi içinde açılmadığını, davacının sessiz kalma yoluyla hak kaybına uğradığını, tarafların markalarının benzer olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalıların, davalı ... Kuruyemiş San. ve Tic. Ltd. Şti. adına kayıtlı markaları, internet sitelerinde tescil edildiği şekilden farklı bir formda ve davacı markaları ile iltibas oluşturacak şekilde kullandığı, davacı markalarının tanınmış marka olduğu, hükümsüzlük davalarının 5 yıllık sürede açılması gerekir ise de kötüniyetli tescillerin bu sürenin istisnasını oluşturduğu, aynı sektörde faaliyet gösteren davalı şirketin de ileride meydana gelebilecek iltibas ve tanınmış markanın ününden yararlanma olasılıklarını bilerek tescil yaptırdığı, aynı gerekçelerin TTK'nun 47, 52 ve 56. maddeleri uyarınca ticaret unvanı açısından da geçerli olduğu, tescilde kötüniyet olgusunun 556 sayılı KHK'nin 35.
maddesinde itiraz sebebi olarak düzenlendiği ve bu durum devam ettiği sürece kötüniyetli kullanımın markaların hükümsüzlüğü için öngörülen süreye istisna oluşturacağı, dolayısıyla sessiz kalma yoluyla hak kaybı koşullarının oluşmayacağı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davalı ... Kuruyemiş San. ve Tic.Ltd.Şti. adına tescilli markanın tescil edildiği halinden farklı ve davacı markasıyla iltibas oluşturacak şekilde kullanılmasının davacının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturmasına göre, davalılar vekilinin aşağıdaki bentler dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Mahkemece, taraflara ait ticaret unvanının kılavuz sözcüğü olan "Pınar" ibaresi üzerinde davacının öncelik ve üstün hak sahibi olduğu, bu durumun gerek unvanlar bakımından, gerekse de davacının tanınmış markaları yönünden iltibas yaratıcı nitelikte bulunduğu ve davalıların tescilde kötüniyetli davrandıkları gerekçesiyle "Pınar" kelimesinin davalı şirketlerin ticaret unvanlarından terkinine karar verilmiştir.
Dosyada mevcut ticaret sicil kayıtlarına göre, davalılardan Pınar Kuruyemiş Tic. ve San.Ltd.Şti.
29. 12.1993 tarihinde, diğer davalı ... Kuruyemiş Gıda ve İhtiyaç Mad. San.Tic.A.Ş. ise 16.05.2000 tarihinde ticaret siciline tescil edilmiştir. Ayrıca, her iki şirketin de kurucu ortağı ve yetkili temsilcisi olan Hasan Hüseyin Karapınar'ın "Pınar Kuruyemiş" ticaret unvanını 27.08.1983 tarihinde Konya İli'nde tescil ettirdiği ve bu unvan altında ticari faaliyette bulunduğu anlaşılmaktadır. Her ne kadar davacı şirket ticaret unvanı 1973 tarihinde tescil olunarak kullanılmakta ise de, davalı şirketlerin kurucu ortak olan Hasan Hüseyin Karapınar'ın 1983 yılından itibaren ticari faaliyetlerinde kullandığı "Pınar Kuruyemiş" unvanını onun izni ile kullandıkları ve bu kişiye tanınan haklardan davalı şirketlerin de yararlanacaklarının kabulü gerekir.
Bu durumda, davalıların kurucu ortağının uzunca bir süredir kullandığı "Pınar"ibaresini ticaret unvanlarının kılavuz sözcüğü olarak tescil ettirdikleri tarihlerde kötüniyetli davrandıklarından sözedilemeyeceği gibi davalı şirketlerin sicile tescil edildikleri tarihlerden dava tarihi olan 23.11.2007'ye kadar geçen uzunca bir süre içerisinde bu kullanıma sessiz kalındıktan sonra işbu davanın açılmasının MK'nun 2. maddesine aykırılık oluşturacağının dikkate alınmaması doğru görülmemiş, kararın davalılar yararına bozulması gerekmiştir.
3-Dava konusu 1997/8282 ve 2000/13587 sayılı markaların hükümsüzlüğüne ilişkin davaya gelince; mahkemece dava konusu markaların tescil tarihlerinden işbu davanın açıldığı tarihe kadar 5 yıllık hak düşürücü sürenin dolmasına karşın, uyuşmazlık konusu markaların tescili için yapılan başvuru tarihlerinde davacıya ait "Pınar" markasının tanınmış olması nedeniyle, TTK'nun 20. maddesi uyarınca marka sahibi olan davalı ... Kuruyemiş San. ve Tic.Ltd.Şti.'nin bu durumu bilmesi gerektiğinden tescilde kötüniyetli davrandığı gerekçesiyle hükümsüzlük davasının da kabulüne karar verilmiştir.
Ancak, yukarıda (2) nolu bentte de açıklandığı üzere, dava konusu markaların sahibi davalı şirketin kurucu ortağı Hasan Hüseyin Karapınar tarafından "p.pınar+şekil" ibaresinin kuruyemiş emtiası için 1983/80225 sayı ile marka olarak tescil ettirilerek kullanıldığı ve daha sonra yenilenmeyerek hükümsüz hale geldiği anlaşılmaktadır.
Dava konusu her iki markayı oluşturan işaretler de, kurucu ortak adına tescilli iken yenilenmemekle hükümsüz hale gelen 1983/80225 sayılı markayı oluşturan "p.pınar+şekil" işaretlerinden oluşmaktadırlar. Yine, dosyada mevcut deliller itibariyle sözkonusu "p.pınar+şekil" ibaresinin ilk kez tescil olunduğu 1983 yılından bu yana gerek kurucu ortak ve gerekse de davalı ... Kuruyemiş San. ve Tic.Ltd.Şti. tarafından tescilli marka olarak aralıksız bir şekilde kuruyemiş emtiası üzerinde kullanıldığı anlaşılmaktadır. Bu durumda da, uyuşmazlık konusu markaları oluşturan işaretin davalı şirketin kurucu ortağı adına tescil edildiği, 1983 yılından beri kuruyemiş emtiası üzerinde aralıksız kullanıldığı, davalı şirketin de 1997 ve 2000 yıllarında "p.pınar+şekil" ibaresi üzerinde bir değişiklik yapılmaksızın gerçekleştirdiği dava konusu marka tescilleri bakımından kötüniyetli kabul edilemeyeceği dikkate alınarak, tescilden itibaren 5 yıllık hak düşürücü süre geçtiğinden bahisle davanın reddi gerekirken, hükümsüzlük kararı verilmesi isabetli olmadığından kararın davalı ...
Kuruyemiş San. ve Tic.Ltd.Şti. yararına bozulması gerekmiştir.
4-Öte yandan, 556 sayılı KHK'nin 42. maddesine dayalı hükümsüzlük kararının ilanı mümkün olmadığı halde, dava konusu markaların hükümsüzlüğüne ilişkin hüküm fıkrasını da kapsayacak şekilde 556 sayılı KHK'nin 72. maddesi uyarınca kararın ilanına karar verilmesi de kabul şekli itibariyle doğru görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle kararın davalılar yararına BOZULMASINA, (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle kararın davalılardan Pınar Kuruyemiş San. ve Tic.Ltd.Şti. yararına ve (4) nolu bentte açıklanan nedenlerle de kabul şekli itibariyle yine davalılardan Pınar Kuruyemiş San. ve Tic.Ltd.Şti. yararına BOZULMASINA, takdir olunan 825,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 21.10.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1033456800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz